RSS Facebook LinkedIn Twitter MySpace

BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Anket

Organ bagisi hakkinda ne düsünüyorsunuz ?

Evet  ( belirtiniz )
18 (64.3%)
Hayir ( belirtiniz )
5 (17.9%)
Emin degilim ( belirtiniz )
5 (17.9%)

Toplam Oy Verenler: 0

Gönderen Konu: Organ Bağışının Önemi  (Okunma sayısı 75827 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı arizona77

  • İnternette geçirdiğin zamanını paraya çevirmek istemez misin?http://internettencalis.net/affiliate/affiliates/signup.php?id=c485e80a
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 935
  • Teşekkür Sayısı: 579
Organ Bağışının Önemi
« : 17 Ocak 2008, 19:11:17 »
ORGAN BAĞIŞI NEDİR?

Öldükten sonra organlarınızın başka bir insan için kullanılmasına izin vermenizdir. Görmeyen bir insanın görmesini ya da hayatını diyaliz makinasına bağlı geçirek zorunda olan bir kişinin normal hayatına dönmesni sağlamaktır.
  Hangi Organlar Bağışlanabilir?
Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Ülkemizde kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebilmektedirler. Bir kişi organlarını bağışlayarak bir çok insana yaşama şansı verebilir.Organ Bağışını Kimler Yapabilir?
1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak ve bu dileğinizi iki tanık huzurunda sözlü olarak yapmanız, ayrıca bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi yeterli olacaktır. Bunun için en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak "Doku ve Organ Bağış Belge"nizi alabilirsiniz. Organ ve Doku Nakli Hizmetleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de en önemli sağlık sorunlarından birisidir.Organ Nakli Kimlerden Yapılır?Organ ve Doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir.1. Kadavra donör (verici) : Trafik kazası, kurşunlanma, beyin kanaması vb. nedenlerle yoğun bakımda tedavisi devam ederken beyin ölümüdenilen geri dönüşümsüz beyin hasarı gelişmiş hastaların organları bağışlandığı takdirde bunlar kadavra donör olarak tanımlanmaktadır.2. Canlı donör : Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir.Bunlar canlı donör olarak tanımlanmaktadır.Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organlardır. BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR? Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının irreversibl (geri dönüşümsüz) olarak kaybolmasıdır.Beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum ve dolaşım acakyoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makinelerine bağlanarak sürdürülebilmektedir.Solunum ve kalp atılımları yapay olarak sürdürülebilirken, beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez.Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü kabul edilir.Yoğun bakım ünitelerinde verilen tüm tıbbi desteğe rağmen ortalama 24-36 saat sonra beyin dışındaki fonksiyonlarını kaybederler. Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün değildir. Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör olarak adlandırılır. Bu donörlerde en kısa süre içerisinde (organlar fonksiynlarını kaybetmeden önce) organların alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi gereklidir. Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat Arasındaki Fark Nedir?Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir.Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir. Beyin Ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır.En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir. Beyin ölümünü, çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz.Vazodaki çiçek istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacaktır.Oysaki saksıdaki çiçek suladığımız müddetçe solmayacaktır. ORGAN ALIMI NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?
Organlarınızın alınması işlemi, konunun uzmanı doktorların bulunduğu Sağlık Bakanlığı ve Üniversite Organ Nakil Merkezleri'nde gerçekleştirilir. Organ bağışında bulunduğunuz takdirde organ bekleyen hastalara yaşama şansı verebilmeniz için "Bağış Belgenizi" bir kimlik gibi sürekli yanınızda bulundurmanız ve bu konuyla ilgili olarak yakın akrabalarınıza bilgi vermeniz gerekmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Organ Bağışı Konusuyla İlgili Görüşü:
Başkanlığım Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 06.03.1980 tarih ve 196 sayılı uzun kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu karara göre organ nakli için şu şartlara uyulması gerekmektedir :

    * Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi
    * Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması
    * Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması
    * Tedavisi yapılacak olan hastanın da kendisine yapılacak olan bu nakle razı olması gerekir.

Sizin organınızı verdiğiniz kişinin yaptığı iyilik ve fenalıktan tamamen kendisi sorumludur.    Bağış kartınızı yırtıp atmanız yeterlidir.Bu konuda ÖZGÜRSÜNÜZ!!!ULUSAL KOORDİNASYON MERKEZİOrgan ve Doku Nakli Hizmetlerinin başarıyla ulaşılabilmesi için Sağlık Bakanlığı'na,Milli Eğitim Bakanlığı'na, Üniversitelere,Diyanet İşleri Başkanlığı'na,Gönüllü Kuruşlara,yazılı ve görsel basına ve tüm halkımıza görev düşmektedir.Bu amaçla Sağlık Bakanlığı,Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemini (UKS) kurmuştur.Ulusal Koordinasyon Sistemini yürütmek amacıyla Ulusal Koordinasyon merkezi ve buraya bağlı Bölge Koordinasyon Merkezleri oluşturulmuştur.UKS'nin amacı bağışlanan organ ve dokuların tıbbi etik anlayışına uygun, adaletli bir şekilde,en uygun alıcıya naklinin sağlanmasıdır.Ülkemizde, Organ ve Doku Nakli bekleyen tüm hastaların kayıtları UKS içerisinde Ulusal Koordinasyon Merkezi'nde bulunmaktadır.Ulusal Koordinasyon Sisteminin yürütülmesi amacıyla Bakanlığımız Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı olmak üzere;Ankara'da Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi (UKM) ile, Ankara,İstanbul,İzmir,Antalya,Adana ve Kayseri illerinde Bölge Koordinasyon Merkezleri kurulmuştr.Organ Nakli Nedir?Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine,canlı veya ölüden alınan yeni,sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denir.  Organ ve Doku Nakli HizmetleriTedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar,tüm dünyanın olduğu gibi,ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir.Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar, uygun organ bulunamadığı takdirde yaşamlarını kısa bir süre içinde kaybetmektedir. Bugün 30.562 kronik böbrek yetmezliği hastası diyaliz cihazlarına bağlı olarak 'bir gün böbrek nakli bulabilmek umuduyla' yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.Nakli bekleyen hastaların bazıları ise tedavi olabilmek umuduyla yurt dışında çareler aramaktalar. Hangi Organ Dokularının Nakli Yapılmaktadır?Böbrekler sağ ve solda olmak üzere iki tanedir. Dakikada 1 litre kanı süzerek vücudu zararlı maddelerden temizlerler.Ancak bir çok sebepten böbrek dokusu zarar görerek işlevini yapamaz hale gelebilir.Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin %60'nı oluşturan kronik iltihabı durumda böbrekler fonksiyonlarını kaybederler. Bu durumda böbrek nakli gerekir.Kalp karın tutarak harap eden hastalıklarda kalp görevini yapamamaktadır. Bu hastalar nakil olmaz ise çok kısa sürede hayatlarını kaybetmektedir ve ancak kalp nakli ile yaşamaları mümkündür.Karaciğer karın boşluğunun sağ tarafında yer alır.Karaciğer hücrelerinin tahrip olduğu,siroz,kronik sarılık,karaciğer kanseri gibi tıbbi tedavinin başarısız kaldığı hastalıklarda karaciğer nakli tek çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Bağışlanan Organlar Kimlere Nakledilir?Organ alacak hastalar öncelikle kan grubu ve doku grubu uyumuna yaş,boy,kilo gibi kriterlere ayrıca tıbbi aciliyet durumuna göre belirlenir.Cins,ırk,din,zengin-fakir ayırımı yapılmaz. Organ Bağışının Dini Yönden Sakıncası Var mı?Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,3.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Bu kararda;·         Zaruret halinin bulunması,yani hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi, ·         Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması, ·         Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada ölmüş olması, ·         Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması, ·         Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması, ·         Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir. Yine aynı kararda "organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur" denilmektedir.Kur'an-ı Kerim'de de "Kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı" beyan olunmaktadır.(Maide suresi,Ayet 32) Organ Bağışı Nereye ve Nasıl Yapılır?·         Sağlık Müdürlerinde, ·         Hastanelerde, ·         Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında), ·         Organ Nakli Yapan Merkezlerde, ·         Organ nakli ile ilgilenen Vakıf,Dernek vs. kuruluşlarda organ bağışı işlemi yapılabilir. Organ bağışında bulunabilmek için;organ bağışı kartını iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir.Organ bağışı yapanların,bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olacaktır.Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.  
Karaciğer naklinin dünyada yaygınlaşmasını sağlayan. Türkiye'nin dünya çapındaki tıp adamlarından Prof. Dr. Münci Kamayoğlu, Türkiye'de her yıl 10 bin hastanın organ bulunamadığından boşu boşuna öldüğünü bildirdi.
ABD’nin Wisconsin Hastanesi’ndeki başarı operasyonlarıyla alanında uluslararası bir üne kavuştuktan sonra İstanbul Memorial Hastanesi ile anlaşarak Türkiye’ye kesin dönüş yapan Prof. Kalayoğlu, dün Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir konferans verdi. Türkiye’de dünyanın en iyi transplantasyon uzmanlarının görev yaptığını vurgulayan Kalayoğlu, şöyle devam etti: "TBMM Sağlık Komisyonu’nun daveti ile Trabzon’a gittim. Son günlerde bir cinayetle gündeme gelen bu ilimizde bugüne kadar bir tek organ bağışı yapılmamış. Bunu düşünebiliyor musunuz? Sonra Edirne’ye davet ettiler. Orada da aynı. Organsızlıktan yılda 10 bin insanımız ölüyor. Bu kadar insanımız niye ölsün? Affedersiniz ama, bu aptallık."


« Son Düzenleme: 22 Kasım 2010, 16:31:13 Gönderen: SIR »
İnternette geçirdiğin zamanını paraya çevirmek istemez misin?    http://internettencalis.net/affiliate/affiliates/signup.php?id=c485e80a

Çevrimdışı nickci

  • MUHAMMED TUĞRUL
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.216
  • Teşekkür Sayısı: 370
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #1 : 17 Ocak 2008, 22:30:11 »
Türkiye'de 80 bin hasta organ nakli bekliyor. Oysa son iki yılda sadece 3 bin 194 kişi organ bağışladı.

Hekimler kadavradan organ bağışını teşvik etmek için çırpınıyor, ama organ ihtiyacı olan binlerce hastanın bekleyecek çok fazla zamanı yok.

Türkiye'de kadavradan organ bağışı Avrupa ülkelerinden çok geride. İspanya'da bir milyon kişide 34, İtalya'da 21, Almanya'da 13 kadavra donör çıkarken Türkiye'de bu rakam sadece 2.

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #2 : 22 Ocak 2009, 02:29:23 »
Organ bagisi hakkinda ne düsünüyorsunuz ?

Organinizi bagislarmiydiniz ?





ORGAN BAĞIŞI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ

 

Bizim yada en sevdiklerimizden birinin organ nakline ihtiyacı olursa ne yaparız? Onları yaşatmak için nelerden vazgeçebileceğimizi bir düşünün! Bir gün daha bizimle kalması için neleri feda edebileceğimizi? Ve bu durumdaki binlerce gözü yaşlı insanı…..
 

 

 

ORGAN NAKLİ NEDİR?

Vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.

 

ORGAN BAĞIŞI NEDİR?

Bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.
 

NAKİL YAPILABİLECEK DOKU VE ORGANLAR HANGİLERİDİR?

Ülkemizde nakil yapılan organlar
    -Böbrek
    -Deri
    -Karaciğer
    -Kalp
    -Akciğer
    -Pankreas
    -İncebağırsak
    Nakil yapılan dokular ise;
    -Kemik
    -Kemik iliği
    -Kornea
    -Kalp kapağı

 

HER ÖLÜMDEN SONRA ORGANLAR ALINABİLİR Mİ?

Organ bağışı yapılsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Örneğin evde yada yolda vefat eden bir kimse bağış kartı ve ailesinin rızası olsa bile organları alınamaz. Yalnızca hastane yoğun bakım ortamında tıbben ölümü gerçekleşen insanlardan organ nakli yapılabilir. Yani sıkça duyduğumuz deprem ve felaketlerden sonra cesetlerin organlarının alınması gibi bir durum söz konusu değildir.

 

BİR ORGAN HERKESE NAKLEDİLEBİLİR Mİ?

Bir organın hiçbir özellik aranmadan herhangi birine nakledilmesi söz konusu değildir.Organ naklinde alıcı verici olacak kişilerin doku uyumları önem arz etmektedir. Alıcı ve vericinin doku uyumları testlerle belirlenir en yüksek doku uyumunda cerrahi işlem gerçekleştirilir. Ayrıca doku uyumunun yanı sıra nakille verilen bağışıklık önleyici ilaçlarla (İmmunsuppresive) ameliyat başarısı yükselir.

 

KİŞİ ÖLMEDEN ORGAN NAKLİ KARARI ALINABİLİR Mİ?

Tıpta en temel ilke her bireyin kendi yaşam hakkı olduğu ve trilyonda bir yaşama dönüş şansı bile olsa bu şansın sonuna kadar kullanılması gerektiğidir. Hiç kimse için nasıl olsa ölecek tabiri kullanılamaz. Hastane yoğun bakım ortamında doktorlardan oluşan bir ekip tarafından tıbbi ölüm kararı verilmeden organ nakli düşüncesi asla gündeme gelemez.

 


 

NEREYE-NASIL ORGAN BAĞIŞI YAPABİLİRİM?


-İl Sağlık Müdürlüğü

-Hastaneler

-Organ nakli yapan merkezlere

 

Organ bağışı yapmak isteyen kişiler yukarda belirtilen yerlere başvuru yaparak iki tanık huzurunda bir belge imzalayarak organ bağışı kartına sahip olurlar. Organ bağışı kartını alan kişinin, bağış kartını her zaman üzerinde taşıması gerekmektedir.

 

ORGAN BAĞIŞI İÇİN YAŞ SINIRI VE ÖZELLİK ARANIYOR MU?


18 Yaş ve üzeri akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir ve organ bağışı kartı sahibi olabilir.

 

BÜTÜN ORGANLARIMI BAĞIŞLAMAK İSTEMİYORUM, MÜMKÜN MÜ?


Organ bağışı kartının bir bölümünde bağışlamak istediğiniz organlarla ilgili seçenekler mevcuttur, bu bölümde işaretlediğiniz organlarınız dışında her hangi bir organınızın alınması söz konusu değildir.

 

HER ORGAN BAĞIŞI YAPANIN ORGANLARI MUTLAKA ALINIR MI?

Kişi organ bağışı yapmış olabilir fakat evde yolda yada kaza yerinde ölümü gerçekleşmiş ise organları alınamaz. Daha öncede belirttiğimiz gibi ancak hastane ortamında tıbben ölümü gerçekleşmiş kişilerin organları alınabilir.

 

ORGAN BAĞIŞI FİKRİMDEN VAZGEÇTİM! MÜMKÜN MÜ?

Organ bağışı kartı sahibi olsanız dahi, istediğiniz anda ailenize bildirerek ve bağış kartınızı yırtarak, fikrinizden vazgeçebilirsiniz.

 

ORGAN BAĞIŞI YAPTIĞIMI, AİLE BİREYLERİMDEN GİZLEMEK İSTİYORUM! ÜZERİMDEN ÇIKACAK BAĞIŞ KARTI YETERLİMİDİR?


Hiçbir zaman bağış kartı tek başına yeterli değildir. Ailenizin yada yakınlarınızın rızası olmadan organlarınız alınamaz. Bu sebeple bağış yaptığınız andan itibaren bu kararınızı ailenizle paylaşmanız gerekmektedir, organ bağışı bir nevi mirastır.

 

ORGANLARIMIN BİRİNE SATILMA İHTİMALİ YADA BELİRLİ KİŞİLERE ÖZELLİKLE VERİLME DURUMU VAR MIDIR?

Kişilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri 2238 sayılı yasaya göre yasaktır. Bağışlanan organlar, bu konuyla ilgilenen Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından tıbben acilliği ve doku uyumuna göre en uygun alıcıya nakil edilir. Bu belirlemede zengin, fakir, ırk, cinsiyet vb. ayrımlar kesinlikle yapılmaz.

 

ORGANLARI ALINAN KİŞİNİN CENAZESİ VUCUT BÜTÜNLÜĞÜ BOZULMADAN TESLİM EDİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Organları alınan kişinin cenazesi, kamuoyuna yansıdığı gibi bir torba içinde teslim edilmez aksine son derece özenli bir şekilde vücut bütünlüğü bozulmadan aileye teslim edilir. Bu konuda nakil merkezleri özellikle hassasiyet göstermektedir.

 

TÜRKİYE’DE ORGAN NAKLİ NE DURUMDADIR.

1975 CANLI DONÖRDEN BÖBREK NAKLİ

1978 KADAVRADAN BÖBREK NAKLİ

1988 KADAVRADAN KARACİĞER NAKLİ

1989 İLK BAŞARILI KALP NAKLİ

1990 CANLI AKRABADAN KISMİ KARACİĞER NAKLİ

1991 KALP KAPAĞI NAKLİ

1998 KADAVRA KARACİĞERİ İKİYE BÖLÜNEREK İKİ KİŞİYE NAKLİ.

1979 yılında Organ Ve Doku Alınması, Saklanması Ve Nakli Hakkında 2238 sayılı kanun çıkarılmış ve bu yasa 1982 yılında yeniden düzenlenmiştir.


Yorumlarinizi bekliyorum !!!

Simdiden tesekkürler .
Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.

Çevrimdışı elekci

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.872
  • Teşekkür Sayısı: 575
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #3 : 22 Ocak 2009, 02:46:21 »
videoyu izleyemedim ama tüm yazılanları okudum...emeğine sağlık kısa kısa güzel ve açıklayıcı bilgiler olmuş...

ben 18 yaşını doldurmamışken aileme kendi onayları olduğunda organlarımı verecekelerini hep söylerdim...eğer ölürsem hemen organlarımı bağışlayın derdim..annemde her seferinde biz o üzüntünün içinde senin rganlarınımı düşünücez benim aklıma gelmez babana söyle derdi...(tam hatırlamıyorum ama ALLAH korusun falan dermiydi acaba :) )

çok şükür 18 yaşıma geldim...Ve bu konuyuda görünce organ bağışı tekrar aklıma geldi en kısa zamanda organ bağışı kartı almaya gideceğim...

teşekkürler esme41 emeğine sağlık '^^cicek

"Ekmek su aş bulmak gecikebilir,
Temele taş bulmak gecikebilir,
Devlete baş bulmak gecikebilir,
Adalet gecikmez tez verilmeli!"

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #4 : 22 Ocak 2009, 02:56:52 »
videoyu izleyemedim ama tüm yazılanları okudum...emeğine sağlık kısa kısa güzel ve açıklayıcı bilgiler olmuş...

ben 18 yaşını doldurmamışken aileme kendi onayları olduğunda organlarımı verecekelerini hep söylerdim...eğer ölürsem hemen organlarımı bağışlayın derdim..annemde her seferinde biz o üzüntünün içinde senin rganlarınımı düşünücez benim aklıma gelmez babana söyle derdi...(tam hatırlamıyorum ama ALLAH korusun falan dermiydi acaba :) )

çok şükür 18 yaşıma geldim...Ve bu konuyuda görünce organ bağışı tekrar aklıma geldi en kısa zamanda organ bağışı kartı almaya gideceğim...

teşekkürler esme41 emeğine sağlık '^^cicek

Düsüncelerin cok güzel elekci. ;)

Organ bagisina  destek verelim, duyarlilik  gösterelim!

Bagislamak istemeyenler bile duyarlik göstersinler ve bu konu hakkinda
kendilerini gelistirsinler (arastirsinlar , bilgi edinsinler  )

Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Teşekkür Sayısı: 849
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #5 : 22 Ocak 2009, 03:56:11 »
hatırlıyorum bir ara wolta önermiştim forum olarak bu konuda bir kampanya düzenleyebilirmiyiz diye
uuzn bürokratik işlemleri var diye vazgeçmiştik
bu konudada ülke olarak çok gerideyiz ilik bankası içler acısı mesela (kıbrıs bile bizden daha fazla sayıya sahip) bu konu çok önemli ihtiyaç hasıl olmadan bir şeyler yapmak lazım
(işe yararmı veya yarayacakmı bilmem ama tüm organlarımı bağışladım ben)
« Son Düzenleme: 24 Ocak 2009, 07:06:35 Gönderen: mendakka5 »
GENELLEME FAŞİZME AÇILAN İLK KAPIDIR(mendakka)

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #6 : 23 Ocak 2009, 20:57:21 »
bu konudada ülke olarak çok gerideyiz
Bence Ülkemizde bu olaya soguk bakilmasinin en büyük nedeni dinimiz acisindan caiz olmadigi düsüncesidir..

Ölüden diriye organ naklinin câiz olabilmesi için şu şartların bulunması gerektiğini belirtirler:

1. Organ naklinde zaruretin bulunması,

2. Konunun uzmanlarında hastanın bu tedavi ile iyileşeceğine dair güçlü bir kanaatin oluşmuş bulunması,

3. Ölümünden önce kendisinin veya ölümünden sonra mirasçılarının onayının alınmış olması,

4. Tıbbî ve hukukî ölümün kesinleşmiş olması,

5. Organın bir ücret ve menfaat karşılığında verilmemiş olması,

6. Alıcının da buna razı olması.



Soru:
Biz herhangi bir organımızı birisine bağışlaya bilir miyiz?


Cevap:
Normal halde caiz olmayan bazı şeyler vardır ki, zaruret halinde meşru olmaktadır. Meselâ, vefat eden hamile bir annenin karnındaki çocuk canlı olup hareket ederse, âlimlerin çoğunun görüşüne göre, annenin karnı sol tarafından yarılır ve çocuk alınır. Çünkü bu durumda ölünün bir parçası alınsa da, başka bir canlının hayatı kurtarılmış olmaktadır.

İşte bu fıkhî hükme istinad eden zamanımız âlimleri organ nakline cevap vermektedir. Burada bir hastayı ölümden ve herhangi bir organını kaybetmekten korumakiçin, ölmüş olan bir kimsenin organlarından birisi çıkarılıp hastaya takılmaktadır. Bu ameliyat daha çok böbrek, kalb ve göz gibi âzalarda yapılmaktadır.

Bu meseleye genişçe temas eden Ezher ulemâsından Ahmed eş-Şirbâsî, bu ameliyatı yaparken bazı esasların göz önünde bulundurulmasını ve onlara riayet edilmesini şart koşmaktadır. Herşeyden önce bu “nakil” hayatî bir zaruretten dolayı yapılmalıdır. Umumî mânâda bir çeşit tedâvidir. Çünkü zaruretlerin bazı haramları mubah kıldığı, bilinen bir kaidedir.

Böyle bir zaruret hâli ortaya çıkınca, hastanın mâruz kaldığı hayatî tehlikenin ancak bu yolla giderileceği teşhisinin konmuş olması; bu ameliyattan sonra da hastanın ya da tam olarak veya galip bir zanla kurtulma ümidinin tesbit edilmesi gerekir. Yâni, ameliyat hem son çare olmalı, hem de kurtulma ümidi “kesin”e yakın bulunmalıdır. Tabiî, bu teşhiste sıradan kimselerin değil de, sahasında uzman bir doktorun veya varsa sağlık heyetinin karar vermiş olması lâzımdır.

Kalbi, böbreği veya gözü alınacak ölünün hayatta iken organlarını bağışlamış olması veya gerektiğinde alınabileceğine dâir muvafakatının mevcut olması da icap eder. Şayet ölen kimse hayatta iken böyle birşey söylememiş, bir muvafakatta bulunmamışsa, yakınlarının veya varislerinin rızası alınmalıdır. Ayrıca ölmüş kişi, “Ben ölünce cesedime dokunmayın” şeklinde bir vasiyette bulunmamışsa, bu vasiyete riayet edilmelidir.

Organı nakledilecek kimsenin de gerçek mânâda ölmüş olması gerekir. Hayatta bulunduğu müddetçe alındığı takdirde ölümüne sebep olabilecek kalb gibi bir organının alınıp bir başka hastaya nakledilmesi caiz değildir. Bir müddet sonra öleceği tahmin edilen bir hastanın organı da alınmaz. Öyle ki, doktorların kesin olarak öleceği hususunda rapor verdikleri pek çok hastanın sağlığına kavuşup yaşadığı vâkidir. Bu itibarla, can çekişen bir hastanın “Nasıl olsa ölecek” doüşüncesiyle bir organını alıp başka bir hastaya nakletmek caiz değildir.

Hayatta olan bir insanın ölmek üzere olan bir hastaya iki böbreğinden birisini vermesinde ise, eğer tıbbî ve sıhhî açıdan, bağışta bulunan kimseye o anda ve ondan sonraki hayatında bir zarar gelmeyeceği tesbit edilir de akabinde böbrek nakli yapılırsa; yine burada birkişinin hayatının kurtarılması bahis mevzuu olduğundan ve böbreğini bağışlayan kimse de zarar görmeyeceği için, bir mahzur olmaması gerektir. Bu bağış bir fedakârlıktır.

Bu arada, ameliyat yapılacak kimsenin muvâfakatı, rızası alınmalıdır. Onun haberi olmadan, imzası alınmadan yapılan bir ameliyat zaten mümkün olmadığı gibi, dinen de uygun olmaz.

Bu meselede İslâmiyetin nazara aldığı mühim husus, insan hayatının kurtarılmasının hedef alınmış olmasıdır. Çünkü dinin esaslarından birisi de “hayatı muhafaza”dır. Bir kişinin hayatının kurtulmasına vesile olmanın bütün insanları hayata kavuşturmak kadar mühim olduğunu bildiren âyetin meâli ise şöyledir: “Kim bir kimseyi bir cana veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı ölümden kurtarırsa bütün insanları ölümden kurtarmış gibi olur.” Bu gayeye uygun olduğu içindir ki, müteahhirîn âlimleri hastaya ve çok kan kaybına uğrayan kimseye kan naklinin caiz olduğunu belirtmişlerdir. Hattâ alınan kan gayrimüslimden de olsa caizdir.

Ancak her ne şekilde olursa olsun, organını bağışlayan veya böbreğini sağlığında veren, kan bağışı yapan kimse, bunların karşılığında bir para almamalı, menfaat şartı koşmamalıdır. Çünkü insan ve insanın parçaları, istenildiği zaman satılan ve menfaat temin edilen bir meta değildir. Bu itibarla, mecburiyet karşılığında bağışlanan bir organdan veya kandan ücret almak caiz olmamaktadır.

Bu vesile ile bu meselede sıkça sorulan bir hususa da açıklık getirelim:

Ölmeden önce göz ve böbrek gibi bir organını bağışlayan kimse, bu organlarının öldükten sonra bir hastaya takılmasıyla şüphesiz sevap kazanacaktır. Çünkü bu sayede başka bir insan sıhhate kavuşmuş, hayata dönmüştür. Ancak organ bağışlayan bu kimse bağışlamış olduğu ve sonra da nakledilmiş olan bu uzvunun ikinci bir şahısta gördüğü vazifeden dolayı mes’ul sayılmaz.

Şöyle ki, bir başkasından nakledilen gözle görmeye başlayan, eğer o gözle harama bakmış, bir günah işlemişse mes’uliyet kendisinedir. Ölen kimsenin bundan bir mes’uliyeti yoktur. Çünkü o adam ölmesiyle vücut elbisesinden tamamen soyulmuş, artık maddî bedenle bir irtibatı kalmamıştır.

alinti

 
« Son Düzenleme: 23 Ocak 2009, 20:59:30 Gönderen: esma 41 »

Çevrimdışı KILÇIK

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 6.004
  • Teşekkür Sayısı: 1465
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #7 : 23 Ocak 2009, 21:48:43 »
  Bu ülkede bu şartlarda kesin olarak organ bağışlamam.

  Çünkü bu ülkede "para kazanma arzusu" her türlü "etik kuralı" çatır çatır çiğnemektedir...

  Birgün bir hastane yoğun bakım ünitesine düşersem, ve organlarım bir milyarderin beklediği organlarsa eğer

  Bana benim yaşatılmam için gerekli tüm çabanın gösterileceğine kim kefil olur?

  Kolay yoldan "fişimin çekilmesi" kaç paraya hallolur?

  Hangi doktor ve hangi hastane "asla satmaz beni"...

  Var mı cevabınız?

   Yoksa eğer, "organlarım benimle gömülsün"...
« Son Düzenleme: 23 Ocak 2009, 21:49:24 Gönderen: KILÇIK »
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Teşekkür Sayısı: 849
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #8 : 23 Ocak 2009, 22:39:43 »
  Bu ülkede bu şartlarda kesin olarak organ bağışlamam.

  Çünkü bu ülkede "para kazanma arzusu" her türlü "etik kuralı" çatır çatır çiğnemektedir...

  Birgün bir hastane yoğun bakım ünitesine düşersem, ve organlarım bir milyarderin beklediği organlarsa eğer

  Bana benim yaşatılmam için gerekli tüm çabanın gösterileceğine kim kefil olur?

  Kolay yoldan "fişimin çekilmesi" kaç paraya hallolur?

  Hangi doktor ve hangi hastane "asla satmaz beni"...

  Var mı cevabınız?

   Yoksa eğer, "organlarım benimle gömülsün"...
kapkara bakmışsın yav tamam çok vampir varda o kadarda değil sahipsizmisin sen
 bu işin birde sevap yönü var ben tüm organlarımı ALLAH rızası için bağışladım bunu istismar ederlermi onu bilemem nasılsa her şeyi bilen bilir

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #9 : 23 Ocak 2009, 22:49:40 »
Kilcik (Bey ) sizin dediginiz olay o kadarda kolay degil .
Simdi bazilari burasi Türkiye , burda hersey olabilir düsüncesine düsebilir.

 Nefroloji Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Akpolat in yazisini okuyalim.

Organ bağışı efsaneleri!

Bugüne kadar hiçbir cerrahi işlem bu kadar 'şehir efsanesi' üretmedi..



Organ bağışında gerçek olmamasına rağmen
vatandaşlar tarafından inanılan bazı söylentilerin bağışları engellediği
bildirildi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Akpolat, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'de organ bağışının istenilen düzeyde olmadığını ve her yıl
binlerce insanın uygun organ bulamadığı için hayatını kaybettiğini
söyledi.

Organ bağışlarının az olmasında ''şehir efsanesi'' olarak tabir edilen
bazı olumsuz söylentilerin etkili olduğuna işaret eden Akpolat,
özellikle medyada ''abartılı haberler'' yer aldığını savundu.

''Görünüşte her şey çok basit; organ bağışlayın, hayat kurtarın'' diyen
Akpolat, uygulamada ise insanların kafalarının karışık olduğunu, organ
bağışlanmadığı için pek çok hayatın da kaybedildiğini vurguladı.


Bugüne kadar hiçbir cerrahi işlem üzerinde belki de organ bağışı
kadar efsane üretilmediğine işaret eden Akpolat, ''eğer organlarımı
bağışlarsam, acil servis doktorları ve görevlileri hayatımı kurtarmak
için gerektiği kadar çaba göstermez, bir başkasının hayatını kurtarmak
için benim organlarımı almaya bakarlar'' gibi olumsuz düşünce ve
söylenti üretildiğini anlattı.


Acil serviste hastayla ilgilenen doktorların uzmanlık alanlarının organ
nakli olmadığını vurgulayan Akpolat, organ bağışının ancak beyin ölümü
tespit edildikten sonra gündeme geleceğini kaydetti.

Akpolat, beyin ölümü tespiti yapan doktorlarla organ nakli yapacak
ekibin ve organ alacak hastanın sürekli doktorlarının yasa gereği farklı
kişiler olduğunu belirterek, ayrıca beyin ölümü durumunda bile ailenin
rızasının alındığını kaydetti.
Akpolat, şöyle devam etti:

''Diğer bir şehir efsanesi ise ''belki de beyin ölümü raporum
imzalandığında gerçekten ölmüş olmayacağım ve eğer organlarım nakil için
alınmazsa, belki de yeniden hayata dönme şansım olacak'' şeklinde. Beyin
ölümü tanısı konduktan sonra insanların hayata dönmesi söz konusu
değildir. Ayrıca üzerinden organ bağışı kartı çıkan hastalara gerçekten
beyin ölümü durumunda olup olmadıklarını anlamak için normal bir ölüm
vakasından daha çok test yapılır.
'

Bir gün organ mafyasının kurbanı olma ve uyutulup sonra da bir böbreğim
alınmış olarak sokakta uyanma ihtimalim ne zaman var'' söylentisi de
çok dolaşan, internette sık rastlanılan bir öykü olmakla birlikte gerçek
olma şansı neredeyse yok denecek kadar azdır.''

Organ naklinin sıradan bir operasyon olmadığını, özel donanım
gerektirdiğini de belirten Akpolat, ''organ nakli sokak köşelerinde
yapılamayacak kadar karmaşık bir operasyondur. Ancak yasal olarak suç
olmasına karşın, özellikle de canlı vericili böbrek nakillerinde para
karşılığı organ ticareti de söz konusu olabilmektedir. Organ ticaretini
bitirecek tek çare, iyi çalışan ve yeterli organ sağlayan bir bağış
sistemidir'' diye konuştu.


Dini açıdan da organ bağışının hiçbir sakıncası olmadığını vurgulayan
Akpolat, bütün semavi dinlerin insan hayatını kurtaran bir yöntem olan
organ bağışını onayladığını kaydetti.
Organ ve doku bağışlarıyla ilgili operasyonların cesedin görünümünü
mümkün olduğunca az etkileyecek şekilde yapıldığına da işaret eden
Akpolat, kesiklerin kişi yaşıyormuş ve ameliyat olmuş gibi özenle
dikildiğini belirtti.

Kişinin yaşlı olması veya herhangi bir hastalığının bulunmasının organ
bağışına engel olmadığını da vurgulayan Akpolat, bu kararın tıbbi
ölçülerle verilebileceğine işaret etti.

Organ bağışının açıklanmasının sadece bağışçı ailenin isteğiyle olduğunu
söyleyen Akpolat
, organ bağışında beyin ölümü gerçekleştiği için kişinin
acı hissetmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Organ bağışıyla ilgili üretilen söylentilere inanılmamasını isteyen
Akpolat, hayat kurtarmak için herkesi organ bağışında bulunmaya davet
etti.

Kilcik , kolay yoldan bir insanin "fisini cekmek" o kadarda kolay olmadigini üstte okuduk.

Organ bagis kartinizi üzerinizde tasisaniz  bile (bunu bende tavsiye etmiyorum , bence evinizde saklayin )
ailenizin Rizasi gerekiyor.Ailenizin rizasi olmadan , kesinlikle insanin "fisi cekilemiyor "

Saygilar ...  '^^cicek

Çevrimdışı Savtegin

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.181
  • Teşekkür Sayısı: 1246
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #10 : 23 Ocak 2009, 23:17:09 »
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/kurul/karar.asp?id=3&sorgu=1

Konuyla alakalı fetva burada.

Burdan yola çıkılarak evet organ nakli olabilir ya da bu gün bu şartlara uyuluyor demek mümkün mü?

Öncelikle fetva dikkatle incelenirse görülecektir ki "organı alınan kişinin ölü olması" diyor.

Beyin ölümü falan demiyor.

Fişini çekin,ailesi izin verdiyse sorun yok demiyor.

Ne diyor"ölmüş olması"şart.

Bakın beyin ölümü olmuşsa sorun yok demek,kimsenin haddi değildir.

Kusura bakmayın ama vazoda ki çiçeği bile,kurumadan kimse atmaz.

Beni bu fetva tatmin etmiyor.Kaldı ki beyin ölümü gerçekleşmiş bir insanın,fişi çekilmeden önce bu işlem yapılmak zorunda.Yani fişi çekilip organı alınmıyor.Organı alınıp,ölüme bırakılıyor.

Bu arada şehir efsanesi demişsin ablam.Ancak size tavsiyem sadece googleye Çin+Organ Nakli yazın ve bakın bakalım.Bu nedenle Dünya'da ne kadar mazlum,ölüme mahkum edilip,canı çıkmadan organları alınıyor.İsrail bu nakil trafiğinin neresinde acaba?

Saygılar.



Dünyanın en tehlikeli hali,
cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.


Çevrimdışı mendakka5

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 5.847
  • Teşekkür Sayısı: 849
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #11 : 23 Ocak 2009, 23:24:41 »
süper bir paylaşım olmuş kılçık gibi aklıbaşında biri bile öyle düşünüyorsa var gerisini sen düşün

Çevrimdışı KILÇIK

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 6.004
  • Teşekkür Sayısı: 1465
Organ Bağışının Önemi
« Yanıtla #12 : 23 Ocak 2009, 23:28:04 »
Kilcik , kolay yoldan bir insanin "fisini cekmek" o kadarda kolay olmadigini üstte okuduk.

Organ bagis kartinizi üzerinizde tasisaniz  bile (bunu bende tavsiye etmiyorum , bence evinizde saklayin )
ailenizin Rizasi gerekiyor.Ailenizin rizasi olmadan , kesinlikle insanin "fisi cekilemiyor "

Saygilar ...  '^^cicek

   Bakın sayın Esma ( bu arada bana sadece KILÇIK diye hitap ediniz  :))

   Benim bir kalbe ihtiyacım olsaydı, ve bırakın milyarderliği sadece bir tane evim olsaydı, o kalp için ben o evi gözümü kırpmadan verirdim.

   Teknoloji sadece olumlu yönde gelişmiyor. Olumlu gelişen teknoloji olumsuz gayelere hizmet eder hâle gelebiliyor.

   Birilerinin elinde bağış yapmaya razı adamın gen tahlil sonuçları varsa, ve bu adamların binlercesinin sonuçları bir eldeyse, hastanelerin acil servislerine düşen "bağış yapmaya hazır" hasta bilgisine günümüz teknolojisiyle hemen ulaşılabilir mi? Kesinlikle ulaşılabilir.

   İstenen şey, ömrü uzatacak bir şey. Bedeli çok pahalı. Belki paranoyakça ama benim acil servis doktorum veya yoğun bakım doktorum mesela nakit 30000 TL'ye ömrümü kısaltabilir mi? Bunu yapsa benim akrabalarım bunu anlayabilir mi?

   Teori ile pratikte yaşanabilecek farklılıklara inanıyorum. Maalesef...

 

FORUM KURALLARI
Yasal Uyarı: Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, bf@birlikteforum.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet incelenip ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Birlikteforum.com SMF 2.0.8 | SMF © 2011, Simple Machines
SimplePortal 2.3.5 © 2008-2012, SimplePortal