Sabır; acıya, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylara dayanma gücüdür. Bir felakete veya belaya uğrayanın telaş ve feryat etmeden, her şeyin Cenâbı Allah’tan geldiğinin bilinci ile, bu sıkıntıya sonuna kadar tahammül göstermesidir. İman sahibi; Cenâbı Allah’a sığınıp tevekkül ederek her türlü ıztıraplara isyan etmeden katlanır ve sonunda ise mutlaka Cenâbı Hakk’ın vereceği en iyi karar ile esenliğe kavuşacağını bilir. Kalem 68/48: " Rabbinin hüküm vermesi için sabret..." Sıkıntı, eziyet, haksızlık, hastalık, sakatlık, fakirlik v.s. gibi ıztıraplar da, isyan etmeden onlara karşı koymak, direnmek ve sabır ederek tevekkül (Allah’ı vekil etme) sahibi olunmalıdır. Nefsin kötü eğilimlerini dizginleyerek, İlâhî Yasa’ların emir ve yasaklarına uyma sabırlılığı gösterilmelidir. Savaş zamanlarında; düşmana karşı hazırlıklı olmak, yılmamak, bütün gücünü seferber ederek sonuna kadar sabırla karşı koymak suretiyle düşman geçilmelidir. Ancak sabır ile zafere ve mutluluğa ulaşılır. Sabret! Senin sabrın da ancak Allah’ın yardımıyladır. Onlara karşı üzülme. Yaptıkları hileden dolayı sıkıntıya düşme.
« Son Düzenleme: 07 Mart 2007, 14:09:19 Gönderen: Wolt »
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
aminn bende bir hevesle tıkladım wolt konu aömış diyeretkten nerdeee geçen senenin konusu imiş ama çok güzel ölümsüz bir konu bu (pekte başarılı olamadığım bir sınav ama ... )
Sabır zor iş; yeri gelir ev arkadaşınıza, eşinize, dostunuza sabır göstermeniz gerekir. Haberleri izlersiniz olanlara sabretmeniz gerekir. Bir yerden, birinden uzak kalmanız gerekir sabredersiniz.
Aslında insan dünyaya sadece sabretmek için gelmiştir bile diyebiliriz neredeyse. Normalde sabırsız ve sinirli biri olsam da, frenlemeye çalışıyorum birkaç yıldır özellikle. Bazen işe yarıyor, bazen tam tersine volkan patlarcasına terör estirmemle sonuçlanıyor. Pek de başarılı değilim heralde...
Toplumda yasanan yanlis sabir anlayisi - Tahammül etmek. Sabir, Allahin Rizasini Kazanmak icin Bir Anahtardir.
Oysa ki : Kuran’da öğretilen sabır anlayışını bilmeyen kimseler sabrı, hiçbir çaba göstermeden, sadece “söylenerek” bekleme şeklinde algılarlar. Hatta bu şekilde aciz bir tavır sergilemenin son derece erdemli bir davranış olduğuna da inanırlar. Oysa Allah Katında makbul olan sabır aklın, vicdanın ve maddi manevi tüm imkanların kullanılarak zorlukların ortadan kaldırılmasını teşvik eder.
Tahammül Göstermek dünyada azap kaynagi olur.
Allah’ın zorlukları sabretmek için kaderde yarattığını düşünmeden hoşa gitmeyen durumlara ‘katlanmak’, ‘tahammül etmek’ dünyada da bir azaptır. Çünkü tahammülün karşılığında bir beklenti içine giren insan, dünyada her zaman bir karşılık bulamayabilir. Bu durumda hem zorluk içinde geçirdiği zamanı kaybeder hem de karşılığında dünyevi bir mükafat elde edemez.
Dünyevi Çıkarlar uğruna sabredenler, Allah’ın hoşnutluğundan mahrum kalırlar
Yüce Allah zorlukları, sabır gösterenleri ortaya çıkarmak için yaratmaktadır. Rabbimiz “Yoksa siz, Allah, içinizden cehd edenleri (çaba harcayanları) belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Al-i İmran Suresi,142) ayetiyle bu sırrı kullarına bildirmiştir. Dünyevi çıkarlar uğruna bir olay karşısında tahammül edenler Allah’ın hoşnutluğundan ve vaat ettiği cennetten mahrum kalabilirler, ancak Allah’ın rızasını kazanmayı amaçlayarak sabır gösterenler Allah’ın izni ile cennete girmeyi umabilirler.
Bir misal vermek istiyorum. Mesela bir kadin , cocuklariyla birlikte yillarca esi tarafindan siddete maruz kaliyor . Dövülüyor , sövülüyor haksizlik ediliyor.
Bu kadin ne yapmali ?
Sabretmelimi yoksa tahammül mi etmeli ?
Hakkini aramali ve bu duruma bir son vermeli (esinden ayrilmali ) . Kendine haksizlik ve "zulüm " ettirmenin hesabinida verecegiz. ALLAH bize akil fikir vermis , bu aklimizi yerinde kullanmasini da ögrenmeliyiz.
Sabir etmeye evet ... Tahammül etmeye hayir diyorum .
« Son Düzenleme: 07 Ocak 2009, 16:31:04 Gönderen: esma 41 »
çok güzel bir konu olmuş ellerine sağlık sabırsızlık çok kötü bir şey ama biz de günlük yaşantımızda sabırsız olduğumuzu düşünüyoruz fakat gerçekten sabır olayı tahammülle karıştırıyoruz
sayın esma verdiğiniz örneğe katılıyorum sabır ve sümsüklüğü bir birine karıştırmamalıyız sabır sayın wolt un deyindiği gibi isyan etmeden sabretmek gerekli ancak dirayetli bir şekilde ezilip büzülmeden
ayrıca yeri zamanı geldiğinde dost doğru olarak konuşmak karşı gelmek de sabırdır şayet bunu yapmazda susarsak buna sabır diyemeyiz çünki orada sümsüklük ediyoruzdur hemen ekliyim bunu yaparken vicdanımızla yapmalıyız nefsimiz girerise işin içine ozaman daha beteri olur yani zulme karşı gelmek isyan etmeye kadar gider diye düşünüyorum
Toplumda yasanan yanlis sabir anlayisi - Tahammül etmek. Sabir, Allahin Rizasini Kazanmak icin Bir Anahtardir.
Oysa ki : Kuran’da öğretilen sabır anlayışını bilmeyen kimseler sabrı, hiçbir çaba göstermeden, sadece “söylenerek” bekleme şeklinde algılarlar. Hatta bu şekilde aciz bir tavır sergilemenin son derece erdemli bir davranış olduğuna da inanırlar. Oysa Allah Katında makbul olan sabır aklın, vicdanın ve maddi manevi tüm imkanların kullanılarak zorlukların ortadan kaldırılmasını teşvik eder.
Tahammül Göstermek dünyada azap kaynagi olur.
Allah’ın zorlukları sabretmek için kaderde yarattığını düşünmeden hoşa gitmeyen durumlara ‘katlanmak’, ‘tahammül etmek’ dünyada da bir azaptır. Çünkü tahammülün karşılığında bir beklenti içine giren insan, dünyada her zaman bir karşılık bulamayabilir. Bu durumda hem zorluk içinde geçirdiği zamanı kaybeder hem de karşılığında dünyevi bir mükafat elde edemez.
Dünyevi Çıkarlar uğruna sabredenler, Allah’ın hoşnutluğundan mahrum kalırlar
Yüce Allah zorlukları, sabır gösterenleri ortaya çıkarmak için yaratmaktadır. Rabbimiz “Yoksa siz, Allah, içinizden cehd edenleri (çaba harcayanları) belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Al-i İmran Suresi,142) ayetiyle bu sırrı kullarına bildirmiştir. Dünyevi çıkarlar uğruna bir olay karşısında tahammül edenler Allah’ın hoşnutluğundan ve vaat ettiği cennetten mahrum kalabilirler, ancak Allah’ın rızasını kazanmayı amaçlayarak sabır gösterenler Allah’ın izni ile cennete girmeyi umabilirler.
Bir misal vermek istiyorum. Mesela bir kadin , cocuklariyla birlikte yillarca esi tarafindan siddete maruz kaliyor . Dövülüyor , sövülüyor haksizlik ediliyor.
Bu kadin ne yapmali ?
Sabretmelimi yoksa tahammül mi etmeli ?
Hakkini aramali ve bu duruma bir son vermeli (esinden ayrilmali ) . Kendine haksizlik ve "zulüm " ettirmenin hesabinida verecegiz. ALLAH bize akil fikir vermis , bu aklimizi yerinde kullanmasini da ögrenmeliyiz.
Sabir etmeye evet ... Tahammül etmeye hayir diyorum .
bu yazı sizinmi alıntımı sizinse bu sizin için değilse alıntı yazmadığınız için bu seferde bu