Gönderen Konu: Üç talak meselesi  (Okunma sayısı 3852 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
Üç talak meselesi
« : 28 Aralık 2009, 22:47:28 »
Üç talak meselesi:
Kuran ve hadislere göre boşanmak üç defadır.

Bakara 2/229
“Et talâku merratân(merratâni), fe imsâkun bi ma’rûfin ev tesrîhun bi ihsân...”
“Boşanma iki keredir. Bundan sonra (kadın) ya ma'rufla (örf ve adete uygun olarak) iyilikle tutulur veya ihsanla (1) serbest bırakılır...”

Ayette bildirildiği üzere Boşama hakkı iki defadır.
Bundan sonra tekrar boşanma durumu hasıl olursa üç talak hakkı kullanılmış olur.

Üç defa boşanan eşlerin birbirleri ile evlenmesi men edilmiştir.
Bundan sonra evlenmek isteyen başka bir eş bulmak zorundadır.
Şayet evlendiği eşi ile uyum sağlayamaz ayrılırlarsa tekrar eski eşi ile evlenmek isteyen için bir yasak yoktur.
Üç talak ayrı zamanlarda üç defa boşanmaktır.Bu ayrı zaman Fukaha’nın tespitlerine göre en asgari kadının bir ay hali zamandır.
Bir defada üç defa “boş ol” demek üç talak olmaz.
Bazıları bir seferde üç defa “boş ol” denildiğinde artık üç talak hakkının kullanıldığını eşlerin bir daha evlenemeyeceğini ve başka biri ile evlenmesi ve hatta hülle yapması gerektiğini iddia ederler.
Hadislere göre Peygamber efendimiz böyle bir uygulama yapmamıştır.


Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:
 Boşanma ile ilgili ayetler gelmezden önce bir adam karısını dilediği kadar boşardı iddeti (2) içersinde karısına döndüğü takdirde o kadın onun karısı sayılırdı. Yüz kere veya daha fazla boşasa bile durum değişmezdi. Nihayet bir adam karısına dedi ki: ALLAH’a yemin ederim ki: Seni öyle bir boşayacağım ki benden uzaklaşıp ayrılık meydana gelmeyecek ve seni ölesiye kadar da karım olarak barındırmayacağım. Kadın: “Bu nasıl olacak?” dedi. Adam da dedi ki: Seni boşayacağım iddetin dolmak üzereyken tekrar sana döneceğim.

Bunun üzerine kadın durumu anlatmak üzere Âişe’nin yanına çıktı. Âişe sustu Rasûlullah (s.a.v.) gelince durumu ona bildirdi. Rasûlullah (s.a.v.)’de sustu sonunda 2 Bakara: 229. ayeti indirildi: “Boşanmak iki defa olabilir. Üçüncüsünde evlilik, ya iyilikle devam eder veya güzel bir şekilde sona erdirilir…”

Âişe diyor ki: Bundan sonra bütün Müslümanlar geçmişte talak verenler de vermeyenler de bu yeni hükmü uygulamaya başladılar.(3)



(1)İhsan: İyilik, lütuf, bağışlamak. * Sahilik etmek, cömertlik yapmak.

(2)İddet: Lügatte, bekleme müddeti. Fıkıhta, Kocasından ayrılan kadının, başkası ile evlenebilmesi için, üç defa hayız görüp temiz oluncaya kadar geçen zaman. (Kocasından boşanırsa 100 gün, kocası ölürse 130 gün.)
(3)Tirmizi / Talak
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2009, 23:14:46 Gönderen: gezginn »

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım

Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
Üç talak meselesi
« Yanıtla #1 : 28 Aralık 2009, 23:03:54 »
İslam karşıtlarınca en çok kullanılan meselelerden biridir "üç talak" mevzusu. Özellikle bizim "sözde müslümanların" onların kullanmasına uygun tavırları da tuz biber ekmiştir, bu konu hakkında ki genel cehalete.

Gezgin abim, yerinde ve doğru şekilde açıklamış. İslam Hukuku dersi aldığımızda, ilgimi çeken birkaç konudan biriydi boşanma meselesi. Hocamız da sağolsun çok net ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıklamıştı konuyu. Öyle tek sefer de bırakın üç defa demeyi, üç yüz kere desenizde tek sayılır, her boşanma isteğinin dile getirilmesi arasında asgari bir aylık süre gereklidir ve arka arkaya üç sefer söylenmezse olmaz. Yani iki sefer dediniz; ama tekrar eşinizle barıştınız; ama bir süre sonra tekrar boşanma kararı aldınız. Yeni baştan üç sefer söylemeniz gereklidir. Bu üç aylık sürenin hem psikolojik hem de fizyolojik nedenleri vardır. Boşanma kararı bir anlık sinirle alınmış olmasın ve bu üç aylık süre kadının iddet süresine denk geldiği için, hamilelik durumunun açığa çıkması içindir.

Gezgin abimin izniyle birkaç cümlede biz etmiş olduk böylece. Sadece bu konu değil, birçok "şüpheli" gösterilen ve "kullanılmaya" çalışılan konuda aslında bilinen ve anlatılandan çok daha farklı olduğunu bilmemiz gerekli. İslam "akıl" dinidir, sorun bizim aklımızı rafa kaldırmamızdadır.

Saygılar...
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
Üç talak meselesi
« Yanıtla #2 : 28 Aralık 2009, 23:14:22 »
Sayın lütfi bir oh çektim yazınızı okuyunca
Hukukçu gözü ile bakınca...
Bazılarına anlatana kadar akla karayı seçiyoruz.
Maalesef bazı cami imamları bile konuyu yanlış biliyorlar.
Böyle oluncada insanlarda yanlış öğrenmiş oluyorlar.

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım

Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
Üç talak meselesi
« Yanıtla #3 : 28 Aralık 2009, 23:34:43 »
Sayın lütfi bir oh çektim yazınızı okuyunca
Hukukçu gözü ile bakınca...
Bazılarına anlatana kadar akla karayı seçiyoruz.
Maalesef bazı cami imamları bile konuyu yanlış biliyorlar.
Böyle oluncada insanlarda yanlış öğrenmiş oluyorlar.

Gerçekten haklısınız, İslam'ı bilmeden yapılanlar yüzünden, bilen insanlar derdini anlatmakta zorluk çekiyor. Yusuf İslam'dı yanılmıyorsam, eğer İslam'ı araştırmadan, doğruca müslümanların hareketlerine, davranışlarına baksaydım İslam'ı kabul edemeyebilirdim diyor. (konuyla ilgili olarak) Uçkurunun derdine düşen ve bu yaptığını dine monte etmeye çalışan bir kısım zevatın yüzünden, İslam'a karşı belkide sıcak bakabilecek insanlar soğuyor. E tabi o insanların sorumluluğunu da aldıklarını bilmiyorlar...

Aslında sadece anlattığım kadar da değil bu boşanma meselesi. Birkaç cümleden çok daha derin bir konu; ama dini bildiğini söyleyen ve bilmesi gereken birçok kişi bile "boş ol, boş ol, boş ol" demekten başka birşey bilmiyorlar bu konu hakkında.
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı PLATO

  • Yeni Üye
  • **
  • İleti: 2
Üç talak meselesi
« Yanıtla #4 : 29 Aralık 2009, 01:18:09 »
her boşanma isteğinin dile getirilmesi arasında asgari bir aylık süre gereklidir ve arka arkaya üç sefer söylenmezse olmaz. Yani iki sefer dediniz; ama tekrar eşinizle barıştınız; ama bir süre sonra tekrar boşanma kararı aldınız. Yeni baştan üç sefer söylemeniz gereklidir. Bu üç aylık sürenin hem psikolojik hem de fizyolojik nedenleri vardır. Boşanma kararı bir anlık sinirle alınmış olmasın ve bu üç aylık süre kadının iddet süresine denk geldiği için, hamilelik durumunun açığa çıkması içindir.

Yanılmıyorsam bu süre bir değil , üç ay üstad... Yani her ayrı boşanma süresi üç ay...
Boşanmayı eş hanımına bildirdiğinde, aynı evde yaşamaya devam ediyorlar...Bu noktada hanımına da boşanma hakkı düşüyor ve eğer hanımı evi terk ederse boşanmış oluyor, diye de hatırlıyorum...


Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
Üç talak meselesi
« Yanıtla #5 : 29 Aralık 2009, 02:54:05 »
Yanılmıyorsam bu süre bir değil , üç ay üstad... Yani her ayrı boşanma süresi üç ay...
Boşanmayı eş hanımına bildirdiğinde, aynı evde yaşamaya devam ediyorlar...Bu noktada hanımına da boşanma hakkı düşüyor ve eğer hanımı evi terk ederse boşanmış oluyor, diye de hatırlıyorum...


Şöyle bir durum var. Boşanmayı dile getirdiğinizde zaten aynı evde yaşamazsınız. "Yani iki sefer dediniz; ama tekrar eşinizle barıştınız; ama bir süre sonra tekrar boşanma kararı aldınız. Yeni baştan üç sefer söylemeniz gereklidir." dememin nedeni de barıştığınızda haliyle aynı evde yaşamaya başlamanız. Hamilelikle alakalı bir mesele esasında. Üç ay diyenin de 9 aylık hamilelik süresini kast ettiğini düşünüyorum ki, Süre konusunda da "bir ay" diye bir süre yok."kadının iki adet dönemi arası" diye bir süre belirtiliyor ki, buna kıyasen (yaklaşık 25-30 gün olduğu için) bir ay diyoruz. Esasında mesele kaç gün geçtiği değil, o sinirle, bir anlık ağızdan çıkmayla ailenin parçalanmasını önlemek. Yoksa bir aylık süre asgaridir, kesin değil.

Boşanma hakkı konusunda da, kadına boşanma hakkı yok mu? diye düşünebiliriz. Genelde ifadeler erkek için kullanılır. Peygamberimiz döneminde bir hanımın eşinden boşanmak için, Peygamberimize başvurduğunu biliyoruz. (ismini falan şu an hatırlamıyorum, bakmak için de zamanım yok, af buyrun) Yani erkek ne zaman ve nasıl bir boşanma hakkına sahipse, kadında aynı hakka sahiptir, aralarında bir fark yok.

Üstadlığımızda söz konusu değil, sadece bildiklerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Olsak olsak olduğumuz gibiyiz, yani öğrenciyiz... :)
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı PLATO

  • Yeni Üye
  • **
  • İleti: 2
Üç talak meselesi
« Yanıtla #6 : 29 Aralık 2009, 18:15:25 »
Şöyle bir durum var. Boşanmayı dile getirdiğinizde zaten aynı evde yaşamazsınız. "Yani iki sefer dediniz; ama tekrar eşinizle barıştınız; ama bir süre sonra tekrar boşanma kararı aldınız. Yeni baştan üç sefer söylemeniz gereklidir." dememin nedeni de barıştığınızda haliyle aynı evde yaşamaya başlamanız. Hamilelikle alakalı bir mesele esasında. Üç ay diyenin de 9 aylık hamilelik süresini kast ettiğini düşünüyorum ki, Süre konusunda da "bir ay" diye bir süre yok."kadının iki adet dönemi arası" diye bir süre belirtiliyor ki, buna kıyasen (yaklaşık 25-30 gün olduğu için) bir ay diyoruz. Esasında mesele kaç gün geçtiği değil, o sinirle, bir anlık ağızdan çıkmayla ailenin parçalanmasını önlemek. Yoksa bir aylık süre asgaridir, kesin değil.

Boşanma hakkı konusunda da, kadına boşanma hakkı yok mu? diye düşünebiliriz. Genelde ifadeler erkek için kullanılır. Peygamberimiz döneminde bir hanımın eşinden boşanmak için, Peygamberimize başvurduğunu biliyoruz. (ismini falan şu an hatırlamıyorum, bakmak için de zamanım yok, af buyrun) Yani erkek ne zaman ve nasıl bir boşanma hakkına sahipse, kadında aynı hakka sahiptir, aralarında bir fark yok.

Üstadlığımızda söz konusu değil, sadece bildiklerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Olsak olsak olduğumuz gibiyiz, yani öğrenciyiz... :)

(=

Bence bir kez daha araştırmanızda fayda var...Çünkü boşanma bildirimini eş hanımına yönelttiğinde aynı evde yaşamaya devam ediyorlar;fakat aynı evde ayrı şekilde...Yani cinsel ilişki noktası hariç, kadın yine vazifelerini yerine getiriyor...

3 ay mevzuunu Muvatta da okudum sanıyorum; ama tam emin değilim bu hususta...

Üstad, karşımdakine hitap şeklim (=

Bizde öğrenciyiz(;

Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
Üç talak meselesi
« Yanıtla #7 : 29 Aralık 2009, 20:18:44 »
Yanılmıyorsam bu süre bir değil , üç ay üstad... Yani her ayrı boşanma süresi üç ay...
Boşanmayı eş hanımına bildirdiğinde, aynı evde yaşamaya devam ediyorlar...Bu noktada hanımına da boşanma hakkı düşüyor ve eğer hanımı evi terk ederse boşanmış oluyor, diye de hatırlıyorum...



Mesaj sayınıza bakılırsa yenisiniz, öncelikle merhaba hoş geldiniz!
Sizin bahsettiğiniz iddettir.

İddet, boşanan kadın için yeniden evlenmek için beklenen süredir.
İlk iki boşanmaya küçük talak denir.
Üçüncü boşanmaya ise büyük talak denir.
Tekrar eski eşine dönecek kadının üç ay beklemesine gerek yoktur.
Bu yönde hadisler olduğu gibi fukahanın ittifakı vardır.

Sayın lütfinin bir adet dönemi dediği konu doğrudur.
Bir adet dönemi içinde iki defa boşanma yoktur.
Bu bir adet dönemi en asgari süredir.
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2009, 23:18:41 Gönderen: gezginn »

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım

Çevrimdışı mutekit

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.621
  • Cinsiyet: Bay
  • Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da...
Üç talak meselesi
« Yanıtla #8 : 29 Aralık 2009, 21:02:17 »
(=

Bence bir kez daha araştırmanızda fayda var...Çünkü boşanma bildirimini eş hanımına yönelttiğinde aynı evde yaşamaya devam ediyorlar;fakat aynı evde ayrı şekilde...Yani cinsel ilişki noktası hariç, kadın yine vazifelerini yerine getiriyor...

3 ay mevzuunu Muvatta da okudum sanıyorum; ama tam emin değilim bu hususta...

Üstad, karşımdakine hitap şeklim (=

Bizde öğrenciyiz(;

hitapta yanılma olmuş kusura bakmayın  :)

Aynı evde ayrı şekilde yaşama konusu mantıksız geldi bana. Boşanma kararı almış iki insanın bırakın üç ay (veya üç adet dönemi) beraber yaşaması ve karı kocanın birbirine görevlerini yerine getirmesi gibi bir durum fazlasıyla "ütopik". Nerde yazılmıştır, kim yazmıştır bilmiyorum; ama gerçekçi gelmedi bu. Bu konuyu bir kez daha araştırmanızda fayda var.

Diğer süre konusu da, dediğim burada önemli olan şey "bir anlık duygusallık" ile karar vermemek. Bildiğim kadarıyla çoğunlukla bir ay, on gün, üç gün, bir hafta gibi belli bir süre söz konusu olmuyor dini konularda. Mesela Ramazan'da bir ay diyoruz biz; ama Ay'ı görene kadar (ki bu bazı yıllar 29 bazı yıllar 30 gün oruç tutmamızın nedeni) Aynı şekilde bu boşanma konusunda da benim bildiğim adet dönemini referans alıyorlar, zaman belirtmek için; ama dediğim gibi bu süreler "asgari"dir.

Tabi bu konuda uzmanız diyemediğimiz için, siz de haklı olabilirsiniz, yanılıyor olma ihtimalimiz de her zaman mevcuttur.  :)

Saygılar...
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı da... (Duha 3)

Çevrimdışı gezginn

  • Genel Moderator
  • *
  • İleti: 3.187
  • Cinsiyet: Bay
Üç talak meselesi
« Yanıtla #9 : 29 Aralık 2009, 22:02:28 »
İddet süresi eşinden ayrı doldurulur.
Bu husuta ayet var.
Ayette "kendi kendine" İfadesi geçiyor.
İddet başlığında ayrıntısı ile ele alındı.

Bkz.http://www.birlikteforum.com/forum/iddet_bosanma_sonrasinda_kadinin_tekrar_evlenmesi_icin_beklemesi_gereken_sure-t28426.0.html

Mısır'da kimler darbe yaptı,uyanalım