Gönderen Konu: FELÇ EDEN FELÇ EDİLMELİ Mİ? ARABİSTAN'IN KISASA KISAS DAVASI....  (Okunma sayısı 4385 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Alıntı
Ülkenin Tabuk adlı bölgesinde Abdülaziz El-Mutairi (22) adlı kişiyi saldırarak felç eden bir kişi için mahkeme ülkedeki hastanelere omuriliğin bir operasyonla kesilerek adamın felç edilip edilemeyeceğini sordu.

HASTANE YAPACAĞINDAN EMİN DEĞİL

Ülkenin en ünlü hastanesi olan Kral Faysal Hastanesi bu talebi reddederken başka bir hastane bunun mümkün olduğunu ama kendilerinin bunu yapabileceklerinden emin olmadıklarını belirtti.

SALDIRGANIN AYNI ACIYI ÇEKMESİNİ İSTİYOR

Eğer mağdur kan parası adı altında bir tazminatı kabul ederse kısasa kısas cezası uygulanmayacak. Satırlı saldırıya uğradığını belirten Mutairi saldırganının da aynı acıyı çekmesini istiyor. Kral Abdullah’ın da desteklediği ülkedeki reformistler ise bu geleneğin aşırıların işi olduğunu ve şeriatta hiçbir şekilde yeri bulunmadığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, Suudi yetkililerden böyle bir cezaya izin vermemelerini istedi.

Ne dersiniz?

Bir masumun "felç olarak yaşamasına sebebiyet veren" birisi felç edilmeli mi?

Edilmesin derseniz kalan ömrü felç olarak yaşamak için kaç para isterdiniz?

Edilsin derseniz bir anlık öfkenin bedeli olarak bir ömür felç olmak hakkında ne düşünürsünüz?

Konu "kısasa kısas" buyrun... :)
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı c_e_n_n_e_t

  • C_E_N_N_E_T
  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.635
  • Cinsiyet: Bayan
  • HERKES KENDİ İSTEDİĞİ KADAR VARDIR HAYATTA
FELÇ EDEN FELÇ EDİLMELİ Mİ? ARABİSTAN'IN KISASA KISAS DAVASI....
« Yanıtla #1 : 21 Ağustos 2010, 22:28:28 »
Masum birini kalan ömrünü felçli olarak geçirmesinin telafi ne para nede kısasa kısas olabilir.
bunun bir ölçüsü olamz bence çok zor ve acı olmalı

Böyle bir durumda olayın nasıl, neden gerçekleştiğine bakılmalı.
Sebep olanın sebepleri pişmansa samimiyeti çok önemli.
Ben canilik olan hareketlerin sonuçlarına, suçlu olanın katlanmak zorunda olduğunu düşünüyorum,

Ya insan başına gelmeden böyle bir duruma şudur demekte zorlanıyor. :o
Belki madura sormak gerek hangi bedel seni tatmin eder?
Senin çektiklerini bir başkasının çekmesini ister misin?Bunu sana yapan kişi bile olsa...................
HERKES KENDİ İSTEDİĞİ KADAR VARDIR HAYATTA

Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Cinsiyet: Bay
  • KİM SÖYLERSE KENDİNE SÖYLER !
FELÇ EDEN FELÇ EDİLMELİ Mİ? ARABİSTAN'IN KISASA KISAS DAVASI....
« Yanıtla #2 : 21 Ağustos 2010, 23:05:19 »
Ya insan başına gelmeden böyle bir duruma şudur demekte zorlanıyor.
aynen öyle kardeşim. bir kaç saat önce bu konuya yazdım sonra sildim beğenmedim çünkü yazdıklarımı..
bu konuda empati yapmakta zorlanıyorum.. şimdi kıssas olsun diye adamı felç etseniz bu ceza sadece ona olmazki. bir ailesi vardır ilaki. onların çekeceği cezada adamdan az olmaz..
zor konu yav..

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
FELÇ EDEN FELÇ EDİLMELİ Mİ? ARABİSTAN'IN KISASA KISAS DAVASI....
« Yanıtla #3 : 22 Ağustos 2010, 04:17:55 »
Ben nedense "kısasa kısas" hükmüne daha yakın hissediyorum kendimi...

Suç katışıksız ve kesin bir şekilde "ispatlıysa", mazlum gerçekten %100 mazlumsa, kısasta asla şüpheye düşmem...

Burada felç olan kişi sadece 22 yaşında...  Sebebi ne? Satırla vuran bir manyak... Ömrünün bundan sonraki kısmı "yaşayan bir ölü" olarak geçecek...

Bu kişi eğer "paraya" veya felç edenin "köleliğine" falan razı olacaksa amenna...

Yok "benim çektiğimi çeksin" diyorsa ve asla "vazgeçmiyorsa", o zaman o suçu işleyen kişi "felç" edilmeli... Adalet bunu gerektirir...

Haksız yere öldürenin öldürülmesine hoş bakıyorsak, haksız yere felç edenin felç edilmesine de  hoş bakmak durumunda değil miyiz?

KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
FELÇ EDEN FELÇ EDİLMELİ Mİ? ARABİSTAN'IN KISASA KISAS DAVASI....
« Yanıtla #4 : 23 Ağustos 2010, 13:59:08 »
İlginç bir konu... ???

Ben sakat bırakmak yerine, ölüm cezasını doğru bulurum. Sonuçta bu adam fiilen ölmese de felç kaldığına göre, "ölü gibi" bir yaşam geçirecek bundan sonra. Ceza da şahsi olması gerektiği için, saldırganın ailesine saldırgana bakmak gibi bir yük getirmek yerine, öldürülmesi daha mantıklı geliyor.

Tabi işin dini boyutu nedir bilemem...
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
Bugün'ün Türkiye yasaları gereğince bu şartı/Kısası yerine vermek mümkün mü?!

" İnsanlar arasında hükmederseniz ,adaletle hükmetmeniz gerekir" diyen yüce Kuran'da Yaradan Maide suresi 38.ayette "- Yaptıklarına bir karşılık ve ALLAH’tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. ALLAH, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." buyurduğu gibi Kısas örneği çok açık ve net vermiştir...

Bu nedenle uygulanması gereken de ALLAH'ın hükmü'dür.Yani;Kısas'a kısas...

"Onlara: "ALLAH’ın indirdiğine uyun" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızın yoluna uyarız" derler. Peki ya ataları doğru yolu bulamamış, hidayete erememişse?" - Bakara suresi 170.ayet -
Bu nedenle Hüküm vermek;

Yalnız ALLAH’ındır. (Yûsuf 67)

Hüküm O’nundur. (Kasas 88)

Artık hüküm yüce ve büyük ALLAH’ındır. (Mümin 12

Hüküm vermek ALLAH’a âittir. (Sûrâ 10)

Hüküm veren ALLAH’tır. (Ra’d 41)

Hüküm vermek yalnız ALLAH’a âittir. (En’âm 57)

Doğrusu hüküm yalnız O’nundur. (En’âm 62)

ve daha birçok ayette de belirtildiği gibi Hüküm ALLAH'ındır...


Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Alıntı
Yalnız ALLAH�ındır. (Yûsuf 67)

Hüküm O�nundur. (Kasas 88)

Artık hüküm yüce ve büyük ALLAH�ındır. (Mümin 12

Hüküm vermek ALLAH�a âittir. (Sûrâ 10)

Hüküm veren ALLAH�tır. (Ra�d 41)

Hüküm vermek yalnız ALLAH�a âittir. (En�âm 57)

Doğrusu hüküm yalnız O�nundur. (En�âm 62)

ve daha birçok ayette de belirtildiği gibi Hüküm ALLAH'ındır...

Hocam müsaadenle "konu dışı" bir şeyler yazayım... :)

Hariciler, "Hakem olayında" yukarıdaki ayetleri temele alarak Hz. Ali'yi tekfir etmemişler miydi?

Yukarıdaki ayetler bence "bıçak sırtı" ayetler... Tefsirlerinin çok dikkatli yapılması icap eder kanaatindeyim.

KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı enessubasi4

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.790
  • Cinsiyet: Bay
Haksız yere öldürenin öldürülmesine hoş bakıyorsak, haksız yere felç edenin felç edilmesine de  hoş bakmak durumunda değil miyiz?

hoş mu bakıyoruz KILÇIK abi ???

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Haksız yere öldürenin öldürülmesine hoş bakıyorsak, haksız yere felç edenin felç edilmesine de  hoş bakmak durumunda değil miyiz?

hoş mu bakıyoruz KILÇIK abi ???

Amanın Enes benim konuma yorum yazmış... Hayatta kaçırmam.. ;)

Şimdi aç bakiyim biraz şu sorunu, tam anlayamadım... Yalnız sorunu açarken arasına kendi düşünceni de sıkıştır... (Ülen nereden soru sorduk dedirtim adama ben  :-*)
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
Kılçık hocam;

Kusura bakmayın ama galiba bu sefer Kılçık'lıktan öte başka bir şeyler yazmaya çalışmıssınız...
Bir kere ben Tefsir yapmadım ki,sadece Hüküm ile ilgili alıntılar taşıdım buraya. O ayetlerin öncesinin de olduğunu umarım biliyorsunuz.Ki Tefsir konusu zaten benim boyumu aşar.Hatırlarsanız mevzu;Kısas'tı...
Öte yandan "bıçak sırtı " dediğiniz bu ayetlerin tefsirini yapabilecek en azından bu foruma deneyimli hocalarımız varsa bizimde onlardan öğrenmeye istekli talebe olduğumuz bilinmelidir.Yorum ile Tefsir'i karıştırmamak gerekir kanımca...

Yakın zamanda bu konu vb bir kaç konuda başlık açmayı düşünüyorum.İnşaALLAH orada belge'ye haiz ve deneyim sahibi değerli hocalarımızın katkılarıyla sağlıklı bir fikir alışverişinde bulunuruz...

Misalen; bugün yazdığım başka bir başlıkta Maide suresi 44.ayet ve sonrasındaki 45,47. ayet'te belirtilen hüküm verme konusu Diayalokçu arkadaşların sitelerin birinde şöyle izah edilmektedir;

"Bediüzzaman Hazretleri bahse konu Ayetleri Tefsir ederken "mellemyahkum"  – hükmetmeyenler- ifadesinin "mellemyusaddık" -tasdik etmeyenler- şeklinde anlaşılması gerektiğini ifade buyurmaktadır. ( Münazarat -Sayfa 124)

 Elmalı Hamdi Yazır ‘da olaya benzer bir yaklaşım sergiler :” Çünkü her kim ALLAH'ın indirdiği kitap ile hükmetmez, onun hakimiyetini tanımazsa, işte bunlar o kâfirlerdir” diyerek , ALLAH’ın hükümdarlığını tanımamaya vurgu yapmaktadır.  Tefsirinin devamında :” Küfürleri, ilâhî hükmü inkâr etmelerinden veya hakir görmelerinden; zulümleri, ölçüsü hak olan ilâhî hükmü atıp, başka hükümler ile hükmettiklerinden; fasıklıkları da hak hükümden çıktıklarından dolayıdır. Şu halde ya bu üç vasfın hepsi birliktedir veya her biri hükümden çekinmeye ilave olan bir hâle göre bağımsız sıfatlardandır.” demektedir.

Netice olarak diyebiliriz ki ; İman’da esas olan ALLAH’ın (C.C.) emir ve hükümlerini Kalben ve Lisanen “Tasdik“ tir. Amel diyeceğimiz hükümlerin uygulamalar ise , İmanı tahkikleştiren ve ALLAH’ın Rızasına vesile olan önemli bir rehberdir.

Evet, ALLAH’ın indirdiği Ahkam ve Nas’ları tasdik etmeyenler “kafirlerdir” , “zalimlerdir” , “fasıklardır”. Tasdik ettiği halde , elinde olmayan nedenlerle uygulama kısıtlılığı yaşanan hükümlerde iman açısından bir mesuliyet söz konusu değildir. "

Şimdi bende müsade ederseniz size soruyorum;
Bu yukarıdaki açıklamalar Tefsir'mi,Yorum'mu...?
Cevabınızı lütfederseniz sağlıklı bir fikir paylaşımı için bir iki kelam daha ederiz İnşaALLAH...
Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
Alıntı
Bugün'ün Türkiye yasaları gereğince bu şartı/Kısası yerine vermek mümkün mü?!

" İnsanlar arasında hükmederseniz ,adaletle hükmetmeniz gerekir" diyen yüce Kuran'da Yaradan Maide suresi 38.ayette "- Yaptıklarına bir karşılık ve ALLAH�tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. ALLAH, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." buyurduğu gibi Kısas örneği çok açık ve net vermiştir...

Bu nedenle uygulanması gereken de ALLAH'ın hükmü'dür.Yani;Kısas'a kısas...

Sayın hocam bir alttaki mesajınıza cevabı bir üstteki mesajınızdan başlayayım müsaade ederseniz.

Yukarıdaki ayet kesin hüküm bildirir, amenna..

Ama efendimiz ve 4 halifenin uygulamalarına şöyle bir göz gezdirdiğimizde karşımıza bu ayetin çok enteresan uygulama ve yorumlama biçimleri gelmekte... Mesela efendimiz(sav) bu cezanın seferde uygulanmayacağını belirterek ciddi bir sınır çizmiş. (Ebu Davud -Hudud,19)

Mesela yine efendimizin bir uygulamasın Ahmed Bin hanbel şöyle anlatmakta: Abbad bin Serahbil bir buğday taralasına girer ve biraz başak koparır. Onları tanelerinden ayırmaya başlar. O esnada tarlanın sahibi gelir onu döver, elbiselerini soyup alır. Abbad bin Serahbil efendimize giderek durumu şikayet eder. Efendimiz tarla sahinini çağırıp ona kızarak "O açtı doyurmadın, o cahildi öğretmedin" der elbiselerini verdirtir ve bir ölçek buğday verip gönderir...

Başka bir örnek de Hz. Ömer'den... Hatib'in köleleri bir adamın develerini çalıp keserler. Olay ortaya çıkınca yakalanırlar ve suçlarını itiraf ederler... Hz. Ömer hırsızlık cezası verecekken son anda vazgeçer. Hatib'i çağırır ve "onları aç bıraktığını düşünüyorum" der. Devesi çalınanların develerinin parasını Hatib'e ödetir ve eğer bir daha aç bırakırsa kendisine hırsızlık cezası vereceğini bildirir...
  

Hocam hüküm kesin... Ama bak o hükmün ne kadar farklı "incelikleri" olabilmekte... :)
« Son Düzenleme: 04 Kasım 2010, 21:29:24 Gönderen: KILÇIK »
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı Tuğrul Paşa

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.164
  • Cinsiyet: Bay
 Sn Kılçık;

Doğru diyorsunuz da;

Ayetleri Tefsir ederken "mellemyahkum"  – hükmetmeyenler- ifadesinin "mellemyusaddık" -tasdik etmeyenler- şeklinde anlaşılması gerektiğini ifade buyurmaktadır. ( Münazarat -Sayfa 124)

Mellemyahkum ibaresini ,Mellemyusaddık olarak anlaşılmasını da (yada düzeltilip değiştirilmesini de diyebilirmiyiz) o vb hükümlerin farklı inceliklerinden biri olarak algılayabilirmiyiz?

Amacım kesinlikle size sorularla konuyu boğmak değil...
Sizin alıntı yaptıklarınıza karşı bende buraya farklı bir bakış açısı getirebilirim ama yukarıdaki sorunun net bir cevabını lütfedreseniz sevinirim...

Not;Özür dilerim sonradan düzeltme yaptığım için.Ancak tırnak içindeki soruyu sormamın amacı konuya dair sağlıklı fikirler edinmektir.Başka bir gayem yoktur.Bilginize...
« Son Düzenleme: 04 Kasım 2010, 21:57:39 Gönderen: Tuğrul Paşa »
Bir kişi ALLAH (c.c)'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, ALLAH (c.c)' da onu başkasına muhtaç etmez.

Çevrimdışı KILÇIK

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6.012
  • Cinsiyet: Bay
  • Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...
İlgili bölümü netten bularak okudum. Açıkçası beni aştı hocam. Üstad neye dayanarak hükmetmeyi tasdik etme olarak yorumlamış anlayamadım...
« Son Düzenleme: 04 Kasım 2010, 22:25:46 Gönderen: KILÇIK »
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN