Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat & Tarih > Görsel sanatlar ve Medya (Moderatör: sellahatineyübi) > Televizyonun Dünyaya Etkisi

Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: Televizyonun Dünyaya Etkisi
Cevap SayısıCevap Sayısı: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 817 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Televizyonun Dünyaya Etkisi  (Okunma Sayısı 817 defa)
05 Mart 2008, 18:26:03
Yunus Emre
Birlikte Üyesi
*
Üye No: 2941
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 119
Nerden: Malatya
Teşekkür Sayısı: 65

WWW
Offline
« :»




Televizyon, icat olduğu günden beri, insan hayatı üzerindeki tesirini devam ettirmektedir. Onu icat eden(ler), muhtemelen insan hayatına bu kadar güçlü tesir edeceğini bilmiyordu. Albert Einstein'in atom bombasının tesirinin ne olacağını önceden bilemediği gibi... Başlangıçta önemsiz gibi görünen bu teknolojik âlet, 20 ve 21. yüzyılda dikkate alınması gereken bir güç olmuştur. Tv karşısında oturan milyonlarca kişi, aynı anda tesir altına alınabilmektedir. Bazı programları milyarlarca kişi aynı anda izleyebilmekte ve bu programlardaki kişiler, hadiseler ve mesajlar evimize girmektedir. Evlerimizin başköşesine kurulmuş bu kutunun tesirinde kalmadan yaşamak, 21. yüzyıl insanı için neredeyse imkânsızdır. Tv'nin kişi, aile ve toplum hayatına tesirleri, şimdilerde daha çok konuşulmaya başlandı. Ancak bu gücü elinde bulunduranlar, ne yazık ki, onun tesirleri hakkındaki bilgileri kamuoyuna aktarmamaktadır.

Tv'nin tesirlerini; kısa, orta ve uzun vadede olmak üzere üçe ayırabiliriz. Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombalarının tesirleri ile bu tesirler daha iyi izah edilebilir. Atom bombası ilk atıldığında 100 bin insan öldü. Bu, katliamın kısa vadedeki en şiddetli tesiri olmuştu. Orta vadede o şehirler yaşanamaz hale geldi ve Japonya, savaşı kaybetti. Uzun vadede ise, radyasyon sebebiyle kolsuz-bacaksız çocuklar dünyaya gelmeye, başta kanser türleri olmak üzere çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaya başladı. Kısacası atom bombasının tesirleri yıllar sonra bile hissedilmekteydi.

Televizyonun kısa, orta ve uzun vadede nasıl ortaya çıktığını fark edemediğimiz vahîm neticeleri, tarihin derinliklerinde kalmış; fakat birilerinin hâlâ birçok topluma uyguladığı Mankurt Efsanesi’ni hatırlatmaktadır. Tv'nin Mankurt Efsanesi’ne benzeyen yönlerini okuduğumuzda onun zararlarını fark edip, ona daha mesafeli olacağız.

Efsaneye geçmeden önce, tv'nin niçin bu kadar tesirli olduğunu cevaplamaya çalışalım. Bunun için ilk olarak, "Acaba kaç saat tv karşısında kalmaktayız?'' sorusunun cevabını arayalım. Yapılan çalışmalar, birçok kişinin saatlerce tv karşısında kaldığını veya tv bulunan bir ortamda çalıştığını göstermektedir. Birçok yerde hayat, tv'nin görüntüsü veya sesi ile devam etmektedir. Çocuklarımız tv karşısında saatlerce çizgi film veya farklı programlar izlemektedir. İnsanın gördükleri ve duydukları şuuraltında bir tesir bırakır. Şuuraltı beslenmesi ise, insan hayatına çok mühim neticeleriyle derinden tesir eder. Öyleyse tv görüntü ve seslerinin hayatımıza tesiri var mıdır? Sağlıklı düşünen her insan bu soruya "evet'' diye cevap verecektir. Bir kişi tv seyretmese bile, çevresinde tv seyredenler olduğu için, dolaylı bir tesir altında kalmaktadır. Televizyon, bilhassa çocuk ve gençlerin şuuraltına, davranışlarına ve zihnî fonksiyonlarına tesir etmekte ve onların hayatı algılamalarını ve davranışlarını değiştirmektedir. Kısacası hayatın her köşesinde tv ve buna bağımlı olan insanları bulmak mümkün olmaktadır.

Mankurt Efsanesi tarihin derinliklerinde Türk kavimlerine uygulanan bir işkence ve asimilasyon şekli olarak bilinmektedir. Bu efsaneye göre kafasına ıslak koyun derisi geçirilen kişi, güneşin altında günlerce bekletilmekte, ıslak deri yavaş yavaş kurumakta ve kişinin kafasına müthiş bir basınç yapmaktadır. Güneşin altında kafası gittikçe sıkılan kişi, yapılan işkencenin dayanılmaz tesiriyle kendisini, geçmişini, ideallerini ve şahsiyetini şekillendiren birçok değeri kaybetmektedir. Bu şekilde mankurtlaşanlar, şuuru kaybolmuş, yönlendirilmeye açık, kendi geçmişine ve benliğine hissiz, duygulardan yoksunlaşmış, sahibine şartsız olarak bağlı birer robot haline gelmektedir.

Mankurt haline getirilenlerin maruz kaldığı değişme ile, tv kıskacındaki kişilerin yaşadığı değişme arasında büyük benzerlik vardır. Tv karşısındakilerde, belki koyun derisinin yaptığı ağrı ve işkence hali yoktur; ama bu iki hadise karşısındaki değişme tarzı benzerdir. Tv karşısında saatlerce savunmasız bir şekilde kalan kişiler, gördüklerinin tesiri altında kalmakta, hayat ve olaylara tv’nin istediği gibi bakmakta, ekranda gördüklerini model alarak giyinmekte, buna göre eğlenmekte ve yaşamaktadır.

Sistemli değişme ve zamana yayarak değişme önemli kavramlardır. Bugün gelinen durum çok kısa zamanda olsaydı, herkes değiştiğini fark edebilecekti. Ancak değişmenin zamanla ve yavaş yavaş olması, kişinin değiştiğini fark etmemesi sonucunu getirmektedir. Tv'nin yıllar içinde yaptığı değişme şahsın şuuraltı ile birlikte değişmesi ve bu şuuraltı değişmenin kişinin günlük davranışlarına aksetmesini doğurmaktadır. Tv'nin insana tesirini şu örnek ile daha iyi açıklayabiliriz. Elinize beyaz bir kâğıt alın ve üzerine her gün bir nokta koyun. Bir yıl sonra o kâğıt simsiyah olacaktır. Başka bir örnek verecek olursak; yurdundan ve içinde yetiştiği toplumdan uzakta yaşayan kişiler, zamanla içinde yaşamayı sürdürdükleri yeni toplumun değer ve normlarına maruz kalarak, farkında olmadan değişirler. Değişmeler yavaş olmaktadır. Televizyon seyircisinin de şuuraltı zamanla değişir ve bu değişme günlük konuşmalara, davranışlara, ideal ve düşüncelere aksederek, kişiler âdeta mankurtlaşırlar.

Devletler, kültürlerini yaymayı ve asimilasyonu bugün, belki tank ve top ile gerçekleştirmiyorlar; ama bunu tv ile sistemli bir şekilde ve yavaş yavaş yapıyorlar. "Globalleşme'' sloganıyla artık tek tip konuşan, tek tip giyinen, tek tip yiyen, tek tip yaşayan, sun'î ve sığ idealleri olan, sadece maddiyata kilitlenmiş kitleler oluşmaktadır. Çünkü tv'lerde çocukluktan itibaren uygulanan değişim programı sonucu; kişiye daha iyi hayat, daha çok para, daha çok konfor, var olmak için yok etmek, her hâdiseden cinsî mevzulara girizgâhlar, menfaat için aldatma, bencillik ve israf gibi insanı değersizleştiren mesajların binlercesi verilmektedir. Artık, evin kızı bir mankeni model almakta, delikanlısı sevdiği bir sanatçı gibi giyinmekte, küçük çocuğu ise; tesirinde kaldığı filmin çocuk kahramanı gibi konuşmakta ve davranmaktadır. Katliamlar, özgürlük için savaş; haksızlıklar, adalet; yanlışlıklar, doğru gibi aktarılabilmektedir. Dolayısıyla toplumlar değerlerinden zamanla uzaklaşmakta, yabancı kültür gittikçe yaygınlaşmaktadır. Mankurtlaşan insanların, değerlerine yapılan saldırılara hissiz kalması gibi, tv karşısında erozyona mâruz kalan insanlar da, giderek bazı olaylara duyarsızlaşmakta ve birer "teknolojik mankurt'' haline gelmektedir. Bu şekilde kendine göre farklı kültürel kimlik taşıyan, ama kişiliği olmayan içi boşaltılmış topluluklar, hemen her ülkede boy göstermektedir.

Hiroşima ve Nagasaki'de atom bombasının kısa vadedeki tesirine karşılık tv'nin kısa vadedeki tesiri, bir günde binlerce insanın ölümü değil, milyonlarca insanın yavaş yavaş ölmesidir. Tv'nin tesiri daha çok orta ve uzun vadede görülür. Orta vadede mânevî köklerinden kopuk ve kıymet hükümleri olmayan çocuklar yetişirken, uzun vadede fertlerin tek tek değişmesi neticesinde, bütün bir toplum ve kültürün yozlaşması gerçekleşir.

Günümüzün çaresiz ailesi, kendini bu tehlikeden nasıl koruyacak? Bu sorunun cevabı oldukça önemlidir. Bu konuda en güzel cevap alternatif malzemeler ve metotlar oluşturarak tv'ye olan ihtiyacı azaltmak olacaktır. Şu an için bir muhasebe yapalım: En son ne zaman bütün aile bir arada gezinti yapabildik? En son, çocuklarımız ile ne zaman ve ne kadar süre oyun oynadık? En son hangi akrabamızı ziyaret ettik? Ailemiz ile birlikte en son ne zaman kitap okuduk? Acaba tv'ye ayrılan vaktin kaçta kaçını çocuklarımız ve ailemiz için ayırıyoruz? Günlük tv seyrettiğimiz süre içinde kitap okusak, şu an kaç kitap okumuş olurduk? Bu soruları çoğaltmak mümkündür. Bu sorulara açık yüreklilikle cevap verdiğimizde, tv'nin hayatımızdaki yeri daha iyi anlaşılacaktır.

Tv'nin zararları çok fazla olmakla birlikte, bazılarını sıralayalım:
1- Şiddet görüntüleriyle şiddet uygulamaya meyelan hasıl etme,
2- Gayri ahlâkî görüntülerin çocuğa ve aileye menfî tesirleri,
3- Seviyesiz eğlence kültürünün özendirilmesi,
4- Oluşturulan modellerdeki kişiler arası münasebetlerin sığ ve menfaat kaynaklı olması,
5- Kültürel değerlerin yozlaştırılması ve başka kültürlerin özendirilmesi,
6- Aile fertlerinin birbirleriyle olan münasebetini azaltması ve yalnızlığa sebep olması,
7- Mühim hâdiselere karşı sistemli bir hissizleşme,
8- Korku kültürünün yaygınlaştırılması ve bundan menfaat elde etme,
9- İnsanları çaresizliğe ve karamsarlığa iten konuların reyting malzemesi yapılması,
10- Çalışarak kazanma yerine, ‘Çalışmadan köşeyi dön!’ anlayışının yerleştirilmesi,
11- Tüketim ve kazanç uğruna her türlü değerin çiğnenmesi,
12- İnsanlara yalancı cennetler oluşturularak, gerçeklerden koparılması.

Buna benzer daha birçok zararlı tesiri saymak mümkündür. Kişinin; şiddet ve gayri ahlâkî sahnelerin, sigaraya ve alkole özendirici, doğruluğu enayilik olarak tasvir eden görüntülerin tesiri altında kalmadığını söylemesi, kendini kandırmasından başka bir şey değildir.


Tv hakkındaki bu kadar aleyhteki ifadelerden sonra bu âlete düşman olma veya bu teknolojiyi toptan reddetme gibi bir durumun anlaşılmaması için, bu âletin hayırda ve insanı yüceltme yolunda da kullanılabileceğini söylememiz gerekir. Ancak bu yol daha zordur. Zaten bütün tahripler, yakıp yıkmalar, bozmalar hep kolay olmuştur. Faydalı, iyi, güzel ve hayırlı işler ise, muhakkak zor olacaktır. Kâinat kitabından tefekkür tabloları, tabiattan insanı düşündüren ve güzel mesajlar sunan belgeseller, tarihimizden ders çıkarılacak ve gençlerimizi eğitme maksadıyla hazırlanmış filmler, çocuklarımıza insan ve vatan sevgisini, çevre koruma hassasiyetini, güzel ahlâkı, mânevî ve millî değerlerimizi tanıtma adına hazırlanmış çizgi filmler sunma, tabii ki, zor, masraflı ve vakit alıcı işlerdir. Ancak nesillerimizin mankurtlaşmasını engellemek, onları tv'nin zararlı tesirlerinden kurtarmak ve kendi öz değerlerimize sahip çıkmak istiyorsak, bu âletin iyi yönde ve şuurlu kullanılması için de gayret bizlere düşmektedir.

Not : Alıntıdır.
Logged
Acizkul' Adlı Üyenin İmzası

~{~*~KORKAKLIKTA AR;---------------------
---------------İLERLEMKETE ŞEREF VAR~*~}~
Bağlantılar

Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14.053


View Profile
Re: Televizyonun Dünyaya Etkisi
« Posted on: 09 Ocak 2009, 06:03:34 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Logged
05 Mart 2008, 18:48:46
Aktif Üye
*
Üye No: 52
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 460
Nerden: Konya
Teşekkür Sayısı: 449

Offline
« Yanıtla #1 :»

 Shocked Shocked Shocked.tşkler
Logged
CyBoRg' Adlı Üyenin İmzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
11 Nisan 2008, 22:51:43
ÜNAL KARTAL
Genel Moderator
*
Üye No: 5336
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.426
Nerden: [Dolamantepe]
Teşekkür Sayısı: 823
[<<Black-Hawk>>]

Offline
« Yanıtla #2 :»

 Grin Grin Grin Grin Grin
Logged
ünaaall44' Adlı Üyenin İmzası

Bir çift yeşil göz yüzünden içimde bir sonbahar acıyor; öyle acıyor ki, acılar acısız kalıyor, mevsimler üstüme devriliyor,kışlar kışsız kalıyor...





İşimiz,Gücümüz Paylaşmak...!!!
12 Nisan 2008, 00:01:00
Sevgi Sözcüklerin Güzel Söylemi değil...Kalbin Gözümüze Yansımasıdır...
Aktif Üye
*
Üye No: 4622
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.525
Nerden: Bilgisayar koltuğu
Teşekkür Sayısı: 306
...En çok unutulacağımızı unutuyoruz...

Offline
« Yanıtla #3 :»

Teşekkürler... Lips Sealed Shocked
Logged
BassHunter' Adlı Üyenin İmzası



Başkalarına Göre Forum
Bize Göre Aile...!
12 Nisan 2008, 10:16:28
Aktif Üye
*
Üye No: 1894
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 310
Nerden: Ankara
Teşekkür Sayısı: 87
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda...

Offline
« Yanıtla #4 :»

Güzel bir konuya değinmişsin
babam anlatmıştı eskiden ailece muhabbet denen bişey varmış
ama bu tv icat edileli aile bireyleri birbirlerini unutur oldular.
tşk...
Logged
kolejli88' Adlı Üyenin İmzası

12 Nisan 2008, 18:27:14
H£R $£Y F0RUM !Ç!N
Aktif Üye
*
Üye No: 4511
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 304
Nerden: Ankara
Teşekkür Sayısı: 79

Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı:kolejli88 tarafından gönderildi.
Güzel bir konuya değinmişsin
babam anlatmıştı eskiden ailece muhabbet denen bişey varmış
ama bu tv icat edileli aile bireyleri birbirlerini unutur oldular.
tşk...


Evet..

Oturup iki çift laf edemez olduk..

Değindiğin konu önemliydi teşekkürler..
Logged
Feyzi' Adlı Üyenin İmzası

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
Televizyonun Dünyaya Etkisi

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hayvan'ların Do sporlarına etkisi. Diğer Spor Aktiviteleri sakinsu 0 797 Son Mesaj 25 Nisan 2007, 14:08:29
Gönderen: sakinsu
Kafein ve alkolün spora etkisi Diğer Spor Aktiviteleri sakinsu 4 588 Son Mesaj 01 Ağustos 2008, 12:51:29
Gönderen: fearlesknight
Türkçe,Dünyaya Kaç Kelime Verdi? Türk Dili ve Edebiyatı r3n4m3 5 671 Son Mesaj 01 Kasım 2008, 02:16:36
Gönderen: Savtegin
Televizyonu Kim Buldu? Televizyonun icadı-Tarihi Her Telden sema42 0 776 Son Mesaj 08 Şubat 2008, 09:09:44
Gönderen: sema42
Turkcell: 'Cep' radyasyon yaymaz yan etkisi elektrikli ısıtıcı ile aynı Gazete Manşetleri bilgi küpü 2 248 Son Mesaj 13 Ekim 2008, 10:23:43
Gönderen: freelife
Karpuzda Viagra etkisi Sağlıkla İlgili Herşey... bilgi küpü 0 144 Son Mesaj 07 Temmuz 2008, 11:22:08
Gönderen: bilgi küpü
|Site Haritası|Site Haritası | Arşiv | Wap | Arsiv | Wap2 | Wap Forum | XML |
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
sitemap


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco
Yasal Uyarı: Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibinle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine tüm dosyaları kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez İletişim


BİRLİKTE FORUM
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat