RSS Facebook LinkedIn Twitter MySpace

BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )  (Okunma sayısı 7349 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Izinizle bazi yorumlari buraya eklemek istiyorum.
Bence bu Konu cok önemli , herkes bildigini veya ögrenmek istedigini
bu baslik altinda yazabilir . Bizde birseyler ögrenmis oluruz.

Yani Konuya burdan devam edelim (diger Konunun dagilmamasi icin ) .

DIP NOT: Konu Basligi biraz "karsik " oldu ama daha iyi bir
"Fikire " herzaman acigim .  :)


Yanlız hadis konusunda ,kuran-ı kerim ile çelişen bir hadise rastlayamayacağınızı iddia ediyorum.(Sahih hadisler için geçerli bu , doğrulukları şüpheli olan veya tartışılanlar hariç)  sahih-i buhari ve müslimin deki hadislerin yanlış hatırlamıyorsam birkaçının -sadece bazı alimler tarafından- sahihe yakın olarak nitelenip diğerlerinin sahih olduğu konusunda islam ulemasının söz birliği etmesi , mutabık kalması bize bu hadislerin doğruluğunu kanıtlar.Ki zaten Kuran-ı kerimden sonra müslümanlar arasında en itibar edilen kitaplardır bunlar.Dediğiniz gibi efendimiz(s.a.s.)'den yıllar sonra toplanmış olan hadislerde ravilerin şaşırmış olma ihtimalleri ve kelimesi kelimesine hatırlayamamaları gibi bir durum söz konusu olmuştur fakat hadis alimi olan büyüklerimiz sık eliyip ince dokuyarak aralarından sahih olanları bularak ve sahihliği konusunda derecelendirme yaparak bugünlere kadar gelen eserler bırakmışlardır.Bildiğiniz gibi zaman zaman bi konu hakkındaki hadisleri araştırırken aynı şeyi farklı kelimelerle anlatan hadislere rastgeliriz ve bu kelime farkları bazen yorum farklarına sebep oluyor , bu tür hadislerde de araştırma yapılırsa ulema tarafından akla en yatkın olan açıklamalarda yapılmıştı.
Son mesajınızdaki;
"...Ama kuranda dayanağı olmayan hadisleri "eğer aklıma da uymuyorlarsa" hangi kaynakta yazılırsa yazılsın kabul etmiyorum..." %100 buhari ve müsliminde yazanlar doğrudur diyecek değilim fakat şimdiye kadar aklıma yatmayan yada kuranla çeliştiğini gördüğim hadise rastgelmedim.(aklımın almadığı yada karıştırdığım yorumda hata yaptığım çıktı fakat açıklamalarını okuyunca kafamda soru işareti kalmadı) Şuda acı bir gerçek ki okumayan halkımız içinde dine uymayan birçok söz dolaşmakta ve işler yapılmakta. Sizi az-çok tanıdığım içim (yazdığınız mesajlardan) sizinde 2. cümlede yazdığım konuya işaret ettiğiniz anlamını çıkardım..



Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #1 : 13 Mayıs 2009, 18:56:23 »
  Sayın cyberking,

  Yazınızda behsettiğiniz kimi arkadaşlardan biri olarak bu konudaki düşüncemi yeniden aktarmak isterim. :)

  Bakın, kıyamete kadar değiştirilemeyeceği "kesin" olarak beyan edilen ve her koşulda uymamız gerekenler "ayetlerde yazılanlardır", hadisler değil.

  Hele ki bizler ,  20-30 senede çağın değişimine uygun olarak, babalarımızın hayatından bile taban tabana farklı "hayatlar" yaşarken, 1400 sene öncesinin hayatı ile ilgili olan ve kesinliği net olmayan,"şeklî" uygulamaları alıp da bugünle ilgili temel kabul edersek bu durumumuz, hem bizim "aklımızı" kullanmamızı engeller, hem de bu dinden olmayan insanların dine saldırmaları için çok güzel "fırsatlar" sunar.. (Misal tuvalette düşünmenin "günah" olduğu fikri...)

   İster Buhari'de ister başka bir hadis aliminin kitabında yazsın, aklıma hitap etmeyen ve dinin "inanış" yönünü değil, o zamanın araplarının uyguladığı geleneksel bazı uygulamaları konu alan hadisleri "kabul etmiyorum."

  Hadislerin "uydurma" olması konusuna gelince, söylenen sözün "kimler tarafından ve nasıl aktarıldığı ve bu aktarma esnasında anlamının tahrif edilip edilmediği" konusuna değinmek lazım.

  Sahabenin hepsini aynı "akıl" düzeyinde olduğunu var sayabilir miyiz? Yani efendimiz'in bir sözü hangi amaçla ve neyi temele alarak söylediğini tüm sahabe "aynı" şekilde doğru anlamış olabilir mi?

   Efendimizin vefatının ardından Hz. Aişe'nin bazı beyanlarından yola çıkarak sahabenin de bu konuda "eksiklikleri" olabildiğini görüyoruz. Bazı konularda "efendimizin böyle söylediğini söylüyorlar" dendiğinde Hz. Aişe "onlar ne demek istediğini anlamamış" diyerek düzeltmelerde bulunmuş, ve bazı durumlarda anlatılanları "reddetmiştir".

   Şimdi soruyorum. Bir hadisi aktaran kişi ne kadar iyi niyetli olursa olsun, efendimiz'in o cümleyi o andaki kullanım amacını bilmiyorsa veya aradan geçen senelerde istemeden de olsa anlatılanları "çarpıtmışsa" ne olacak? O zaman ben efendimize mi inanmış olucam yoksa onun sözlerinin ruhunu "hiç anlamadan" ve belki "kendinden katkılar" yaparak aktaran kişilerin sözlerine mi inanmış olucam.(ki malumunuz hadislerin yazılması ve toplanması efendimiz'in vefatından uzun yıllar sonra olmuştur ve bir çok sahabe belki de 30-40 sene önce yaşanmış olaylarla ilgli zihninde kalanları aktararak "hadis" kaynaklarının oluşmasını sağlamıştır)
 
   Özetlersem. Kuran'da belirtilen temel ilkelere paralel olan ve onları açıklayan her türlü hadisi "başımla beraber" kabul ediyorum. Ama kuranda dayanağı olmayan hadisleri "eğer aklıma da uymuyorlarsa" hangi kaynakta yazılırsa yazılsın kabul etmiyorum ve diyorum ki "Rabbim, "kıyamete kadar değiştirilemeyecek" dediğin kaynakta bahsetmediğin noktalarda, bana verdiğin "aklı" kullanarak hareket ediyorum ve biliyorum ki eğer bana çok lazım olsalardı, sen kitabında bahsederdin."

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #2 : 13 Mayıs 2009, 18:58:19 »
Hocam söylediklerinizde haklısınız , yazılan yada şöyle diyim yazdığınız yorumlarda en açık şekilde düşüncelerinizi öğrendiğim,anladığım, mesaj bu oLdu..
Yanlız hadis konusunda ,kuran-ı kerim ile çelişen bir hadise rastlayamayacağınızı iddia ediyorum.(Sahih hadisler için geçerli bu , doğrulukları şüpheli olan veya tartışılanlar hariç)  sahih-i buhari ve müslimin deki hadislerin yanlış hatırlamıyorsam birkaçının -sadece bazı alimler tarafından- sahihe yakın olarak nitelenip diğerlerinin sahih olduğu konusunda islam ulemasının söz birliği etmesi , mutabık kalması bize bu hadislerin doğruluğunu kanıtlar.Ki zaten Kuran-ı kerimden sonra müslümanlar arasında en itibar edilen kitaplardır bunlar.Dediğiniz gibi efendimiz(s.a.s.)'den yıllar sonra toplanmış olan hadislerde ravilerin şaşırmış olma ihtimalleri ve kelimesi kelimesine hatırlayamamaları gibi bir durum söz konusu olmuştur fakat hadis alimi olan büyüklerimiz sık eliyip ince dokuyarak aralarından sahih olanları bularak ve sahihliği konusunda derecelendirme yaparak bugünlere kadar gelen eserler bırakmışlardır.Bildiğiniz gibi zaman zaman bi konu hakkındaki hadisleri araştırırken aynı şeyi farklı kelimelerle anlatan hadislere rastgeliriz ve bu kelime farkları bazen yorum farklarına sebep oluyor , bu tür hadislerde de araştırma yapılırsa ulema tarafından akla en yatkın olan açıklamalarda yapılmıştı.
Son mesajınızdaki;
"...Ama kuranda dayanağı olmayan hadisleri "eğer aklıma da uymuyorlarsa" hangi kaynakta yazılırsa yazılsın kabul etmiyorum..." %100 buhari ve müsliminde yazanlar doğrudur diyecek değilim fakat şimdiye kadar aklıma yatmayan yada kuranla çeliştiğini gördüğim hadise rastgelmedim.(aklımın almadığı yada karıştırdığım yorumda hata yaptığım çıktı fakat açıklamalarını okuyunca kafamda soru işareti kalmadı) Şuda acı bir gerçek ki okumayan halkımız içinde dine uymayan birçok söz dolaşmakta ve işler yapılmakta. Sizi az-çok tanıdığım içim (yazdığınız mesajlardan) sizinde 2. cümlede yazdığım konuya işaret ettiğiniz anlamını çıkardım..



Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #3 : 13 Mayıs 2009, 18:59:21 »
İsrailoğulları olmasaydı et kokmazdı; Havva olmasaydı kadınlar erkeklere ihanet etmezdi.

Kadınlar kaburga kemiğinden yaratılmıştır, onları düzeltmeye uğraşmayın. Onlardan eğrilikleriyle yararlanın.

Eğer kadın, eşi istekli olduğu halde ona cevap vermezse, cehennemdeki yerini hazırlasın.

Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz.

Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz.

Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.

 vs....


Yukarıdaki hadislerin hepsi "sahih" kaynaklarda geçer.

Ama kuranın hiç bir yerinde kadının erkekten aşağı olduğu fikrine rastalayamazsınız. (bakın bu cümle iddialı bir cümledir. "hiçbir yerinde" diyorum) Mesela. Hz. Havva'nın Ademi kandırması fikri bile bizim kitabımızda geçmez. Tahrif edilmiş eski kitaplarda geçer ama biz müslümanlar bile bunu "öyledir" sanırız.

   Yukarıdaki  hadisleri destekleyecek bir tane bile ayet bulmamız mümkün değildir.

    Bu noktadan hareketle "sahih" kabul edilen hadis kaynaklarında bile "dinimizin ruhuna ters" örneklere rastlayabiliriz.

   

Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #4 : 13 Mayıs 2009, 19:00:18 »
Eğer kadın, eşi istekli olduğu halde ona cevap vermezse, cehennemdeki yerini hazırlasın.
Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.

yukardaki hadisi kulaktan duymuşluğum altındakini ise okumuştum.Onun için sadece bu ikisi için cevap vereyim , diğerleri hakkında bilgim yok. 2 hadiste kuranı kerimde geçmiyor olabilir fakat bu doğru olmadıkları anlamına gelmez , hem kadının arka plana atılması da değildir nazarımda. Erkeğin istekli olduğu vakitte eşi ona cevap vermezse erkek - genelleme yapmıyorum çoğunluktan bahsediyorum- bi süre sonra başka bayanlara meyledecektir ve bu erkeğin kadın üzerindeki hakkıdır diye düşünüyorum. Kesi ifadelerden kaçınmak istiyoru çünkü getirebileceğim bi delil gelmiyor şuanda aklıma.bayanların aklının ve dininin eksikliği bazı hadislerde geçmektedir , aklının eksikliğine delil 1 erkek şahite karşılık 2 bayanın eşit olması ve dindeki eksikliğine ise ALLAH(c.c.) takdir buyurduğu üzere gördükleri hastalıkları sırasında namaz kılamıyor ve oruç tutamıyor olmalarıdır..

"Ama kuranın hiç bir yerinde kadının erkekten aşağı olduğu fikrine rastalayamazsınız. (bakın bu cümle iddialı bir cümledir. "hiçbir yerinde" diyorum) Mesela. Hz. Havva'nın Ademi kandırması fikri bile bizim kitabımızda geçmez. Tahrif edilmiş eski kitaplarda geçer ama biz müslümanlar bile bunu "öyledir" sanırız."
Bu yazdıklarınıza ise tamamen katılorum , sanırım bu uydurma incil de geçiyordu , kuranı kerimde ise "şeytan ademe fısıldadı" diye geçer..


Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #5 : 13 Mayıs 2009, 19:04:18 »
Sayın coder2 kadınların aklının veya dininin eksik olduğunu yazan hadisi ayeti yazarmısın lütfen nerde geçiyor.


İslam ahlakına göre, asıl önemli olan bir insanın kadın ya da erkek olması değil, ALLAH'a derin bir iman ve ALLAH korkusuyla bağlanmış olmasıdır. ALLAH'ın emir ve yasaklarına titizlikle uyması, Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaya çalışmasıdır. ALLAH Katında asıl değer görecek olan kişinin bu özellikleri olacaktır. ALLAH Kuran'da kadın olsun erkek olsun iman eden bir kimsenin sahip olması gereken özellikleri şöyle açıklamıştır:

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ALLAH'a ve Resulü'ne itaat ederler. İşte ALLAH'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, ALLAH, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 71)

ALLAH'ın ayette bildirdiği gibi, mümin kadınlar ve mümin erkekler aynı sorumluluklara sahiptirler. ALLAH'a ibadet etmekle, Kuran ahlakını yaşamakla, insanlara iyiliği emredip kötülüğü engellemekle ve Kuran'da bildirilen tüm emir ve tavsiyelere uymakla yükümlüdürler. ALLAH Kuran'ın "Ey iman edenler, ALLAH'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. ALLAH büyük fazl sahibidir." (Enfal Suresi, 29) ayetinde, ALLAH'tan korkup sakınan her insana, 'doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış' vereceğini vadetmiştir. Bu kişinin kadın ya da erkek olması bu sonucu değiştirmemektedir. Samimiyetine, ihlasına ve imanına karşılık, ALLAH bir insana hayatın her alanında kendisini doğru yola ulaştıracak, doğru kararlar almasını ve isabetli tavırlarda bulunmasını sağlayacak bir akıl vermektedir. Dolayısıyla akıl, kişinin cinsiyetine göre değil, tümüyle ALLAH'a olan samimi bağlılığına, yakınlığına ve korkusuna göre gelişmektedir.

Kadınlar daha naif, daha hassastır buda onların anne olabilmelerindendir. Ayrıca Kadınların özel halleride asla bir din eksikliğine sebep değildir.ALLAH'ın hanımlara lütfettiği bir özelliktir. bu lütuf olmasa kusura bakmayın ama ne siz baba ne biz anne olamazdık.
Yani bunları yazmak istemezdim ama konuyu nerelere getirdiniz. Kadının eksikliği cahiliye de kaldı. Kadın islamda hiçbir zaman eksik görülmemiş aksine yükseltilmiştir.



Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #6 : 13 Mayıs 2009, 19:11:45 »
"Ashab-ı Kiramdan Ebû Said el-Hudrî anlatıyor. Bir Ramazan veya Kurban Bayramıydı. Resul-i Ekrem Efendimiz bayram namazlarını kıldığımız namazgaha geldi. Bir tarafta kadınlar da bulunuyordu. Onların yanından geçti ve şu hitapta bulundu:
"Ey kadınlar, sadaka veriniz [istiğfarı çok yapınız>. Çünkü bana cehennemlikler gösterildi, çoğu sizler idiniz."
Bunun üzerine o kadınlar: "Yâ Resulallah, bizler ne yaptık da cehennemliklerin çoğu bizden olmuş" diye sordular.

Resulullah (a.s.m.) şöyle cevap verdi: "Çünkü sizler ötekine berikine çokça lanet eder, kocalarınıza karşı nankörlükte bulunursunuz. Ne gariptir ki, kendine hâkim akıllı ve dinine bağlı bir kimsenin aklını, sizin kadar eksik dinli hiçbir kimsenin çelebildiğinî görmedim.'1

Kadınlar tekrar sordular; "Aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir, Yâ Resulullah?"
Resulullah (a.s.m.) "Kadının şahitliği erkeğin şahitliğinin yarısı değil midir?" diye sordu. Kadınlar "Evet" cevabını verdiler.

Resul-i Ekrem Efendimiz izah etti ve tekrar sordu: "İşte bu aklın eksikliğinden hayız gördüğü zaman [günlerce bekler, namaz kılmaz, Ramazan'da bir müddet> oruç tutmaz değil mi?" Kadınlar, "Evet" dediler.1
1. Buharı, Hayz. 6; Müslim, İman: 132."

şuanda yanımda hadis kitabı olmadığı için internetten araştırıp alıntı yaptım alıntı yaptığım adres aşağıda var dilerseniz yazının tamamını okuyabilirsiniz , şahsen ben okumadım.
Ayrıca bu hadis-i şerif ALLAH katında kadınların dini yönden geride olduğu anlamına gelmez , o ibadetleri yapma konusunda eksik olduklarına işaret eder.Nasıl ki namaz kılmak ve oruç tutmak farz ise yani ALLAH(c.c.) emri ise bu özel durumlarda namaz kılmamayıda emreden ALLAH(c.c.) ve Rasulüdür(s.a.s.) bundan dolayı bayanlara sorumluluk yoktur -Orucun kazasını tutmak hariç-.Ayrıca ben bayanları hor görmüşte değilim ve zihniyetim buna müsaid de değildir.Biz erkekler nasıl ALLAH-ın aciz birer kuluysak bayanlarda öyledir."ALLAH katında herkes eşittir üstünlük ancak takva iledir." Yukarıdaki hadis, hadis kitaplarında kelime kelimesine aynı olmasada geçmektedir ve doğruluğu bakımından sahih hadisler arasında zikredilmektedir..Henüz bu hadise itiraz etmiş alim veya bazı hadislerin sahih olmadığını dile getirmek için yazılmış olan kitaplarda bu hadise itiraz edildiğine rastlamış değilim , varsa bir itiraz delili ile getirilirse şahsen ben gerekli yerlerle iletişim kurup basılan hadis kitaplarında açıklama bölümüne gerekli itirazı ve delilini yazmalarını rica edelim derim ve bunuda birlikteforum adına hepberaber yapabiliriz..Unutmayalım ki bazı art niyetliler de bazı hadisleri olduğundan farklı yorumlayarak kadın hakları insan hakları gibi kavramları ön plana çıkararak islamiyetin kadınlara ve insalara olan bakış açısını olduğundan farklı bi şekilde yansıtmaya çalışmaktadır..
Konu hadislere kadar gelip dayandı ve durdu bence asıl konuya dönelim , mesajdaki tuvalet adapları küçüklüğümüzden bugüne kadar bize öğretilen şeylerdir bunların islamdaki yerini araştırıp tartışmak ve yararını-zararını veyahut doğruluğunu tartışmakta bence güzel bi durum..
Mesela tuvalette konuşmak veyahut düşünmenin dinimizce yasak olduğunu savunan arkadaş varsa buyursun delilini bizede göstersin..



Çevrimdışı esma 41

  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 1.386
  • Teşekkür Sayısı: 659
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #7 : 13 Mayıs 2009, 19:16:07 »
Ayetlerin yorumlanması, onların tefsir edilmesi anlamındadır. Terim olarak tefsir: İnsanın gücü, aklı ve bilgisi nisbetinde Kur'an-ı Kerim'i açıklamaya gayret gösterip, ALLAH'ın murad ettiği manaya ulaşmaya çalışması demektir.

Kur'an-ı Kerim'de bir muhkem bir de müteşabih ayetler vardır. Muhkem, yorumunda tereddüde yol açmayacak kadar manası açık olan ayetlerdir.

Müteşabih de manası tam olarak anlaşıldığı söylenemeyen, tam manaları zaman içinde ilmin gelişmesiyle daha iyi anlaşılabilen ayetlerdir.

Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm müfessirler bu gibi ayetleri tefsir ettikten sonra; "biz ilmî gücümüzle bu yorumu yaptık. ALLAH kendi muradını daha iyi bilir" derler. Bir çok yorumcunun yorumu -zamanla ilmî keşif ve bilginlerin artmasıyla- eskir ve ayetlerin yeniden yorumlanması gerekebilir. Bu da Kur'an-ı Kerim'in her dem yeni ve taze olduğunu gösterir.


------------------------------------------

Meselenin bir diğer yönü, bazı ayetler arasında tezat ve çelişki gibi görünen hususlar. şunu peşinen belirtelim ki kur'an'da birbiriyle çelişen ayetlerin bulunması mümkün değildir. ALLAH bunu şöyle ifade eder : " hâlâ kur'an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? eğer o, ALLAH'tan başkası tarafından olsaydı, elbette içinde birbirini tutmayan birçok şey bulurlardı." ( nisa suresi 82. ayet ) diyebiliriz ki bize göre tezat gibi görünen ayetler hakikatte bir çelişki içermezler. dikkatli incelendiğinde bunun farkedileceğini ALLAH söylemiştir. şu anda bu konuyla ilgili yüzlerce örnek verme imkanından yoksunuz. *

kur'an'ın anlaşılmaması konusunda en çok tartışılan mevzu, müteşabih ayetlerle ilgilidir. ALLAH, kur'an'da kendisini teşbih eden bazı kelimeler kullanmıştır. "ALLAH'ın eli", "ALLAH'ın arşa istiva etmesi" gibi. daha başka müteşabihler de vardır. "ruh", "sûr", "dabbetü'l-arz" gibi hakkında bilgi sahibi olamayacağımızı ALLAH'ın ifade ettiği meseleler de bu kapsama girer. bir başka tarzda anlaşılamayan ayetler "huruf-i mukattaa" diye tabir edilen "elif lam mim, elif lam ra, ya sin.." şeklindeki ifadelerdir.

kur'an-ı kerim'de bazı ayetleri anlamanın kolay olduğu bazılarının da zor olduğunu bizzat ALLAH, ali imran suresinin yedinci ayetinde belirtmiştir. bu nedenle islam bilginleri anlaşılması zor olan ayetlerin neden kur'an'da yer aldığı hususunda bazı görüşler öne sürmüşlerdir.

kimisine göre bu tarz ayetler insanın gaybe inanmasını güçlendir ve ALLAH'ın kudretini ve ilmini ortaya koyar. konuyla alakalı olarak . bazı alimler de müteşabih ayetlerin kur'an'ı ezberlemeyi kolaylaştırdığını söylemişler kimisi de anlaşılması zor olan bu ayetler üzerinde düşünmenin daha fazla sevap getireceğini söyemişlerdir.

şurası bir gerçek ki, anlaşılması zor olan bu ayetler islam düşüncesinin sürekli dinamik bir yapıda kalmasını sağlamıştır. bazı alimler bu tarz ayetleri yorumlamak yerine olduğu gibi kabul etmişler bazıları da islam'a uygun bir şekilde yorumlamanın bir sakıncasını görmemişleridr.


----------------------------------------

ahlakla ve toplumsal hayatla ilgili çoğu ayet bir tartışmayı başlatır ama sonlandırmaz. düşünürlere göre bunun sebebi islam düşüncesinin sürekli dinamik olmasını sağlamak. insanın her çağda farklı sorunlara benzer ayetlerden çıkış yolları bulabilmesi için böyle bir üslub vardır demişlerdir. bu açıdan bakıldığında yüzyıllardır islam mezheplerinde ya da düşünce sistemlerinde görülen farklılaşmaları


-------------------------------
Muhkem ayetler, Kuran'da bildirildiği üzere "Kitabın anası" yani temelidir. Muhkem ayetler dışında Kuran'ın bir de müteşabih ayetleri vardır. Müteşabih ayetler, çeşitli teşbih ve benzetmeli anlatımlar içeren ayetlerdir. Müteşabih ayetler, Kuran hakkında bilgisi olmayan ya da art niyetli kişiler tarafından tamamen çarpıtılıp, olmadık manalarda yorumlanabilir. Bu durum Kuran'da şöyle açıklanır:
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini ALLAH'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Al-i İmran Suresi, 7)
Müteşabih ayetlerin anlamları ALLAH katındadır. Bu anlamlar dışında yapılan yorumlar ise ayetin anlamını kesinlikle yansıtmazlar. Tarih boyunca Kuran'daki müteşabih ayetleri çeşitli çarpık amaçları ve beklentileri doğrultusunda yorumlayan sapkın kişi, mezhep ve akımlar çıkmıştır. Bunun fitne olduğu ve ancak kalplerinde kayma olan yani doğru yoldan sapan, imandan çıkan kimselerin bu yola başvurdukları ayette bildirilmiştir.
-----------------------------------------

Kuran'ı doğru anlamak ve sağlıklı yorumlamak için iyiden iyiye düşünmek gerektiği Kuran'da bildirilmiştir. Sınırsız bir ilim hazinesi olan Kuran'ı yüzeysel bir gözle, düşünmeden herhangi bir kitap gibi okumak Kuran'dan gereği gibi istifade edilmesini önleyecektir. ALLAH Kuran'da insanları sürekli olarak akıllarını kullanmaya, düşünmeye davet eder. Düşünmek, aklını kullanmak, Kuran'ın anlamlarını, inceliklerini, sırlarını ve hikmetlerini görmeye gayret etmek Kuran'ı hakkıyla anlayabilmek için gereklidir. Kuran, insana kendi nefsini, yaratılış amacını, dünyanın gerçek mahiyetini, insanın etrafında olup biten olayların hikmetini ve bunun gibi insanın kendisi ve çevresi ile ilgili pek çok konuyu açıklar. Dolayısıyla insanın ayetlerde açıklanan konular ile kendi nefsi, çevresi ve yaşadığı olaylar arasında gerekli bağlantıları kurarak, bunlar hakkında derin derin düşünerek Kuran'ı anlamaya çalışması gerekir.


ALINTI

 
« Son Düzenleme: 13 Mayıs 2009, 19:19:05 Gönderen: esma 41 »

Çevrimdışı Nizam_ül Mülk

  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 263
  • Teşekkür Sayısı: 139
Diğer konu altında kendi görüşlerimi kısmen anlatmaya çalışmıştım ve bu konunun açılması bir gereklilik olmuştu , ilginizden dolayı teşekkür ederim. Yazılacak yorumlara göre bende kendi yorumumu getirmeye çalışacam inşALLAH.
Bir zamanlar kızlar utanınca kızarırdı , Şimdilerde ise kızarınca utanıyorLar..

Çevrimdışı KILÇIK

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 6.004
  • Teşekkür Sayısı: 1465
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #9 : 14 Mayıs 2009, 19:08:29 »
   Bu konuya yazmak istiyorum ama kafamı toplamam ve "iki ara bir dere" değil, üzerinde düşünerek yazmam lazım. Konu çok mühim çünkü...
KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN

Çevrimdışı KILÇIK

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 6.004
  • Teşekkür Sayısı: 1465
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #10 : 15 Mayıs 2009, 00:33:19 »
  Arkadaşlar ben pek dışarıdan okunması zor ve uzun metinleri foruma yapıştırma taraftarı olmadım ama bu konuda galiba istişareye temel teşkil etmesi bakımından kuranda kadın ile ilgili "tartışma" lara konu olan 2 ayetin Mustafa İslamoğlu tarafından tefsirini eklemekte fayda var. Mustafa İslamoğlu'nu severim ama "kardeşim ben onun görüşüne katılmıyorum da şunun görüşüne katılıyorum" diyerek bize "e-kaynak" gösterecek arkadaşların kaynaklarını da inceleme fırsatı bulmaktan memnun olurum. Yani İslamoğlu'na göbeğimden bağlı değilim. O yüzden rahatça eleştirebilirsiniz.  :)
   Buyrun:


  d.'' Ve eğer borçlu aklî ve bedenî bakımından yetersizse ya da kendisi kaydettirecek durumda değil ise, o zaman onun velisi borcunu adil bir şekilde kaydettirsin! Ve erkeklerinizden iki kişinin şahitliğine başvurun! Eğer iki erkek bulunmazsa, bu durumda doğruluğundan emin olduğunuz kimselerden bir erkekle iki kadını şahit tutun ki ikisinden biri şaşırır, unutur, yanılırsa diğeri ona hatırlatabilsin! Ve şahitler de çağrıldıklarında kaçınmasınlar!..' (Bakara, 2/282)


İslamoğlu'na göre, ayette geçen bir erkekle iki kadın ibaresi sanıldığı gibi iki kadına karşılık bir erkeğin denk sayılması anlamını içermemektedir. Aksine ayetteki bu ibarenin haksızlığı önleyip adaleti ikame etme konusunda titizlik gösterilmesinden kaynaklanmış olabileceği söylenerek bu ibarenin kadının ticaret ve ticari anlaşmalar konusundaki bilgisizliğinden kaynaklanabilecek muhtemel hataları önleyici bir tedbir içerdiğinin altını çizmektedir.

'Tadılle' kavramı 'unutma, yanılma, şaşırma, haktan sapma' gibi anlamları içermektedir. Bu anlamlardan da yola çıkarak İslamoğlu sözgelimi iki kadından biri unutmuşsa, doğal olarak şahit ikiden teke düşecek, sonuçta şahitlik yapan iki kadın değil tek kadın olacaktır, yorumunu yaparak Kuran'ın şahitlikte nisap olarak bire iki oranını belirlemediğini, zira Nisa Suresi 15 ve Nur Suresi 4'8. ayetlerde zina davasında cinsiyete bakılmaksızın dört şahit istendiğini ve Talak Suresi 2. ayette de boşanma için iki şahit istendiğinin altını çizmektedir. Hatta adil yargılamayı sağlamak için bazı durumlarda cinsiyete bakılmaksızın erkeğin değil, sadece kadının şahitliğinin kabul edildiğini söyleyen İslamoğlu, ayetteki ifade şeklindeki maksadın şahitlik yapacak kimsenin cinsiyeti değil, hatta şahitlik bile olmadığı, asıl maksadın vadeli borçlanmalardaki mağduriyeti önlemek olduğunu ifade etmektedir.


e.'Erkekler kadınların koruyup gözeticisidirler; çünkü ALLAH erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerde donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar. Dürüst ve erdemli kadınlar hem (ALLAH'a) itaat eden, hem de ALLAH'ın koruduğu (iffeti eşlerinin) yokluğunda da koruyan kadınlardır. Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara gelince: Onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, (ille de dövecekseniz) bunlardan sonra dövün. Bundan böyle yola gelirlerse onları incitmekten sakının. ALLAH, gerçekten yücedir, büyüktür.' (Nisa, 4/34)

Müfessirler ayette geçen 'kavvamun' kelimesine çeşitli yorumlar getirmişlerdir. Ancak geleneksel tefsirlerin çoğunluğu kavvamun kelimesine daha ziyade erkeğin kadından bir derece önde olması, kadının erkeğe itaat etmesi gerektiği, erkeğin kadından daha üstün yaratıldığı gibi anlamlar yüklemişlerdir.

İslamoğlu ise; kavvamun kelimesine erkeklerin kadınların koruyup gözeticisi oldukları, ALLAH'ın erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donattığı şeklinde yorum getirerek, kavvamun kelimesinin 'kadını gözet', 'kadının geçimini üstlendi' anlamlarını içerdiğine dikkat çekmektedir. Ve bu gözetme ile ayetin işaret ettiği noktanın erkeklerin servetlerinden eşleri için yapabilecekleri harcama olduğunun altını çizmektedir. 'Niçin erkekler'' sorusunu ise; erkeklerin servetlerinin kadınlardan daha fazla olmasıyla açıklamaktadır. Evin geçiminin erkeğe yüklenerek yine Nisa Suresi 11. ayetteki miras konusunda da erkeğe kadının payının iki katı düşmesini erkeğin kavvam olmasına bağlayan İslamoğlu, ayrıca bu kavvamlığın sadece geçim sağlamaya indirgenemeyeceğini, burada fıtratın da temel gerekçe olduğunun altını çizmektedir.

Ayette geçen 'nüşuz' kavramı 'çıkıntı, tümsek' anlamlarına gelen 'naşiz'den gelmekte olup, 'isyan, başkaldırı, geçimsizlik' anlamlarına gelmektedir.

İslamoğlu, Nisa Suresi 34. ayette geçen kadının nüşuzu ile yine aynı surenin 128. ayette geçen erkeğin nüşuzunu da kapsayan anlamının da buna dâhil edilerek yorumlanması gerektiğini söyleyerek burada geçen nüşuz kavramını 'sadakatsizlik' olarak ifadelendirmektedir. Ve yine Nisa 19. ayette geçen nüşuzun da açık bir fuhuş olmadığı ancak 'eşler arası sadakati zedeleyip şiddetli geçimsizliğe yol açan davranışlar' olabileceğini vurgulamaktadır.
 
Ayette kadının nüşuzunun öne çıkartılmasını ise neslin emniyetinden kadının sorumlu olmasına bağlamakta ve yine ayetten kalkarak kadının dövülmesinin caiz olduğunu ifade eden yorumlara karşı İslamoğlu burada geçen 'darabe'nin alternatif anlamıyla kullanıldığına dikkat çekerek 'ayırın', yahut 'ısrarcı olun' anlamını içerdiğini belirtmektedir. Lakin İslamoğlu darabe'nin alternatif anlamından bahsetmesine rağmen ayetin meal/çevirisini 'bunlardan sonra dövün' şeklinde vermesini açıklamamıştır. Yine Kur'an'da vurmanın tüm türevlerinin yer almasına rağmen, bunların hiçbirinde darabe fiili ve türevlerinin kullanılmadığını örnekleriyle göstermektedir. Bu bağlamda darebe Kur'an'da 'getirmek, gezmek, mühürlemek, itmek, mahkûm etmek' anlamlarında kullanılmıştır.

Ayetin devamındaki 'onları incitmekten sakının'' ibaresine de dikkat çekerek ALLAH'ın burada muhataplarına daha iyi ve insani olana sevk eden bir öneride bulunduğunu söyleyen İslamoğlu, dolayısıyla ayette eşiyle arasında sorun yaşayan erkeğin aklına gelen ilk şeyin dayak olmayıp, daha insani çözümlere başvurması gerektiği önerisinin vurgulandığı, ayrıca bu yollardan biri olan kadının yatağında yalnız bırakılmasının kadına değil ancak erkeğe ceza olduğunu ve bu ayetteki önerilerin amacının, ataerkil Arap toplumunda kusurlu görülen eşine karşı ilk tepkisi dayak olan erkeklerin kadınlarına şiddet uygulamalarının önüne geçilmek istendiğini belirtmektedir.
« Son Düzenleme: 15 Mayıs 2009, 00:36:43 Gönderen: KILÇIK »

Çevrimdışı zülcenahayn

  • TÜRK İSLAM FEDAİSİ
  • Birlikte Üyesi
  • ***
  • İleti: 115
  • Teşekkür Sayısı: 208
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #11 : 17 Mayıs 2009, 03:22:01 »
Günümüzde kadın erkek olayı kadının dinde ki yeri törede ki yeri ile karıştırılmaktadır.Töreye göre yapılan uygulamalar dinimize ters düşmektedir.
NAMIMIZIN BÜYÜKLÜĞÜ DOSTLARIMIZIN ŞANINDANDIR

Çevrimdışı KILÇIK

  • Birlikte Üyesi
  • ******
  • İleti: 6.004
  • Teşekkür Sayısı: 1465
Muhkem ve müteşabih Ayetler /hadisler ....( Kadin ve Erkek )
« Yanıtla #12 : 18 Mayıs 2009, 07:13:36 »
Dikkat dikkat!

Birlikteforum üyelerinden sayın Coder2 ve sayın Esma 41, acilen konuya bekleniyorsunuz... :-*

Konuyla ilgili kalem oynatmayı veya sadece zihnindeki soruları sormak isteyen diğer üyeler, siz de buyrun...

Bir çok dini çevrelerece varsayılan kadın-erkek eşitsizliğinin ya da erkeğin kadın üzerindeki tahakkümünün dini temellerini kurcalıyoruz, töresel faaliyetlerden geçtik de konuyla ilgili ayetleri anlayabiliyor muyuz gerçekten?

 

FORUM KURALLARI
Yasal Uyarı: Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, bf@birlikteforum.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet incelenip ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Birlikteforum.com SMF 2.0.8 | SMF © 2011, Simple Machines
SimplePortal 2.3.5 © 2008-2012, SimplePortal