Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat & Tarih > Derin Konular-Felsefe-Parapsikoloji > 

MÜSLÜMAN OLMAYANLARLA EVLENİLİRMİ?


Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: MÜSLÜMAN OLMAYANLARLA EVLENİLİRMİ?
Cevap SayısıCevap Sayısı: 39 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 3673 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: Geri 1 [2] 3 4 5 İleri  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: MÜSLÜMAN OLMAYANLARLA EVLENİLİRMİ?  (Okunma Sayısı 3673 defa)
15 Ocak 2009, 15:09:00
Üye
*
Üye No: 16122
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 102
Nerden: İSTANBUL
Teşekkür Sayısı: 12

Offline
« Yanıtla #9 :»


Fetavayı Hindiyye Hanefi fıkhı ile ilgili bir kitaptır

Redd'ül muhtar Hanefi fıkhının, ibadet, muamele ve ukubatını ele almıştır
Logged
art--ist' Adlı Üyenin İmzası

( DÜŞÜN ) AMA DÜŞMEDEN DÜŞÜN

15 Ocak 2009, 15:10:27
Üye
*
Üye No: 16977
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 41
Nerden: İstanbul
Teşekkür Sayısı: 127

Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı:mendakka5 tarafından gönderildi.
(Hindiyye) kimdir  (Redd-ül Muhtar) kimdir
tanımıyorum vallahi hani ayet nerde
kim bunlar tanıyan varmı


Neden yukarıdaki mealleri okumadınız?

Ben de tanımıyorum fakat mealler gayet açık ve beyandır, dolayısı ile gerisi teferruattır:


Alıntı
Konu ile ilgili âyet-i kerimelerden üçünün meali şöyledir:
(Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir.) [Maide 5]

(İmanlı kadınların kâfirlerle evli kalmaları helal değildir.) [Mümtehine 10]

(İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.) [Bekara 221]
« Son Düzenleme: 15 Ocak 2009, 15:12:05 Gönderen: Sonic » Logged
Sonic' Adlı Üyenin İmzası

׳ط٨٨
16 Ocak 2009, 00:51:36
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 16446
Mesaj Sayısı: 447
Teşekkür Sayısı: 152

Offline
« Yanıtla #11 :»

Alıntı:Sonic tarafından gönderildi.
Neden yukarıdaki mealleri okumadınız?

Ben de tanımıyorum fakat mealler gayet açık ve beyandır, dolayısı ile gerisi teferruattır:




kilçukcum sonic bana fırsat vermemiş.yoksa bende yazardım bişeyler amma tam ve net yazmış.
alimlerin ötesi,mealler eklemiş.yok öle bana göre,sana göre.tek gerçek var o da ayetlere göre.yane sana bana buyur yorumla dememiş. Kiss
Logged
bekri' Adlı Üyenin İmzası

16 Ocak 2009, 01:08:37
Süper Üye
*
Üye No: 6300
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.306
Nerden: KIRIKKALE
Teşekkür Sayısı: 1376

Offline
« Yanıtla #12 :»

Alıntı:bekri tarafından gönderildi.
kilçukcum sonic bana fırsat vermemiş.yoksa bende yazardım bişeyler amma tam ve net yazmış.
alimlerin ötesi,mealler eklemiş.yok öle bana göre,sana göre.tek gerçek var o da ayetlere göre.yane sana bana buyur yorumla dememiş. Kiss


Ama anlamaya çalışma da dememiş değil mi?

Bir araştıralım bakalım. Tefsirler ne diyor? Bu ayrım nereden kaynaklanıyor? Ayetlerin nüzul sebebi ne? Bu zamanın hristiyanı ile dinsizi arasındaki farkı nasıl farkedicez?

Ayeti sorgulamak değil gayemiz, ama kadına yasak olanın erkeğe neden serbest görüldüğünü bilmemiz, ve becerebilirsek anlamamız daha güzel olmaz mı?

Ayetler kıyamete kadar geçerlidir ama, ayetlerin indiği zamanı ve pozisyonu da es geçmemek gerekir belki...

Bir kurcalayayım şu konuyu. Kayda değer bir şey bulursam bu konuya geri dönerim. Bulamazsam "amenna"... Smiley
Logged
KILÇIK' Adlı Üyenin İmzası

KÜÇÜK BİR HATAYI BÜYÜTMEK İSTİYORSAN, O HATAYI SAVUN...                                                                                                        LENİN
16 Ocak 2009, 01:22:17
Genel Moderator
*
Üye No: 16455
Mesaj Sayısı: 1.163
Nerden: Almanya
Teşekkür Sayısı: 634

Offline
« Yanıtla #13 :»

Alıntı:KILÇIK tarafından gönderildi.
Ama anlamaya çalışma da dememiş değil mi?

Bir araştıralım bakalım. Tefsirler ne diyor? Bu ayrım nereden kaynaklanıyor? Ayetlerin nüzul sebebi ne? Bu zamanın hristiyanı ile dinsizi arasındaki farkı nasıl farkedicez?

Ayeti sorgulamak değil gayemiz, ama kadına yasak olanın erkeğe neden serbest görüldüğünü bilmemiz, ve becerebilirsek anlamamız daha güzel olmaz mı?

Ayetler kıyamete kadar geçerlidir ama, ayetlerin indiği zamanı ve pozisyonu da es geçmemek gerekir belki...

Bir kurcalayayım şu konuyu. Kayda değer bir şey bulursam bu konuya geri dönerim. Bulamazsam "amenna"... Smiley


Kilcik Beye katiliyorum.
Amacimiz Ayetleri sorgulamak degil , anlamya calismaktir.
Ben biraz arastirdim ( fazla degil ) , dahada arastiracam.
Yinede sizinle birkac yazi paylasmak istiyorum.
 


Müslüman kadınların Kitap ehlinin erkekleriyle evlenmelerinin caiz olacağına dair ne âyet, ne hadis hiçbir mübahlık delili gelmemiştir. Müslümanların kadınları, İslâm tohumları için şerefli bir tarladır. Ve müslümanlar genellikle tarlalarından ve ekin ektikleri yerlerden hiçbirini yabancılara çiğnetmemek, cinsel birleşmelerine izin vermemekle yükümlüdürler. Mal tarlası olan vatan toprağını yabancılara çiğnetmek büyük bir felaket olduğu gibi, can ve din tarlası olan İslâm kadınlarını başkalarına çiğnetmek de felaketlerin felaketidir.

Bakara Sûresi'nin 221. âyeti, kadın erkek farkı gözetmeksizin kesin ve açık olarak müşriklerle müslümanların evlenmelerini yasaklıyor. Müşrik, ALLAH Teâlâ'ya zatında veya sıfatlarında ortak koşan, başka tanrı veya tanrıların veya tanrının sıfatını taşıyan varlıkların bulunduğuna inanan, bunlara tapan kimsedir. Ehl-i kitaptan maksat ise, İslam dini geldiğinde asıl dinlerinden uzaklaşmış, iman ve ibadette yanlış yollara sapmış, kitaplarının aslını kaybetmiş de olsalar gelip geçmiş bir peygambere ve onun getirdiği dine inanan, İslam'a göre bozulmuş olan bu dini doğru/sahih bilen ve bulan insanlardır. Bakıldığında ehl-i kitabın -en azından bir kısmının- inancı içinde şirk unsurlar da vardır; ALLAH'a mahsus bazı sıfat ve özellikleri İsâ ve Meryem gibi bazı yaratılmışlarda da var saymakta, bunlara da ibadet etmektedirler. Bu sebepledir ki ehl-i kitabın inancı -şirkten kurtulmadıkları sürece- onları ahirette kurtuluşa erdirmemekte, cehennemlik olmaktan kurtarmamaktadır. Buna rağmen Hristiyan ve Mûsevîler kısmen de olsa vahye dayalı bazı inanç ve uygulamalara sahip bulundukları ve -muhtemelen- hak dine inanma bakımından daha yatkın olduklar için kendilerine bazı imtiyazlar tanınmış, genel olarak kâfirlere mahsus hükümlerin bir kısmından istisna edilmişlerdir. Bu istisnaların konumuzla ilgili olanı, "ehl-i kitap kadınlarla müslüman erkeklerin evlenmelerinin helal olması"dır.
Mâide Sûresi'nin 5. âyetinde ehl-i kitabın yiyeceklerinin, kadın ve erkek müslümanlara da helal olduğu ifade edildikten sonra "yalnızca ehl-i kitap kadınların" müslüman erkeklere helal olduğu zikrediliyor; yeri geldiği halde müslüman kadınların da ehl-i kitap erkeklere helal olduğu (onlarla evlenebilecekleri) söylenmiyor. Böyle bir açıklama bulunmayınca hükmü (müslüman kadının bir mûsevî veya hristiyan ile evlenmesinin caiz olup olmadığı hükmünü) Hz. Peygamber'in (s.a.) uygulamasından, burada da bir çözüm yoksa kıyastan çıkarmamız gerekir. Kadınlarla erkekler evlenme konusunda bazı farklı hükümlere tabi olduklarından biri hakkındaki hükmü diğerine de teşmil etmek (aynı hüküm kapsamına almak) mümkün değildir. Bu yüzden böyle bir kıyasa gidilmemiştir. Esasen kıyastan önce ortada Sünnet (Hz. Peygamber'in ve ashâbın uygulaması) vardır. Âyeti farklı yorumlayan bazı sahâbîler ve müctehidler, Peygamberimizin vefatından sonra, "müslüman erkeklerin ehl-i kitap kadınlarla evlenmelerinin" bile helal olmadığı sonucuna varmışlardır. Müslüman kadının ehl-i kitaptan olan bir erkekle evlenmesine gelince bunu tartışma konusu bile yapmamışlar, Hz. Peygamber zamanında, müslüman kadınların bulundukları yerlerde ehl-i kitap erkekler de bulunmuş, ama böyle bir evlenme olmamış, bu evlenmenin caiz olmadığı hükmünde icma meydana gelmiştir. Bu hükmü benimseyen fıkıhçılar, yukarıda zikredilen delillere ek olarak bir de şu âyete dayanmışlardır: Mümtehine Sûresi'nin 10. âyetinde, inanmayanların ülkesinden müslümanların ülkesine hicret eden kadınlarla ilgili olarak "...eğer mümin olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere iade etmeyin" buyurulmuştur. Başka bazı delillerle de desteklenerek burada geçen "kâfirler" kelimesinin ehl-i kitabı da içine aldığı, müslüman bir kadının Ehl-i kitap'tan bir erkekle de evlenemeyeceği ve evliliğini sürdüremeyeceği sonucuna ulaşılmıştır (bk. Bakara 2/221). Fıkıhçıların çoğu bu hükümde, önceden evli olanlarla yeni evlenecek olanları birbirinden ayırmamış olmakla beraber, özellikle Hz. Peygamber ve Hz. Ömer devirlerine ait uygulamalara dayanan bazı fıkıhçılar, baştan evlenmenin câiz olmadığını, ancak müslüman olmadan önce gayr-i müslim ile evli bulunan tarafın, ihtida yüzünden nikahının bozulmayacağını ileri sürmüşlerdir (İbn Kayyim, Ahkâm-u Ehli'z-Zimme, Dimaşk 1961, 317 vd., 340 vd.). Çağdaş âlimlerden Kardâvî de bu ictihadı benimsemiştir.
Hak dinin yayılmayı, insanlar tarafından benimsenmeyi istemesi tabîîdir. Bu isteğin daha tabîî bir sonucu da mensuplarının ve onlardan gelecek nesillerin dinini, dindarlığını korumaktır. Korumak eğitimle olur, eğitimin en önemli aracı ailedir. Ailede din ikiliğinin bulunması, çocuklar üzerinde etkisini hissettirecek ve onların benimseyecekleri din konusunda önemli bir risk oluşturacaktır. Bu bakımdan ideal olan müslümanların kendi dindaşlarıyla evlenip aile kurmalarıdır. Ortada bir zorlayıcı sebep yoksa müslüman erkeğin de karısı müslüman olmalıdır. Müslüman bir kadının kocasının müslüman olması ise -koruma, eğitim ve etki bakımından- daha önemlidir. Soyun devamı, miras, velayet gibi konularda da -babanın gayr-i müslim olması halinde- bir dizi problem ortaya çıkacaktır. İşte bütün bu sebepler bir araya gelince müslüman kadının gayr-i müslim bir erkek ile evlenmesinin niçin caiz kılınmadığını anlamak bize göre kolaylaşmaktadır

alinti
Logged
esma 41' Adlı Üyenin İmzası

Önyargıların baskın olduğu bir toplumda,kendini ifade edebilmek kurak topraklarda gül yetiştirmekten daha zordur.
16 Ocak 2009, 13:40:27
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 10950
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 363
Teşekkür Sayısı: 1292

Offline
« Yanıtla #14 :»

   Türk- İslam ahlakıyla ve asırlardır oturmuş aile geleneklerimiz,törelerimiz üzerine yetiştirilmiş ANADOLU kadınlarımızın kökümü kurudu ?
 
   Eğer evlenecek ve halvet olacaksan önce bu asırlık pınarın çaykarasından fışkıran temiz sulara dalmalısın..

   Müslüman olmayan kadını ne yapacaksın ?..Turşusunu mu kuracaksın ?..

   Bu erkek için olduğu kadar,kadın için de geçer yasadır..

   Unutma ki " bal küpünden bal,sirke küpünden sirke sızar.."

   Sakın olaki birileri bana geçmişte serdengeçtilerin veya alperenlerin yahut Sultan hanımlarından örnekleme yapmaya kalkışmasın..

    Fetihler zamanında evlad-ı fatihanların Balkanların Osmanlılaştırılmasında geçer akçe kıldığı ÖZEL HAYAT  ve haremde muazzam bir eğitimden geçirilmiş DEVŞİRME KADINLARIN, helal yapılması günümüzde içerisinde bulunduğumuz koşullara TEŞMİL EDİLMESİ mümkün değildir..


   Her şeye rağmen müslüman erkeklerin belli koşullar çerçevesinde öncesinde müslüman olmayan kadınlarla evlenmelerine ruhsatlar verilmiş,bunun da çerçevesi çizilmiştir.


   Aksine olarak İslam kadınlarının ,gayrimüslim erkeklerle evlenmesine ruhsat yoktur..Ancak sever,sevilir ve eş olacak adamın dinini değiştirmesi vaziyetinde nikahlanması sorun teşkil etmemektedir.


   Nitekim etrafımızda bu türde evlilikler yapmış mutlu olmuş,diğer taraftan ciddi sorunları üzerine alma yanlışlarına düşmüş olanlar da vardır..


    İnsanların ölçüyü şaşırıp burnunu kendi eliyle " ZİBİLİN İÇİNE " sokmasının manası yoktur..

    İnanç ölçülerinin dışında,sosyal,kültürel ve diğer uyum sorunları da gözetilmelidir..

    Eğer bunlar aşılabiliyorsa sorun bitmiştir...Ayriyeten seçim itinayla yapılmalıdır,onlarda adem evladıdır,İslam nüfüsu 1 tane daha artırılabilecek ise ne ala..


      Bunu becerebilecek kabiliyet ve enterlanda sahipmisin ?..Eğer değilsen ve kendine bu konuda güvenemiyorsan;

      Türk-İslam kadınlarının suyu çıkmadı..Evleneceksen onlarla evlen ve mutlu ol..

      Ötekinin hakkını her babayiğit veremez...Verene HELAL SANA CELAL deriz..



       İstisna olarak; size 13 yaşımın verdiği gözlemlerle uzaktan hısımım olan birinin İNGİLİZ vatandaşı bir bayanla yaptığı evlilikten bahsedeyim..

       Bu yakınımız İngiliz bir bayanla evlilik yaptı,o İSLAM dinini kabul etti..Hepimiz saygı ve sevgi duyduk,benimsedik..

       Bir gün İngiliz hanım efendinin şimdilerde hayatta olmayan kayınbabası büyüğümüz,kendi büyüğümüzle  bu evliliğin durumunu paylaştı..Gayet memnun olduklarını ve dua ettiğini söyledi..

       İngiliz asıllı gelin her sabah namazı erkenden kalkıyor ve Osmanlı usulü bir kaç kuşağın beraberce yaşadığı evi ayağa kaldırıyormuş,hepsini sabah namazında ayağa dikiyor,ardından büyüklerin kahvelerini elleriyle ikram ediyormuş..

       Rahmetli,teşbihte hata olmaz misalince aynen şunları söylüyordu..

       -- Efendim biz bu kızı oğlumuza alırken GAVUR kızı dediydik,meğer gavur olan o değilmiş de bizmişiz,haberimiz yokmuş..


       
        Şimdi bu güzel örnek genellenemez..Şans ve kısmet meselesi..Ölçü ve uyum işi..Hakikatli bir seçim yeteneği..


        Onun için ANADOLU evlatları,tekrar çok kültürlü,dinli,dilli İMPARATORLUK KÜLTÜRÜ tesis edene kadar işine gücüne baksın..Müslüman olmayan kadın ve erkeklerle evlenme muhabbetlerini ikinci plana atsınlar..

        Memleketimizin erkek ve kadınlarının kökü kurumadı..

        Helal süt emmiş kadın ve erkeklerimiz birbirleriyle evlensinler....



         Ama herşeye rağmen müslüman olmayan kadın ve erkeklerle evlenme pozisyonu içerisinde olan varsa BOLKAR'a özel mesaj atsın,MSN üzerinden ona SEVABINA terapi yapabilirim..

         13 yaşımın getirdiği tecrübelerle hasbihal ederim..

        Türk ve İslam coğrafyası üzerinde gün ve yar yüzü görmeden,KÜRESEL KAPİTALİZMİN AĞZI KAN KOKAN ZALİMLERİ tarafından toprağa cansızca düşürülen,yok edilen istikbal ve gelecekleri,ÇARESİZCE seyrederken ;


        Müslüman olmayan HATUN ve HERİFLERLE evlenilir mi ?..sorusuna böyle bir vaka ile karşı karşıya değilsek,kafa patlatmanın pek de gerekli olduğu görüşünü taşımıyorum..

       Bu memleket müftü ve aile danışmanlığı yapan profesyonel kurumlarla dolu.. 

      Ancak, konunun çok elzem olduğunu düşünenlere de saygılıyım..


      Bolkar............................ 


       


 
             

   

     
« Son Düzenleme: 16 Ocak 2009, 14:05:49 Gönderen: Bolkar » Logged


16 Ocak 2009, 17:29:53
Birlikte Üyesi
*
Avatar Yok
Üye No: 10950
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 363
Teşekkür Sayısı: 1292

Offline
« Yanıtla #15 :»

Musa Sarah aşkı

İngiliz kızı Sarah ile yaptığı evliliğine Türkiye ve İngiltere basınında geniş yer verilen Musa Kömeağaç, evliliğine yönelik yayın hazırlığı içinde olduklarını belirterek kendisi ile görüşmek isteyen İngiliz gazetecilerin teklifini kabul etmediğini söyledi.

Kömeağaç, "Örnek gösterilecek mutlu bir evlilik yapmıştık, ancak İngiliz gazeteleri yaptıkları kasıtlı yayınlarla ayrılmamıza yol açmışlardı. Bir anlamda mutsuzluğumun kaynağı olmuşlardı" dedi.

İngiltere'den geldiğini bildiren 2 gazetecinin telefonla kendisine ulaştıklarını ve görüşmek istediklerini kaydeden Kömeağaç, , "İngiliz gazeteleri ve gazetecilerine güvenim kalmadı. Yuvamın yıkılmasına yol açtılar.

İki tarafın ailece rızası ile yapılan bir evliliğin sonunu hazırladılar" diye konuştu. Kömeağaç, 5 yıl önce Alanya'da garsonluk yaparken tanıştığı Sarah ile evlendikten sonra konunun İngiltere'deki The Sun gazetesince gündeme getirildiğini ve ayrılmalarına yol açan sürecin başlatıldığnı vurgulayarak, şöyle devam etti:

 "Sarah ile tanıştıktan sonra, ailesinin de rızası ile 1996 yılı Ocak ayında yaptığımız düğünle evlendik. Düğün fotoğrafları İngiltere'deki bazı basın organlarının eline geçince, '13 yaşındaki bir kız evlendirilir mi' denilerek konu gündeme getirildi ve hamile olan Sarah, baskılara dayanamayan ailesince alınıp İngiltere'ye götürülene kadar da gündemden düşürülmedi."

Bu evlilik ve aşk uğruna, 'küçük yaştaki kızı alıkoymak' suçlaması ile yargılandığını ve 28 gün hapis yattığını anlatan Kömeağaç, Sarah'ın İngiltere'ye götürüldükten bir süre sonra doğum yaptığını, ancak Muhammed adını verdikleri oğlunun sadece fotoğrafını gördüğünü ve telefonda sesini duyduğunu kaydetti.

Kömeağaç, "İngiltere'deki mahkeme, 5 yaşına giren çocuğumu, İngiltere'de görmeme izin vermiş. Ancak, işsiz olduğum için vize alamıyorum. Eğer vize alsam, kısa süre için de olsa gidip çocuğumu göreceğim."

Sarah'ın ailesi tarafından götürülmesi sonrasında ulusal bir televizyon kanalında aşkını ve evliliğini anlatan 4 bölümlük dizi çeken Musa Kömeağaç, Mersin'de bazı yerel radyolarda program yapmış, bir de pastane açmıştı. Bu arada ikinci evliliğinden 3 yaşında Mihriban isimli bir kızı olan Musa Kömeağaç, daha sonra askerlik görevini yerine getirmişti. 

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/12/09/269559.asp



*************************
*************************



   Not : 14 nolu mesajda yazdıklarımla ilintilidir..



     Canlar;

     Bir önceki mesajımda aktarmaya çalıştığım gibi memleketimiz müslüman erkek ve kadınla dolu ve hiç birinin suyu da çıkmış değil..Ancak herşeye rağmen ben bir gayrimüslimle DEST-İ İZDİVAÇ eyleceğim deniliyorsa;o vakit ilk olarak aşağıdakiler tedarik edilmeli..


    1-) Uluslararası hukuka vakıf,lisan bilen Avukat..

    2-) Siyah lens ve siyah saç boyası..

   3-) Boks ve uzak doğu sporlarına başlanılıp,ağırlık çalışmaları yapılması..(Kung-fu en iyisidir..)

    4-) Müslüm Gürses'in DAMAR türü bir kasedi..( Özellikle " Ben senin kulunmuyum " veya " Nereden sevdim o zalimi " albümlerini şiddetle tavsiye ederim..Bayanlara " yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar "  Türküsü daha uygundur..)


    Peki bunlar ne işe yarayacak ve ne vakit kullanılacak..?

    Malumunuz ilk zamanlarda yukarıdakilere pek ihtiyaç duyulmayacak olsa da, CİCİM ayları sonrasında çıkması muhtemel anlaşmazlıklar,problemler, uluslararası hukuki ve diplomatik sorunlara yol açabileceğinden peşinen,yabancı lisan bilen iyi bir Avukatı danışman olarak istihdam etmek çok lüzumlu..

    2 maddeye gelecek olursak;

    Alınan gayrimüslim kadının kesinlikle tesettüre girmesi sağlanmalı,bu başarıldığı takdirde yukarıdaki maddeye hiç gerek kalmayacaktır..

   Ama bu meselede ikna edemeyenler,evlendikleri gayrimüslim kadınların saçlarını siyaha boyamasını ve gözleri renkliyse koyu renkli LENS kullanmasını tavsiye etmeliler...Tabi örf ve adetlere uygun giyim tarzı,oturma,kalkma gibi konularda da gerekenler öğretilmeli..

   Uzun boy konusunda düşük topuklu ayakkabı tavsiye etme dışında elden bir şey gelmez..Bu arada oturulan semt ve sosyal çevreye de dikkat etmek icab ediyor..

    Tüm bunlar yapılsa dahi sokakta ve caddede yürürken bazı MAGANDALARIN sözlü ve fiziki tecavüzlerini bertaraf edebilmek hususunda 3.maddede belirttiğim BOKS ve KUNG-FU konusunda alınan dersler son derece yararlı olabilecektir..

    4.madde yüksek bir ihtimalle karşılaşılacak ayrılık ve anlaşmazlıklar,terkedilişler aşamasında fayda verebilecektir..Kaliteli CD veya kasetlerden MÜSLÜM BABAYI dinlemek derde az da olsa MERHEM olabilir..


      Mesela şu türde sözler iyi gelebilir ;

      Ne umdum ne buldum..
     
      Mecnundan beter oldum..

      Öldürür beni bu sevda..

      Keşke seni görmeseydim..

      Şu garip bomboş dünyada...

      Aşk nedir bilmeseydim..

     



      Duruma göre topik altında sohbetimize devam edebiliriz..BOLKAR'ı sadece Strateji ve Tarih konusunda yazacak zannedenler yanılırlar...


       Muhabbetle.......
       




     

« Son Düzenleme: 16 Ocak 2009, 17:51:40 Gönderen: Bolkar » Logged


16 Ocak 2009, 17:35:47
Wolt
Administrator
*
Üye No: 2
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.965
Teşekkür Sayısı: 1057

Offline
« Yanıtla #16 :»

Bu tavsiyeleriniz çok güzel ve yerinde oldu hocam

Teşekkürlerimi sunarım
Logged
Wolt' Adlı Üyenin İmzası


Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir. 
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma; 
Sessiz yaşadım; kim, beni nereden bilecektir...

16 Ocak 2009, 17:36:40
Süper Üye
*
Üye No: 6300
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.306
Nerden: KIRIKKALE
Teşekkür Sayısı: 1376

Offline
« Yanıtla #17 :»

  Sayın Bolkar biz sizi tarih ansiklopedisi kıvamında yazan, duygusuz bilgi yığını sanıyorduk yav... Kiss

  Hatta bu kadar dolu bir adam diğer konulara neden yazmaz diye düşünüyordum doğrusu...

  İçinizdeki cevherleri bizlerle paylaşmaya başlamanızdan ötürü çok mutluyum. Tüm yazılarınızı zaten okuyordum ama artık "daha bir keyifle" okuduğumu belirtmek istedim. Smiley

  Hörmetlerimle efendim...
Logged


Sayfa: Geri 1 [2] 3 4 5 İleri  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
MÜSLÜMAN OLMAYANLARLA EVLENİLİRMİ?

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Müslüman fen adamları Allah Dostları aslanbey 0 1046 Son Mesaj 16 Şubat 2007, 20:37:17
Gönderen: aslanbey
İlk Müslüman... İslam ve İnsan ünaaall44 0 305 Son Mesaj 04 Temmuz 2008, 22:25:48
Gönderen: ünaaall44
LG'den müslüman plazma! İnternet dünyasından Haberler... freelife 1 384 Son Mesaj 18 Eylül 2008, 12:19:17
Gönderen: sakinruh
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Genel Forum Hakkında Yasal Uyarı

Birlikteforum Rayo Yayını | Birlikteforum_Portal |

Kuruluş : 28 Aralık 2006
BirlikteForum.Com Her Hakkı Saklıdır
Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibiyle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine haksahibine ait tüm dosyalar kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez.Birlikteforum.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Web sitemiz Google ve Live arama motorlarında, Birlikteforum kelimesinde öncülük etmektedir. İletişim


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco