Gönderen Konu: Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek  (Okunma sayısı 3788 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SIR

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2.885
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« : 29 Temmuz 2008, 09:22:07 »

Reis bey
Necip Fazıl KISAKÜREK’in ‘REiS BEY’ isimli tiyatro eserinin Mesut UÇAKAN yönetmenliği ile sinemaya uyarlanmiş hali... *** Reis Bey, görevinde hiç taviz vermeyen kanunlara son derece bağlı ve kararlarında acımasız bir hakimdir. Sanıkların suçlu olduğuna kanaat getirirse, onları idam sehpasına göndermekten çekinmeyen Reis Bey’in hayatı bir katil zanlısıyla ilgili dava sonucu değişir. Tüm deliller, mahkemeye gelen zanlının suçlu olduğunu göstermektedir ve Reis Bey, onu da idam ettirecektir. Sanık, her ne kadar suçsuz olduğunu iddia etse de, “Merhamet” diye yalvarsa da Reis Bey, kararını verir ve adam, idam edilir. Daha sonra, sanığın suçsuz olduğu anlaşılır. Görevi bırakan Reis Bey, artık hayatını merhamet duygusunun yaygınlaşmasına adamıştır. Belalı insanların bulunduğu bir kahvede insanlara merhameti anlatır. Herkes, Reis Bey’e büyük saygı göstermektedir. Bir gün, bir polis baskını sırasında orada bulunanlardan biri, yanındaki uyuşturucuyu hakimin cebine saklar ve hakim yakalanır. Reis Bey, yıllarca hakim koltuğunda oturduğu mahkemede bir iftira sonucu artık bir sanık olarak yer alacaktır.

Filmi izlemenizi tavsiye ediyorum arkadaşlar.

Ben defalarca izledim.







"Merhamet!.. Hava gibi su gibi muhtaç olduğumuz iksir.. Baş aşağı bir cemiyeti, baş yukarı edecek bir kudret!..Acımasızca idama gönderdiğim çocuk, bana " Buz çölünde yol alıyorsunuz " demişti. Hepimiz bütün insanlık buz çölünde yol alıyor!.. Aldığımız nefesler sipsivri kayalar şeklinde donuyor. Bakarken gözle bıçaklıyor, dinlerken kulakla zehirliyoruz. Damak kirletiyor, el solduruyor. Bütün bunların kanunlarını bilmiyoruz da kanun çıkarmaya kalkıyoruz. Olur mu hiç?.. Sen kaplanı yetiştir, büyüt besle; sonra pençe atıyor diye kement at ipe çek.. Yazıktır kaplana, günahtır kaplana.. Merhamet!.. "



« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:16:19 Gönderen: Wolt »
http://www.birlikteforum.com/googleara.html
Ben parayı görünce bozulmam.
Ama para beni görünce bozulabilir. "bunamı kaldım ben" diye
SIR

Saygısızlıkla Suçladığınıza Saygınlık Bahşedersiniz...
  Daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!

Çevrimdışı SIR

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2.885
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #1 : 29 Temmuz 2008, 10:32:25 »
Bu ne acındırıcı matık.Ben diyorum ki her fert baş ucuna suçlu benim herkes suçsuz levhasını asmalıdır.Ben diyorum ki yegene kurtuluşumuz herkesin herkesi affetmesidir.Ama görüyorum ki anlatamıyorum hissediyorum ama anlatamıyorum.

Çocuk ağlaya bilseydiniz anlaya bilirdiniz demişti ağladıkça anlıyorum.Artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim.Hem de öylesine kaybettim ki Amerika da bir cinayet işlense dünya çapında bir ses sorsa katil kim benim diye haykırabilirim.Soğuk kış geceleri köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynum da gömleğimin yakasında isterlerse çağreme adli tıp baksın fakat bir hastaneye girsem de kankanseri çeken hastalar görsem acaba onları bu hale ben mi getirdim diye düşünüyorum.Aacaba ben ne yaptım.Uykuda baygınlıkta annemin karnında babamın kanında hangi cinayeti işledim hangi mukaddesi kirlettim ki kendimi gelmiş gelecek tüm fenalıkların sorumlusu biliyorum.Dışımdan arıyorlar içeme doğru suçluyum ben.Bir de kalkmış kendimden birine ondan öbürüne geçen bir merhamet yangını çıkar bütün ülkeyi sarar diye tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum.

göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum… bizse nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş, yaşamayı öldürüyoruz! merhamet… alem bu temel üzerinde!

eğer toprağa, tohuma, hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı, su olur muydu? rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı şırıltılı su…

ne duruyorsunuz! sökün sahte su borularını! ev ev merhamet şebekesi kurun! tepelerinizdeki çatıları da yıkın! göklerle temasa geçin! o zaman göreceksiniz ki; acı su borularından, kendi kendine tatlı su akacak… ve başlar üstünde, güneşe yol veren kubbeler yükselecek……

evet, biliyorum bu satırların bir hayli tanıdık, içten, en içten gelen sözler olduğunu. bildiniz ve hatırladınız! evet, necip fazıl kısakürek’in yıllar önce mesut uçakan tarafından filme uyarlanan ve usta oyuncu haluk kurtoğlu’nun o muhteşem oyunculuğuyla bizleri her izlediğimizde yeniden, yeniden sarsan o eserine, “reis bey”’e ait replikler bunlar…

neden her izlediğimde, kendimi tüm hücrelerime kadar ayrılıp yeniden dünyaya gelmiş gibi hissederim acaba bu filmde? ve niye daha bunun nedenini, niçinini sorgulamaya fırsat bulamadan gözyaşlarına boğulup, frene basmak istesem de durduramam, frenleyemem ki kendimi? nedir bu filmin sırrı? nedir “reis bey”i “reis bey” yapan ve sadece beni değil, tüm izleyenleri, hepimizi, böylesine ters düz eden, adeta yeniden yeniden yıkayan, temizleyen, arıtan o efsun?

aslında en içimizde, bizi “biz” kılan o en kutsi derinlikte hepimiz biliriz ya bizi çeken bu sırrın ne olduğunu; o tuzaklarını ayn’el yakin bildiğimiz akıl, üstünü örtüp örtüp “neden?” diye sorar yine de.

işte o akla cevap vermek ve tekrar tekrar yıkanmak için, gözlerim, kulaklarım, yine reis bey’de bugünlerde. peşpeşe kerelerce izlemek arzusuyla, baş döndüren, insanı tepe taklak edip kendine getiren, o bilindik çürük yapının çepeçevre kuşatıp törpülediği tüm vicdan hatlarımızı adeta yeniden yerine oturtan, şirazesinden çıkıp bir alev topuna dönen dünyayı sanki bir merhamet nidası ile ait olduğu hakikat yörüngesine oturtuverecekmiş gibi gelen bu sesin yeniden, yeniden peşindeyim şimdilerde. aslında daha necip fazıl’a ait bir eser olduğunu bilmediğim, hatta necip fazıl’ı tanıyamayacak kadar küçük olduğum yaşlardan beri, ilk kez izlediğim o çocukluk günlerimden beri peşindeyim bu sesin! ve aslında, kainatın yaratılışı ile birlikte belki de… …

“belki o özlenen en içteki sesimize yeniden kulak değil, gönül vermek isteyenler olur!” diye düşündüm ve filmde geçen tüm altın cümleleri, o hakikat incilerinin hepsini tek tek çekip çıkardım, her birini rahmet yağmurundan birer katre kılıp altına girdim kendimce. zira bu yağmurda ıslanmadan olmayacak bu iş! “göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum… bizse nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş, yaşamayı öldürüyoruz!” diyen bu deruni seste, “gözyaşlarını yağmur kılıp tepemize akıtan, merhametlilerin en merhametlisi o yüce hakikat”in kutsi sesini duymadan olmayacak… …

reis bey, kendisi tarafından yargılanan oğlu için yardım isteyen yaşlı bir kadın ayaklarına kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlarken, “gözyaşı suçun rengini soldurmaz! götürün şunu!” diyen, an be an buna benzer sert fotoğraflar veren ve “merhamet”i “ne kelimeler, ne duygular var öğretemiyoruz da, sıra merhamete geldi mi herkes bülbül kesiliyor! ağızların iğrenç sakızı, idamlık suç!” diyerek niteleyen acımasız bir hakimdir.

ve henüz merhametin hakikati ile tanış olmadığı o zalim dönemlerinde günlüğüne karaladığı adalet notları, “ceza felsefesinde bir görüş vardır; bir masuma kıymaktansa, bir cürümlüyü serbest bırakmak yeğdir. ben de diyorum ki, cemiyette bir ferdi korumak için bin kişiye bu deli gömleğini giydirmekten kaçınmamalıdır! merhametin öldürdüklerine merhamet etmek, cemiyete karşı merhametsizliktir.” tümceleri ile seyreder.

ve bilindiği üzere reis bey, bu sert ve kesin dünya görüşünün büsbütün değişmesine neden olup kendisini adeta bir çağdaş dervişe çevirecek olan tarihi bir idam kararı verir ve peşin hükümleri, merhamet karşıtı köktenci tavrı ile verdiği bu idam kararı, kendisinin, kendi peşin hükümlerinin idamına dönüşür.

anne katilliği suçu ile haksız yere astırdığı genç, idam kararının hemen akabinde, hücresinde infazı beklediği günlerde “annemi ben öldürmedim! annemi ben öldürmedim!” diye sayıklamakta, şokta olan mahkumu hücreden dışarıya taşıyan gardiyanlarsa aralarında “yahu kardeşim, bildiğim kadarıyla insan yalan söyler ama yalan sayıklamaz.” diye konuşmakta; ancak sıradan insanların bile görebildiği bu ayrıntı, ne ilginçtir ki mürekkep yalamış bir ağır ceza hakimi tarafından görülememektedir.

ve idama mahkum edilen gencin infaza götürülmeden önce reis bey’in başında bulunduğu heyetle karşılaştığı o meşhur sahne!

reis bey – “ölümü metanetle karşılamanız güzel. sizden yeni bir adam peydahlanmış, duruşmalardaki sanığa benzemiyorsunuz. yazık! avrupa’da felsefe tahsili, şu bu derken her şeyde yarım kalmak! sonra her türlü serserilik, kumar, eroin, nihayet anne katilliği! ağlanacak hal!”

idama mahkum edilen genç – “etmeyin reis bey! siz ağlayamazsınız! ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz. siz merhametten, acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. yerine göre haklısınız. fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz! rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden! buz çölünde yol alıyorsunuz!

reis bey! mühürlü kalbinizin açılmasını dilerim.”

bu tarihi cümleler ile bu cümlelerden kaynak alan merhamet ve şefkat yüklü nice yakarışın ağzında bir vird olup onu bambaşka bir hale taşıyacağından bihaber olan reis bey bu cümlelerden etkilenmez ve infaz gerçekleşir. infazın gerçekleşmesinden günler sonra ise asıl suçlunun derin bir vicdan azabı ile adalete teslim olup her şeyi tüm açıklığıyla itiraf etmesi, reis bey’in hayatındaki dev kırılmayı yaratır.

tüm değerleri, inançları, prensip ve görüşleri bir anda yerle bir olan reis bey, kendini derin bir vicdan azabı kuyusunun en dibinde bulur ve gözyaşını bir zafiyet, bir duygu sömürüsü olarak gören bu göz, gözyaşlarının kurumasından korkar hale gelmiş bir çağdaş dervişe dönüşür.

şimdi istifa etmiş, idama götürdüğü gencin mezarını yurt edinmiş bir münzevidir o ve mahkeme günü “benim oğlum katil olamaz! o saatte benim evimdeydi, komşulardan gören var!” diye feryat ederek mahkeme salonuna girip reis bey’e söz anlatmaya çalışsa da reis bey tarafından ciddiye alınmayan dadı da, ellerinde çiçeklerle evladının mezarı başındadır…

dadı – “sen burada ha! ne zamandan beri seni bulmak,
yüzüne tükürmek geçiyordu içimden!”

reis bey – “neden tükürmüyorsun? … geldiğine iyi ettin dadı.
ben de seni arıyordum.”

dadı – “ne yapacaktın!”

reis bey – “beni affetmeni isteyecektim!”

dadı – “eğer ben seni affedersem,
yeryüzünde suçu bağışlanmadık insan kalmaz!

reis bey – “yeryüzünde suçu bağışlanmadık insan kalmaması için
beni affet!”

dadı – “aman ALLAH’ım! sen o reis misin!”

reis bey – “o adamım ama o reis değilim…”

dadı – “yoksa bu da kendini kurtarman için bir numara mı!”

reis bey – “eğer varsa öyle bir numara, öğret de kurtulayım!”

dadı – “ALLAH’a başvur! bende öyle bir kuvvet yok!”

reis bey – “sen affet ki, ALLAH da affetsin!”
« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:11:24 Gönderen: Wolt »
http://www.birlikteforum.com/googleara.html
Ben parayı görünce bozulmam.
Ama para beni görünce bozulabilir. "bunamı kaldım ben" diye
SIR

Saygısızlıkla Suçladığınıza Saygınlık Bahşedersiniz...
  Daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!

Çevrimdışı iğde

  • iğde
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 989
  • Cinsiyet: Bayan
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #2 : 29 Temmuz 2008, 10:33:54 »
konusu çok güzelmiş izliycem izledikten sonra bende görüşlerimi yazarım arık saol
« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:11:49 Gönderen: Wolt »

Çevrimdışı bilgi küpü

  • bilgi küpü
  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.248
  • Cinsiyet: Bay
  • "KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VAR."
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #3 : 04 Ağustos 2008, 10:36:05 »
teşekkürler +rep
« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:12:01 Gönderen: Wolt »
GüL Biter Kudüs YoLunda
BekLeyin Bizi ey İsraiL BekLediginiz Her Yerde
BekLeyin Bizi ey İsraiL BekLemediginiz Her Yerde
Biz MUHAMMED Ordusuyuz Geri Döndük Ve Kudüs YoLunda İLerLiyoruz...
[
Özgürlük Esaretse İstemem Sizin Olsun!!!   DERDİ İSLAM OLMAYANIN DERMANI CEHENNEMDİR!!

Çevrimdışı redyellow

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.924
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #4 : 13 Ekim 2008, 13:46:56 »
Çok çok güzel bir film.

Defalarca izlenebilir.

Daha önce izlemeyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.

« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:12:35 Gönderen: Wolt »

Çevrimdışı MaViSiS

  • Yeni Üye
  • **
  • İleti: 28
  • Cinsiyet: Bayan
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #5 : 13 Ekim 2008, 15:37:11 »
daha önce hiç izlemedim güzel bir filme benziyor...inşALLAH müsait olduğum bir zaman izleyebilirim..teşekkürler.
« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:12:53 Gönderen: Wolt »

Çevrimdışı ***ß!r!c!k***

  • ...€dep Ya Hu...
  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.532
  • Cinsiyet: Bayan
  • ...Aşk Olsun...
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #6 : 13 Ekim 2008, 17:21:28 »
ben bunaa hakikatten kaçılmazz derimmm

çok güzel bir paylaşımmm sonuna kadar aralıksız izledim sağolunnn ;)

ahada çiçek '^^cicek(mendakka abim kızmaa amannn çok kullanıyorum bunu diye) ^^svg
« Son Düzenleme: 27 Ocak 2009, 14:13:26 Gönderen: Wolt »
Maşuku aramaktaydı marifet , ehl-i dil olana.
Umman olurdu sevda , ilm-i aşk'ı okuyana.
Ruh t'Ene c'An ,ruh t'Ene ömür...
Ayan faslıdır bu ,
Tenden sıyrıl , c'An da gör'ül ...!

 ß!r!c!k

Çevrimdışı beria

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.580
  • Cinsiyet: Bayan
  • kader; terapide efsunlu kavram...
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #7 : 27 Ocak 2009, 14:24:41 »
geçen yıl, mesut uçakan konyadaydı...
hatta birde tiyatro izlemiştik...
necip fazılla ilgili...

herkesin ilgi alanına girmez tabiii...ama ilgilenenler repertuara alsınlar bence de...
hadd bildirmek değil, haddimi bilmektir amacım...

Çevrimdışı Wolt

  • Wolt
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.163
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #8 : 23 Temmuz 2011, 23:27:13 »
Arkadaşlar bu filmi mutlaka izleyin  ;)


Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir. 
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma; 
Sessiz yaşadım; kim, beni nereden bilecektir...


Çevrimdışı redyellow

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.924
Reis Bey Film Necip Fazıl Kısakürek
« Yanıtla #9 : 24 Temmuz 2011, 14:16:56 »
ben de mutlaka izleyin diyenlerdenim.