Gönderen Konu: İslam ve Dört Kadınla Evlenme...  (Okunma sayısı 17183 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.184
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #26 : 06 Aralık 2010, 23:13:53 »
Günümüzde eşi hayatta olmayan birçok dul kadın var, nedense erkekler daha önce hayatını yitiriyor.
Bu kadınların neredeyse tamamına yakını evlenmiyor(ya da evlendirilmiyor, çünkü çekinceler var) peki bu kadınlar geçimlerini nasıl sağlıyorlar?
Birçoğunun eşinden kalan sosyal güvencesi var, çocukları ile birlikte yaşamlarını sürdürebiliyorlar.
Eh bu bakımdan sığınacakları bir erkek arayışı arka planda kalabiliyor.
Bir hayat arkadaşı ihtiyacını da bir şekilde bastırıyor, torunlarla falan oyalanıyorlar.


Hocam peki İslam'da böyle bir sosyal güvence anlayışı yok mu..?

Beyt'ül Mal'dan yetim ve dul kalmış hanımlar için ayrılmış bir miktar var mı, yoksa savaş meydanında din gayreti ile mücadele edip, şehit olanların geride bıraktığı yadigarlar sahipsiz mi kalmıştır..?

Humus - u Şer'i bu olayla alakalı mıdır..?

Saygılar...
« Son Düzenleme: 06 Aralık 2010, 23:14:23 Gönderen: Savtegin »
Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #27 : 06 Aralık 2010, 23:31:10 »
Yaşanmış bir hikaye:

“Eşimden şüphelendim takip ettim”.
“İnternet üzerinden bir üniversite öğrencisi kızla görüştüğü öğrendim, telefon numarasını elde edip kızımla aradık, konuştuk”.
“Eşime söylemiş, o günden sonra ben sürekli olarak ona sataşıp durdum, oda bana kötü davranmaya başladı”.
“Sonunda “bana nikâhını ver onunla evleneyim” dedi
“Bende “Ben ne olucam?” diye sordum.
“Sende bu evde kalırsın” dedi.
“Benim gururum yokmu?”
“Ona nikâhımı vermeyecektim ama boşanma davası açtı”
Şimdi boşanırsak nafakaya bağlanacağım, küçük kızım onunla kalmak istiyor, büyük kızım benimle gelecek.
“Kaymakamlığa gidip durumu anlattım iş istedim, bana ne iş yapabilirsin, tahsilin mesleğin nedir dedi?”
“Temizlik, çay işleri falan yapabilirim” dedim.
“İşim hazır nafaka hakkımdan olmamak için şimdilik işe başlamıyorum”
“Eşim ise nafaka vermemek için bana sataşıp, tehdit edip duruyor”
“Annemin babamın yanına gidemem, bu yaştan sonra her şey onların yanında daha zor olur, kendime ait bir hayat kurmam lazım, bir ev tutup çalışacağım, başaracağım”


Görüldüğü üzere artık erkek çocuklar kadar kız çocuklarında okutulup, meslek sahibi ve hayatını kazabilecek olması hayati önem taşıyor.
Eskisi gibi kuma gitme devirleri de bittiğine göre(Zaten son derece ayıp sayılıyor)kadınlar baba evinde dönmek istemiyorlar, yalnız yaşamak zorunda kaldıklarında gayri resmi bir birliktelikte yaşayabilirler, kendi ayaklarının üzerinde de durabilirler.
Çözüm ne olursa olsun dul kadını heleki gençse çok zor günler bekliyor.
Bir çoğuda zaten kendilerince çözümler bulmuşlar ikinci kadın olmayı kabul etmişlerdir.
Yani hayatlarında evli bir erkek vardır.
İlk eş için öteki kadın kâbustur.
İkinci kadın olmayı kabul eden ise kendisine yer açmak zorundadır.

Kadınlara öneri:
Güçlü olun yoksa ya öteki kadın, yada ikinci kadın olabilirsiniz.
Siz güçlü olmazsanız bir güce yaslanmak zorunda kalırsınız.
İslam ve Kuranda sizin bu seçim hakkınızı elinizden almaz, izin verir.
Yani çok eşliliği bitirmenin en önemli ayağı sizin bilinçli olmanız,teşhircileri kınamanız ve güçlü olmanızdır.
Sizler böyle olursanız ikinci ve öteki kadın olmak zorunda kalmazsınız,ALLAH ve Kuranda sizi buna zorlamaz.
Korkmayın günahta işlemiş olmazsınız.
Bazı kadınların "yasak edilmeli" görüşüne karşı, başkalarının ise bu tür olanakları çözüm olarak görebildiği bir durum sözkonusu.


« Son Düzenleme: 07 Aralık 2010, 02:51:37 Gönderen: gezginn »

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım

Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Cinsiyet: Bay
  • KİM SÖYLERSE KENDİNE SÖYLER !
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #28 : 07 Aralık 2010, 00:04:55 »
yav bu erkekler ne kadar zalim..
diyesi geliyor insanın..
bence her konuda olduğu gibi bu konuda,da iş geliyor samimiyete dayanıyor..

Çevrimdışı c_e_n_n_e_t

  • C_E_N_N_E_T
  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.635
  • Cinsiyet: Bayan
  • HERKES KENDİ İSTEDİĞİ KADAR VARDIR HAYATTA
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #29 : 07 Aralık 2010, 00:06:19 »
Uzun bir yazıyı sildim biraz önce
okuyunca vazgeçtim.

İslamiyetin yayılması için gösterilen bir çabadır belki birazda olsa bu ruhsat
o dönemlerde erkekler dört değil ondört eş bile alabiliyormuş
indirilip sınırlandırılarak korkutulmuyor sanki, zaten sınırlarıda var aslında ama bu ruhsatı kendi menfaatleri için kullanan erkekler azımsanamaz..

Cenabı ALLAH farz demiyor izin veriyor eğer gerekirse...
günümüzde ise gerekecek ortam yok bence
o nedir öyle kadınlar muhtaçtır korunmaya tek başlarına yapamazlar
aslında erkek derbeder olur tek başına ,ekonemik sorunlarıda kabul etmiyorum
gerçekten çalışmak isteyene ekmek parası arayana iş çok
ha nedir yediğin değişir ama açlıktan ölmezsin tabi amaç şerefinle yaşamaksa
yaşan standartları için ikinci kadın olmayı kabul eden kadın hayasız kadındır
ve sokaktakilerden farkı yoktur benim için....

yine uzadı ama ................
HERKES KENDİ İSTEDİĞİ KADAR VARDIR HAYATTA

Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #30 : 07 Aralık 2010, 02:22:02 »
Hocam peki İslam'da böyle bir sosyal güvence anlayışı yok mu..?

Beyt'ül Mal'dan yetim ve dul kalmış hanımlar için ayrılmış bir miktar var mı, yoksa savaş meydanında din gayreti ile mücadele edip, şehit olanların geride bıraktığı yadigarlar sahipsiz mi kalmıştır..?

Humus - u Şer'i bu olayla alakalı mıdır..?

Saygılar...
Devletin gelirleri nasıl kullanılırdı?

Rivayetlerden anlaşıldığına göre…
İslam toplum ve devlet yapısının çok önemli ayaklarından birisinin sosyal devlet, sosyal toplum anlayışı olduğu anlaşılıyor.
Şayet konu sadece ekonomi olsaydı kadınlar bu olanaklar ile barındırılabilirdi.
Demek ki evlilik ve çok evlilik meselesinin ekonomiden başka nedenleri de vardır.

Hz. Peygamber devletin gelirlerinden  bir kısım payı evine ayrırır, bekarları evlendirir,insanlara dağıtır,savaş gereçleri ve binekler için harcardı.
Yine rivayetlerden anlaşıldığı üzere bazı malların vakf’edildiğide anlaşılıyor.
Yine Bilal Habeşi kendisinin Hz. Peygamberin hizmetinde bulundu sürece ziyarete gelen Müslümanlardan kıyafet sorunu olanlara kıyafet temin etmekle görevli olduğunu söylemiştir.
Hz. Peygamber malı ve evi olmayan bazı insanları mescide bir yer ayırarak ikamet ettirmiştir. Bunlara Ashabı suffe deniliyordu.
Hz. Peygamber hediye ve bağışlardan bu kişilere gönderir, akşamları bir kısmına evinde yemek ikram ederdi.( rivayetlerde bunların 400 kişi olduğu söyleniyor)
Onların Medinede ne evleri nede kimseleri vardı.
Resulullah  kendisiyle birlikte Huneyn savaşına katılan Ebû Süfyân b. Harb'e ganimetten yüz deve vermiştir.
Hz. Peygamber'in , ashabından dört kişiye, ALLAH'ın ganimet olarak kendisine verdiği bin deveyi paylaştırdığı, umresi sırasında kurbanlık olarak yüz deve gönderip kestiği ve fakirlere yedirdiği, bir bedeviye bir koyun sürüsü verdiği ve bunlardan birçok kişiye, ALLAH'ın ken­disine fetihle ihsan ettiği Hayber'den ve tamamen kendisine ait olan Fedek, Beni Kureyza ve Beni Nadîr topraklarından verdiği rivayetlerde geçiyor.
Ebubekir’in İslam öncesi 40 bin dirhem’i varken bu paralarıyla köle alıp azad etmiş, ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştı öyle ki Medine’ye geldiğinde 5 bin dirhem’i kalmış vefatında ise ne 1 dinar neden 1 dirhem bırakmıştır.

Kuran, İslam ve Hz. Peygamber açısından bakıldığında bazı geleneksel yaşam şekillerine karışılmadığı veya düzenlendiği görülüyor.
Bazı şeyler yasaklarla çözülememiyor,doğal akışına bırakıp düzenlemek daha faydalı olabiliyor.
Çok eşlilikte bunlardandır.


Belki, Arabistan çölünde kadın ne iş yapardı?İnsanlar ne iş yaparlardı? Gibi sorular sorulduğunda sadece ticaretle uğraşıldığı zannedilebilir.
Oysa medinede ticarette yapılırdı, tarım ve hayvancılıkta.
Bunun dışında birçok meslek icra edilirdi.
Kadınlarda toplum düzeninde sadece mirastan ve kocalarından mal edinip geçinen taraf değillerdi.
Öyle ise çok evliliği sadece ekonomik nedenlere bağlayamayız.

Ticaret ve sanatta kadının yeri hakkında:
Kureyşliler ticaretle uğraşırken Ensar ziraatla uğraşırdı, Hicret sonrasında muhacirlerde ziraatla uğraştılar.

Kadınlar açısından iş ve kazanç olanakları kısıtlı olsa da zannedildiği gibi ticaret ve sanatı sadece erkekler yapmazdı.
Ticaret ve sanatla uğraşan kadınlarda vardı; örneğin Esma bint Muharribe oğlunun Yemenden göndermiş olduğu güzel kokuları satardı.
Yine Medine'de Havla binti Tüveyt  adlı bir kadınında koku satmış olduğuna kayıtlarda rastlanıyor.
Zeyneb bint Cahş ise deri tabaklayıp ayakkabı vs. yapar ve kazancını ihtiyaç sahiplerine harcardı.
Hz. Peygamberin Hz. Hatice’nin vefatından sonra evlendiği ilk eşi,Müminlerin annesi Sevde’nin deri işlediği rivayet edilmiştir.
Kadınların dokumacılık bilip yaptığı da bir kadının Hz. Peygambere kendisinin örmüş olduğu bir hırkayı hediye ettiğine dair rivayetten anlaşılıyor.
Yine başka bir rivayette bir kadının Hz. Peygamber’e siyah-beyaz benekli bir cübbe örüp hediye ettiği ve rivayetlerden cüppe örmek için dokuma tezgâhlarının kullanıldığı da anlaşılıyor.
Kadınların süt sattıkları da Mikdâm b. Ma'dikerib'in bir cariyesinin süt sattığına dair rivayetten anlaşılıyor.
Kadınların kuaförlük yaptığına dair rivayetler var ancak bundan ücret alıp almadıkları belirtilmemiş.
Bu kadınlar saç ve makyaj yaparlardı.
Hz. Hatice'nin kuaförü Ümmü Züfer, Ümmü Ri'le bunlardandır.
Savaşlarda Orduya eşlik edip hastabakıcılık yapan kadınlar vardı Rufeyde, Leyla el-Gıfârıyye bunlardandır, Hayber savaşına ise 6 kadın katılarak yaralıları tedavi etmişlerdir.
Savaşa katılan bu kadınlara ganimetten pay verilmiştir.
Daha bir çok rivayetlerde kadınların savaşlara katıldığı yaralıları tedavi edip askerlere su taşıdıkları, yemek yapıp dağıttıkları zikredilir.
Kadınların ticaretle uğraştıklarını Hz. Peygambere gelip söylemelerinden anlıyoruz.
Hz.Peygamber ise ticari deneğimlerine dayanarak bazı önerlerde bulunmuş.
Kayle Ümmü Benî Enmâr bunlardandadır.
Yine kadınların gebelik, sünnetçilik ve sütannelik yaptığı biliniyor.
« Son Düzenleme: 07 Aralık 2010, 02:54:46 Gönderen: gezginn »

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #31 : 07 Aralık 2010, 13:52:12 »
Bazı şeyler yasaklarla çözülememiyor,doğal akışına bırakıp düzenlemek daha faydalı olabiliyor.
Çok eşlilikte bunlardandır

Varsayalım ben bir ateist olarak soruyorum...

Siz müslümanların kitabında sarhoşluk veren içkinin bir damlasının dahi haram olduğu belirtilmiş. Bu konuda da ayetler "alıştıra alıştıra" alışkanlıktan kurtarma amacına dönük olarak inmiş ve son noktada içki tamamen yasaklanmış...

Siz müslümanlar 4 eşe gelince kıvırıyorsunuz. Eğer tek eş "daha iyi" ve "yeterli" olsaydı kuranda "artık müminler tek bir eşle evlensinler" diye bir ayet olması gerekmez miydi? Eğer kuran 4'e kadar eşe izin vermişse sorgusuz sualsiz 4 eş alınabilir demektir... Yok savaş sonrası yok zorunluluk diye kısıtlanamaz. Burada içki ayetindeki gibi "azalta azalta" 1'e indirme şekli uygun görülmemişse kim "en iyisi tek eş" diyebilir ki? Bunu neye dayanarak diyebilirsiniz ki?

Canım çekti 4 tane aldım. Var mı engel olabilecek bir tek kurani hüküm? Yoksa eğer öyle bir hüküm "kime göre, en iyisi tek eşle evlenmek?"

Buyrun... :) (Girmeyeyim diyordum dayanamadım... :-[)
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.184
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #32 : 07 Aralık 2010, 15:32:57 »
Kadınlarda toplum düzeninde sadece mirastan ve kocalarından mal edinip geçinen taraf değillerdi.
Öyle ise çok evliliği sadece ekonomik nedenlere bağlayamayız.


Ama zor durumda kalındığı zaman baş vurulan gerekçe hep bu değil mi..?

Ser sefil olmuş kadınları korumak, onları sahipsiz bırakmamak falan filan...

Kusura bakmayın ama bu gerekçelerin hepsininde içi boş. Madem kadınların korunması gerekiyor, o halde adam gibi korumaya yönelik güvence sağlarsın, meseleyi halledersin.

İslamın en güçlü olduğu dönemlerde bile kadınları ( şehit eşlerini, bir şekilde dul kalan ve kendini, çocuklarını geçindiremeyecek kadınları ) koruma amaçlı böylesine bir sosyal güvence görmüyoruz.

Hz. Resul döneminde alınmış olan ve Beyt'ül Mal'a ayrılan Humus - u Şer'i yetimler ve dul kadınlara ve sosyal dayanışmaya yönelik bir uygulamaydı.

Ama sonraki yıllarda Humus - u Şer İslam devlet teşkilatından çıkartıldı. Bu gelirin sadece ganimetle sınırlı tutulması ve devlet hazinesinden pay ayrılmaması, şehit eşleri için bir yıkım olmuştur... Gönüllü olup olmadığı bilinmeyen kadınlar, şehidin arkadaşları tarafından kendilerine eş olarak alınmıştır. Hatta Humus - u Şer'inin  durumunun açıklanması noktasında ihtilafa düşülmesi nedeniyle, Ebu Zerr Hazretlerinin başına gelenlerde ortadadır. Sürgünde vefatına sebep olacak olaylar silsilesini başlatmıştı.

Ha derseniz ki ya tüm bunların olması; meseleyi çözmüyor. İslam'da dört kadınla evlilik uygulaması varlığını devam ettiriyor... ( Ki bu bile tam açıklanamıyor. Dört mü, yoksa daha fazla mı..? ) Evet aynen öyle oluyor. Ben bu tavsiyeyi uygulamam ama varlığını kabul ederim. Zaten çok kadınla evlilik bir emir değil. Bana burda garip gelen, Müslümanların bunu mantığa büründürme gayretleri...

Çok aşağılayıcı bir olay bu... Şehit olanın eşine göz dikmenin adı; onu ekonomik olarak rahat ettirmek.

ALLAH aşkına, böyle bir durum varsa kim cihat ederki..? Arkanda bırakacakların başına gelebilecek olanlar son derece ürkütücü. Ölüm çok kolay... Ama sonrası teşvik edici değil, resmen tiksindirici.

Şu an ki Irak'ı düşünün lütfen... Çok eşlilik kararı alındı orada bildiğim kadarıyla. Ama Müslümanların, şehit olanların eşlerine yönelik olarak bir çalışmaları olmadığı için, Iraklı kadınlar resmen kullanılıyorlar. 5 - 6 çocuk sahibi kadınlar alınıp - satılıyorlar modern köle pazarlarında.

Ve ne kadar acı ki bu pazarların kurulduğu yerler yine İslam ülkeleri. Suriye'de Şam'da, Bahreyn'de Katar'da ve diğer sözde Müslüman ülkelerde, bu kadınlar satılıyorlar...

Hiç bir kadın ama hiç bir kadın zorlama olmasa kendisini pazarda sattırmaz... İslam toplulukları bu kadınlara sahip çıkmalı ( alıp haremine sokmak dışında, sosyal bir güvence altına alabilse, kişiler üzerinden değil, örneğin vakıflar aracılığıyla) ondan sonraki aşamada çok eşliliğin ne kadar doğru / yanlış olduğu konuşulabilir...

Aç bırakıp, yetimlerinin iniltisine dayanamayan kadınları alıp, ardından da "ben bunlara merhamet ettim" diyene, sırtlandan başka bir sıfatı yakıştıramam...

Saygılar...
« Son Düzenleme: 07 Aralık 2010, 15:35:46 Gönderen: Savtegin »
Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Cinsiyet: Bay
  • KİM SÖYLERSE KENDİNE SÖYLER !
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #33 : 07 Aralık 2010, 17:01:02 »
Varsayalım ben bir ateist olarak soruyorum...

Siz müslümanların kitabında sarhoşluk veren içkinin bir damlasının dahi haram olduğu belirtilmiş. Bu konuda da ayetler "alıştıra alıştıra" alışkanlıktan kurtarma amacına dönük olarak inmiş ve son noktada içki tamamen yasaklanmış...

Siz müslümanlar 4 eşe gelince kıvırıyorsunuz. Eğer tek eş "daha iyi" ve "yeterli" olsaydı kuranda "artık müminler tek bir eşle evlensinler" diye bir ayet olması gerekmez miydi? Eğer kuran 4'e kadar eşe izin vermişse sorgusuz sualsiz 4 eş alınabilir demektir... Yok savaş sonrası yok zorunluluk diye kısıtlanamaz. Burada içki ayetindeki gibi "azalta azalta" 1'e indirme şekli uygun görülmemişse kim "en iyisi tek eş" diyebilir ki? Bunu neye dayanarak diyebilirsiniz ki?

Canım çekti 4 tane aldım. Var mı engel olabilecek bir tek kurani hüküm? Yoksa eğer öyle bir hüküm "kime göre, en iyisi tek eşle evlenmek?"

Buyrun... :) (Girmeyeyim diyordum dayanamadım... :-[)
sabanı vurdun kayaya,daa benim saban kırldı :)
yav benim aklım ne güzel berraktı. hoca ile beraber kafamı karıştırdınız..
şu kadınların satılması olayı ise dehşet verici. bu kadar çok gereksiz detay aylarca tartışılırken bu oayın gündeme gelmemesi olayın kendisi kadar kötü..
şimdi kim niye şehit olsunki. :o
saban paramparça yav......
 :(

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #34 : 07 Aralık 2010, 18:56:49 »
Hocam o er kişiye bizim oralarda "evliya" deniyor ki onlardan bir tane bulursam eteğine sarılmakta hiç bir sakınca görmem.  ;)

Ben "genç kadınları" kast ettim, ehtiyar erkekleri değil. :-*

Takdir edersiniz ki ehtiyar erkeklerin namusuna göz diken kadın pek görülmüş değildir ama tersi durumlarda toplumda kadının işi gerçekten çok zordur... :)



Evliya olamayız belki ama nefsimize hakim olmayı deneybiliriz... :)
Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #35 : 07 Aralık 2010, 19:38:47 »
Abi konuyu açma sebebim özellikle Ateist kesimin nitelenebilecek bir topluluğun sürekli istismarları...

İslamın hiç bilmeyenlerin önündeki açmazlarından birisi bu konu.

Yani; mesleye sadece Güney Doğu, Doğu ve Karadeniz olarak bakmıyorum.

Yukardaki açıklamalar daha tamamlanmamış. Özellikle gezginn ve TuğrulPaşa'nın açtıkları bakış açısından neler çıkar merak ediyorum...

Savtegin dostum,

Bakış açım oldukça net.
Kuranı kerimin bana verdiği bu ruhsatı Resul efendimiz kendi kızına bile tasarrufta bulunmazken bende onun izinden gideceğimi,gitmeye çalıştığımı açık ve net ifade ettim.Yani;ALLAH gecinden versin, eşimle maddi ve manevi ayrılmadıktan sonra İslam'ın bana verdiği bu cevazı/ruhsatı kendi lehime hayat arkadaşımın aleyhine kullanmak istemiyorum...

Doğu Anadolu yada Karadeniz meslesine gelince;Feodal toplumların etkisinde kalan egemen erkek hakimiyetinin izlerini taşıyan bizim toplumumuz malesef o bölgelerde çok eşli veya kuma ilişkisini meydana getirmektedirler.Bu eylemi meydana getirirkende İslam'ın verdiği cevaz'ta bence kendilerine göre sığınacak bir liman olarak arz etmektedir.Daha açıkcası ,erkeklerin nefislerine yenik düşmeleri/aç gözlülükleri olarak da değerlendirilebilir.
Hocam;ALLAH aşkına biz farz-ı ayınları adam akıllı yaptıkta sıra cevazlara mı kalmadı?
Sorum size istinaden değil.Bu evlilikleri aynı anda ard arda yapanlara ithafen bu soruyu sorma luzumu hissettim...

Öte yandan bu kadar karşı olurkende şunu not etmeyi unutmuş olmayayım;Zaruret halleri dışındaki oluşumları da göz ardı edemeyiz.Zaruret halindeki görevini ifaedemeyen bayanın durumu ve bunun karşılığında muhatap olduğu bu cevaz, kanımca biraz masum gibi bir eylem geliyor.Diğer taraftan "erkek çocuk" sahibi olma umuduyla kuma getirenleri bile masum bir istek olarak değerlendirmiyorum.Bu cevazı haklı zaruretler meydana gelmeden kullananlar için (amiyane bir tabir olacak belki ) yemek, yatak ve bebek doğurma üçgeninde yaşadıklarını düşünmekteyim.
Onun için herkese göre zaruret şıkları değişebilir ama kendimden örnek vererek ben zaruret için ufkumuzu açmış olayım... :-*

Haklı bir zaruret vardır.Değerlendirilebilir,masumca gözükebilir.
Birde kendini kandırmak için nefis zarureti vardır.
Ki ben ikincisi ile ilgilenmiyorum...


Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.184
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #36 : 07 Aralık 2010, 20:04:37 »
Haklı bir zaruret vardır.Değerlendirilebilir,masumca gözükebilir.
Birde kendini kandırmak için nefis zarureti vardır.
Ki ben ikincisi ile ilgilenmiyorum...

Elbette abi... Yukarda yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Zaruret halleri tabiki var. Örneğin çocuk sahibi olamamak bir erkek için son derece yıkıcı bir olaydır. Olayın kendisi zarurettir... Ama ister uygular kişi, isterse uygulamaz. O ayrı bir mesele.

Sanırım yazdıklarımda itirazım anlaşılmıştır. Ben bunun; kadınları koruyoruz şeklinde, hem alınan eşi aşağılayıcı, hem üstüne geldiği hanımı küçültücü ve hem de "merhamet gösterisi" olarak gösterilen tavrı eleştiriyorum. Bunu yapmak için izin var mı..? Evet var. O halde kendi zaaflarını ( zaruret konusunda değil ) kapatıp, mantığa büründürmek için, İslami göstermek, şehitlerin ruhuna, geride bıraktıkları yadigarlarına böylesine aşağılayıcı bir uygulama yapmak bana korkunç geliyor.

Bu ikiyüzlülüğünde ötesi bir şerefsizliktir ki Müslümanların bunu bahane olarak öne sürmeleri son derece rahatsız edici bir durum.

Alenen ben azgın bir adamım, beni ancak teneşir paklar, yoksa kimse beni tutamaz diyen bir adam bile, şehitlerin eşine "merhamet ediyorum" diyerek göz dikenler kadar şerefsiz olamaz...

Bu hakkı kullanmak isteyen kimseye ben kötü gözle bekmam. Çünkü kimin ailesinde, neler oluyor kimse bilmez. Böyle bir konuda yorum yapmak "dedikodudan" başka bir şey değildir.

Ama bunu "kadını aç - açıkta mı bırakaydım, yetimlere sahip çıktım" gibi bir mantığa büründürme ile yapanlar, tiksinilecek derecede basitleşmiş, her kutsalı alet edecek kadar ahlaksızlaşmış kişilerdir diye düşünüyorum...

Saygılar...
Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #37 : 07 Aralık 2010, 20:19:36 »
Varsayalım ben bir ateist olarak soruyorum...

Siz müslümanların kitabında sarhoşluk veren içkinin bir damlasının dahi haram olduğu belirtilmiş. Bu konuda da ayetler "alıştıra alıştıra" alışkanlıktan kurtarma amacına dönük olarak inmiş ve son noktada içki tamamen yasaklanmış...

Siz müslümanlar 4 eşe gelince kıvırıyorsunuz. Eğer tek eş "daha iyi" ve "yeterli" olsaydı kuranda "artık müminler tek bir eşle evlensinler" diye bir ayet olması gerekmez miydi? Eğer kuran 4'e kadar eşe izin vermişse sorgusuz sualsiz 4 eş alınabilir demektir... Yok savaş sonrası yok zorunluluk diye kısıtlanamaz. Burada içki ayetindeki gibi "azalta azalta" 1'e indirme şekli uygun görülmemişse kim "en iyisi tek eş" diyebilir ki? Bunu neye dayanarak diyebilirsiniz ki?

Canım çekti 4 tane aldım. Var mı engel olabilecek bir tek kurani hüküm? Yoksa eğer öyle bir hüküm "kime göre, en iyisi tek eşle evlenmek?"

Buyrun... :) (Girmeyeyim diyordum dayanamadım... :-[)

Bravo Kılçık...
Bende tam buna benzer bir soru bekliyordum... ;)

Biz Müslümanlar sadece bu konuda değil, bir çok farz-ı ayın konusunda (bende dahil) yan çizip vınlıyoruz... :-*
Yalnız konu eksik kalmış sadece sonunu getirmişsiniz bende izin verirseniz başını buraya taşımak için Bektaşi örneğinin hatırlatırım..Taşıyalım ki Bektaşi'nin namazdan kaçtığı gibi ortadan kirişi kırmayalım... :D
Atesitler çok meraklıdır,Farz dururken sünnetleri didik didiş etmeyi... :-*
Varsayımlara dayalı konu geliştirmeyi uygun bulmuyorum Kılçık hocam
En iyisi mi ben sizi ateist olarak varsaymayayım... :)

Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
İslam ve Dört Kadınla Evlenme...
« Yanıtla #38 : 07 Aralık 2010, 20:29:51 »
Savtegin hocam;

İslam öncesi arap toplumunda kadınların insan olup olmadıgı tartışılırken, islamiyet ile kadınların degeri , cennetin ayaklarının altında olması konumuna yükseltilmiştir. Düşünün kız bebek doğduğunda diri diri gömülürken, O toplum ki;" Anneleri cennetin ayakları altında bulunan" bir konuma çıkarmıştır.Diğer yandan Kadın erkeğe oranla korunmaya daha muhtaçtır.Narin bir varlıktır.Fiziki yapılarının farklılıklarından dolayı erkekler savaşçıl bir neferdir.İslam vahiy olunmadan önce diri diri gömülen kız çocukları, mal gibi alınıp satılan kadınlar vs. gibi durumlar vardır. Dünyada halen kadınları sömürmeye çalışan bir zihniyet var. Değişen birşeyler varsa zaten İslamın eseridir...

Eski toplumlarda savaş ve yaşamsal faliyetlerde avlanma, sığınma gibi ihtiyaçların uygulama görevi erkeğe addedilip verilmiştir. Bu durum, erkeği daha tehlikeli bir yaşam içine itmiş ve hastalıkların, savaşların sonucunda erkek nüfusu sürekli bir dengesizlik içindeydi.Toplumdaki erkek azlığı o kadar mühimdi ki, küçük krallıklar zamanında bir ordu diğer orduyu yendiği zaman tamamen yok eder veya köle haline getirir, o halktan geriye kalan kadınları da eş ve cariyeleri yaparak soy ve kültürü tarihten silmişti. Kazanan tarafta ise, zaiyat sonucu dul kalan kadınlarda başka erkeklerle eşleştirilip evlendirilmişti.

Bu yüzden erkek çocuğun öneminin de aslında buradan geldiğini sanıyorum.Kültürün, soyun devamın erkeğe ait olduğu düşünüldüğü için. Çünkü kadın üretkendir ve hangi kültürün içindeyse onun için üretecektir.
İslamda çok evlililik de tahminimce böyle bir ihtiyaçtan doğmuş olabilir...

Ama günümüzde kadın erkek nüfus dengesini düşünürsek ve artık erkek egemen bir toplumdan uzaklaştığımızı da var sayarsak, böyle bir fikri düşünmek bile abestir.Sonuçta İslam da mecbur tutup farz-ı ayın konumuna getirmiyor.
Ama sünnet, tavsiye edilen şeklinde yorumlandığı için, çok evlilik hala bir çok soruna da neden olmakta.Diğer yandan biz erkekler olarak;İslam'ın bize verdiği cevazları kullanmak suretiyle sinekten bile yağ çıkarmakta üzerimize yoktur... ^^dil

Kimse kusura bakmasın, ben bu 4 eş hakkında Ultra feminist'lerdenim...  :)

Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.