Birlikteforum Kültürel Bilgi Paylaşım

Reklamlar
Fark AkademiFark Akademi

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SIR

  • *
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #39 : 03 Eylül 2012, 17:06:32 »

Fark Akademi


















Sorduğum soruları geri çekiyorum..

Türkiye Batı ve Doğu tarafından eşzamanlı olarak kumpasa alınmıştır..

Kendisinden istenen,özgün Ortadoğu siyasetlerinden ricat etmesi ve İsrail ile barışmasıdır..

Türkiye bölgede,küresel kapitalizmin planları dışında,başkaca hedefler tayin etmemeli..Oyunu bozacak pratikler içerisine girmemelidir..İsrail ve İran dışında üçüncü bir aktör tüm planları altüst etmektedir..

Peki Hocam
Türkiye Batı ve Doğunun istediği gibi mi olacak yoksa dış politikasını kendimi tayin edecek?

Davutoğlu hoca ve devletin bu konudaki tavrı ne olacak?
şuana kadar atılan adımlar sizce neyin göstergesi?
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2012, 17:09:12 Gönderen: SIR »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #40 : 03 Eylül 2012, 17:17:25 »


  Pratikte,İsrail ve İran izledikleri siyasetlerle, birbirlerini yükseltmekte,güçlendirmekte..

  Bunların sadece kuru tehditlerden ibaret söylemleri,her iki Devletin de nüfuz alanlarını ,imkanlarını geliştirmekte,halklarını otoritelerine bağlı ve teyakkuz halinde tutmaktadır..

  İran'ın,tüm İslam ümmetinin geneli adına,şimdiye dek elde ettiği muazzam bir başarısı söz konusu olmamış,Humeyni'nin devrimleri ve reformları askıya alınmıştır..

  Kendi yakın coğrafyası haricinde tesirli olabilmesi,Ortadoğu'da Osmanlı tipi, bir İSLAM medeniyeti kurabilmesi,destek bulabilmesi zordur..

   

 

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Çocukca işler....
« Yanıtla #41 : 03 Eylül 2012, 18:15:57 »

  Türkiye Dış siyaseti , Batıdan kopmaz, hatta kopamaz..
 
  On yıllardan beri,genelde  BATI'nın istediği gibi hareket etti..

  1699'dan bu yana da diyebilirsiniz..

************************************

  Bugün varlığının sürekliliği ve bölgesindeki siyasi nüfuzunun devamlılığı için,Türkiye Cumhuriyeti Devleti ,sınırları ötesinde geçici de olsa askeri bir kriz çıkarmak zorundadır..

  Bu kişisel görüşümdür..

  Yalnızca şahsımı bağlar..

  Aksi takdirde,Ortadoğu da güç ve güvenirlik imajı yerle - yeksan olup,saldırılara açık hale gelir..

   İç siyaset yansımalarına girmemize herhalde gerek dahi yok..

   Birilerinin yerinde yeller esebilir.

   

   Hülasa;

  Bize oyun kurdurmayanlara,en azından oyunlarını bozabileceğimiz ve dikkate alınmamız gerekliliği hatırlatılmalıdır..


  Bu tek başına, sayın Başbakan ve Hariciye Nazırımızın alabileceği karar değildir..

  Yüksek Devlet idaresi belirlemeli ve planlamalıdır..

  Bu bölgede şahin ve saldırgan siyasetler geçer akçadır....


 

   
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2012, 22:32:13 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Sen zaten savaşıyorsun..O zaman hakkını ver..
« Yanıtla #42 : 03 Eylül 2012, 21:06:33 »


   İçinde bulunduğumuz koşullar,ülkenin birlik ve beraberlik stratejisini hayata geçirmesini dayatmaktadır..

   Arkasını sağlama almayan bir ülke,önüne bakamaz..

   Milletin oylarıyla iktidar olmuş hükümetin bir süredir yürütmekte olduğu " güvenlik politikalarının " ,partili veya partisiz herkesce desteklenmesi elzemdir..İç hesaplaşmalar mutlaka ertelenmeli,seçimlere kadar tehir edilmelidir..

    Orta Doğu'da büyük bir iç savaşın ayak sesleri ayyuka çıkmış ve gardlar alınıp,saflar belirginleşmişken  , Türkiye Hükümeti “iktidar savaşını”  kesin ve ivedi olarak nihayetlendirmeli,stratejik hedeflerine kilitlenmelidir..

     Sayın,Cemil Çiçek'in çıkışını , bu nevi, akılcıl bir  manevraya  duyulan ihtiyacın yansıması şeklinde okumak gerekiyor..

      Devlet affedici olmalı,vaktiyle iktidar,mevki sahibi olanlara şefkatini  göstermelidir.. Kültürümüz,dinimiz  ve geleneklerimiz bunu emretmekte,millet böyle bir kucaklaşmaya hasret duymaktadır..

      Darbe dönemleri artık kapanmıştır..

      Bunu artık herkes kabullenmiştir..

      İçinde bulunduğumuz şartlar,ülkesine bağlı olanlar arasında iç barışın sağlanmasını gerektirmekte, yerlerde sürünen moral değerlere hayati derece lüzum hissedilmektedir..

     Millet bu türde kavgaları ibretle izlemekte,umutlarını her geçen gün kaybetmekte,geleceğe yönelik karamsar düşünceler içerisinde boğulmaktadır...

       
************************

       Türkiye'yi bulaştırıldığı gailelerden çekip çıkaracak güç,Irak'ta başımıza çuval geçiren CIA şefi ve onun ülkesi değildir..
 
     Bunların siyasetleri,Türkiye'yi itibarsızlaştırmak ve Ortadoğu iç savaşına bulaştırıp,işleri içerisinden çıkılamaz hale getirip,İSRAİL önünde boyun eğdirmek,tekrar YAHUDA ile stratejik beraberliğe mecbur etmektir..

     

 

     


 

       
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2012, 22:30:55 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı gezginn

  • *
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #43 : 03 Eylül 2012, 22:40:23 »



       Türkiye'yi bulaştırıldığı gailelerden çekip çıkaracak güç,Irak'ta başımıza çuval geçiren CIA şefi ve onun ülkesi değildir..
 
     Bunların siyasetleri,Türkiye'yi itibarsızlaştırmak ve Ortadoğu iç savaşına bulaştırıp,işleri içerisinden çıkılamaz hale getirip,İSRAİL önünde boyun eğdirmek,tekrar YAHUDA ile stratejik beraberliğe mecbur etmektir..

       
;) ;)

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #44 : 03 Eylül 2012, 22:54:27 »


  Bugün varlığının sürekliliği ve bölgesindeki siyasi nüfuzunun devamlılığı için,Türkiye Cumhuriyeti Devleti ,sınırları ötesinde geçici de olsa askeri bir kriz çıkarmak zorundadır..

  Bu kişisel görüşümdür..

  Yalnızca şahsımı bağlar..

  Aksi takdirde,Ortadoğu da güç ve güvenirlik imajı yerle - yeksan olup,saldırılara açık hale gelir..


   Hülasa;

  Bize oyun kurdurmayanlara,en azından oyunlarını bozabileceğimiz ve dikkate alınmamız gerekliliği hatırlatılmalıdır..


  Bu tek başına, sayın Başbakan ve Hariciye Nazırımızın alabileceği karar değildir..

  Yüksek Devlet idaresi belirlemeli ve planlamalıdır..

  Bu bölgede şahin ve saldırgan siyasetler geçer akçadır....

Hocam bu dedikleriniz bana kalırsa şahsi görüş olmanın ötesinde. Sanki bana Davutoğlu'da bunu planlıyor gibi geliyor. Örneğin Suriye'de yaşananlar esnasında taraf olmamız ve böylece İsrail, Suriye ve İran'ı karşımıza almamız bölgede güçlü olduğumuzu göstermek için atılan adım değil mi..?

Suriye olayında abd saffını belirledi ki bu saf kesinlikle bizim durduğumuz yer değil. Hatta karşı saffa çok daha paralel bir duruş görüyorum ben.

Belki konu ilerledikçe cevap vereceksiniz Hocam ama ben peşinen sormuş olayım; Suriye'de yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Osmanlı'dan miras aldığı "denge siyasetini" terk etme girişimi olarak değerlendirilebilir mi..?

Başbakanın bundan bir zaman önce Necef'te Ayetullah Sistani ile görüşmesi, İran ve İran anlayışında ki Şiileri rahatsız etmiş ve onları karşı saldırıya geçmeleri için tetiklemiş olabilir mi..?

Bütün bu gelişmelerin ışığında Türkiye'nin, Suriye'de ki siyasetlerinin iflası aslında Davutoğlu başkanlığında yürütülmeye çalışılan "Osmanlının mirasına Batıda ve Doğuda sahip çıkma" düşüncesini sona erdirip, eskisinden çok daha kötü bir düzenin gelmesine neden olabilir mi..?

Saygılar Hocam...

NOT: Tekrar belirtmeliyim ki sorularım zamansız olabilir. Bu nedenle cevaplanması ve ya sonraya bırakılması sizin iradeniz dahilindedir kıymetli Hocam.
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2012, 22:57:37 Gönderen: Savtegin »

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #45 : 03 Eylül 2012, 23:12:40 »

Sürekli dış siyaset konuşulup yazılıyor...Peki iç siyaset ne olacak?
İç siyasetten kastım PKK illeti ve onların meclisteki destekçileri.

Dış siyasette başarılı olursak, bu otomatik olarak iç siyasete
yansır mı?

Çevrimdışı gezginn

  • *
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #46 : 03 Eylül 2012, 23:19:09 »

İran,Irak,Suriye Şii ittifakı kurmuş durumda.
Bu üç ülkede Türkiye'ye karşı  pkk ya destek veriyorlar.
Pkk da artık bu fırsatı değerlendirmek için olmalı ki vur-kaç yerine Şemdinli üzerinden alan hakimiyeti kurmaya çalışıyorlar.
Kurtarılmış bölgeler kurmak, bayrak dikmek gibi amaçları var.
Türkiyeyi bölme girişimleri çok daha fazla hız kazandı.
Birde örgüte çok üst düzey teknoloji ile anlık istihbaratlar gidiyormuş.
Bölgede bu teknoloji sadece İsrail de olduğuna göre Türkiye PKK üzerinde 4 ülkeyle savaşıyor.
Bizim müttefik ABD ise seyrediyor.

Türkiyenin Ortadoğu arenasına çıkabilecek bir alt yapısı yok bence.
Gayri resmi sivil bir yapılanmamız,milis gücümüz,mezhep birliğimiz vs yok.
Durum fazlaca ciddi.


Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #47 : 03 Eylül 2012, 23:25:01 »

    Türkiye Devleti ve milletin oylarıyla iş başına gelmiş hükümet son derece titiz,gizlice  hazırlıklarını tedarik etmeli..

    1-) Şu an Kıbrıs açıkları,sayısı tam olarak bilinmeyen zırhlılar ve denizaltılarla kaynamakta, Fransız, Alman, İngiliz donanmasının seçkin savaş gemileri,Ekim ayında askeri bir tatbikata hazırlık yapmakta,en az 2 uçak gemisi bölgeye intikal aşamasındadır..

   2-) İngiliz üslerinde ciddi bir hazırlık olduğu kesindir..Aynı hazırlığın İncirlikte de,başka bir boyutta devam ettiğinden şüphe duymayınız..

   3-) Türkiye'nin son BM toplantısında yalnız bırakılması ve öncesinde 26 Temmuz'da, Suriye'ye direkt müdahalede bulunmaması  hususunda ihtar edilmesi manidardır.. Çuvalcı CIA Generali,Ankara'ya ABD seçimleri sonrasında;olası askeri  bir müdahaleden haberdar edilmek üzere gönderilmiştir.

     Seçimin Demokratlar veya Cumhuriyetçiler tarafından kazanılması sonuca tesir etmeyecektir..Türkiye'nin tek başına hareket etmesi istenmemekte,Suriye'de ki inisiyatifin kendilerince şekillenmesini arzulamaktadırlar.. 

  4-) Türkiye ve İran'ın yolları kesinkez ayrılmıştır..ESAD rejimi yıkılacaktır..Türkiye'nin yeni dönemde siyasi ve ekonomik çıkarlarını koruması elzemdir. Bunu güç kullanmadan ve müdahaleye ortak olmadan gerçekleştiremez.. 

    Ok yaydan çıktı ve  Türkiye'nin dönüşü kalmadı..Türkiye ,kendi doğrularını dayatmalıdır..

  5-) Türkiye siyasetinin bu noktadan sonra eğri ve doğruluğunu tartışmak zaman kaybıdır..İran,kendi korunaklı coğrafyasında varlığını devam ettirme şansına sahip iken,Türkiye ileri mevzilerini sağlamlaştırıp, Ortadoğu'da  İSLAM halklarının liderliğini eline almak zorundadır..

  6-) ESAD'sız bir ortadoğu'da Türkiye İSRAİL'e karşı daha güçlü olacaktır..Davutoğlu'nun Ortadoğu siyaseti,inisiyatiflere ortak olunabildiği takdirde  gerçekçi ve realisttir..

   

 
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2012, 23:31:09 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #48 : 03 Eylül 2012, 23:29:04 »

Alıntı
Türkiyenin Ortadoğu arenasına çıkabilecek bir alt yapısı yok bence.
Gayri resmi sivil bir yapılanmamız,milis gücümüz,mezhep birliğimiz vs yok.
Durum fazlaca ciddi.

Bu hazırlıklar ve ihtiyaçlar tedarik edilmeli..

Maddi imkanlar ve Türkiye'nin gücü,bunların  teminine müsait..
 
 
Alıntı

Dış siyasette başarılı olursak, bu otomatik olarak iç siyasete
yansır mı?

 
Elbette yansır..,

 
Yaşayıp görürüz..
 
Suriyeli BAHOZ PKK'sının sonunu da..
« Son Düzenleme: 04 Eylül 2012, 00:12:16 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #49 : 03 Eylül 2012, 23:58:11 »

İmam Ali ve ehlibeytin ,sonradan ŞİA olarak bilinen öğretilerinin,PERSİA tesirlerinden kurtulması,KUM inisiyatifinden sıyrılması İSLAM iç barışı açısından elzemdir..

İran'ın telaşı bundandır..
 


İran,İslam alemine karşı birleştirici vazifelerini ifa edememiştir..
 
İran,Şii'liği kendi içerisine almıştır..

İran,İsrail  politikaları birbirlerine güç kazandırmıştır..

Bu nedenle PKK kartının bir yanını İsrail,öte tarafını İran kullanmaktadır..
 



Türkiye,İsrail'i ortadoğu'da dengeleyebilecek birikim ve mirasın yegane temsilcisidir..YAHUDA karakterini hücrelerine kadar tanımakta ve ona karşı koyabilecek potansiyeli taşımaktadır..

Ortadoğu coğrafyasında İsrail,çoğunluk ortadoğu halklarının ve Arap aleminin desteğinden yoksun İRAN'ı dişine göre bulmakta,Türkiye'nin oyuna katılmasını tercih etmemektedir..

Osmanlı mirasının temsilcisi Türkiye,İsrail açısından daha kuvvetli bir rakip olarak addedilmektedir..

Türkiye,başta ASYA islamlığı olmak üzere,Magrip,Balkanlar,Körfez dahil tüm İslam aleminin potansiyellerini harekete geçirebilme kudretindedir.

Türkiye,SÜNNİ İSLAM aleminin,halifelik ve  hilafet müessesesine ait kutsal emanetlerini,MUHAMMET MUSTAFA sancağını  elinde tutmakta,istediği anda,tek kararname ile HİLAFETİ kurumsallaştırma şansına sahiptir..

Ayasofya ve Hristiyanlığın kutsal toprakları halen hükmü altındadır..

 Bir ucu Asya,öte yanı Avrupa,3 denizle çevrelenmiş,boğazlara hakim, dünya jeopolitiğinin göbeğinde yaşamını sürdürmektedir..
 
Kenar Kuşak stratejisinin mihenk taşı ve jeostratejik eksenlerin merkezindedir..
 
 
 
Herkesler aklını başına alsın...
 
Türkiye,İslam aleminin ve kendi yüksek çıkarları için rejim şeklini değiştirme noktasında dahi,radikal kararlar alacak kadar çılgındır..

 
 
Türkiye,CHP Türkiyesi değildir..
 
Türkiye, köşe yazarları Türkiyesi de değildir..
 
Türkiye ,kripto yahudiler ve sabetayist dönmeler cenneti değildir..
 
 
Biz,Başbakan ve Ahmet Davutoğlu'nun Ortadoğu siyasetini sonuna kadar destekliyor, partiler üstü olarak addediyoruz..
 
Milletimiz,Abbasi zamanlarından bu yana, büyük bedeller ödemiş,Haçlılara karşı kan ve can veren Alem-i İslamın koç başı olmuştur..
 
Gelecekte,Ortadoğu imparatorluğunun merkezi otoritesi Türkiye olacaktır..
 
Bunu hiç kimse önleyemez..
 

 
« Son Düzenleme: 04 Eylül 2012, 00:38:53 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #50 : 04 Eylül 2012, 00:34:02 »

Alıntı
mezhep birliğimiz vs yok.

Mezhep birliği noktası, ülkemizde çok farklı..

Bizim,içerisinde İmam ALİ ve onun evlatlarının,Nehcül Belaga'nın bulunduğu alevilikle alıp veremediğimiz bir şeyimiz yok..


Ey,hem sırlara mazhar olan ,hem onları izhar eden Ali;

Ey,onikiler bölüğünün başı,başbuğu Ali..

Onlar,Huseyn,Musa,Cafer,iki Hasan,üç Muhammed ve dört Ali'dir..



O,İmam Ali'ki..

Ona okunan tardiyyeler ile,Yeniçerilere cihat üzerine yemin verdirirdik..


O,imam Ali'ki..

Onun,Zülfikar'ı,Kaptan-ı derya Barbaros'umun sancağını şereflendirirdi..


İslam alemindeki mezhep ayrılıklarının ilacı,benim ecdadımın kurduğu İslam medeniyetinin harcındaydı..


Bu türde farklılıklar,ülkemin ideallerine asla engel olmayacak...


İrade...Kararlılık..Gayret..Ümit ve bağlılık...

Sonra,yardım...

 
Morallleriniz yüksek olsun,karanlık zamanlar geçecek..
 
« Son Düzenleme: 04 Eylül 2012, 00:36:07 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Ne bekliyorsun,vursana İsrail'i..
« Yanıtla #51 : 04 Eylül 2012, 01:00:01 »

Hülasa;

Halen kardeş olarak addettiğimiz İran, bir an önce Türkiye ile ilişkilerini düzeltmeli.

Buna imkan var..

PKK kartını elinden bırakmalı,Suriye rejimi üzerinde ağırlığını kullanmalı..Tahrik edici söylemleri bırakmalı,Türkiye ile geliştireceği dostane ilişkilerin kendileri açısından hayati önemde olduğunu idrak etmeli..

Türkiye ve İran'ın varlıklarını sürdürmelerinde birbirlerine olan hayati ihtiyacı teslim ediyoruz..

Lakin,mesele herkesin kendi göbeğini kesme işine dönüşürse,Türkiye'nin eli çok daha kuvvetli..

O vakit Şahab,mahab işleriyle kotaramaz vaziyeti..

Onlardan herkeslerde var..
 
 
 


Türkiye, Antep büyüklüğünde 6 milyonluk İsrail'e benzemez..
 
Kardeşliğimiz sürmeli..
 
Bu karşılıklı çıkarlara daha uygun..
 
 
 
Türkiye ile uğraşacağına,ne bekliyorsun ?
 
Önce sen vursana İsrail'i..
 
Neden vurmuyorsun ?
 
Ortadan kaldıracağını iddia ettiğine göre,mesele ne o zaman ?
 


 

 

 
« Son Düzenleme: 04 Eylül 2012, 01:07:20 Gönderen: Bolkar »