RSS Facebook LinkedIn Twitter MySpace

BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Kore SavaŞinda TÜrkler  (Okunma sayısı 3935 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« : 18 Şubat 2007, 15:30:19 »
KORE SAVAŞINDA TÜRKLER
" 6 Temmuz 1951, Ramazan Bayramı'nın birinci günü idi. Bu Ramazan'ın çoğunu cephede geçirmiştik. Erat ve subaylarımızdan bir çoğunu muharebenin çok zor ve tahammülsüz şartlar, altında dahi oruçlarını tutmuş, buldukları her fırsatta namazlarını kılmış ve Kur'an'larını okumuşlardı. Bu bayram namazını ihtiyat bölgesinin ortasında ve etrafı yüksek kavak ağaçları ile çevrili zümrüt gibi yemyeşil büyük çayırlıkta bütün tugayca toplu olarak kılmayı kararlaştırdıktan sonra içimde bir ürperti hissetmiştim. Beş bin kişi namazda iken maazallah düşmanın bir uçak filosunun taaruzuna uğradığımız takdirde ne büyük bir felakete uğrayacağımızı gözümün önüne getiriyor ve bir türlü gönlüm razı olmuyordu. General Yazıcı'ya taburların kendi bölgelerinde ve ayrı ayrı namazlarını teklif ettimse de imam adedinin azlığı yüzünden imkan görülmemişti.
Akşamdan verilen emir gereğince namaz kılınacak yerin dört tarafı uzaklardan ve yakınlardan erkence emniyete alınmış ve birlikler henüz ortalık ağarmadan abdestlerini alarak kendi bölgelerinden çayırlığa doğru gelmeye başlamışlardı.
Hava çok açık ve berraktı. Havada en küçük bir parça bulut dahi yoktu. Birlikler çayırlık bölgeye gelirken onlarla birlikte bir sis tabakası da çayırlık üzerine çökmeye başlamıştı. Cemaat çoğaltıkça bu sis tabakası da kesafet peyda etmiş ve 10 metre ilerisi görünmez bir hal almıştı. Bir hikmeti ilahi bu sis tabakası yalnız bu kavaklık bölgeye inhisar etmiş ve bu bölgenin dışında kalan sahada sisten hiçbir emare görülmemişti. Cenabı Hakk'ın Türk birliğini koruduğunun en büyük nişanesi olan bu sis tabakası içinde namazımızı kıldıktan, duasını yaptıktan ve bunu müteakip birbirimizle sarmaş dolaş bayramlaştıktan sonra birlikler kendi bölgelerine giderlerken sis de birdenbire ortadan kaybolmuştu. ALLAH bizi yalnız burada değil her yerde koruyordu."
Albay C. DORA
      
TÜRK ASKERLERİ İÇİN NE DEDİLER?
27/30 Kasım 1950 günleri Kore’de, Kuruni bölgesinde, Komünist Çin Ordusu çok üstün kuvvetlerle ani ve büyük bir hücum başlattı. Müttefik 8 inci Ordu’nun kuşatılması gün, saat meselesi haline geldi. Fakat Türk Tugayı, sayıca çok üstün düşman kuvvetlerinin geceli gündüzlü üç günlük ağır baskısına rağmen, kendisinin muhafazasına verilen hattan çekilmedi. Ve koca Çin Ordu’sunu durdurdu. Böylece 8 inci Ordu’ya çekilmesi için yetecek zamanı kazandırdı.
Müttefik 8 inci Ordu’nun imhasına ve çok değerli savaş malzemelerinin düşman eline geçmesini önleyen Türk Tugayı, Kuruni’de toplam 237 şehit, 387 yaralı ve 201 kayıp verdi.
Türk Tugayı’nın Kuruni’deki başarısı, bütün Birleşmiş Milletler Ordusu’nun moralini yükselten ve bütün dünya basınında övgülerle anlatılan bir cesaret ve kahramanlık olayı oldu.
İşte komutanlardan ve dünya basınından bazı cümleler;
Amerikalı General Marshall:
“Türk Tugayı 8 inci Ordu’ya üç altın gün kazandırdı”
8 inci Ordu Komutanı General Walton Walker:
“2 inci Tümen ile birlikte hareket eden Türk savaş birliği gösterdiği kahramanca cesareti ile dört gün devam eden geciktirme savaşları sayesinde ordunun sarılmasında ve imhasına mani olmuştur”
amerikan Kara Kuvvetleri Komutanı General Collins:
“Türk Kuvvetleri Kore’de yaptığı savaşlarda ümidin fevkinde bir başarı göstermiştir. Kahramanlığınızla öğünebilirsiniz”
İngiliz Milli Savunma Bakanı Amanuel Shiwell:
“... Binlerce Birleşmiş Milletler askerinin muhakkak bir çemberden kurtuluşunu Türk askerinin kahramanlığına borçluyuz”
İspanyol basını:
“... Batı dünyası Türk askerinin maneviyatı derecesinde asker yetiştirmeye muvaffak olursa Avrupa rahat yaşayabilir”
İsrail basınından:
“... Komünist kuvvetlerin ilerlemesini, Türklerin parlak müdafaası durdurmuştur”
Batı Almanya basınından:
“... Kore’deki savaşların sürprizi artık Çinliler değil, Türkler oldu. Çinlilerin açtıkları gediği genişlettikleri vakit Türk Tugayı birden bire bütün Birleşmiş Milletler cephesinin açı noktasında hayret verici bir tarzda mıhlandı ve dayandı. Türklerin yaptıkları savaşlarda gösterdikleri kahramanlıkları anlatacak bir kelime bulmak şu anda mümkün değildir”

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #1 : 18 Şubat 2007, 15:32:22 »
SEUL SAVUNMASI (TAEGYEWOVNİ-SOSARİ BÖLGESİNDE):

(13-18 Mayıs 1951)

Kore Savaşı’na 6 ordu ile katılan Komünist Çin, bu kuvvetlerini Kore’ye getirdikleri 13 ordu ile takviye etmiştir. Komünist Çin ordusu, 8 Kuzey Kore Kolordusuyla birlikte, 22 Nisan 1951’de ikinci büyük saldırısını başlatmıştır.

Üstün sayıdaki düşmanın bu saldırısı karşısında İmjin Nehri hattını savunan Birleşmiş Milletler Kuvvetleri Seul önlerine kadar çekilmiştir. İnisiyatif yine düşmanın eline geçmişti. Düşmanın amacı Seul’ü almaktı. Birleşmiş Milletler Kuvvetleri, Seul’un düşman eline geçmemesi için savunmaya geçmişlerdi.

Seul’un 15 km. kuzeydoğusunda düşmandan gelen iki istikametin birleştiği Taegyewovni bölgesinde, keşif üssü tesis etmekle görevlendirilen Türk Tugayı, bu bölgede çepeçevre savunma esaslarına göre mevzilenmişti. Seul’u ele geçirmek amacıyla, bir tümen kadar kuvvetiyle taarruz eden düşmanın gece boyunca devam eden dokuz hücumu Türk askeri tarafından her defasında püskürtülmüştür. Türk Tugay’ını mevzilerinden söküp atamayan düşman, ileri harekatına devam ederek Seul’u ele geçirme amacını gerçekleştirememiştir. Birleşmiş Milletler askerleri Türk Tugayının geçit vermeyen bu savunma mevzilerine “Türk Kalesi” adını vermişlerdir.

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #2 : 18 Şubat 2007, 15:35:05 »
TOPLAR GÜRLEMİYOR, HIÇKIRIYORDU SANKİ
22 Nisan 1951 günü saat: 19.15 de düşman, savunma mevzilerimizi şiddetli topçu ve havan ateşi altına aldı. Bombardıman aralıksız devam etmekte idi. Türk Tugayı’nın sağ kanadını koruması gereken Amerikan 24. Alayı mevzilerini terk ettiğinden, düşman bu yöreye mukavemetsiz sızmıştır. 9. Bölüğümüz cepheden ve doğusundan sarılmıştır. Bölük, süngü ve bomba muharebeleri ile güçlükle yerinde tutunabilmektedir. 9. Bölüğün savunma bölgesinde topçu ileri gözetleme subayı olan üsteğmen Mehmet GÖNENÇ'ten şu telsiz haberi alınır:
-“Düşman bulunduğumuz tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcimiz şehit oldu. koordinatları veriyorum. Bataryalar ateş etsin.
Alay topçu irtibat subayı telsizle şu cevabı vermişti:
-“Verdiğiniz koordinatlar bulunduğunuz yerdir.”
Topçu Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ ise verdiği cevapta:
-“Evet öyle; biz düşmana esir olmak istemiyoruz! Bizi onlara teslim etmeyin! Vasiyetimiz şu: Bizleri kendi ateşlerimizle şehit ediniz! Tekrar koordinatları veriyorum... Bütün bataryalar buraya ateş etsin! der ve ses kesilir.
Bu telsizi alan irtibat subayı Yüzbaşı Refik SOYKUT, yüreğinden vurulmuş bir halde topçu taburunu güçlükle bulabildi. Topçu tabur karargahında bu ölüm dileğinde bulunan Topçu Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ’in verdiği telsiz isteğini dinleyen şu subaylardı:
Tabur Komutanı Yarbay Tahsin KURTAY, yardımcısı Binbaşı Ahsen SAYA, S-3 Binbaşı Şemsi ERALP ve 25. Tümen Topçu Taburu’nda irtibat subayı görevlisi Yüzbaşı Aleettin HAYDAROĞLU.
Bütün subaylar şaşkın şaşkın birbirlerinin yüzüne bakıyor, hiçbirisi konuşmaya cesaret edemiyordu. İleri gözcü subayı, bulunduğu yere bütün toplarıyla ateş aşılmasını istiyordu. Harp tarihinde bu olay ne görülmüş, ne de görülmüş bir istekti.
Aralarında güçlükle yapılan durum muhakemesinden sonra Topçu Üsteğmen kahraman Mehmet GÖNENÇ’in vasiyetini yerine getirme kararı alındı. Gözyaşları içinde bütün toplar ateşe başladı. Yalnız tugayımızın topçu taburu değil, tümenin bütün topları bildirilen koordinata ateş etmeye başlamıştı. Toplar gürlemiyor, hıçkırıyordu sanki”

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #3 : 18 Şubat 2007, 15:38:18 »
TÜRK TUGAYI’NIN KORE SAVAŞI’NDA KATILDIĞI SAVAŞLAR:

25 Haziran 1950’de 38 inci paraleli aşarak Güney Kore’ye saldıran Kuzey Kore kuvvetleri, Güney Kore’nin büyük bir kısmını ele geçirmiştir. Güney Kore’nin elinde sadece Pusan-Taegu köprü başı kalmıştı. Bu saldırı karşısında; Amerika Birleşik Devletleri Birlikleri ve diğer Birleşmiş Milletler Kuvvetleri, savaşa müdahale ederek durumu tersine çevirmiş, Kuzey Kore ordusu bozguna uğrayarak geri çekilmiştir. Birleşmiş Milletler Kuvvetleri kuzeye ilerleyerek Çin (Mançurya) sınırına kadar dayanmışlardır. Bu gelişmeler karşısında Komünist Çin, savaş için yığınak yapmaya başlamıştır.

27 Kasım 1950 tarihinde düşmanla ilk teması sağlayan Türk Tugay’ı savaşın sona erdiği 27 Temmuz 1953 tarihine kadar; savaş azim ve iradesini koruyarak, Kore Savaşının her safhasında her türlü muharebe harekatına katılmış üzerine düşen tüm görevleri en iyi şekilde yerine getirmiştir. Türk Tugayı’nın icra ettiği muharebelerden; Kunuri, Kumyangjang-Ni, Seul Savunması ve Vegas muharebeleri savaşın kaderini değiştiren önemli muharebelerdir.

KUNURİ SAVAŞLARI:(26-30 Kasım 1950)


4 gün süren bu muharebeler 26 Kasım 1950’de Kunuri’den Tockchon istikametine başlayan intikale müteakiben icra edilen;

28 Kasım 1950’de Wavon, 29 Kasım 1950’de Sinim-ni, Kaechon ve Kunuri Boğazı Muharebeleri ile 30 Kasım 1950’de Sunchon Boğazı muharebesi; Kunuri ile Tokchon arasında cereyan etmiştir.

Kore’ye geleli henüz bir ay olan Türk Tugayı bu muharebeler ile; 25 Kasım 1950’de çok üstün sayıdaki Komünist Çin kuvvetlerinin baskın şeklinde başlayan saldırısından, geri çekilmeye başlayan Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’nin yan ve gerilerini korumuş, düşmanı oyalayarak bu kuvvetlerin emniyetli bir şekilde geri çekilmeleri için yeterli zamanı (3 gün) kazandırmıştır.

Bu suretle Birleşmiş Milletler Kuvvetleri emniyetli bir şekilde geri çekilmiş ve Komünist Çin Ordusu tarafından kuşatılarak imha olmaları önlenmiştir. Bu arada Türk Tugay’ı da kendisini çepeçevre kuşatan düşman çemberini yararak, çok zayiat vermesine rağmen imhadan kurtulmayı başarmıştır. Bu muharebede Tugay’ımızın toplam zayiatı; 767 subay, astsubay ve er’dir. (218 şehit, 455 yaralı ve 94 kayıp)

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #4 : 18 Şubat 2007, 15:39:03 »
KUMYANGJANG-Nİ SAVAŞI:(25-27 Ocak 1951)

Komünist Çin ordusunun 25 Kasımında başlattığı büyük taarruzlar olanca şiddetiyle devam ediyordu. Düşmanı durdurma çabaları bir sonuç vermiyordu. İnisiyatifi ele geçiren Komünist Çin kuvvetleri Birleşmiş Milletler kuvvetlerine arka arkaya darbeler indirerek ilerliyorlardı. Kar, kış kıyamette, üst üste kaybedilen muharebeler ve uğranılan kayıplar, BM askerlerinde moral diye bir şey bırakmamıştı. Ortalığı tam bir bozgun havası kaplamıştı. Çinliler, önünde durulamaz ve baş edilemez bir varlık haline gelmişlerdi. BM ordusunu yıkıcı, dağıtıcı ve çökertici bir panik havasısarmıştı.

Birleşmiş Milletler kuvvetleri saldırıya geçen düşmanı durdurmak için İmjin Nehri güneyinde (B) savunma hattını işgal etti. Eğer düşman bu hatta durdurulamazsa, Han Nehri güneyinde (C) savunma hattında savunmaya geçilecekti. Düşman bu hatta da durdurulamazsa daha güneyde planlanan, (D) ve (E) savunma hatlarına çekilecekti. Devam eden Komünist Çin kuvvetlerinin taarruzları Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin (D) hattına kadar çekilmelerine neden olmuştur. Düşmanın durdurulamaması ve BM kuvvetlerinin Komünist Çin taarruzları karşısında, manen ve madden büyük kayıplara uğraması üzerine Kore’nin terki için planlar yapılmıştır.

Hali hazırda bulunulan, (D) savunma hattının karşısında bulunan düşman durumunun açıklığa kavuşturulması gerekiyordu. Birleşmiş Milletler Ordusu; düşmanın kuvvetini keşfetmek, yığınağını bozmak ve zayiat verdirmek amacı ile taarruzi keşif yapılmasına karar vermiştir. Geri çekilmeler yüzünden bozulmuş olan moralin düzelmesi ise ancak zafer kazanmakla mümkün idi.

Bu kapsamda, Türk Tugayı’na yıpratıcı taarruz görevi verilmişti. Türk Tugayı 25 Ocak 1951 günü iki koldan düşmana doğru harekata başladı. Çinli askerlerin büyük bir inat ve dirençle, bütün varlıklarını koyarak savundukları mevziler Türk askerinin süngü hücumu ile bir bir ele geçirilmeye başlandı. Ertesi gün saat 06.00’da düşman mevzileri tamamen ele geçirilmişti. Amerikalılar Türk Tugay’ının bu muharebesini Kore Savaşı’nın “en kanlı piyade muharebesi” olarak tanımlamışlardır.

Türk askeri, kendisinden üç misli kuvvetli düşmana karşı kazandığı bu zaferle, düşmanın yenilebilir olduğunu göstermiş ve Çin ordusu karşısında sürekli geri çekilen Birleşmiş Milletler Ordusunun moralini yükselterek düşmana karşı harekete geçmesini sağlamıştır. Bunun sonucu olarak, Birleşmiş Milletler kuvvetleri 29 Ocak 1951’de bütün cephede taarruza başlayarak düşmanı 38 inci paralelin kuzeyine sürmeye başarmıştır.

Bu muharebede; Türk Tugay’ından 12 asker şehit olmuş, 31’i de yaralanmıştır. Düşman kaybı ise Birleşmiş Milletler kaynaklarınca 1734 olarak tespit edilmiştir.

Ölü olarak ele geçirilen Çinli bir askerin üzerinde, Kunuri’de şehit düşen bir çavuşumuza ait bir not defteri bulunmuştu. Bu suretle şehidimizin intikamı da alınmış oldu.

Kunuri’de bize fazla kayıp verdiren Komünist Çin 38 inci Ordu’nun 150 inci Tümen’i, bu muharebede de karşımıza çıkmıştı. Bu karşılaşma, Türk Tugayı’nın bütün personelinde öç alma hınç ve azmini yaratmıştır. Bu zafer ile; Türk Tugay’ı Kore’de ikinci kez düşmanı mağlup ederek savaşın yönünü Birleşmiş Milletler lehine değiştirmiştir. Birleşmiş Milletler Kuvvetleri de Kore’yi terk etme kararını değiştirerek savaşa devam kararı almıştır.

Bu zafer üzerine; Amerikan Kongresince, Türk Tugayına “Mümtaz Birlik Madalyası ve Beratı” verilmiştir. Madalya beratında, “Türk Tugay’ının bütün zorluklara karşı, olağan üstü cesaret ve kahramanlık göstererek Birleşmiş Milletler Ordusunu kurtardığı ve parlak sonuçlar elde ettiği” ifade edilmektedir.
Bu madalya, Amerika Birleşik Devletleri tarafından yabancı bir devletin ordusuna verilen ilk madalyadır. Tugayımız Kore Cumhurbaşkanlığı’nca da “Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı” ile taltif edilmiştir. Ayrıca bu zaferin anısına Kore Hükümeti tarafından savaşın yapıldığı alanın en yüksek tepesine “Türk Zafer Anıtı” dikilmiştir.

Türk Tugay’ı, Kunuri’de düşmanı üç gün durdurmakla Birleşmiş Milletler Ordusunun kuşatılarak imha olmasını önlemesine rağmen, içindeki savaş azmini tamamıyla göstermeye fırsat bulamamıştı. Kumyangjang-ni muharebesi Tugay’ımıza bu fırsatı vermiş ve başarısınıntakdir edilmiş olması da kendine güvenini artırmıştır.

Çevrimdışı aslanbey

  • www.birlikteforum.com
  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 1.118
  • Teşekkür Sayısı: 329
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #5 : 18 Şubat 2007, 15:39:56 »
VEGAS SAVAŞI (Muharebe İleri Karakol Çarpışmaları):

(28-29 Mayıs 1953)

Bugüne kadar yapılan muharebelerde kesin sonuca ulaşamayan Birleşmiş Milletler ve Komünist Çin orduları Mayıs 1953 tarihi itibariyle, 38 inci paralele tekabül eden İmjin Nehri-Charwon-Kumhwa ve uzanımı hattında karşılıklı savunmaya geçmişlerdi. Artık, pusu, keşif ve muharebe ileri karakolları çatışmaları ve taktik akınlardan başka bir harekat yapılmıyordu. Büyük askeri harekat durmuştu. Kore sorununu savaşla çözemeyeceğini anlayan taraflar, “ateş-kes” görüşmelerine başlamışlardı.

Bu arada, ateş-kes görüşmeleri uzayıp gidiyor, sonuca ulaşılamıyordu. Görüşmelerin sık sık kesilmesi ve bir uzlaşma sağlanamaması, yeniden büyük askeri harekatın başlaması ihtimallerini artırıyordu. Bu nedenle, taraflar savunma hatlarını kuvvetlendiriyor, muhtemel taarruzları karşılamaya hazır olarak, tetikte bekliyorlardı.

Düşman, şansını bir kez daha silahla denemek için hazırlanmaya başladı. Düşmanın iki amacı vardı. Ya Panmunjan ateş-kes görüşmelerinde isteklerini kabul ettirecekler ya da Birleşmiş Milletler hatlarını yararak sonuca ulaşacaklardı.

3 Mayıs 1953’de Seul’ün kuzeyinde savunma görevi alan Türk Tugay’ı, asıl muharebe hattının 600 metre ilerisinde; Karsan, Elko, Vegas, Doğu ve Batı Berlin adlarıyla tanımlanan tepelerde tesis edilen kanlı savaşlarda Çinlilerin elinden İleri Karakol mevziilerini teslim almıştır.

Komünist Çin ateş-kes görüşmelerinde etkili olmak için pek küçük kazançları çok önemli başarılarmış gibi göstererek bütün dünyada propaganda yaptıklarından, düşmana başarı diye bir fırsat vermemeğe çok dikkat edilmekteydi. Nitekim Türk Tugay’ından muharebe ileri karakol mevziilerinin asıl savunma mevziileri gibi sonuna kadar savunulması istenmişti.

Komünist Çin birlikleri muharebe ileri karakol mevziilerine ilk kez 15 Mayıs 1953 de saldırdı. Bu saldırı mevziilerdeki kahraman askerlerimizin bomba ve süngü muharebeleriyle püskürtülmüştür. 28 Mayıs 1953’de düşman bir alaydan fazla bir kuvvetle; Doğu ve Batı Berlin, Vegas, Elko ve Karsan’daki muharebe ileri karakol mevziilerini şiddetli topçu ve havan ateşi altına alarak taarruza başladı. Düşmanın bu taarruzdan amacının; muharebe ileri karakol mevziilerini ele geçirdikten sonra Türk Tugay’ının işgal ettiği asıl savunma mevziilerini de ele geçirerek cepheyi yarmak olduğu anlaşılıyordu. Düşmanın, o sırada cereyan eden ateş-kes görüşmelerine etkili olmak istediği ve kazanılacak bir başarıdan yararlanmayı düşündüğü şüphesizdi.

Muharebe ileri karakolundaki Türk Birlikleri mevzilerinde kahramanca savaşarak düşmana geçit vermediler. 30 saat süreli 28-29 Mayıs 1953 tarihli direniş çok kanlı bir şekilde cereyan etmiştir. Bu muharebede 151 askerimiz şehit olmuş 241’i de yaralanmıştır. Bu saldırıda taarruz gücünü yitiren düşman 38 inci paralel hattının güneyine geçemedi. Türk Tugayının üstün savaş yeteneği ile oluşan bu direniş nedeniyle Komünist Çin’in ateş-kes’de umduğu avantajı elde edemedi ve “Ateş-Kes” görüşmelerine yeniden başlandı. 27 Temmuz 1953 tarihinde Panmunjom Ateş-Kes Anlaşması imzalandı. Bu muharebe, Kore Savaşı’nın son muharebesi olmuştur. 3 ncü Türk Tugay’ı Vegas Muharebeleri dolayısıyla ABD Cumhurbaşkanlığınca; “Legion of Merit” nişanı ile taltif edilmiştir.

Sonuç olarak; Kore’de savaşan Türk Tugay’ı, savaşın kaderini dört kez değiştirmiştir. Kunuri ve Kumyangjang-ni Muharebeleri ile yenilmez diye nitelenen Komünist Çin ordularını yenerek Birleşmiş Milletler kuvvetlerini büyük bir hezimetten kurtarmış ve Birleşmiş Milletler ordularının Kore’yi terk etme düşüncesinden vazgeçmesini sağlamıştır. Seul (Sosari) Savunması ile başkent Seul’ün düşman eline geçmesine mani olmuş, Vegas Muharebesi ile de Ateş-Kes anlaşmasının yapılmasını sağlamıştır.

Kore Savaşlarında Türk Tugayında 741 asker şehit olmuş 2147 si yaralanmıştır. 234 askerimiz esir düşmüş. 175 askerimiz ise kayıp olmuştur (Kore’de şehit olan askerlerimizin isimleri Ankara’daki Kore Anıtı’nda yer almaktadır)

Kore’ye giden askerlerimizden 25 Eylül 1950, 27 Temmuz 1953 tarihleri arasında savaşa iştirak edenler 1005 sayılı kanunla “GAZİ” unvanını almışlardır.

Çinliler esir kamplarında esirlere her türlü yalan, şaşırtma, korkutma ve işkence metotları uygulayarak beyin yıkama faaliyetleri sürdürmüşlerdir. Bu faaliyetlerden Birleşmiş Milletler askerleri içinde sadece Türk esirleri etkilenmemişlerdir. Esir kamplarındaki olumsuz her türlü şartlara en iyi dayanan Türkler olmuştu. Amerikalı esirlerin % 50’ si bu kamplarda ölmüştür. Esir kamplarında ölen Türk askeri olmamıştı. Çünkü esir olan Türk askerleri bu kamplarda dirençlerini kaybetmediler, emir ve komuta zincirini hiçbir zaman bozmadılar. Askeri disiplini her zaman muhafaza ettiler. Disiplin, davranış ve teşkilatlanma noksanı, kötü yaşam koşulları ve kültür gibi nedenlerden dolayı esir kampı yaşamına ayak uyduramayan birçok Birleşmiş Milletler askeri hayatını kaybetmiştir. Türk askeri örf ve adetlerine düşkün, her zaman ailesine, devletine ve ordusuna sadıktır. Esir kamplarında 24 saat birbirlerine destek oldular, kamp yaşamına topluca katılarak hayatlarını idame ettiler. Yürüyemeyen arkadaşlarını sırtlarında taşıdılar, hasta olan, üşüyen arkadaşlarını vücutlarıyla ısıttılar.

Türk askeri, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yaşattığı destanı Kore’de de göstermiştir. Emir komuta gereği uygulamak zorunda olduğu BM ordularının geri çekilme harekatlarını bir zül saymıştır. Ölmeye programlanmış Çin askerine muharebe meydanlarını dar etmiştir. Türk süngüsü Çinlilerin kabusu olmuştur.

Kore Savaşı aynı zamanda canını hiçe sayan kahraman Türk askerleriyle de destanlaşmıştır. 22 Nisan 1951’de, Çin Kuvvetlerince kuşatılan piyade bölüğünde ı zamanda canını hiçe sayan kahraman Türk askerleriyle de destanlaşmıştır.

Çevrimdışı s.nur

  • Yeni Üye
  • **
  • İleti: 27
  • Teşekkür Sayısı: 35
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #6 : 15 Ocak 2008, 16:27:02 »
ellerine sağlık güzel bir çalışma olmuş fakat biraz da mesela kore ye neden gidip bizimle alakası olmayan topraklarda o kadar şehit verdik sebebi neydi bizleri oralara kimler göndertti kendi yorumlarınla birlikte tarihi de anlatsan okuyanlar için daha iyi olurdu diye düşünüyorum

Çevrimdışı Wolt

  • Wolt
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.143
  • Teşekkür Sayısı: 1158
    • birlikteforum
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #7 : 15 Ocak 2008, 16:29:48 »
ellerine sağlık güzel bir çalışma olmuş fakat biraz da mesela kore ye neden gidip bizimle alakası olmayan topraklarda o kadar şehit verdik sebebi neydi bizleri oralara kimler göndertti kendi yorumlarınla birlikte tarihi de anlatsan okuyanlar için daha iyi olurdu diye düşünüyorum

güzel olurdu
http://www.birlikteforum.com/googleara.html

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir. 
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma; 
Sessiz yaşadım; kim, beni nereden bilecektir...


Çevrimdışı ünaaall44

  • ÜNAL KARTAL
  • Birlikte Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.842
  • Teşekkür Sayısı: 1141
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #8 : 10 Nisan 2008, 22:03:41 »
eline sağlık ;)

Çevrimdışı Sencer

  • Birlikte Üyesi
  • ****
  • İleti: 355
  • Teşekkür Sayısı: 522
Kore SavaŞinda TÜrkler
« Yanıtla #9 : 02 Ağustos 2008, 14:47:32 »
çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık
''Eğer ideallerimizi gerçekleştiremiyorsak,en azından kendi gerçeklerimizi idealleştirebiliriz.''

 

FORUM KURALLARI
Yasal Uyarı: Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, bf@birlikteforum.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet incelenip ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Birlikteforum.com SMF 2.0.8 | SMF © 2011, Simple Machines
SimplePortal 2.3.5 © 2008-2012, SimplePortal