Birlikteforum Kültürel Bilgi Paylaşım

Reklamlar
Fark AkademiFark Akademi

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #13 : 24 Ağustos 2012, 23:54:48 »
Fark Akademi

     Ortadoğu'nun bilinen son 5000 yıllık tarihinde,bu coğrafya da huzurun,güçlü merkezi otoritelerce sağlanabildiği,adem-i merkeziyetçi yapılanmanın tesis edilip,denetlenebildiği zaman dilimlerinde gerçekleştiğini görürsünüz..

     Hatta,Büyük İskender,Cengizhan gibilerin kısa süreli hakimiyetlerinde dahi suların durulmadığını görürsünüz..

     Bahsettiğimiz,uzun zamanlı hakim otoritelerdir..

     
     Kral Davut'un temellerini attığı ve Kral Süleyman'ın tesis ettiği İsrail..

     Pers İmparatorluğu..

     Büyük Roma..

     Kısmen, Doğu Roma ( Bizans ).

     Osmanlı, ( son)..
 
 


     Selçuklular,Emeviler,Abbasiler,Haçlı otoriteler,Memluklar ve diğerleri bölgede,yukarıda saydığımız medeniyetler gibi,mutlak huzur ve idareyi gerçekleştirememişlerdir..   


      Çünkü, Mısır Havzası ve ötesi ,Küçük Asya,Ortadoğu,İran,Kafkasya ve hatta Balkanlar,yalnızca bahsettiğimiz otoriteler tarafından denetlenebiliyorlardı..

   
       Kral Davut derken,meseleyi bizim Davutoğlu'na getireceğim...


       Bu arada,sayın Savtegin hocamın yukarıda ki yazıda takılacağı bir nokta,olacağını biliyorum..Ama şüphesi olmasın,eğer sorarsa cevabı hazır..


        Devam edeceğiz.....Ama özetle ve basitleştirerek..
 
        Bir de örnekleme yapacağım..
       

     
 
   

Çok net ve dediğiniz gibi basitleştirerek açıklamışsınız Hocam...

Doğrusu benim kafamda oluşan tek soru işareti Hz. Davut ve oğlu Hz. Süleymanın devletiyle alakalı oluştu. Çünkü bu devletin uzun süreli bir hakimiyeti ve ya bahsettiğiniz coğrafyada otoriteyi sağladığına ( Orta Doğu, Kafkasya, İran, Anadolu, Mısır Havzası...) dair bir bilgim yoktur benim. Ancak benim bilgimin olmaması bunun olmadığı manasına gelmez. Nereye bağlayacağınızı merak ettim doğrusu.

Eğer başka bir soru bekliyorduysanız Hocam yazdıklarınız konusunda hemfikir olduğumuz gibi, bence tarihi açıdan son derece tutarlı tespitler.

Saygılarımla Hocam...

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Tüm yeryüzü otoritelerini dize getirmişlerdi...
« Yanıtla #14 : 25 Ağustos 2012, 00:31:35 »
Doğrusu benim kafamda oluşan tek soru işareti Hz. Davut ve oğlu Hz. Süleymanın devletiyle alakalı oluştu. Çünkü bu devletin uzun süreli bir hakimiyeti ve ya bahsettiğiniz coğrafyada otoriteyi sağladığına ( Orta Doğu, Kafkasya, İran, Anadolu, Mısır Havzası...) dair bir bilgim yoktur benim. Ancak benim bilgimin olmaması bunun olmadığı manasına gelmez. Nereye bağlayacağınızı merak ettim doğrusu.


  İşte soru buna denir..

  O dönem ,üzerinde hakimiyet kurulması gereken coğrafi alan genişliği, varlıklarını sürdüren medeniyetler,Devletler,bunların İSRAİL Devleti tarafından denetim altına alınması..

  Kutsal mabed'in inşaası esnasında,varlığını sürdüren bütün otoritelerin TRANSFER ETMEK ZORUNDA OLDUĞU-KALDIĞI her türlü ekonomik değerin, tartışılamadan itirazsız teslimatları..(Dehşet işler..)

    Bunlar incelendiğinde,çok önemli detaylarla ve mutlak, keskin güçle yüzleşilir.....

     Barışın ,huzurun ve bolluğun olduğu eşsiz dönemdir..

   Bu Devletin coğrafi alanı da son derece geniştir..İnişli,çıkışlı dönemlerden,iktidarlardan  sonra PERSİA devreye girmiştir..

    *************************


    Peki ?

    İsrail 1948'de tekrar neyi tesis etmek için ORTADOĞU'ya yerleştirildi ?

**********************************

    İsrail krallığı çok köklü,en az PERSİA kadar.. Belki de....

    Burada susalım en iyisi..

    Ama ! 

    Bunlar gerçek... Örtülemez...

    Büyük İsrail Projesinin kökleri yok mu sanılıyor ? 

    Neyin mirasçısı onlar ?

    Bir inceleyelim bakalım,Davut-Süleyman Krallığı kimleri dize getirmiş ?

    Nasıl yönetmiş,nerelere kadar nüfuz sahibi olmuşlar..


    Bunları asli kaynaklardan okursak UFF'mu oluruz sonra ?..

    Eeee....

    Şimdiki,İsrail politikalarının teşhislerini nasıl yapacağız ? Bilmez isek..

    Ortadoğu'da, yalnızca sen kendin mi hakim oldun geçmişte ?

***********************************   


     İran ve PERSİA mirası...

     Türkiye ve Osmanlı mirası..

     İsrail ve   İsrail Krallığı  mirası..


     Eski oyuncular rekabette....

   Ortadoğu'da 3 yayılmacı potansiyel taşıyan  merkez ve geri kalan taşeron,muhib,yandaş, sıradan,ufuksuz Devletçikler...

      Beyin fırtınasına devam....



      İran..................Türkiye......................İsrail..................................


      Tesadüf mü sanıyorsunuz ?
   
 

   


   

     

 

   
   


 
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2012, 00:40:33 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Öykündükleri bir alan veya coğrafya değil..Mefkure...
« Yanıtla #15 : 25 Ağustos 2012, 00:57:15 »
O dönem ,üzerinde hakimiyet kurulması gereken coğrafi alan genişliği, varlıklarını sürdüren medeniyetler,Devletler,bunların İSRAİL Devleti tarafından denetim altına alınması..
  Mısır Havzası...........

  Tüm Anadolu...........

   İran.........................

   Arabistan dahil tüm Ortadoğu kontrollerindeydi ve başkaca ülkeler üzerinde de nüfuzları vardı...


   O dönemde  BULGARİSTAN,SIRBİSTAN vardı da,Kral Davut ve Süleyman  almadı mı ?

   Çağlarındaki alan hakimiyetleri mutlaktı...
 
*****************************


    Siz,SİYONİST İSRAİL emellerinin şimdiki zamanda ARZ-I MEVUD ile sınırlı olduğunu mu sanıyorsunuz ?

    O zaman birileri neden Yahudiler tüm Dünya'ya hakim teranelerini seslendiriyorlar ?


    Ama hakları var......

    Halen beceremeseler de, niyetleri o...Çalışıyorlar..

     Urfa'da duracaklarını mı sanıyorsunuz ?

     Hayır !

     Öykündükleri bir alan veya coğrafya değil....

     Mefkure.....Süleyman'ın mefkuresi...Zamanımız da ne kadar gerekiyor ise,o kadar alanda hakimiyet..   
 
     Sadece senin mefkuren mi var sanıyorsun ?
 
**************************
 
 
      Ahmet Davudoğlu,Hamaney şahsında Türkiye ve İran neyi gördü ve de görüyor ?.. 
 
      Merkezinde Yahudilerin hakim olduğu,yeni Ortadoğu imparatorluğu mu ?
 
       
 
     
     
   
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2012, 17:42:18 Gönderen: Bolkar »

Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #16 : 25 Ağustos 2012, 02:14:36 »
Öncelikle kendime bir yuh çekiyorum. Hiç bu açıdan bakmamıştım olaya.

Süleyman Mabedine teslim edilenler düşünülünce benim "etkiledikleri ve otorite oldukları alan" azdı fikrim anında güme gidiyor.

Böylesine sığ baktığım için, kafamda hep var olan bir soru cevabını hiç bulamamıştı.

Hatta biraz fantastik olacak ama Jüstinyanusun Ayasofyayı yeniden ve şimdiki şekliyle yaptırdığında, neden "Seni yendim Süleyman" diye bağırdığı bile yerli yerine oturuyor. Elbette... Neden koca Roma İmparatorluğunun belkide en büyük hükümdarı olan Jüstinyanus, sıradan bir kralla yarışsın..?  Ya da Ayasofyayı neden Süleyman Mabedinin karşısına koysun..? Uzatmıyayım bunu fazlasıyla fantazi bir konu olur tarih açısından.

Yukarıda yazdığım ve kafamı hep İsrail konusunda bir boşluk olmasına neden olan soru ise şu;

Neden İsrail ve Yahudiler bu kadar devasa bir gücü ve ekonomiyi sadece Fırat ve Dicle arası için kullanıyorlar. Çok daha az bir güç ve ekonomi ile başarılamaz mı bu diye çok düşünmüştürüm.

Arz - ı Mevud'u bayraklarında ki iki çizgi olarak düşününce ne kadarda yüzeysel kalmışım. O çizgilerin sadece tarihten getirdikleri yayılmacı siyasetlerinin, sembolü olduğunu ve o günün dünyasında, o iki çizginin bütün Dünya'nın tamamı olduğunu nasılda düşünememişim. Yani Hocamın dediği gibi Yunanistan, Sırbistan o zaman vardı da İsrail Krallığı ele geçirmemişmiydi ya da etki alanına alıp onların tamamını kendisi için kullanmamıştı..? Yoktu ki oralarda kayda değer bir topluluk ve ya medeniyet ele geçirsinler... Oysa bu gün varlar... Sadece onlar değil Dünya yüzünde çok daha başka değerli, ele geçirilmesi gereken yerler var. Öyleyse bu ancak dev bir ekonomi ve ona denk bir siyasi güç ile olabilir. Amaç sadece iki nehir arası değil ki az bir güçle yetinsinler.

Hele ki aşağıda ki cümlenin devamı... Az çok kestirebiliyorum Hocam. Sanırım bu cümlenin devamı Ahmedi Nejatın Nüfus Cüzdanında gizli.

İsrail krallığı çok köklü,en az PERSİA kadar.. Belki de....

    Burada susalım en iyisi..


Fakat Hocam dediğiniz gibi böyle bir şeye kolay kolay kimse inanamaz. Bir çok akılın almayacağı kadar derin bir gerçek olur bu. Öyleki gözlerinin içine sokulsa belgeler yinede inanmazlar. Bu sebeple bende açmıyorum ne anladığımı sözlerinizden.

Çok büyük bir merakla bekliyorum yazacaklarınızın devamını sevgili Hocam.
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2012, 02:16:28 Gönderen: Savtegin »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
PERSİA İmparatorluğunun beynini ele geçirdiler..
« Yanıtla #17 : 25 Ağustos 2012, 18:27:37 »
   
      İsrail Krallığı'nın başına Süleyman'dan sonra ardılları geçti..

      İnişli ,çıkışlı zamanlar yaşadılar..Onlar hep savaştı ve savaşları hep acımasızca yaptılar..Yenildikleri zamanlarda dahi,yaptıkları savaşlardan pişmanlık duymadılar...

      Mağlubiyet  nedenlerini hep kendi zaafiyetlerinde aradılar..   

      Bir daha ki,yapacaklarına iyice bilendiler.. Toplumlarını savaşa ve mücadeleye hep hazır tuttular..Öğretileri ve tarih bilinçleri hep bunu emretti..

   
       Siz,onların 2006 yılında yenildikleri Lübnan Hizbullah'ına misilleme etmeyeceklerini mi sanıyorsunuz ? İslam dünyasının HATUNLERI ve ER KİŞİLERİ,günümüzde kapitalist değerlere öykünüp,adeta 100 metre yarışı yaparak aynı minvalde alternatif kurumları,yaşam biçimleri oluştururken,onların kadınları ve erkekleri 24 aylık zorunlu askerlik etmedeler..


       Her neyse..Konumuza dönelim..


      Kral Süleyman'dan  sonraki süreçte,içerisine düştükleri zafiyetler nedeniyle KUDÜS'ü kaybettiler ve tamamı sürgüne gönderildiler..

       Lakin,bu durum fazla sürmedi..

       
      İlk icraatlarını PERSİA üzerinde gerçekleştirdiler..

      Evet.....Yanlış okumadınız..
 
     Şimdiki İRAN'ın ecdadı ve Acemlerin övündükleri PERSİA İMPARATORLUĞUNUN hafızasını ele geçirdiler..
 
   Nasılını anlatacağız..



     


     


       
     
       

         
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2012, 23:38:10 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #18 : 25 Ağustos 2012, 18:45:00 »

      Evet....
 
      Yanlış okumuyorsunuz..

      Önce PERSİA'nın beynini ele geçirdiler...

      Sürgüne gönderildiklerinde,20 ASIRA kadar sürdürecekleri, dudaklar uçuklatacak ve akıllara ziyan veren ,emri altına girdikleri otoritelerin beyinlerine süzülüp,sahip oldukları öğretilerin ve tarih biliçlerinin emirleri doğrultusunda  SIZMA,yöneltme ve hatta YÖNETME  politikalarını devreye soktular..

     Çok başarılı oldular..

     Kripto yahudiler,her milleti,etnisiteyi,otoriter yapıyı kuşattı..
 
    Şimdilerde devam ettiği ve  olduğu gibi..
 
    Çünkü ,onlar bu siyasetlerin kitabını yazdılar..
 


       

   

       
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2012, 23:37:34 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Saraya sızdılar..
« Yanıtla #19 : 25 Ağustos 2012, 23:41:15 »
 Sürgüne gönderildiklerinde,20 ASIRA kadar sürdürecekleri, dudaklar uçuklatacak ve akıllara ziyan veren ,emri altına girdikleri otoritelerin beyinlerine süzülüp,sahip oldukları öğretilerin ve tarih biliçlerinin emirleri doğrultusunda  SIZMA,yöneltme ve hatta YÖNETME  politikalarını devreye soktular..


  Evet; şimdi Yahudi kaynaklarına göre anlatmaya başlıyoruz..

  Daha,Yerüşalim'den çıkartılıp,sürgüne gönderildikleri sene,kendilerini esir eden Devletin sarayına sızdılar..Bunlar 4 kişiydi..
 
   Yakışıklıydılar,yetenekliydiler..Aşpenaz denen bir adam bu işe görevlendirilmişti..Bunlar tam 3 yıl eğitileceklerdi..İsimleri,mahalli olanlarla değiştirildi..
 
   Belteşassar,Şadrak,Naşak,Nego...
 
   Ancak,bunlar daha başta gizli hesaplar içerisindeydiler..Dinlerinden vazgeçmediler.Saray görevlilerini kandırdılar ve dinlerine aykırı fiil,yemek,içmek gibi kurallar noktasında,saray görevlileriyle gizlice anlaştılar..Herşey kraldan gizli yürütüldü..
 
    Kısa zamanda,Kralı ve sarayı avuçlarına aldılar..Onun sırdaşı oldular ve her konuda danışmanlık etmeye başladılar..Hızlı bir şekilde kadrolaştılar..
 
    Bu durumu farkedenlerin tamamını ekarte etmesini başardılar..
 
    Suçlamaların tamamını aştılar..
 
    Bu pozisyonlarını birbirinin ardılı olan krallar nezdinde de sürdürdüler... 
 
 
 
 

   
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 01:54:23 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Pers Kralı KOREŞ'i yahudi ettiler...
« Yanıtla #20 : 25 Ağustos 2012, 23:57:12 »
     
    Öyle bir aşamaya geldiler ki,artık PERS krallarını kendi dinlerine döndermeyi başardılar..
 
    Kutsal kitaplarında,peygamber YEŞAYA; Pers Kralı KOREŞ'e ayet indiriyor,onu kutsuyordu ? Ona vaatler de bulunuyorlardı..Daniel'i de unutmuyoruz bu arada..
 
    Buyurunuz,aşağıda okuyun ayetleri..
 
    Sen beni tanımadığın halde,kulum Yakup soyu ve seçtiğim İSRAİL UĞRUNA...

    Evet,seçilmiş İsrail uğruna bakın ne vaat ediliyor,İsrail soyundan gelmeyen adama ?
 
    Seni adınla çağırıp onurlu bir ünvan vereceğim..

  Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım...
 
   Daha neler,neler var,bu uzun ayetlerde...
 
   Hatta,PERS kralları Yahudilerin ÇOBANI olarak ilan ediliyor..
 
 
 
     
   
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 01:56:36 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Pers Kral'larının koynuna kadınlar soktular..
« Yanıtla #21 : 26 Ağustos 2012, 00:17:05 »
  İş o kadar ileriye götürüldü ki;

  PERS'lerin 82 satraplığının koordinasyonu,dinlerini halklardan saklayan YAHUDİLERE teslim edildi..Tüm valilerin emir -komuta zinciri saray içerinde kümelenmiş bu adamlara teslim edildi..

  Bunlar,sağladıkları güç sayesinde yahudilerin tekrar Kudüs'e göç ettirilmesini sağladılar..

  En imtiyazlı halk haline getirdiler.. 

*******************

  Hatta,en ince şekilde kadınlık sanatlarıyla donatılmış,eğitilmiş Yahudi dilberleri PERS KRALLARININ HAREMİNİ doldurdu..

  Örneğin,saraydaki gizli yahudi görevliler sayesinde ESTER,Pers Kralı Ahaşveroş'un karısı  VAŞTİ'yi boşa düşürerek,KRALİÇE oldu..

   Her taraftan sardıkları PERS sarayında,üst düzey yöneticilerin tamamını neredeyse yahudilerden teşkil ettiler..Ötekilerin kimini öldürttüler,kimini kovdurttular..

   DARİUSLAR döneminde de bu misyonlarını sürdürdüler..

   Bu arada,uzun vadeli hesaplar ve stratejiler ürettiler..3 kuşak Kral sonrası GREK'lerin,PERSLER ile savaşacaklarını ve PERS İmparatorluğunun yıkılacağını öngörerek,planlarını bu doğrultuda yaptılar..Yönlendirme ve yönetme sanatlarını YAHUDİ çıkarlarına göre tanzim ettiler..   

     
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 00:26:43 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Osmanlı da bu oyuna düştü..
« Yanıtla #22 : 26 Ağustos 2012, 00:27:39 »
 Devam edeyim mi sayın Sır..

  Daha Roma,Emevi ve Osmanlı zamanlarına gelmedik.. :)
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 00:29:11 Gönderen: Bolkar »

Çevrimdışı SIR

  • *
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #23 : 26 Ağustos 2012, 00:33:49 »
Hocam cahilliğimi mazur görün

Ben israil krallığını yok edenlerin nabukatnazar olduğunu bununda ırak merkezli bir krallık olduğunu biliyordum.
Persia ile nabukatnazar aynı şeymi?

hatta bununla ilgili Kuran ı kerim İsra suresinde şöyle buyuruluyor.

4.    Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik.
5.    Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va'd idi.
6.    Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.   
7.    İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)
8.    Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de (cezaya) döneriz. Biz cehennemi kafirlere bir zindan yapmışızdır.

Çevrimdışı SIR

  • *
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #24 : 26 Ağustos 2012, 00:35:18 »
Devam edeyim mi sayın Sır..

  Daha Roma,Emevi ve Osmanlı zamanlarına gelmedik.. :)

Hocam merakla bekliyorum.
Soluksuz okuduğumdan dolayı son yazınızı yeni gördüm
Yazılarınızın tek takipcisi ben değilim yaklaşım 35 ziyaretçimizde sizin yeni yazılarınızı bekliyor.  ;)
Hörmetlerimle...
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 00:39:02 Gönderen: SIR »

Çevrimdışı Bolkar

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ iş başında
« Yanıtla #25 : 26 Ağustos 2012, 01:12:11 »
 Estağfirullah...

 Ben israil krallığını yok edenlerin nabukatnazar olduğunu bununda ırak merkezli bir krallık olduğunu biliyordum.
Persia ile nabukatnazar aynı şeymi?


   

   

  Babil Kralı Nebukadnessar'ın,ardılı PERSİA olmuştur..Çünkü  Babil,Persia tarafından o süreçte alınmıştır.

   Babil'in alınmasıyla PERSİA imparatorluğa dönüştü..
 
   Bahsettiğimiz kadrolar ve avaneleri Nebukadnessar, ve onun mirasını,halkını,topraklarını ülkesine katan,Perslerin sonraki 2 Kralıyla da çalışmayı becerebildiler..
 


   Öyle ki ;

  Pers kralı Koreş,Nebukadnessar'ın Kudüs'ten Babil'e getirdiği kutsal emanetlerin,hazine görevlisi aracılığıyla envanterini çıkarttı.O dönemde inandığı kendi ilahının tapınağına koydurdu..

   Sonra da;

   Nebukadnessar zamanında Babil sarayına giren kadrolar aracılığıyla,yahudi ileri gelenlerinden Şeşbassar'ı çağırıp,tapınağına koydurduğu kutsalları ona teslim etti..

  Yahudilere tekrar,Kudüs'ün yolunu açtı..

    (Kendisi de,yahudi oldu..Yazılı kaynaklarda bu durum çok açık..Yukarıda yazdığım ayetlere de nail eylediler..Kutsadılar..)

   Bu adamlar ve avaneleri o süreçte 3 kralla da çalıştılar..
 
   Yahudiler,Kudüs'e dönmenin haricinde,orada tekrar inşaa edecekleri tapınak imtiyazlarını engellemek isteyenleri bir süre rüşvetlerle oyalayıp,bilahare işi PERS KRALLARI ile halletmişlerdir..
 
   Bu tapınak durumu PERSİA içerisinde de, o kadar çok sorun,muhalif çıkışlara sebeb olmuştur ki;mesele Pers Kralı Darius'un iktidarının 2.ci yılına kadar sarkmıştır.
 
   Yahudilerin,sıkıntılı vakitleri sadece 70 yıllık bir zaman dilimidir..
 
    Bu arada,EZRA'da durumu tekrar tetkik ederek yazdım..
 
    Detay çok..Bir çok Yahudi , yeni şahsiyetlerde devreye giriyor..
 
 
 
    Kısacası,PERSİA'nın beyni yahudilerce teslim alınmıştır..Asıl üzerinde durulması gereken budur,onların politik yetenekleridir..
 
     Sızma,yöneltme,gizlilik ve yönetme kaabiliyetleridir..
 
     Esaret altında dahi,akıllıca izledikleri stratejik maharetleridir..Kendilerine hükmedenleri,hüküm altına alabilme becerileridir..
 
   
 
   
 
 
 

 
 
   
 
   
     
 
   
 
   
 
   
   
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2012, 01:52:11 Gönderen: Bolkar »