Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat & Tarih > Tarih ve Strateji > Osmanlı Tarihi (Moderatörler: sunguralp, hasmetvu) > Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....

Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....
Cevap SayısıCevap Sayısı: 10 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 738 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....  (Okunma Sayısı 738 defa)
21 Ocak 2007, 17:53:52
www.birlikteforum.com
Deneyimli Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 19
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.156
Nerden: Ankara
Teşekkür Sayısı: 303

WWW
Offline
« :»




Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....

Fatih Sultan Mehmet istanbul'u fethetme plânları yapıyordu. Daha henüz 21 yaşında bulunan hükümdar, İstanbul'un fethine girişmeden önce, halkını imtihan etmek istemişti. Sabahın erken saatlerinde tebdili kıyafet ederek, Osmanlı'nın başşehri olan Edirne'de çarşıya çıktı.

Çarşının bir tarafından girip, alış veriş yapmaya başladı. Birinci dükkâna varıp birşey aldı. İkinci bir şey istediğinde dükkân sahibi vermedi. Fatih'i tanımıyordu dükkân sahibi. Fatih Hazretleri mal olduğu halde neden vermediğini sordu.

Adam:

-Ben sana bir şey satmakla sabah siftahımı yapmış oldum, ikinci alacağını da karşıdaki dükkândan al. Çünkü o henüz siftah etmemiştir, dedi.

Fatih memnun olmuştu. Öbürüne vardı, bir miktar mal aldı... İkincisini istediğinde o da vermeyip komşu dükkâna gönderdi. Böylece Hazreti Fatih koca çarşıyı baştan sona kadar dolaştı... Hepsinde aynı mukabele ile karşılaşmıştı.

Aldıkları erzakı, medresede ilim tahsil eden talebelere gönderdi, kendisi de saraya gelip Allah'a şükür secdesine kapandı ve şöyle dedi:

— Ya Rabbi sana hamdolsun... Bana böyle birbirini düşünen millet ihsan ettin. Ben bu milletimle değil Bizans'ı, dünyayı bile fethederim, dedi ve istanbul'un Fetih planlarını hazırlamaya başladı.

51 gün süren muhasaradan sonra Bizans, Akşemseddin Hazretlerinin de bizzat iştirakiyle fetholunmuştu. İstanbul fetholunduktan sonra, Osmanlı imparatorluğunun merkezi Edirne'den İstanbul'a taşındı.

      
Logged
aslanbey' Adlı Üyenin İmzası

Bağlantılar

Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14.053


View Profile
Re: Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....
« Posted on: 09 Ocak 2009, 06:27:57 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Logged
03 Şubat 2007, 21:29:13
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 156
Mesaj Sayısı: 80
Teşekkür Sayısı: 16

Offline
« Yanıtla #1 :»

bir millet nasıl yönetilmeyi hak ediyorsa öyle idare edilinir
Logged


07 Haziran 2008, 19:59:39
kenanconan
Genel Moderator
*
Üye No: 5562
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.456
Nerden: hayallerin azaldığı yerden (istanbul)
Teşekkür Sayısı: 598

Offline
« Yanıtla #2 :»

Ne mutlu Türküm diyene!! Gurur duyuyorum Türk olduğum için. Böyle bir şey dünyanın neresinde var sorarım?  Birde anlamadığım şey biz o haldeyken bu duruma nasıl düştük.
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2008, 15:08:54 Gönderen: conan10 » Logged
conan10' Adlı Üyenin İmzası

ölünce sevemezsem seni...


10 Haziran 2008, 10:38:38
bilgi küpü
Deneyimli Üye
*
Üye No: 5455
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.254
Nerden: malatya
Teşekkür Sayısı: 952
birlikte forum olmadan hayat olmaz

WWW
Offline
« Yanıtla #3 :»

bunu bir kitapta okumuştum Smiley
Logged
bilgi küpü' Adlı Üyenin İmzası

20 Ekim 2008, 23:56:48
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 11271
Mesaj Sayısı: 1
Teşekkür Sayısı: 0

Offline
« Yanıtla #4 :»

eyvallah sağol.
Logged


21 Ekim 2008, 13:16:44
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 10950
Mesaj Sayısı: 97
Teşekkür Sayısı: 405

Offline
« Yanıtla #5 :»

  Fatih Sultan Mehmet'in FETİH için,FETİHTEN evel halkını imtihan etmeye ihtiyacı yoktur..

   Çünkü o fetih planlarını yazılı kaynaklara göre 13 yaşında yapmıştır..Bu planlar Çandarlı Halil Paşa tarafından da bilinmekte ve bir felaketle sonuçlanabileceği ihtimalinden dolayı desteklenmemekte,takip edilmektedir..

   Fatih ayrıca, Büyük İskender,Sezar,Darius gibi dünya imparatorlarının biyografilerine büyük alaka gösteriyor,özellikle Makedonyalı Alexander'i (İskender) orjinal Yunanca metinlerden günlük olarak okutturuyordu..

    O büyük bir mareşal olmasının yanısıra,çok derinliklere ulaşmaya muvaffak olmuş,enterlandı çok çok geniş,bir çok lisana vakıf,ilim meclislerinin müntesibi,haşmetli ,BİLİM ADAMI  vasıflarına haiz DEVLET adamıdır..

   Annesinden erken yaşlarda ayrılmış,daha iki yaşındayken Amasya'ya gönderilmiştir..Bu arada bir takım KARANLIK GÜÇLER ( GİZLİ YERALTI TEŞKİLATLARI )Amasya'da hem  kardeşlerini ve hem de kendisini gözetim altına almıştır..

  Nitekim abisi şehzade Ahmet aniden ölüvermiş,yine bir gece yarısı kardeşi Şehzade Ali ve bebek yaşlarda iki tane erkek kardeşi TOPLUCA KATLEDİLMİŞLERDİR..Bunun üzerine II Murat,son kalan oğlu Mehmet'i derhal Edirneye gözünün önüne getirttirmiş,güvenlik çemberi içerisine almıştır..


     O,şüpheci,sorgulayıcı,gizliliğe çok önem veren,hırsını içerisinde saklayan,ketum birisidir..İnsanlara son derece mesafelidir,hakaretlere tahammülü yoktur,ansızın nazik olup,ansızın tepkisel davranışlar sergileyen,önceden ne türde tepkide bulunacağı bilinmeyen ruh haline sahiptir..

     
          (Ara Not : Felsefeye meraklı olanlar,AKIL bahislerinde ahkam eyleyen eski ve çağdaş filozofların AKILLI İNSANLARIN  en önemli özelliklerinden birisinin," olaylar karşısında ne tepki vereceğinin kestirilememesi " olarak kaydettiklerini mutlaka okumuşlardır..)


      Fatih şiire,bahçıvanlığa meraklı,ASKERİ TAKTİKLERE tiryaki düzeyinde müptela,planlama ve lojistik konusunda tek kelimeyle şahaserdi..O kısaca ALİM vasıflı DEVLET ADAMI türünün,tarihteki en mühim örneklerindendi..

    Onun,TÜRKÇE,Yunanca,Latince,Farsça,Arapça ve Slav tandanslı Balkan dillerine vakıf,jeopolitik ve edebiyat düşkünü,yetenekli bir MÜHENDİS olduğunuda notlamalıyız..

     Anadolu anaları böyle birini bir daha doğurabilir mi ?..Allah bilir..Yalnız şu var ki iş elbette BABADAN geçiyor..

     Her neyse..

     KOFTİ ve BOŞ lakırdılarla meşgale eden SİYASET ADAMI ünvanlı bazıları,sonraki yüzyıllarda onun tırnağı dahi olamamıştır..   

   

***********************************


 
      Şimdi özet turumuzu bitirdikten sonra şu DÜKKAN- BAKKAL ve ALIŞVERİŞ,SİFTAH falan meselesine gelelim..

       Bu tür kıssaları bazen okuyoruz,doğrumu veya yanlışmı onu bilemiyoruz,amma velakin biz bu türde menkıbelere çok da ehemmiyet vermiyoruz..Bir takım yerlerde yazılmış,söylenmiş bu nakillerin BİRİCİL KAYNAKLARINIDA sorgulamaya ihtiyaç hissetmiyoruz..Doğruysa doğrudur,yanlışsa yanlıştır..

       
       Zira Fatih'in büyüklüğünü anlayabilmek için, onun icraatlarını ve ittifakla devraldığı ROMA İMPARATORLUĞU verasetinin açılımlarını,DÜNYA İMPARATORU olarak, dünya MEDENİYETİ ve İNSANLIĞINA kattıklarını algılayabilmemiz kifayet ediyor.. 

       Mesele onu derinlemesine anlamaktır..Bu algılamayı gerçekleştirebilmemiz için,çağımızda SÜPER MARKET'de denen DÜKKAN-BAKKAL kıssalarının yeterli olabilmesi söz konusu bile değildir..

      Bir an önce,menkıbe ve kıssalardan uzak durup başta Prof.Halil İnalcık,Prof.İlber Ortaylı,Prof.Ahmet Akgündüz gibi daha bir dolu ALİMLERİN UMMAN niteliğinde yazılı eserlerine el atmalıyız..

      Tabi bu konu kişilerin kendi tercihleridir..Bizimkisi sadece bir dilek...



*******************************

  Canlar,

  Fatih,ülkede karışık çıkmaması usulünce gizli tutulan babasının ölümü üzerine ,ÇANDARLININ haber vermesiyle hızla Edirneye hareket etmiştir..Zira bu sırada Kostantinopol'da,Bizansın kontrolü altında tuttuğu,taht iddiasında olan uydurma Şehzade  ORHAN ve  bebek durumunda bir kardeşi vardı..

( Sonradan bu şehzade ORHAN, İstanbul fethi esnasında,TÜRK yandaşlarıyla Osmanlı ordusuna ,Bizanslılarla beraber sonuna kadar kılıç sallamıştır,akıbeti ölüm olmuştur..)   

  BAŞBUĞLUĞU devralmak için Edirneye gelen Fatih,resmi törenlerden sonra hızlı şekilde reform ve fetih hazırlıklarına başlamıştır..

   Meseleyi genel olarak aktaran kaynakların haricinde olarak,sadece İSTANBUL FETHİ ile alakalı yazılmış(Macar Ustaya top döktürmek,yeni donanma hazırlamak işlerinin dışında)PATOLOJİK düzeydeki kitaplar,BAŞ DÖNDÜRÜCÜ bir şekilde DÜNYEVİ-ZAHİRİ olarak yapılmış hazırlıkların ayrıntılarını yazıyor..

   Yazılı dökümanlardan incelendiğinde,uyku uyumaya dahi fırsat bulunamayan ölümcül  yoğunlukla,BİLİM,teknoloji adamlarının yönlendirdiği,gerek duyulan her ihtiyacın teşkil olunduğu,ARI MİSALİ yapılan hazırlıklara insanın HAYRET ETMEMESİ mümkün olamıyor,inanamıyor..

  Dünyanın farklı yerlerinden temin edilen malzemeler,teknik adamlar,ustalar,kalifiye işçi orduları,teknolojik transferler daha sayfalara sığması mümkün olmayan bir dolu emekler,mali yönetim..Detaylar,detaylar,detaylar..................   

  Bu kadar çabanın içerisinde,tüm yapılan çalışmaları 24 saat boyunca yerinde,mahallinde,Anadolu ve Trakya bölgelerinde BİZZAT denetleyen,saniyeleri altın değerinde olan ,Fatih Sultan Mehmet'in fetih öncesi HALKINI İMTİHAN etmek için DÜKKAN-BAKKAL ZİYARETİ yapması da,gerçekten son derece anlamlı olmuş..Şaşmamak ve takdir etmemek elde değil..
   

  Saygıyla..............Bolkar..............
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2008, 14:12:05 Gönderen: Bolkar » Logged


21 Ekim 2008, 19:04:07
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 10950
Mesaj Sayısı: 97
Teşekkür Sayısı: 405

Offline
« Yanıtla #6 :»

   Molla Akşemsettin'in FETİH'teki tarihi işlevi....
 
  Dostlar,

   İstanbul fethi esnasında Osmanlı donanması kendinden beklenen başarıyı tam anlamıyla gösterememiştir..Emir üzerine 12 nisan 1453'de Kaptan Baltaoğlu komutasında ilerleyen 140 parça gemi,18 nisan günü Çiftdirek üzerinden hareket ederek,burnu dönüp zincirlenmiş HALİÇ'e yöneldi..

   Karşılarında ise yetenekli denizci BARBORO komutasında ,büyük kare yelkenli ticaret gemilerinin ağırlıkta olduğu,37 parça düşman gücü vardı.Burada şiddetli bir savaş yapıldı,ancak bu mücadeleyi Baltaoğlu kazanamadı.Osmanlı donanmasını geriye  çekmek zorunda kaldı..İtalyan denizciler iyi savaşmıştı..

    Konstantinus'un surlardaki en büyük kozu ise ,savaş oyununda büyük kabiliyetleri  olduğu bilinen Cenovalı Giustiniani'ydi,o KUŞATMA SAVAŞLARININ tartışmasız uzmanıydı,tarihsel süreç içerisinde yapılmış kuşatmalara karşı verilen savunma savaşları konusunda da bilgi sahibi olduğundan,Bizansı savunanları bu savaşa yaptırdığı tatbikatlarla son derece sıkı hazırlamıştı,sağlam liderlik özelliklerine sahipti....

  ( İstanbul fethinin ayrıntıları içerisinde bu Cenovalı'nın çok özel yeri vardır,belgelerde hakkında fazlaca yazımlar mevcuttur..)

Tarih 19 nisanı gösterdiğinde hem karada,hem denizde, Osmanlı ordusu püskürtülmüş vaziyetteydi..

Deniz savaşlarında ikinci moral bozucu olay ise hemen ardından  20 nisan  tarihinde  gerçekleşti..

Papa Nicholas'ın destek amaçlı gönderdiği 3 gemi ve 1 adette içi Mısır yüklü ticaret gemisi boğazları,engelleri aşarak İstanbul boğazına girdiler..Saat sabah on sularını gösterdiğinde gemiler surlardan gözlenmeye başlandı..
 
  Maltepedeki deniz gözetleme kulesi Sultan'a haberi ulaştırır ulaştırmaz,Fatih bizzat Çiftdirek'e Baltaoğlu'nun yanına atıyla gitti,gelen filonun ne pahasına olursa olsun yok edilmesini istedi..

   Amiral Baltaoğlu kalabalık donanmasıyla bu dört geminin önüne çıkarak bayrakları indirmesini istedi..Ancak Cenevizliler onu dinlemedi.Birbirlerinden kopmadan Osmanlı gemileriyle çarpışmaya girdiler..PREVEZE başlığında önceden de yazdığımız gibi,küçük ebatlı Osmanlı gemileri,DEV boyuttaki bu gemileri her yandan sarmış olmalarına rağmen bir türlü teslim alamadılar..

    İtalyanlar son derece başarılı çarpışıyorlar,Kaptan Francesca komutasında  sağlam manevralar yapıyorlardı.....Ortalık kan gölüne döndü..Deniz suyu gemi kalabalığından gözükmüyordu..Osmanlı donanmasında ölenin,hasar görenin yerini hemen başkası alıyordu..

   Vakit akşama yaklaşıyordu...İŞTE FATİH'in ATINI DENİZE SÜRDÜĞÜ OLAY BURADA CEREYAN ETMİŞTİ...Sultan sesini karadan duyacak kadar yakın olan Baltaoğlu'na talimatlar yağdırıyor,cesaret veriyordu..

    Ancak,bu noktada öncesinden durmuş olan rüzgarın,aniden tekrar güçlenmesi Hristiyan gemilerinin yelkenlerini şişirdi..Dev gemiler minyon boyuttaki Osmanlı kadırga duvarlarını yardı..

    Bu arada Zincir ötesindeki 2 adet venedik gemiside,gelenleri karşılamak için zincirlerden dışarıya borular çalarak çıktı..Gelen gemileri yedeğine alarak Kostantinopol'a halkın tezahüratları içerisinde sokma başarısını gösterdi..Zaten savaş herkeslerce seyredilmişti..

   Bu yenilgiler ve başarısızlıklar  savunmacılara ve Kostantinopol  halkına büyük bir moral ve direnç gücü sağladı..Osmanlı tarafında ise moraller bozuldu..

   Bu gelişmeler karşısında Konstantinus büyük bir tazminat karşılığı Fatih'e kuşatmayı kaldırmasını önerdi..Osmanlı Genel Kurmay karargahında kaygılar,endişeler meydana geldi..KRİZ neredeyse kapıya dayanmıştı.....Sultan Mehmet'in liderliği sorgulanma riskiyle karşı karşıyaydı..

   Efendiler........Burada devreye MOLLA AKŞEMSETTİN derhal giriverdi......

   Aynı günün akşamında,çok keskin bir mektup kaleme aldı..Bu olayların acıya,moral bozukluğuna sebebiyet verdiğini belirtti..Hristiyanların ise bayram yaptıklarını belirtip,Sultan'ın otoritesinin sorgulanma noktasına geldiği teşhisini koydu....Ve acı reçeteyide sundu....

    SERT CEZALAR VERİLMELİDİR.......HEM DE DERHAL......

     ÇARELERE ve İCABINA  BAKMALISINIZ !...diyordu..Hemen ertesi sabah Fatih gereğini Amiral Baltaoğlu'nun tüm şerefini,herkesin önünde İBRET verici cezalarla alarak, gözdağı vererek gerçekleştirdi..( Ayrıntıya  girmeyeceğim..)

   Otorite ve konsantrasyon,hedefe kilitlenmede meydana gelmiş zaafiyetler AKŞEMSETTİN'in telkinleriyle KARARLICA giderildi..Tekrar fethe kalınan yerden devam edildi..

    İstanbul fethi esnasında Molla Akşemsettin'in manevi misyonu değerlendirilmeye alınırken,yazdığı tarihi mektup mutlaka değerlendirilmelidir...

    Bolkar.......................
   
 

   
   

 
   


   
       

   


   

   

   
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2008, 19:16:20 Gönderen: Bolkar » Logged


21 Ekim 2008, 19:07:49
Yönetici
*
Üye No: 4102
Mesaj Sayısı: 1.199
Teşekkür Sayısı: 568

Offline
« Yanıtla #7 :»

Hocam yazdıklarınıza tamamen katılıyorum...

Tarihimiz bu tür menkıbeler ve hikayelerle dolu.

Bunun en güzel örneklerinden biriside Osman Gazi'nin gördüğü iddia edilen o meşhur rüyasıdır.

Bir diğer örnek yukarda ki olay ve ya Kanuni'nin Fransa'ya Dans için verdiği emir ya da bir başka hikayedir.

Hele hele internet ortamında bu tür hikayeler iyice yoğunlaşmış ve bu gün bir çok tarihi gerçek bu hikayelerin gölgesinde kalacak kadar göz önünden uzaklaşmıştır.

Tüm bunların yanında neredeyse tüm milletlerin tarihlerinde bu tür menkıbelere rastlarız.Hele ki doğulu toplumlarda.

Bilimsel olarak hiç bir değeri olmayan bu hikayelerin,milli ruh oluşumunda hiç yeri yok mudur sayın hocam?

Yani belli ölçülerde olduktan sonra ve tarihi gerçekliklere ters düşmediği sürece faydalı olamazlar mı?

Google'den çıkan sonuçlara bakarak gerçek kabul etmeden bahsetmiyorum.Ama çok çeşitli zeka seviyesinde olan ve ya belli bir yaş gurubuna giren insanların en azından bir milli bilinç edinmeleri adına faydalanılamaz mı?

Saygıyla hocam...
Logged
Savtegin' Adlı Üyenin İmzası

İmza yok...
21 Ekim 2008, 19:37:13
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 10950
Mesaj Sayısı: 97
Teşekkür Sayısı: 405

Offline
« Yanıtla #8 :»

Alıntı:Savtegin tarafından gönderildi.

Bilimsel olarak hiç bir değeri olmayan bu hikayelerin,milli ruh oluşumunda hiç yeri yok mudur sayın hocam?

Yani belli ölçülerde olduktan sonra ve tarihi gerçekliklere ters düşmediği sürece faydalı olamazlar mı?

Google'den çıkan sonuçlara bakarak gerçek kabul etmeden bahsetmiyorum.Ama çok çeşitli zeka seviyesinde olan ve ya belli bir yaş gurubuna giren insanların en azından bir milli bilinç edinmeleri adına faydalanılamaz mı?

Saygıyla hocam...


   Sayın Hocam,

   Elbette bir  noktaya kadar faydası olur,çocuklara ve çok gençlere milli bilinç edindirme babında menfaatlerde sağlar,bu türde menkıbeler Doğulu toplumlar dışında ortodoks Balkan,Grek,Slav milletlerinde de çok yaygın....

   Ancak ülkemizde bu iş dibine yakılmış ve gerçek tarihimizin neredeyse örtülmesi boyutlarına ulaşmıştır..

    Menkıbeleri okuyup ondan hoşlanan,lise,üniversite çağına gelmiş veya kemale ermiş yurttaşlarımızın biraz daha hassas olmaları gerekiyor..

    Çanakkale harbini bile hurafelere boğduk..Bu ecdadımıza hakarettir,ayrıca karşı istismarlara son derecede müsait zeminler hazırlamaktadır..

    Suçun büyüğü elbette sisteme aittir..Ama yaşını başını alıp,okuma yazma bildiği halde,VATAN MİLLET aşkını her platformda dillendiren şahıslar, 7 (YEDİ) YTL veripte,İlber Ortaylı'nın " Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek " gibi okuması son derece zevkli,basit eserlere dahi mesai veremiyorlarsa,vay hallerine..Kendilerini sorgulasınlar..

    12  Eylülden evel çıkan GIRGIR isimli bir mizah dergisi vardı,sağ üst köşesinde kafasına çevirme kolu takılmış adam GIRGIR'da GIRGIR derdi..

   Şimdilerde mizah kültürü de değiştiğinden,LAK LAK da LAK LAK ile uğraşıyoruz hocam..Elin adamı da burnunun dibinde TESİS EDECEĞİNİ tesis ediyor..

    Kral malesef çıplak hocam......

    Elbette herkes menkıbesini,MASALINI vesairesini özgürce okuyacak,yazacak,inanacak.....BOLKAR gibi amatör adamlarda gerçeğini yazacak..

     En azından,menkıbelere tahammül gösterenlere,gerçeğin hatırlatması da yapılacak..

     Biz bugün içerisine düşmek arefesinde olduğumuz ,REZİL ve ZELİL duruma masallar dinleye dinleye geldik..Masalları aşamadık,bizden evelki kuşaklar masallarla büyüdü,onlara inandı,masallarıyla öldü..

      Bi mukabele saygı benden,kıymetli hocam.....Bolkar...........

     

   
« Son Düzenleme: 23 Ekim 2008, 13:31:54 Gönderen: Bolkar » Logged


21 Ekim 2008, 20:20:30
sellahadin eyyubi
Birlikte Üyesi
*
Üye No: 11775
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 249
Nerden: MALATYA
Teşekkür Sayısı: 79

WWW
Offline
« Yanıtla #9 :»

Rabim bizi iyki Türk ve müslüman olarak dünyaya getirmiş.yoksa nelerle övüne bilirdik.
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2008, 20:45:55 Gönderen: Savtegin » Logged
sellahatineyübi' Adlı Üyenin İmzası

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
.gif]C:\Users\MEOS\Desktop\154wttt[1].gif
28 Aralık 2008, 00:27:23
Birlikte Üyesi
*
Üye No: 16455
Mesaj Sayısı: 141
Teşekkür Sayısı: 59

Offline
« Yanıtla #10 :»

Paylasim icin tesekkür ederim.

Bir Fatih Sultan Mehmed  hayrani olarak , yazilan herseyi büyük bir zevkle okudum.  Wink
Logged
esma 41' Adlı Üyenin İmzası

“Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum..”
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
Fatih Sultan Mehmetin İmtihanı....

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Fatih Sultan Mehmet’in Yargılanması Osmanlı Tarihi aslanbey 7 495 Son Mesaj 21 Ocak 2008, 23:41:34
Gönderen: ali_ozkan88
Fatih Sultan Mehmed Han Belgeseli Osmanlı Tarihi r3n4m3 8 747 Son Mesaj 10 Nisan 2008, 21:10:42
Gönderen: ünaaall44
Fatih Sultan Mehmet Han ( II.Mehmed - Osmanlı Sultani) Osmanlı Tarihi selahaddin 5 400 Son Mesaj 14 Eylül 2007, 14:13:41
Gönderen: Wolt
Fatih Sultan Mehmet'in Tababet ile ilglili Vasiyetnamesi Osmanlı Tarihi evren 0 308 Son Mesaj 26 Eylül 2007, 11:37:28
Gönderen: evren
Fatih ve Ahali Derin Konular-Felsefe-Parapsikoloji nadide 0 136 Son Mesaj 04 Ocak 2008, 14:39:00
Gönderen: nadide
Cebrail'in Hz.Ebu Bekir'i İmtihanı İslam ve İnsan ünaaall44 0 136 Son Mesaj 02 Temmuz 2008, 23:03:15
Gönderen: ünaaall44
|Site Haritası|Site Haritası | Arşiv | Wap | Arsiv | Wap2 | Wap Forum | XML |
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
sitemap


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco
Yasal Uyarı: Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibinle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine tüm dosyaları kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez İletişim