Deneyimli Üye
Üye No: 1477
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3.275
Nerden: istanbul
Teşekkür Sayısı: 628
|
 |
« :» |
|
serdar.turgut.
Cumhurbaşkanı’na yakınlığına bir ölçü bulamayan ve duyduğu coşkulu sevgiyi yazılarına yansıtmaya başlayan Fehmi Koru, bu konuları ele aldığım iki yazıya dün cevap verdi (Başlığı ‘Bu da benim hikayem’).
Yazı MediaCat dergisinin bana sormuş olduğu bir soruya verdiğim cevap ile başlamış.
Şimdi tam hatırlamıyorum ama aklımda kaldığına göre yabancı yatırımcı ile AKŞAM Gazetesi ortaklık kurduğunda neler olabileceği sorulmuştu bana. ‘Bunların patronu alakadar eden işler olduğunu ancak gazetemize de kaynak yaratılırsa benim de yeni atılımlar yapmaya hazır olduğumu’ söylemiştim.
Atılım denilince yeni yazar akla geldiği için bana ‘kime teklif götürürsün’ dediklerinde hiç düşünmeden ‘Fehmi Koru’ diye cevap vermiştim. O gün o fikirdeydim bugün de aynı fikirdeyim. İki tane eleştiri yazısı yazdım diye Fehmi Koru’nun çok iyi yazan, bilgili bir yazar olduğu fikrinden cayacak değilim.
Koru büyük ihtimalle polemiğin kurallarına uymak için, ‘transferim için yabancı kaynak arayan Akşam’ gibi bir cümle de koymuş yazısına.
Burada ya hayli abartı var ya da Fehmi Koru kendisine fantastik düzeylerde bedel filan biçiyor olmalı.
Onu transfer etmek için yabancı ortak filan aramıyoruz gayet tabii ki. Hatta ortak bulmamıza da gerek yok. İsterse şimdi bile konuşabiliriz bunu. Ben hazırım, açıkça söylüyorum.
Bu meseleyi şimdilik bir yana bırakıp bizim aramızda tartışmalı hale gelen yazısındaki bölümü tekrarlayayım ki; herkes neyi neden tartıştığımızı tekrar anlasın.
‘Dün Washington’da hep doğruları savunan, savunduğu doğrular için gerektiğinde risk almaktan çekinmeyen, yanlışlığı tescilli muhataplarına bu durumu hissettirme tenezzülü göstermeyen, çağdaş bir ülkenin demokratik usullerle seçilmiş mağrur bir temsilcisi vardı’.
Böyle yazmış Fehmi Koru önceki gün.
Ben, takip etmekle görevli olduğu siyaset adamı hakkında bu kadar coşkulu yazabilen bir insanın gazetecilik görevini yapabileceğine inanmam.
Gazetecilik biraz kaynaklara mesafeli durmak mesleğidir. Mesafeli duramazsan işini yapamazsın.
Ve evet; gazeteci hemen her durumda da muhalif durmak zorundadır. Doğruları görmezlikten gelmek anlamına gelmez muhalif olmak. Haber kaynağının yaptığı yanlışları bulmaya çalışmak ilkesine uygun yaşamaktır bu.
Alkışlamak için var olmaya başlar, Koru gibi haber kaynağı için MAĞRUR, HEP DOĞRULARI SÖYLEYEN tanımlarını kullanırsak, toplumun bize neden ihtiyacı olacağını anlamak da mümkün olmaz.
Bizden beklenen eleştirmek, doğruların bulunmasına yardımcı olmak ve muhalif olmaktır.
Haber kaynağımıza aşk mektubu yazar gibi haber yazarsak en hafif deyimiyle uygunsuz olur bu iş.
Fehmi Koru kendisine bir sorsun bakalım; acaba şu anda istihbarat şefi olsaydı ve bir muhabir kendisine izlemekle yükümlü olduğu bir haber kaynağı hakkında yukarıda Cumhurbaşkanı Gül için kullandığı kelimeler ile yazılmış bir haber getirse ne yapardı acaba?
Ben soruma kendi cevabımı vereyim: O muhabirin çalıştığı alanı derhal değiştirirdim. Çünkü o çocuk artık benim gözümde gazeteci değil basın danışmanıdır.
Fehmi Bey gelin ne siz ne de ben bu yaştan sonra işimizden ayrılmadan basın danışmanı gibi davranmaya heves etmeyelim.
Size bu yazıları yazdım. Çünkü bu kadar sevdiğim bir yazarın, basın danışmanın kaleme aldığı bültenler gibi yazmaya başladığını üzülerek gördüm.
Son bir çağrı: Gelin hep birlikte bir şeyi de yapalım. Artık siyasetçilerin birlikte seyahat edebilecekleri gazeteciyi kendilerinin belirleme âdetine son verelim. Bizde ısrarlı olduklarında gezilerine gitmeyiverelim. Görelim bakalım kim daha fazla zararlı çıkacak? Biz sadece en fazla bir haber atlarız, onlar ise yüz binlerce ilave insana ulaşma şansını kaybederler.
Ben artık gezilere izlediği haber kaynağına odaklanmış muhabirleri göndermeye niyetliyim. Birkaç kez bunu yapmaya çalıştım ama siyasetçi bende ısrarlı olduğu için o geziyi biz izleyemedik. Siyasetçi, acaba doğruları yazabilecek gazeteciden neden bu kadar fazla korkar da etrafına dostlarını, arkadaşlarını toplamakta ısrarlı olur. Bunu da anlamak mümkün değil.
Bu gibi işler Türkiye’de basının kontrol görevini yok ediyor, demokrasiyi de öldürüyor.
Ben bu suça ortak olamayacağım artık, kusuruma bakmayın...
|