Gönderen Konu: ONUR ÖDÜLÜNE ONURLU CEVAP  (Okunma sayısı 642 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SIR

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2.885
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
ONUR ÖDÜLÜNE ONURLU CEVAP
« : 20 Kasım 2013, 10:43:51 »
ONUR ÖDÜLÜNE ONURLU CEVAP



Afrika sinemasının babası, Senegal'li yazar, şair, film yönetmeni, senarist Ousmane Sembène (Usman Samben)’i uzun bir hastalık döneminden sonra 2007 yılında 84 yaşında vefat etti.

1997 Senesinde Özel Onur Ödülünde yaptığı konuşma:

Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama İngiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın İngiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.


İngilizler geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.

  İngilizlerin dinini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. İngilizler gelmeden önce topraklarımızda sadece mücadele vardı. İngilizlerin kutsal dini bizim mücadeleciligimizi kullandı; Evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı İngiliz dilinden ve İncil’den ibaret sanan vahşi savaşçılar.

  Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kiliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tariflerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve  ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımıza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. İlk gelenler zulüm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmü durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler.Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.

  Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorları istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonomisi ile aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi reddediyoruz.Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.

Özgürlüğümüzü ilan ediyor ve Afrikalı insanlar olarak doğduk, Afrikalı ölmek için bütün Avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz. Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğiniz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşacaktır.  Siz kabul etmeseniz de bir Afrikalı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur.



İnsan onurlu doğar. Hiç bir insanın kralların, kraliçelerin vereceği onura ihtiyacı yoktur.

1997 / Usman Samben
« Son Düzenleme: 20 Kasım 2013, 10:44:46 Gönderen: SIR »
http://www.birlikteforum.com/googleara.html
Ben parayı görünce bozulmam.
Ama para beni görünce bozulabilir. "bunamı kaldım ben" diye
SIR

Saygısızlıkla Suçladığınıza Saygınlık Bahşedersiniz...
  Daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!