Sayin Mendakka5, Konuda Yapilanlari Görmenizi Isterdim..Sahisla Ugrasmak Yerine Arti Orda Sadece Sizin Hoslanmadiginiz Bu Insanin Yorumlari Mevcut Degil Baska Insanlarda Var, Bakin Baro Basin Aciklamasi Var.. Ha Takildiysaniz 367 Ye Hala, Söyleyimde Sizde Konuya Artik O Sahisi Görmeden Girin..Metnin Orjinalligini Bozmamak Icin Metnin Tümünü Paylastim..367 Konusunda Benim Fikrim Sizden Farkli Degil..Hukuku Katletmis Bir Karardir, Bunu Tüm Hukukcular da Söylemislerdir..Konuda Sizin Hoslanmadiginiz Kisinin Fikrini Savunuyormus Gibimi Duruyorum ALLAH Askina..
`Anayasa ciddi, samimi, iyi niyetli iktidarların olduğu dönemde değiştirilmelidir. Oysa burada amaç, gelecek için kendi iktidarını birtakım yargısal destekle uzatmak, kendisine gelecek zararları azaltmak. Bu olayın yargı bağımsızlığıyla ilgisi yoktur. Yargı bağımsızlığını önleyen Anayasa değişikliği, hukuk devletine zararlı olacaktır. Böyle yaparsanız, hukuk devleti aleyhine yasal olmayan bir işlemi yapmış olursunuz. Kesinlikle cumhuriyetin niteliklerine aykırılılık nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açıldığında iptal edecektir. İster Meclis'te 330'u bulun, ister 367'yi bulun, referandumdan çıkarın ama Anayasa Mahkemesi bu değişikliği iptal edecektir'' diye konuştu. şimdi konu bumu sayın ataan . bu zırvalaramı cevap verelim. ciddi samimi iyi niyetli iktidarlar yaplaymış. kim o iktidar . halkın devre dışı bırakılacağı bir iktidarmı. arzu edilen bu çünkü. seçimle meçimle gelmiyor geleceğide yok. nerden bulacağız ciddi samimi iyi niyetli iktidar.. halk bu yoksaa halkmı ithal etsek yav
`Anayasa ciddi, samimi, iyi niyetli iktidarların olduğu dönemde değiştirilmelidir. Oysa burada amaç, gelecek için kendi iktidarını birtakım yargısal destekle uzatmak, kendisine gelecek zararları azaltmak. Bu olayın yargı bağımsızlığıyla ilgisi yoktur. Yargı bağımsızlığını önleyen Anayasa değişikliği, hukuk devletine zararlı olacaktır. Böyle yaparsanız, hukuk devleti aleyhine yasal olmayan bir işlemi yapmış olursunuz. Kesinlikle cumhuriyetin niteliklerine aykırılılık nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açıldığında iptal edecektir. İster Meclis'te 330'u bulun, ister 367'yi bulun, referandumdan çıkarın ama Anayasa Mahkemesi bu değişikliği iptal edecektir'' diye konuştu. şimdi konu bumu sayın ataan . bu zırvalaramı cevap verelim. ciddi samimi iyi niyetli iktidarlar yaplaymış. kim o iktidar . halkın devre dışı bırakılacağı bir iktidarmı. arzu edilen bu çünkü. seçimle meçimle gelmiyor geleceğide yok. nerden bulacağız ciddi samimi iyi niyetli iktidar.. halk bu yoksaa halkmı ithal etsek yav
Bu Sizin Malum Sahisa Kisisel Cevabiniz Olabilir..Anayasa Mahkemesinin Tartismali Kararlari Son Yillarda Türkiye Gündemini Yeterince Karistirdi..Bu Kararlara Hukukcularin Sert Yorumlari Oldu..Burda Hukuk Disi Bir Kararin Arkasinda Duran Bu Sahsin Yorumunu Ben, Yine Hukuki Bir Karardan Cok Siyasi Bir Karar Cikabilecegine Isaret Etmesi Olarak Yorumluyorum Zira Anayasa Degisikligine Gidecek Olan AKP'nin Hakkinda da Bir Kapatma Davasi Dosyasi Oldugunu ve Dosya Icerigini Hatirlayalim..Tabiki Yorumlar Farkli Olacaktir.. Bakin Burda Hukuki Degerlendirmesi Var Bir Savcinin Tutuklanmasiyla Ilgili ve Birde Yapilanlar..
Süreç hukuk açısından soğukkanlılıkla ve akılla irdelendiğinde :
1- Olay bir “suçüstü hali” değildir. Öyleyse 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasasına bakıyoruz: “Madde 88 - Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâlleri dışında suç işlediği ileri sürülen hakim ve savcılar yakalanamaz, üzerleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez. Ancak, durum Adalet Bakanlığına derhal bildirilir. (Mülga son cümle: 22/12/2005-5435 S.K./43.mad)” Bu kural açıkça çiğnenmiştir. CMK md 251/1 nedeniyle ileri sürülen iddialara karşı; bilinmektedir ki, CMK genel yasa, Hakimler ve Savcılar Yasası özel yasadır. Özel yasa, Genel yasaya öncelikle uygulanır.
2- İkincisi suçun bir özelliğidir. İsnad edilen suç Sayın Cihaner’in görevi ile ilgili veya görev sırasında işlediği bir suçmudur..Yoksa bir “kişisel suç”mudur. Görev ile ilgili yada görev sırasında işlenmişse 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasasına göre apayrı özel bir yargılama süreci vardır ve 2802/ 89 ve 90 md’e göre Son soruşturma münhasıran Yargıtayca yürütülür. Yok suç “kişisel suç “ diye nitelendiriliyorsa: “Madde 93 - Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” CMK madde 250/3 “(3) Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu Kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hâli dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.”
Hukuk devletinde her erk sınırsız yetkiye sahip değildir. Her erk görev ve yetkisi kadar vardır. CMK md. 250 ye göre birden çok ili kapsayan yetkili mahkemelerde salt kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için tanınan yetkileri kullanırlar.
Bu durumda (İsnad edilen suçun kişisel suç olduğu varsayıldığı durumda) Sayın Erzincan C. Başsavcısının soruşturulmasından sorumlu (Eğer en yakın Tunceli değilde Erzurum ise) Erzurum Genel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesidir. Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi değil.. Aksi halde suçun niteliği dolayısıyla Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi soruşturmayı yürütecek deniyorsa Erzincan, Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi içinde olduğundan yine (madde 93 gereği) Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi bakamayacak en yakın yerdeki özel yetkili ağır ceza mahkemesi savcısı ve mahkemesi bakacaktır. O da Diyarbakırdır…
3- Açıktır ki Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı ve Mahkeme yargıcı “yetki aşımı”nda bulunmuşlardır. O ölçüde ki “yetki aşımı”, “yakalama ve arama gibi “ temel hak ve özgürlükleri kısıtlama niteliğindedir. Kişisel husumet bulunan ve hukukumuzda statüsü özel hükümlerle düzenlenmiş 1. sınıfa ayrılmış bir yargı mensubuna karşı yapılmıştır.. Yaptıklarının idare hukukundaki adı “fiili yol”dur. İşlem ve eylemlerinden kişisel olarak sorumludurlar. Yetki yönünden sakat İşlem ve eylemler kural olarak doğduğu andan itibaren mutlak butlan ile “keenlem yekundur”, yok hükmündedir.
4- Deniliyor ki; HSYK yargı organı değildir. Eline müfettiş raporu gelmedi v.s. Birincisi : HSYK savcıların yetkilerini almak ve yeniden dağıtmak yetkisine sahip tek kuruluştur. İkincisi : Yetkileri alınan savcıların eylemi; “fiili yol” oluşturuyor ise ilgili idare -ki burada HSYK dır- doğrudan idari tasarrufta bulunabilir.
Ergun Babahan Ergenekon’un avukatı gizli tanıkla görüşür 13 Mart 2010 Cumartesi
CHP Milletvekili Ahmet Ersin, Erzincan’daki Ergenekon davasının gizli tanığıyla görüşmüş.
Bunda şaşılacak bir durum yok.
Kasetini izledim.
Partinin genel başkanı Ergenekon’un avukatı olduğu için savunma makamına delil toplamıştır herhalde.
Ergenekon davası başladığından beri CHP lideri Deniz Baykal ile Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök tatlı bir telaş içinde.
Bugüne kadar işkenceleri, insan haklarını görmezden gelen Özkök birden en ateşli insan hakkı savunucusu kesildi.
Bu ilgisini ve hassasiyetini emekli veya muvazzaf askerlerden biraz da Kürt çocuklara kaydırsa çok iyi olur.
Deniz Bey ise hala ‘’doğruysa’’ aşamasında.
Ama Ergenekon’a karşı tutumu pek değişmiş değil.
Halbuki ıslak imzalı belge Ergenekon’un bir devamı.
Bütün bunlar içiçe geçmiş halkalar gibi.
Birinin gerçekliğini kabul ettiğinizde, bütün savunma stratejiniz çöker.
Onun için gizli tanıkların ifadeleri elbette önemli.
Bazen doğrular ve gerçekler sağlık için zararlı olabilir.
Onun için üstünün örtülmesi gerekir.
CHP’li Ersin de herhalde bunun için devreye girmiştir.
İyi ki, gizli tanıkla yakalanan CHP milletvekili.
Eğer AK Partili bir vekil böyle yakalansa, ne yargıya müdahale ne de sivil faşizm kalırdı.
CHP hala tek parti zihniyetinde, onu destekleyen medya da öyle.
Onun için CHP’lilerin gizli tanıklarla görüşüp tanıklıktan vazgeçirmeye çalışmaları yargıya müdahale değil, hak olarak görülüyor.
Ama bu konuda kabiliyet eksikliği var.
Önce ‘’Görüşmedim’’ deyip sonra içinde pijama olan çantayla görüşmeye gittiğinizi kabul etmek hem inandırıcılığınızı, hem saygınlığınızı zedeliyor.
Benim merak ettiğim Ersin Bey’in pijamalarına ne olduğu.
Yoksa gizli tanık Munzur mu giyiyordur o pijamaları şimdi?
STAR
Bu yazıyı buraya niye alıntıladın derseniz, bu konuda gördüğüm bir kaç gazete yazısından dolayı karşılık olarak iyi gider diye düşündüm. Anlaşılmadıysa konuyu açaçak başka yazılarda alıntılarım. Hukukla 367 sabih arasında ilişki varsa karşılık olarak bende dam üstünde saksagan vur beline kazmayı diye bir atasözünü delil getirim. Böyle bir atasözü yokmu ? Olsun zaten hukukla 367 sabih arasında da alaka yok.
« Son Düzenleme: 14 Mart 2010, 03:46:32 Gönderen: inşirah »
AHMET KEKEÇ STAR 13.03.2010 08:35 Nedir Erzincan’ın sırrı?
Kendisini “solcu” ve “demokrat” olarak yutturan CHP, Ergenekon soruşturmasının neresinde?
Bilmek istiyorum.
Bu soruşturmanın gizli tanıklarıyla CHP’nin nasıl bir alışverişi olabilir? Kim adına müdahildir bu davaya? Kimi kurtarmaya çalışmaktadır? “Gizli tanık Munzur”la kim ve hangi odaklar adına görüşmektedir?
Bilmek istiyorum
CHP Erzincan milletvekili Ahmet Ersin, gizli tanıkla görüşmeyi önce inkar etti. Sonra kabul etti. Derken, bu görüşmenin görüntüleri yayımlandı. Görüşmeye gittiği gün Ahmet Bey’in elinde siyah bir çanta vardı. Bir “çantalar takazası” oldu. Ne vardı çantalarda?
Bilmek istiyorum.
Erzincan Ergenekon soruşturması, aynı zamanda, müdahili bol bir soruşturma.
Bu müdahillerin ortak özelliği, hukuken, “müdahil” sıfatı taşımamaları...
Kadir Özbek, tıpkı Ahmet Ersin gibi, önce bu görüşmeyi inkâr etti. Daha doğrusu, Cihaner tarafından arandığını söyledi. Sonra kendisinin Cihaner’i aradığı ortaya çıktı. Derken, telefon görüşmesinin olay günüyle sınırlı olmadığı, değerli Özbek ve değerli Cihaner arasındaki görüşmelerin olay öncesine de dayandığı belgelendi.
Kadir Bey’in bu ilgisi nerden kaynaklanıyor?
Bilmek istiyorum.
Daha da önemli soru şu:
Kısaca HSYK adı verilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu niçin Ergenekon davasından şekvacıdır?
Bilmek istiyorum.
Bu kurulun bazı üyeleri, bir zamanlar başkanlığını Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun yaptığı ideolojik YARSAV kurumunun üyesi... YARSAV’ın faaliyet kalemleri ve eski başkan Eminağaoğlu’nun yaptığı siyasi açıklamalar kurul üyelerini rahatsız etmiyor mu?
Bilmek istiyorum...
HSYK’nın taslak hazırlama yetkisi olmadığı halde, tıpkı “yaz kararnamesi” olayında olduğu gibi, niçin bazı üyeler bunu birincil iş sayıyor?
Bilmek istiyorum.
Kurulun faal ve cevval üyelerinden olduğu anlaşılan değerli Ali Suat Ertosun, neden özellikle Ergenekon savcılarının, mahkeme heyetinden iki ismin, Diyarbakır’daki faili meçhul soruşturmaları ve PKK’nın şehir yapılanması KCK operasyonunu yürüten savcıların görev yerlerinin değiştirilmesini istedi?
Bilmek istiyorum...
Uluslararası hukuk kuralları, yargı görevi yürüten kişilerin baskı altında tutulmamaları gerektiğini söylüyor. HSYK patentli bazı atamalar, kafalarda soru işareti bırakan görevlendirmeler, ortaya çıkan ilginç rastlantılar ve yer değiştirmeler, özel yetkili savcıların “yetki ketmiyle” baş başa bırakılmaları bizatihi “baskı” ve “yargıya müdahale” değil midir?
Bunun cevabını istiyorum.
Baykal’dan da, CHP’nin “Munzur” adlı gizli tanıkla niçin irtibata geçtiğini açıklamasını rica ediyorum?
konu yazarlar arası polemiğe döndü.. genede siz bilirsiniz ama artık yazarların yazılarnı alıntılamayalım. belkide yerkürede ilk kez bir partiye iktidarda iken eften püften sebeblerle kapaanma davası açıldı yine kainatta ilk kez meclisin yüzde 90 nın kabul ettiği bir yasa 9 kişiden oluşan bir heyet tarafından yok sayıldı. o zaman hukuk nerdeydi ve siz ve sizin türevleriniz nerdeydi sayın ataan.. şimdi gelmiş işte gözaltılarda şu oldu bu oldu vs vs. sorun bay 367e aylardır hastahanede tezgahtan yatanların durumu hukukimi.. omugalı olmak zordur dahada zoru omurgalı kalabilmektir.. siz kolay olanı yapıyorsunuz sayın ataan!
« Son Düzenleme: 14 Mart 2010, 09:56:05 Gönderen: mendakka5 »