Gönderen Konu: Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel  (Okunma sayısı 4612 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SIR

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2.885
  • Cinsiyet: Bay
    • birlikteforum
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« : 05 Eylül 2009, 06:41:03 »
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel

Mustafa Fehmi Kubilay 1930 yılında Menemen'de yedeksubay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktaydı. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de cereyan eden hadiseler genel anlatıma göre şu seyri izlemiştir: Sabahın erken saatlerinde, çember sakallı, başlarında sarık, sırtlarında cüppe, Manisa'dan o gün gelmiş dördü silahlı altı meczup, belediye meydanında tekbir getirerek gezinmeye başladı. Bazı kaynaklar içki ve uyuşturucu tesirine atıfta bulunmakta iken, sanıklardan Sütçü Mehmet Emin sonradan ifadesinde Nakşibendilik tarikatına mensubiyet göndermelerinde bulunmuş, Manisa'da vaazında bulundukları hocaları saymıştır. Grup "biz şeriat ordusuyuz" diyerek Menemen Müftü Camiine girmiştir. Elebaşı, Giritli Derviş Mehmet, yanında da Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini "Mehdi" olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söyledi. Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyledi. Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya taktılar ve Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura diktiler. Bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve "Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir." diye bağırmaya başladılar. Bayrağın altından ahaliden bazı kişileri (bir fabrikada çalışan Hayimoğlu Jozef de dahil) geçirdiler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası saf insanları korkuttu.

Kubilay'in vahşice katledilmesi, devrimlere karşı bir başkaldırıştı!

Menemende ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kublay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kublay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemendeki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.

Menemende ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu meseledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.

Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.

Reisicumhur
Gazi Mustafa Kemal


2005 yapımı bir TRT belgeseli...

http://video.google.de/googleplayer.swf?docid=-7617842368278225914

[google=400,326]-7617842368278225914[/google]
http://www.birlikteforum.com/googleara.html
Ben parayı görünce bozulmam.
Ama para beni görünce bozulabilir. "bunamı kaldım ben" diye
SIR

Saygısızlıkla Suçladığınıza Saygınlık Bahşedersiniz...
  Daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #1 : 30 Aralık 2011, 11:49:36 »
Başbakan'ın geçen gün Menemen Olayları ile ilgili "provokasyon" tabirini kullandığı malumunuz...

Resmi tarih'in çarpıtmalarından ve hedef saptırmalarından biri olan ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Dersim İsyanı benzeri "devlet" tarafından organize edildiği "net olarak sırıtan" Menemen Olayı ile ilgili aşağıdaki yazıyı okumanızı tavsiye ederim...

Hani olur ya bazıları hala Menemen Olayı'nda müslümanların parmağı olduğunu sanıyor olabilir...

Yazı haber7.com'dan Erkam Tufan Aytav'a ait...

Alıntı
Menemen olayı 81. Yılında yeniden gündeme geldi. Sürekli ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen bir konudur bu.
Her sene belli kesimler bu olay üzerine dindar kesimlere bütün kin ve öfkelerini boşaltırlar. Çünkü onlara göre aydınlık cumhuriyetin yedek subayı Kubilay, örümcek kafalı irticacılar tarafından kafası ‘kör testere’ ile kesilmiştir. Bu bir kalkışmadır, ülkeyi geriye götürmek isteyenlerin işidir. Onun için sopayı bu kesimin sırtından hiç eksik etmemek gerekir. Menemen olayının sonuçları da bin yıl sürmelidir.
Yıllar önce Taha Kıvanç, dönemin Hürriyet yazarı Emin Çölaşan hakkında ilginç bir yazı kaleme almıştı. Menemen olayının seneyi devriyesinden bir gün önce kaleme aldığı yazısında Sayın Çölaşan’ın her sene aynı yazıyı, hem de kelimesi kelimesine yeniden yayınladığını, sadece başlığını değiştirdiğini kaleme almıştı. Yani Taha Kıvanç bir gün önceden Sayın Çölaşan’ın ne yazacağını bilmişti.
Bu gün artık çok net biliniyor ki Menemen olayı bir provokasyondu. Amaç tek parti iktidarını pekiştirmek ve muhaliflere gözdağı vermekti. Ayrıca yıllarca –gerekirse binyıl- kullanılabilmeliydi.
Muhaliflerinizi sindirmek ve iktidarınızı devam ettirmek için bu tür olaylar gereklidir. Yoksa durup dururken sıkıyönetim ilan edemez hatta darbe yapamazsınız.
Bu durumda kadrolu ya da taşeron birini bulmanız gerekir. İşte 1930’da Derviş Mehmet adında esrarkeş biri bulundu. Şeyh kılığına sokularak 6 kişilik bir ekip hazırlandı. Kurban olarak ta Kubilay seçildi. Olaya müdahale için -ne hikmetse sanki hiç muvazzaf subay yokmuş gibi- askerliğini yedek subay olarak yapan Kubilay komutanlığında 25 kişilik birlik gönderildi. Gene ne ilginçtir askerlerin tüfeklerinde gerçek mermi yoktu. Olaydan bir hafta sonra İsmet İnönü Kubilay’ı topuğundan yaralayan merminin Derviş Mehmet’in silahından değil de roberla denen tabancadan çıktığını söylemişti. Ama savcılık bunu dikkate almadı. Mermi kalabalık içinde istihbarat elemanları tarafından sıkılmıştı. Yaralanan Kubilay hükümet konağına sığınmak istediği halde konağın kapısı ona açılmamıştı, o da camiye sığındı. Camide başı kesilip kesilmediği de tartışmalı bir konudur.
Bunun üzerine olay yerine gelen askeri birlik başta Derviş Mehmet ve halka yaylım ateşi açtı. Derviş Mehmet orada öldürüldü, deliller karartıldı.
Bu nasıl derviştir ki öldüğünde cebinde esrar çıkmıştı ve sabah namazı sonrası başlattığı olayda namazını kılmayıp bahçede beklemişti. Beynamaz, esrarkeş bir derviş. Sevsinler sizin aktörünüzü, provokatörünüzü.
Çok ucuz bir senaryodur bu Menemen olayı. Neresinden tutsanız elinizde kalır. İşin üzerine gidebilecek, olayın gerçek yüzünü ortaya çıkaracak muhalefet ve basın olmadığı için de konu o dönem rahatlıkla çarpıtılabildi, istismar konusu yapılabildi.
Aynı zihniyet yıllar sonra yani 28 Şubat sürecinde de kollarını sıvadı. Gene sahte şeyhler bulundu, eğitildi. Bu seferkinin adı Derviş Mehmet değil Ali Kalkancı idi. Bu şeyhimiz görevini hakkı ile ifa etti. Daha sonra İstanbul Narkotik polisinin baskını ile fabrikasında 2 milyonun üzerinde Captagon uyuşturucu hap ele geçirilmişti.
Ne ilginçtir derin devletin şeyhleri ne hikmetse uyuşturucu ile yakından ilgili çıkıyorlar. Şeyhimizin kerametleri de vardı. Uzak doğudan getirdiği uzaktan kumandalı cihazla uzaktan postu oynatabiliyordu.
Şerefli medyamız bunları haber yaparken Cumhuriyet tarihinin en büyük malı götürme operasyonu yapılıyor, bankalar boşaltılıyordu. Bununla kalsa gene iyiydi. Binlerce insan inançlarından dolayı memurluktan atıldı, takibe uğradı, fişlendi, hayatları karartıldı.
1930’ların derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası ile 1998’lerin derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası arasında pek bir fark yoktur. Sadece aktörler değişiyor birinde Derviş Mehmet öbüründe Ali Kalkancı.Ama artık bu millet bunları yemiyor haberiniz olsun.
« Son Düzenleme: 30 Aralık 2011, 11:50:38 Gönderen: KILÇIK »
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #2 : 30 Aralık 2011, 13:42:13 »
Resmi tarih'in çarpıtmalarından ve hedef saptırmalarından biri olan ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Dersim İsyanı benzeri "devlet" tarafından organize edildiği "net olarak sırıtan" Menemen Olayı ile ilgili aşağıdaki yazıyı okumanızı tavsiye ederim...

Yanlış değerlendirme abi...

 Menemen isyanının elebaşısı olan Derviş Mehmet denilen hain (ve benim kanaatimce müslüman da olmayabilir, bkz. Lawrence) olaylar çıkmadan önce "nedense" İngiliz görevlilerle temas halinde. Hatta Kurtuluş Savaşı zamanında da, aynı adamın "İngiliz Muhipler Cemiyeti" ile ilgisi had safhada...

Ülke kurulduktan sonra çıkan isyanların neredeyse hepsinde "ellerinde İngiliz malı tüfekler, ceplerinde İngiliz altını" olan tipler etkin. 31 Mart vakası sonucu II.Abdülhamit Han'ın indirilmesinin müsebbiblerinden olan "Derviş Vahdeti" denilen adamda net olarak İngiliz ajanıdır, bu konuda bildiğim kadarıyla en ufak bir tartışma bile yok. O dönemlerde çıkan tüm "dini ve etnik" gerekçeli isyanlar İngiliz menşeilidir, bunun istisnası yok.

 Ha Kılçık abi, sen bunun böyle olduğunu kabul etmek istemeyebilirsin, devlete geçirmek için; ama işin aslı, faslı bu. Geri kalanı uydurma olur... (bu arada aklıma gelmişken "kapak" nasıl abi, sıkıyor mu? demiştim uzunca bir süre unutmam bu mevzuyu)  :azn: :azn: :azn:
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı ATAAN

  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 647
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #3 : 30 Aralık 2011, 15:28:25 »
Dervis Mehmet'in torununun Mecliste..Hatta kabinede oldugu iddialari var..
Babasinin astsubay oldugu göz önüne alininca bu tür söylemler iddiadan öte gidemiyor ancak kendisinin dedesiyle ilgili iddialara net cevap vermemesi bu iddialari güclendiriyor..
"Bir şey söylemezsen çatlayacağını hissettiğin an dilini tutmanın tam zamanıdır."

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #4 : 30 Aralık 2011, 15:45:29 »
İlk fırsatta bu konuya oldukça detaylı yazıp ilginç sorular soracağım inşALLAH...

Bu arada herkes bu konudaki bilgi kaynaklarını bir yoklasın... :)

KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı ATAAN

  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 647
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #5 : 30 Aralık 2011, 16:35:33 »
İlk fırsatta bu konuya oldukça detaylı yazıp ilginç sorular soracağım inşALLAH...

Bu arada herkes bu konudaki bilgi kaynaklarını bir yoklasın... :)



Cok faydali bir calisma olur bence hemserim..
Malum sahisi hic sevmem ancak bu iddialar ona karsi acilan bir iftira kampanyasiysa ben bunun icinde yer almam..
Kisisel ricam, konuya katkida bulunmak isteyenler olumlu yada olumsuz..Ahanda link, torunuymus gördünüzmü seklinde degil soyut delilllere dayandirilirsa konu amacina ulasir diye düsünüyorum..
"Bir şey söylemezsen çatlayacağını hissettiğin an dilini tutmanın tam zamanıdır."

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.184
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #6 : 30 Aralık 2011, 22:22:46 »
İlk fırsatta bu konuya oldukça detaylı yazıp ilginç sorular soracağım inşALLAH...

Bu arada herkes bu konudaki bilgi kaynaklarını bir yoklasın... :)

Doğrusu bu konuda yazacak çok şeyler var... Ama kendi adıma sanırım hergün saatlerce tarih konuşmaktan, birde buraya yazmaya çok sıcak bakamıyorum. :) Fakat belirtmeden geçemeyeceğim; bu konuda büyük ölçüde seninle paralel düşünüyoruz sanırım. Yazdığın mesajının içeriği bende böyle bir düşünce uyandırdı KILÇIK. İlerleyen aşamalarda kısmetse bende yazmaya çalışırım.
Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #7 : 30 Aralık 2011, 22:46:11 »
   Menemen Olayını incelemeye başlarken öncelikle dönemin siyasi şartlarını hatırlamakta fayda var...

   Devrim projelerinin ne kadar tuttuğunu görmek için kurdurulan Serbest Fırka 12 Ağustos 1930'da faaliyete başladı...Aynı yılın Eylül-Ekim aylarında Belediye seçimleri oldu ve her türlü "önleme" rağmen Serbest Fırka Ege Bölgesinde büyük bir başarı elde etti...

   Menemen Belediyesi'ni de Cumhuriyet Halk Fırkasını büyük bir hezimete uğratarak Serbest Fırka kazandı...

   Menemen olaylarının tarihi de seçimlerden 2 ay sonraya falan denk gelen 23 Aralık 1930...


   Menemen olayının nasıl cereyan ettiğini uzun uzun anlatmaya gerek yok... Bazı "çok enteresan" ayrıntıları vermek bu konudaki "devlet provokasyonunu" net olarak görmemizi sağlar gibime geliyor...

  Mesela o günün şartlarında 23 Aralık'ta Menemen'de yaşanan olaylar, 24 Aralık'ta İstanbul'da çıkan Halk Partisi taraftarı "Yeni Asır" gazetesi'nde  ayrıntılarıyla yer alıyor...

  1930'ların şartlarında ilçede bir tek haberleşme vasıtası Menemen Kaymakamlığıyla İzmir arasındaki telgraf hattı... Gazetedeki bilgiler o günün ilkel şartlarında hangi muhabir tarafından önce İzmir'e oradan İstanbul'a Yeni Asır gazetesine yetiştirilip de, olayın olduğu saatlerde ertesi günün baskısına çoktan girmiş bulunan gazetede nasıl yer alıyor?

  Devam edelim....

  37 kişinin idama mahkum edildiği davada haritada Menemen'in yerini dahi bilmeyen insanlar taa Kars'tan getirilip mahkum ediliyor... Neden?

   Aynı olaylarda asılan Yahudi Josef de mi "mürteciydi?"... Yoksa "varlık vergisi" türü uygulamalara tepki gösteren bir çok gayri müslim gibi onun suçu da seçimlerde Serbest Fırka'yı desteklemesi miydi?

   Aynı davada mahkum edilen Nakşi Şeyhi Es'ad Erbili'nin suçu ve Menemen'le ilgisi neydi? O zaman 90 yaşında olduğu için idama mahkum edemedikleri bu zatın odasında ölü bulunması "makul bir çözüm" mü olmuştu?

   Aslında "Derviş Mehmet" ten bahsetmeye pek gerek yok ama şunu söylemeden geçemeyeceğim... ALLAH aşkına "cebinden esrar" çıktığı mahkeme tutanaklarına geçmiş bir serserinin "derviş" olarak anılması ve resmi olarak zihinlere öyle kazınmasının sağlanmasında amaç ne? İslam topraklarının tarihinde hangi tekkenin dervişi "esrarkeşti?" Sadece bu tanımlama bile olaydaki "kasıtı" ve ihalenin "müslümanlara yıkılmaya" çalışıldığını göstermiyor mu?

   Enteresan değil mi? Valla bana çok enteresan geldi... Bence "şüpheye bile yer bırakmayacak" enteresanlıktaki bilgi de bir gün sonraki İstanbul baskısında bu olayın ayrıntılarının yer alması... :)

   
« Son Düzenleme: 30 Aralık 2011, 22:48:30 Gönderen: KILÇIK »
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.184
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #8 : 30 Aralık 2011, 22:57:55 »
      Enteresan değil mi? Valla bana çok enteresan geldi... Bence "şüpheye bile yer bırakmayacak" enteresanlıktaki bilgi de bir gün sonraki İstanbul baskısında bu olayın ayrıntılarının yer alması... :)

 

Vakit bulabilirsen olay sonrası canlı yakalanan suçluların sonlarını ve çevrelerinde olupta bu esir edilenlerin son sözlerini duyanların söylediklerinide bir oku derim. Çok daha enteresan bilgilere ulaşabilirsin abim. :)
Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #9 : 30 Aralık 2011, 23:08:25 »

Doğrusu bu konuda yazacak çok şeyler var... Ama kendi adıma sanırım hergün saatlerce tarih konuşmaktan, birde buraya yazmaya çok sıcak bakamıyorum. :)


Selamlar değerli dostlar.Sohbetinizi bölmek gibi olmasın...


Buraya derken...?  ???


Evet değerli hocam, yazacak çok şey var.Hemde her konuda ama nedense bende son günlerde siyaset konularında yazmaya karşı şevkim yok:)
Ne yapsak acaba...? :)



Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #10 : 30 Aralık 2011, 23:09:22 »

Vakit bulabilirsen olay sonrası canlı yakalanan suçluların sonlarını ve çevrelerinde olupta bu esir edilenlerin son sözlerini duyanların söylediklerinide bir oku derim. Çok daha enteresan bilgilere ulaşabilirsin abim. :)

Okudum hocam okudum da "hani bu yazdıklarının delili?" denirse diye sadece "delilli" olanlarını yazdım...

Yoksa ölü numarası yaparken yakalanan Mehmet Emin'in götürülürken şahitlerin huzurunda "hani bize para vereceklerdi?" dediğini de , Jandarma bölük komutanı Yüzbaşı Fahri'nin pencereden ateş etmek isteyen askere "Bu iş sizin bildiğiniz gibi değildir" diyerek engel olduğunu ve benzerlerini de okudum ama bu bilgiler sonuçta "speküle" edilebilecek bilgiler olduğu için vermedim... :)
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı ADSIZ

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.578
Kubilay -Menemen Olayı- | Belgesel
« Yanıtla #11 : 11 Ocak 2014, 20:46:04 »
Bu olay, fadime şahin ile müslüm gündüz ün
olayı gibi olmuş...
Bize gelince: Biz kendi değerlerimizi yok sayıp yabancının değerlerine eklemlenmeye bayılırız. Bu çerçevede kendi padişahlarımızın kimisine "ayyaş", kimisine "sarhoş", kimisine "kızıl", kimisine "hain" derken, Batılı krallara "Aslan Yürekli (Richard) " Korkusuz ( Jean ) "Güzel" ( Philippe ) ve "Büyük" ( İskender ) diyoruz...

Asıl büyük olan İskender filan değil, Kanuni Sultan Süleyman'dır...