Birlikteforum Kültürel Bilgi Paylaşım

Reklamlar
Fark AkademiFark Akademi

atasözleri ve anlamları

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı aslanbey

  • ****
  • Cinsiyet: Bay
atasözleri ve anlamları
« : 14 Ocak 2007, 14:39:42 »

Fark Akademi

A

Aba vakti yaba, yaba vakti aba; Bir işin vaktini iyi seçmeyen, kışın yaz işi, yazın kış işi yapan kimseler için kullanılır.

Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz; Herkes kendine uygun işlerden hoşlanır.

Abdal tekkede, hacı mekkede bulunur; Her insan kendine uygun bir yerde oturur.

Abdalın karnı doyunca gözü papucundadır; Misafirliğe yalnız yemek için giden görgüsüz kimseler için söylenir.

Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar, gah gerisine; Görgüsüz kimsenin eline fazla mal veya para geçince, olur olmaz işlere sarf eder.

Acele işe şeytan karışır; Acele yapılan işten hayır gelmez.

Acemi katır kapı önünde yük indirir; İşi münasip şekilde yapmayanlarla alay etmek için söylenir.

Acemi nalbant kürt eşeğinde dener kendini; Acemi tecrübesiz kimseler fakir fukarada tatbikat görürler.

Acı acıyı bastırır, su sancıyı; Yeni felekatler eskilerinin acısını unutturur.

Acı patlicanı kırağı çalmaz; Cefakeş kimselerin ufak tefek rahatsızlıklardan, sıkıntılardan mütessir olmadığını ifade eder.

Acı söz insanı dininden, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır; Onuru yaralanan insan şiddetli olarak karşı koyar.

Acıkan doymam, susayan kanmam sanır; İhtiyaçları tatmin edilmeden önce insan onlar hakkında mübalağalı düşünür.

Acıklı başta akıl olmaz; Müstarip insan makul bir şekilde düşünemez.

Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur; Anneler ve babalar çocuklarının maddi ve manevi ihtiyaçları karşısında makul davranmazlarsa onların ahlakını bozarlar.

Aç ile yatınca arada dilenci doğar; Evlenenlerin maddi şartları hesaba katmaları lazımdır.

Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez; Aç da çocuk da akla göre hareketler etmez.

Aç ayı oynamaz; İnsan ve hayvan, her şeyden önce karnını doyurmayı düşünür.

Aç doymam tok acıkmam sanır; İnsan içinde bulunduğu halin değişmeyeceğini sanır.

Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır; İhtiyacı olanlar kendilerini o iğtiyaca cevap veren hayallere kaptırırlar.

Aç gözünü açarlar gözünü; Dikkatli olmayan hayatta acı tecrübelerle karşılaşır.

Aç köpek fırın deler; Aç insan ahlak ve kanun tanımaz.

Aç kurt arslana saldırır; Açlar hiç bir şeyden korkmaz.

Aç kurt yavrusunu yer; Açlık insanı en yakınlarına karşı bile vahşice davranmağa sevk eder. Açlık, hiç bir şeye karşı saygılı değildir.

Aç ne yemez, tok ne demez; İhtiyacı olan bir insan müşkülpesent değildir, tatmin edilmiş olan bir kimse hiç bir şeyi bağenmez.

Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır; İnsan açlıkla susuzlukla hemen ölmez (zarurete bir müddet dayanır).

Aç insanın yanından kaç; Aç insan tehlikelidir.

Açık ağız aç kalmaz; Bir şeyi ısrarla isteyenler onu elde ederler.

Açık kaba it eder; Muhafaza edilmeyen şey kaybolur.

Açık yaraya tuz ekilmez; Mustarip insanlara daha fazla acı vermemelidir.

Açılan solar, ağlayan güler; Hayatta hiç bir şey aynı şekilde devam etmez.

Açın gözü ekmek teknesinde olur; Aç insan yalnız karnını doyurmayı düşünür.

Açın imanı olmaz; Aç insan yükset kıymetlere değer vermez.

Açın karnında ekmek durmaz; İhtiyacı çok olan kimse elinde bir şey saklayamaz.

Açlık ile tokluğun arası yarım yufka; Maddi ihtiyaçların giderilmesi sanıldığı kadar güç değildir. İnsanın karnı az bir şeyle doyar.

Ada bana adayım sana; Her şey karşılıklı olur.

Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil; Ölümü düşünerek insanlara katlanmalıdır.

Adam adamdan korkmaz, utanır; İnsanları ahlaklı davranmağa sevk eden korku değil küçük görülme duygusudur.

Adam adamdır, olmasa da pulu, eşek eşektir olmasa da çulu; Maddi şeyler değer ölçüsü değildir. Asıl olan şahsiyettir.

Adam olana bir söz yeter; Anlayışlı ve havsiyetli olan bir kimseye bir kere söylemek.

Adamakla mal tükenmez; Vaatte bulunmakla hiç bir kayıp söz konusu olmayacağı için insan vaat ederken korkusuzdur.

Adamın kötüsü olmaz meğer züğürt ola; Servet ve para insan itibar kazandırır.

Adamın yere bakanından suyun sessiz akanından kork; Korkak ve çekingen görünen insanlar işlerini gizli yürütürler.

Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez; Her insan, kendinden çok yüksek varlıklar olduğunu bilerek böbürlenmemelidir.

Ağaç yaş iken eğilir; Çocuk küçük yaşta iken terbiye edilmelidi. Alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.

Ağaca balta vurmuşlar (neyleyim? sapı bendedir) demiş; İnsana en yakını bile kötülük edebilir.

Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur; Anne ve baba her hareketlerinde çocuklara örnek olurlar.

Ağacı kurt, insanı dert yer; Teselli için her şeyi kendine dert etme manasında kulanılır.

Ağacın kurdu içinde olur; Hastalık sebepleri dışardan belli olmaz.

Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı sallar; Olgun insanlar mütevazı olur.

Ağaçtan maşa, abdaldan paşa olmaz; Herşey (herkes) her işe kullanılmaz.

Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla; Ağa cömert, yiğit cesur olmalıdır.

Ağanın gözü ata tımardır; Ağanın ilgilenmesi işleri işleri yoluna koyar.

Ağanın gözü öküzü semiz eder; iyi kontrol işte başarı sağlar.

Ağanın gözü yiğidin sözü; Ağa çevresinde bulunan insanların halini bilmeli, yiğit sözünde durmalıdır.

Ağanın malı çıkar uşağın canı; Zenginler sıkıntılı durumdan paraları ve malları ile kurtulabilirler, fakirler ise canlarını feda etmekle.

Ağası güçlü olanın, kulu suçlu olur; Kuvvetli kimselerin suçları maiyetindekilere yüklenir.

Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter; Tanrı herkesin nasibini verir inancını ifade eder.

Ağır kazan geç kaynar; Olgun adam geç hiddetlenir.

Ağır ol batman gelesin; Kendilerine güven duygusu verecek şekilde hareket edenler itibarlı olurlar. Hafif meşrep olmayanlara itibar edilir.

Ağır ol da molla desinler; Ağır başlı davranan itibarlı olur.

Ağır taş yerinden oynamaz; Ağırbaşlı olanlar kararlarını kolay kolay değiştirmezler.

Ağır yongayı yel kaldırmaz; Kendine güvenenler dış tesirlere kolay kapılmazlar.

Ağlama ölü için, ağla diri için; Ölen için ağlamak meyhudedir, asıl acıyı çekenler geride kalanlardır.

Ağlamakla yar ele girmez; Aşk konusunda gözyaşının fazla tesiri yoktur.

Ağlamayan çocuğa meme vermezler; Sesini çıkarmayanın işini görmezler.

Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar; Annemizin dışında, kimse bizim için gerçekten üzülmez.

Ağlatan gülmez; Zulmedenin kendisi de rahat etmez, huzur içinde yaşayamaz.

Ağrılardan göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı; Herkesi en çok ilgilendiren kendi derdidir.

Ağrısız baş mezarda olur; Dünyada dertsiz insan yoktur. İnsan ölünce huzura kavuşur.

Ağustosta gölge kovan, zemheride karnını ovar; Zamanında tebdir almayan sonra sıkıntı çeker.

Ah alan onmaz; Kötülük edenin kendi de iflah olmaz.

Ahladın (armudun) iyisini ayılar yer; Dünya nimetleri ekseriya layık olmayanlara kısmet olur.

Ahmağa yüz, abdala söz vermeğe gelmez; Akılsız veya muvazenesiz kimselerle fazla samimi olmak, vaatte bulunmak insanın başına iş açar.

Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır; Akılsız insan kime iş buyuracağını bilmez.

Ak akçe kara gün içindir; Sıkıntılı günler için para biriktirmelidir.

Ak don kara don geçit başında belli olur; Bir şeyin iyisi kötüsü deneme ile (yerinde) belli olur.

Ak gün ağartır, kara gün karartır; Neşeli günler insanı canlandırır, kederli günler çökertir.

Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır; Görünüş insanı aldatır.

Ak koyunun kara kuzusu da olur; İyi insanın kötü işi de olur. İyi kimsenin çocuğu kendine benzemeyebilir.

Akacak kan damarda durmaz; Bazı felaketlerin önüne geçmek imkansızdır.

Akar su pislik tutmaz; Hareket, kötü şeyleri de alır götürür.

Akar suya inanma el oğluna dayanma; Başkalarına fazla güvenmemek lazımdır, dostlukları geçici olabilir.

Akara kokara bakma çuvala girene bak; iyiye kötüye değil elde edilene önem ver.

Akçe akıl öğretir, don yürüyüş; Zengin olan mevkiinin gerektirdiği muhitlere gire çıka yol yordam öğrenir. Yeni elbise giyen de oturup kalkışına dikkat eder.

Akçesi uzun olanın kendisi kıymetli olur; Parayı esirgemeyen hürmet kazanır.

Akıl akıldan üstündür; Danışmağa önem vermek gerekir, birinin bilmediğini bir başkası bilebilir.

Akıl için tarik birdir; Normal düşünenler için yapılacak şeyler, herhangi bir meselede alınacak tedbirler birdir.

Akıl isen açma sırrın dostuna, çünkü dostun dostu vardır, o da söyler dostuna; Bir sırrı en yakınına bile açsan, artık gizli kalmaz.

Akıl kişiye sermayedir; Muhim olan para değil akıldır. Akıllı olan para kazanır.

Akıl para ile satılmaz; Akıl doğuştandır, sonradan elde edilmez.

Akıl yaşta değil baştadır; Kabiliyet ve bilgi yaşa bağlı değildir. Genç bir insan yaşlı bir insandan daha akıllı olabilir.

Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını beğenmiş (almış); Herkes kendi aklını (düşüncesini) beğenir.

Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir (hayırlıdır); Akıllı düşmanın ne yapacağı bellidir, ona göre tebdir alınır. Akılsız dostun beklenmedik bir hareketi daha kötü netice verebilir.

Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everir; İhtiyatlı kimse karar vermek için fazla düşünür, ilerisini gerisini düşünmeyen o arada aynı işi yapıp bitirir.

Akılsız başın zahmetini (cezasını) ayak çeker; Düşünmeden yapılan bir işin neticesi insanı yorar. (Daha ziyade unutkanlık için kullanılmaktadır.)

Akılsız köpeği yol kocaltır; Düşüncesiz hareket eden boş yere kendini yorar.

Akşam ise yat sabah ise git; Her işi zamanına uygun olarak yap! Zamanına göre hareket et.

Akşam kavil, sabah savul; Sözünde durmayan için söylenir.

Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir; Bir işe sabah başlanılmasının daha uygun olacağını belirtmek için kullanılır.

Al elmaya taş atan çok olur; Gösterişli bir şeyin üstüne düşen çok olur. Değerli kimseler çok tenkit edilir.

Al giyen alınır; Gösterişli olan kendini satar.

Al ile satan tutulur; Hile ile en kuvvetli bile yakalanır. Hesaplanarak (planlı bir şekilde) en güç işler başarılır.

Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunsun; Bir işi umimi yerde konuşan o kalabalıktaki muhtemel suçludan korkmamalı.

Al malın iyisin çekme kaygısın; İyi mal al rahat kullan.

Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz; Her zaman (her işten) beklenilen netice elde edilmez.

Alacakla verecek ödenmez; Alacağa fazla güvenilmez. Borçlu borcunu vermeyebilir.

Alçak eşek binmeğe kolay, öksüz çocuk dövmeğe kolay; İnsanların küçüklere, acizlere gücü kolay yeter.

Alçak yer yiğidi hor gösterir; Bulunduğu mevki kötü ise, bir insanın değerini yalnış gösterir, bir insanın değeri yerini bulunca belli olur.

Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır; Gerçek büyüklerin olmadığı yerde biraz sivrilenler kendini bir şey sanır.

Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır; Her işte orta yol hayırlıdır. Çok yüksekte olmanın da, çok aşağıda bulunmasının da ayrı ayrı mahzunları vardır.

Alet işler el övünür; Çokluk, şeref, övünme, işi yapandan başkasına ait olur.

Alışmış kudurmuştan beterdir; Kötü alışkanlıklarından çok zor vaz geçildiğini belirtmek için söylenir.

Alim unutmuş, kelem unutmamış; Yazılmayan (yazı ile tesbit edilmeyen şeyler) unutulmağa mahkumdur.

ALLAH balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir; ALLAH herkese iğtiyacına göre verir.

ALLAH dağına göre kar verir; ALLAH herkese yeteneğine, vaziyetine göre sorumluluk yükler. ALLAH her şeyi ölçülü yaratmıştır.

ALLAH dokuzda verdiğini sekizde almaz; Ömrün ne kadarsa o kadardır.

ALLAH gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar; ALLAH insanı bir şeyde mahrum ederse, daha iyi başka bir şeyle memnun eder.

ALLAH kardeşi kardeş yaratmış kesesini ayrı yaratmış; En yakınların bile hesabı (bütçesi) ayrıdır.

ALLAH verince kimin oğlu kimin demez; ALLAH kulları arasında asalet, mevki veya zenginlik gibi bakımlardan bir ayrım yapmaz.

ALLAHın bildiği kuldan saklanmaz; Malum olan (vaki olan) bir şey gizli kalmaz.

Alma mazlun ahını çıkar aheste aheste; Aciz kimselere eziyet etme, yavaş yavaş acısını çekersin.

Almadan vermek ALLAH'a mahsustur; Kullar arasında karşılık esastır. Karşılıksız ihsanda bulunmak ALLAH'a mahsustur.

Alt değirmen güçlü akar; En aşağıdaki (sondaki) en güçlüdür.