Birlikteforum Kültürel Bilgi Paylaşım

Reklamlar
Fark AkademiFark Akademi

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mutekit

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #39 : 01 Kasım 2009, 14:31:42 »
Fark Akademi

Ehven-i şer diyelim...
lütfi duymasın  :)

Adım geçmiş burada... 8)

Şimdi esasen burada "ehven-i şer'lik" bir durum yok bence. Nasıl sayın gezginin eklediği şiirlerde bir aşırı uca gidiliyorsa, burada da bir başka aşırı uca gidildiği kanaatindeyim.

Ortada bir doğru varsa, ister seksen yıl önceki bir fotoğraftan alıntı yaparsınız, ister bugünkü bir fotoğraftan. Hem üstelik Atatürk adına Atatürk'ün karşı olduğu birçok şeyin yapıldığı günümüzde, güzel bir örnek olarak Mustafa Kemal'in vatandaşı dinlemesinin koyulması güzel bir olay.

Teşbihte hata olmaz, hani AB'nin envai çeşit isteklerine ve uygulamalarına uyar hükümetlerimiz; ama iş vatandaşın yararına veya milli çıkarlarla ilgili bir konuya gelince es geçilir de "niye burada uygulamıyorsunuz" denilir. İşte burada benzer şekilde Atatürkle ilgisiz birçok şeyin ondan gelmeymiş gibi gösterildiği ve yapıldığı bir ortamda (kendi görevleri çerçevesinde) vatandaşı dinleme adabını Mustafa Kemal'den almaları takdir edilecek bir davranış.

(bu da hem mendakka abiye hem de konu dışı olsun)   :-* Hem kötünün iyisi mi olurmuş, üç yüz yıldır zaten "ehven-i şer" diye diye buralara geldik. 8)
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 14:35:53 Gönderen: Lütfi »

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #40 : 01 Kasım 2009, 14:32:49 »
Türk edebiyatına yansıyan Atatürk'ü ilahlaştırma örneklerinden..

Kemalettin KAMU’nun Atama ağıt adlı şiiriden…


Dağlar dümdüz olur işaretiyle,
Ürperir ovalar avazesine;
Devrilir hıncına çarpar ordular
Kaleler dayanmaz yelpazesine.

Atama Ağıt / (Kemalettin KAMU)







Faruk Nafiz ÇAMLIBEL’in Atatürk adlı şiirinden…

Tanrı gibi görünüyor her yerde
Topraklarda, denizlerde, göklerde:
Gönül tapar kendisinden geçer de
Hangi yana göz dalarsa: Atatürk.

Atatürk / (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL)







Bir kıssada da şöyle bir mevzuu varmış Atatürk ile ilgili.Gerçekçiliğini bilmem , yalnızca duydum.

Bir gün bir ortamda ,adamın biri bir heyecanla ayağa kalkıp bağırmış.
-Atammmm sen Tanrısın...

Atatürk sinirlenmiş , bağırmış:
-Otur , terbiyesizzz ... Her gerçek her yerde söylenmez...

Tabi bu birlerinin Gaziyi sevdirme çalşmalarından ziyade , Ona karşı insanları kışkırtmada olabilir.
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 14:36:33 Gönderen: @$k »

Çevrimdışı KILÇIK

  • *
  • Cinsiyet: Bay
ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #41 : 01 Kasım 2009, 14:36:01 »



Bir kıssada da şöyle bir mevzuu varmış Atatürk ile ilgili.Gerçekçiliğini bilmem , yalnızca duydum.

Bir gün bir ortamda ,adamın biri bir heyecanla ayağa kalkıp bağırmış.
-Atammmm sen Tanrısın...

Atatürk sinirlenmiş , bağırmış:
-Otur , terbiyesizzz ... Her gerçek her yerde söylenmez...


  Yav kıssa değil "zırvadır" bu... :)

  Öyle bir dâhi, böyle bir ahmaklığa prim vermez...

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #42 : 01 Kasım 2009, 14:37:32 »
Heh işte bende öyle düşünüyorum..Yukarıda da dediğim gibi, Ona karşı insanları kışkırtma.
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 14:38:33 Gönderen: @$k »

Çevrimdışı gezginn

  • *
  • Cinsiyet: Bay
ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #43 : 01 Kasım 2009, 16:07:26 »



Bir kıssada da şöyle bir mevzuu varmış Atatürk ile ilgili.Gerçekçiliğini bilmem , yalnızca duydum.

Bir gün bir ortamda ,adamın biri bir heyecanla ayağa kalkıp bağırmış.
-Atammmm sen Tanrısın...

Atatürk sinirlenmiş , bağırmış:
-Otur , terbiyesizzz ... Her gerçek her yerde söylenmez...

Tabi bu birlerinin Gaziyi sevdirme çalşmalarından ziyade , Ona karşı insanları kışkırtmada olabilir.


İnsanları Tanrılaştırma denilince en açık Örnek olarak Hz. İsa’nın durumu vardır.
Bazı kaynaklarda dile getirildiği üzere zamanında yukarıdaki alıntıdakinin benzeri sözler Havariler tarafından Hz. İsaya da yönetilmiş ve o bunu reddederek gerekli açıklamayı yapmıştı.
Ama bu görüşteki insanların çoğalması ve bu görüşlerin yayılması engellenememişti.
Konu hakkındaki tartışmalar büyümüş ve nihayet Roma İmparatorunun katkısı ile Hz. İsa hakkında Teslis kabul edilmiş, karşı görüşler yasaklanmış ve cezalandırılmıştır.


Anıtkabir özel defterine yazacakların Mutlaka Atatürkü ululama başlığıyla başlaması gerekiyor.
“Yüce Atatürk”
“Ulu Atatürk”
“Büyük Atatürk”
Şeklinde başlamak zorunluluk haline gelmiştir.

Atatürkçü düşünce adına bazı dernekler kurulmuş ünvanı Prof olan bu kişiler kendi adlarına, kendi görüşleri yerine Atatürkçülük adına konuşmuşlardır.
Sonuç olarak Türk halkının düşünme, üretme yeteneği bastırılmaya çalışılmıştır.
Yine bazı Paşalar Ülke yönetimine Sözde Atatürk adına el koymuş sivil, siyasi yönetimi baskı ve korku altına almışlardır.
Uzun süre iktidar olamayan siyasiler acemice, korkak ve günü birlik politikalar peşinde koşmak zorunda kalmışlardır.
Halkın rejimin isteklerine uymayan çıkışları cezalandırılmıştır.
Tüm bunlar tabulaştırılan Atatürk ve Atatürkçülük adına yapılmış gibi gösterilmesine rağmen sonuç olarak halk mağdur edilmiş, kendileri ise saltanat sürmüşlerdir.
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 16:08:11 Gönderen: gezginn »

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #44 : 01 Kasım 2009, 16:25:20 »
Bir takım zorunluluk haline gelmiş kavramlardan bahsedince siz , aklıma 29.Ekim kutlamalarında pastadan çıkan şu yapma Atatürk geldi.
Gerçi bir takım açıklamalar yapıldı ama. O görüntüleri görünce aklıma putlara tapınıldığı zamanlar gelmişti.
Pastadan elinde şapkasıyla çıkıp halkı selamlayan sözde Atatürk'ü tüm millet ayağı kalkarak alkışladılar.
Artık  oradan sözde Atatürk'ün çıkartılması jestmiydi (kimeyse bu jest) , yada onun ordan çıkması sonucunda herkezin bir coşkuyla alkışlaması putlaştırma(ilahlaştırma)-mıydı bilemiyorum ama ben hoşlanmamıştım o görüntülerden.
(Benmi abartıyorum yoksa , buda olabilir tabi  :) )
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 16:35:54 Gönderen: @$k »

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #45 : 01 Kasım 2009, 19:01:56 »
    Yoksa "Vatandaşı dinlemenin önemini anlatmak" için, 80 sene önceki fotoğrafları kullanmak tabii ki çok da anlamlı sayılmaz...

  Ehven-i şer diyelim... :)

Konuya yeni dahil oluyorum ama üstteki iifade yanlış olmuş...

Güzel olanın 80 yıl önce olması,onun güzelliğinden bir şey eksiltmez.

Eğer meseleye böyle bakarsak,günümüz uygulamalarında kendisine yer bulan tüm sünnetleri ve uygulamaların anlatımında kullanılan tüm  Hadis-i Şerifleri gereksiz görmemiz lazım...



Anıtkabir özel defterine yazacakların Mutlaka Atatürkü ululama başlığıyla başlaması gerekiyor.
“Yüce Atatürk”
“Ulu Atatürk”
“Büyük Atatürk”
Şeklinde başlamak zorunluluk haline gelmiştir.

Katılmıyorum değerli hocam...Bu tür hitaplar Atatürk için kullanılsada,sadece Onun için değil,daha bir çok din büyüğü içinde kullanılmaktadır. Yani kullanılan sıfatlardan,örneğin;"Yüce ve Büyük" sıfatları bir çok insan için kullanılabilmektedir.Dini yönden bir sakıncası yoktur.

Atatürkçü düşünce adına bazı dernekler kurulmuş ünvanı Prof olan bu kişiler kendi adlarına, kendi görüşleri yerine Atatürkçülük adına konuşmuşlardır.
Sonuç olarak Türk halkının düşünme, üretme yeteneği bastırılmaya çalışılmıştır.
Yine bazı Paşalar Ülke yönetimine Sözde Atatürk adına el koymuş sivil, siyasi yönetimi baskı ve korku altına almışlardır.
Uzun süre iktidar olamayan siyasiler acemice, korkak ve günü birlik politikalar peşinde koşmak zorunda kalmışlardır.
Halkın rejimin isteklerine uymayan çıkışları cezalandırılmıştır.
Tüm bunlar tabulaştırılan Atatürk ve Atatürkçülük adına yapılmış gibi gösterilmesine rağmen sonuç olarak halk mağdur edilmiş, kendileri ise saltanat sürmüşlerdir.



Yukarda yazdıklarınız ise çok ayrı bir konu...Bunların hepsi de Atatürk'ün vizyonu ile örtüşmeyen gelişmeler.Bu nedenle burda bir hata varsa;bunun öncelikli sorumlusu,bu tür sömürüye izin veren millet ve sonrasında sömürüyü gerçekleştirenlerdir.Verilen örneklerin Atatürk'ü sevmeyle hiç ilgisi yoktur.

Açıkça söylemek gerekirse kemalizmin dayatması sonucu mecburen böyle girişimler yapılabiliyor.

Nasıl bir dayatmadan söz ediyoruz..?Kemalizm baskıcılığa zemin mi hazırlıyor,yoksa baskıyı kendi iradeleri olarak kabul ettirmek isteyenler mi Kemalizmi kullanmaya çalışıyor?


"Milli Türk dini"
"Tapınak"
Tanımlamaları ileri uçta, ağır ithamlar içeren sözler olmasına rağmen gerçeklere dayanan tanımlamalardır.

Gerçeklere dayanan nedir sevgili hocam?Böyle bir anlayış kabul mü görmüş ki gerçeklik payı olsun?

Saygılar...

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #46 : 01 Kasım 2009, 19:04:06 »



Bir kıssada da şöyle bir mevzuu varmış Atatürk ile ilgili.Gerçekçiliğini bilmem , yalnızca duydum.

Bir gün bir ortamda ,adamın biri bir heyecanla ayağa kalkıp bağırmış.
-Atammmm sen Tanrısın...

Atatürk sinirlenmiş , bağırmış:
-Otur , terbiyesizzz ... Her gerçek her yerde söylenmez...

Tabi bu birlerinin Gaziyi sevdirme çalşmalarından ziyade , Ona karşı insanları kışkırtmada olabilir.


Kıssa mı?Kime mal ediliyor bu kıssa.Kaynağı belli mi?

Aslında KILÇIK vermiş cevabı ama sadece Atatürk'e dönük boyutunu açıklamış.Birde bunu uyduran beyinsiz boyutu var meselenin...
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 19:38:46 Gönderen: Savtegin »

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #47 : 01 Kasım 2009, 19:33:09 »
Bu konu için sert ve yerinde bir sözdü son kelimeniz..Amma Sakin sayın Savtegin. :)

Bu sertliği üzerime alınmıyorum , çünkü o hikaye benim uydurmam değil.
Fakat onu ekleyen kişi ben olduğum içinde muhattap olunacak kişi olduğumunda farkındayım.Kim ortalığa böyle bir hikaye uydurup atmış bilmiyorum.Kaynak belirtemiyeceğim beyefendi.
Kıssa deyişime takıldınız.Kıssa dememin nedeni , ben kıssayı - hikaye diye biliyorum(yanlışmıyım yoksa).Öyle ise af buyurun lütfen.
Neyse yahu konunun seyrini değiştirmeyeyim ben.
Saygılarımla...

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #48 : 01 Kasım 2009, 19:48:28 »
Bu konu için sert ve yerinde bir sözdü son kelimeniz..Amma Sakin sayın Savtegin. :)



Sayın @şk;

Bu tür uyarılardan hiç haz etmem...

Sebebi beni gereksiz bir asabiyetin içindeymişim gibi göstermesi.

Zaten yazmışsınız;yazdıklarımın muhattabı siz değilsiniz.Kıssayı kim uydurmuşsa ona söylüyorum.

Kıssa demenizede takılmadım.Kimin bu kıssa denilen uydurmayı yaydığı ile alakalı bir sorgulama var cümlemde...

Tabi doğal olarak sizde kaynak yok demişsiniz.Bende bunun için sormuştum zaten...Kıssaların kaynağı genellikle mevcuttur.En azından kim tarafından rivayet edildiği hakkında bir fikrimiz olur.

Ancak bu tür zırvalar için hiç kimse sahiplik etmez.

Ortaya karışık anlatılır,sonrada anlatılan yerden tüm yalancıların klasiği olarak,bir an önce kaçılır...

Bu nedenle bize düşende bu tür beyin özürlü uydurmalarını akıl süzgecinden geçirmektir...

Saygılar...
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 19:49:55 Gönderen: Savtegin »

Çevrimdışı gezginn

  • *
  • Cinsiyet: Bay
ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #49 : 01 Kasım 2009, 20:30:33 »

Katılmıyorum değerli hocam...Bu tür hitaplar Atatürk için kullanılsada,sadece Onun için değil,daha bir çok din büyüğü içinde kullanılmaktadır. Yani kullanılan sıfatlardan,örneğin;"Yüce ve Büyük" sıfatları bir çok insan için kullanılabilmektedir.Dini yönden bir sakıncası yoktur.


Büyük imam, Büyük âlim ifadeleri kullanılıyor elbette.(İmam-ı Azam gibi..)
Bu dilbilgisinde sıfat tamlaması olur.

Hitabın kasdı da önemlidir.
Önemli bir din adamının türbesine gidip sanki duyuyormuşçasına hitap etmek yanlış olur.
Ölen şahsiyetlerle sanal iletişimi savunamayız.
 
* * *

10 Kasım 2005.
Cumhur başkanı A.N. Sezer’den…

YÜCE ATATÜRK,
“Aramızdan ayrılışınızın 67. yıldönümünde sevgi ve saygı sunmak, ilke ve devrimlerinize bağlılığımızı yinelemek için huzurunuzdayız.”

“……”

“Yüksek anınız önünde saygıyla eğiliyor ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

İmza:
Ahmet Necdet Sezer
CUMHUR BAŞKANI

* * *

Yukarıdaki ifadeler İslam camiasında şirk olarak tanımlanır.
Böyle bir anlayışın dinen ve aklen savunulması imkânsızdır.
Yukarıdaki sıfat tamlamalarındaki ifadelerde, vasıflandırmanın ötesinde adeta insanüstü bir varlığı meth-ü sena edercesine yüceltme yapılmıştır.
Oysa Kuranda “El-Hamdü lillahi Rabbül Alemîn” ifadesinde el ön takısı nedeniyle Hamd’in Allaha mahsus olduğu ifadesi çıkar.
İnsanları, liderleri, malı-mülkü, kadını-çocuğu böylesine nazarımızda putlaştırmak günümüz insanının Kelime-i Tevhidi anlamadığını gösterir.





Yukarda yazdıklarınız ise çok ayrı bir konu...Bunların hepsi de Atatürk'ün vizyonu ile örtüşmeyen gelişmeler.Bu nedenle burda bir hata varsa;bunun öncelikli sorumlusu,bu tür sömürüye izin veren millet ve sonrasında sömürüyü gerçekleştirenlerdir.Verilen örneklerin Atatürk'ü sevmeyle hiç ilgisi yoktur.

Konu kayıtsız şartsız Atatürk’ü savunmak ise tüm eleştiriler yanlış olarak adlandırılıp mutlaka savunma yapılacaktır.
Atatürk eleştirilemez mutlak doğru olarak görülmemelidir.
Benim ifadelerimde ise Atatürk eleştirileri yoktur.
Ama tarih sahnesinde çeşitli amaçlar doğrultusunda bazı insanlar böylesine tabulaştırılmıştır.
Eleştiriler, bu suistimalleri dile getirmek adına yapılmıştır.




Nasıl bir dayatmadan söz ediyoruz..?Kemalizm baskıcılığa zemin mi hazırlıyor,yoksa baskıyı kendi iradeleri olarak kabul ettirmek isteyenler mi Kemalizmi kullanmaya çalışıyor?

Gerçeklere dayanan nedir sevgili hocam?Böyle bir anlayış kabul mü görmüş ki gerçeklik payı olsun?

Saygılar...


Osmanlıda Türkçülük, batıcılık yanlıları darbeler düzenlediler.
Ümmet toplumundan millet toplumu oluşturmak adına bilhassa iktidar olduktan sonra Ümmete baskı adına bir asırdır çok şeyler yapıldı.
Günümüzde ise sinmek ve beklemek durumunda kaldılar.
Hala kendilerini çok güçlü olarak görüyorlar.
Onlar elit gurubu oluşturup, geri kalanı önemsiz görürler.
Bütün çarkları kendi adlarını çevirirler.

Bu durumda maalesefbirileri de savunduğu şeylerle aslında kimlerin amacına hizmet ettiklerini fark etmekte zorlanırken, eleştiriler bile vatana ihanet gibi zannedilir.

Saygılar.
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 20:59:18 Gönderen: gezginn »

Çevrimdışı mendakka5

  • ******
  • Cinsiyet: Bay
ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #50 : 01 Kasım 2009, 20:40:48 »
bu nezih yorumlar için teşekkür etmek şart oldu
teşekkür ederiz '^^cicek
şu artık çok nettir . bu ülkede kimi kesimler gaziye rağmen atatürkçlük yapıyorlar.
bu madrabazlarla gazi çok mücadele etmişti . sürekli olarak halkın içinde olmasının nedeni kendisini insan üstü göstermek isteyenlere bir cevaptı aslında. maalesef kendisinden sonra onu korumak adına onun manevi şahsiyetine çok zarar verildi halada veriliyor.
bıraksalar artık yakasını ...

ATATÜRK BÖYLE SEVDİRİLİR...
« Yanıtla #51 : 01 Kasım 2009, 21:03:35 »

Büyük imam, Büyük âlim ifadeleri kullanılıyor elbette.(İmam-ı Azam gibi..)
Bu dilbilgisinde sıfat tamlaması olur.

Hitabın kasdı da önemlidir.
Önemli bir din adamının türbesine gidip sanki duyuyormuşçasına hitap etmek yanlış olur.
Ölen şahsiyetlerle sanal iletişimi savunamayız.

Bu ayrımı vurguladığınız zaman mesele çözülür hocam...Aynıyla katılırım bu dediklerinize."Büyük Atatürk,Kurtuluş Savaşı esnasında,milleti için çok çalıştı."diyen bir insanın yaptığı "şirk" değildir.Ama "Onun" ruhaniyetinden bahsedip,"Ondan"yardım ve imdat beklemek elbette ki "şirktir".
 

Konu kayıtsız şartsız Atatürk’ü savunmak ise tüm eleştiriler yanlış olarak adlandırılıp mutlaka savunma yapılacaktır.

Elbette...Ama tam terside doğru.Atatürk'ü eleştireceğim derken her hakkında söyleneni doğru olarak kabul edenlerde mevcut.


Atatürk eleştirilemez mutlak doğru olarak görülmemelidir.
Benim ifadelerimde ise Atatürk eleştirileri yoktur.
Ama tarih sahnesinde çeşitli amaçlar doğrultusunda bazı insanlar böylesine tabulaştırılmıştır.
Eleştiriler, bu suistimalleri dile getirmek adına yapılmıştır.

Eleştirilerinizde ki hedefide,içeriğide kaçırmış değilim.Ne yazdığınızı anladım.Zaten benim yazdığım da sizinkine karşı duruş değil.Bunun sorumlusunun Atatürk olmadığını vurgulamaya çalışıyorum.Ortada bir suçlu varsa;suistimale meydan veren millet ve bu suistimali gerçekleştirenlerdir.

Hesap sorulması gerekenlerde,ismi kullanılanlar değil,suistimali yapanlar ve buna izin verenlerdir.


Osmanlıda Türkçülük, batıcılık yanlıları darbeler düzenlediler.
Ümmet toplumundan millet toplumu oluşturmak adına bilhassa iktidar olduktan sonra Ümmete baskı adına bir asırdır çok şeyler yapıldı.

Hangi ümmet toplumu sayın gezginn...Bir asırdır ortada ümmet mi var?Araplar mı,Arnavutlar mı,Kürtler mi?Kim ümmet bilincine sadık kaldı?Var mı böyle bir topluluk.Kaldı ki milliyetçilik fikirlerinin en son yerleştiği toplumlardan birisi Türklerdir...

Bu durumda birileri de savunduğu şeylerle aslında kimlerin amacına hizmet ettiklerini fark etmekte zorlanırken, eleştiriler bile vatana ihanet gibi zannedilir.


Kimmiş bu ahmaklar gurubu..?Birileri dediğiniz zaman çok geniş bir yelpazeden bahsetmiş olursunuz.Şunu daha somut hale getirirseniz daha sağlıklı olur gibi geliyor bana...
« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 21:04:52 Gönderen: Savtegin »