Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat & Tarih > Derin Konular-Felsefe-Parapsikoloji (Moderatör: murvet) > Pakistan:Neler Oluyor...

Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: Pakistan:Neler Oluyor...
Cevap SayısıCevap Sayısı: 7 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 170 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Pakistan:Neler Oluyor...  (Okunma Sayısı 170 defa)
02 Aralık 2008, 11:25:19
Yönetici
*
Üye No: 4102
Mesaj Sayısı: 1.199
Teşekkür Sayısı: 568

Offline
« :»




Medyamız ve siyasilerimiz ilginç konulara değiniyor.Az önce bir parti liderinin gurup konuşmasını dinledim.

Konuyu Hindistan'da ki olaya taşıdı ve sonunda şunu söyledi:

Müslüman Dünya'sı bu gün açlık ve sefaletin dışında durumunun içler acısı hali nedeniyle Teröre bulaşmıştır.

Sahi neler oluyor Pakistan'da?

Kardeş ülke...

Her yerde bizi destekleyen ve asla bize ihanet etmeyenlerin ülkesi.

Obama geldi Pakistan tam manası ile karıştı.

Aslında bunun alametleri çok önceden vardı.

Irak Bush'un vahşetine sahne oldu,Obama'da Evangelist vampirleri ile Pakistana saldırmaya başladı.

Gerçekte;sayın  Bolkar hocam bunun öngörüsünde bundan aylar önce bahsetti.

Pakistan'da neler oluyor ve bunun sonuçları bizleri nasıl etkileyecek ne dersiniz?
Logged
Savtegin' Adlı Üyenin İmzası

İmza yok...
Bağlantılar

Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14.053


View Profile
Re: Pakistan:Neler Oluyor...
« Posted on: 09 Ocak 2009, 04:05:53 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Logged
02 Aralık 2008, 11:46:21
Yönetici
*
Üye No: 6300
Mesaj Sayısı: 759
Teşekkür Sayısı: 578
Düşündüğümü söylerim, düşünmem gerekeni değil...

Offline
« Yanıtla #1 :»

  Şu yakalanan tek terörist işi çok ilginç görünüyor. Adam yakalanmak için o işi yapmış gibi. Güvenlik kameralarına pozlar veriyor, yakalandığı ilk gün yaptığı itiraflarla hedef tahtasına Pakistan'ı koyuveriyor...

  Bu işten en zararlı çıkacak ülkeyi bu işin sorumlusu olarak gösterme yolu gittikçe inandırıcıktan uzaklaşmaya başlamadı mı? Pakistan'ın bu işten zarardan başka en ufak bir karı olabilir mi? Hakikaten buna inanılıyor mu? Senaryolar bu kadar ucuz mu artık?
Logged
KILÇIK' Adlı Üyenin İmzası

CEREEEEN, GIZIIIIIM, BENİ NEDEN GANDIRDIN GIZIIIIM? (YILBAŞI GECESİ ÖLEN ÖĞRENCİLERDEN BİRİNİN  BABASININ, KIZININ CENAZESİ BAŞINDAKİ FERYADI...)
02 Aralık 2008, 13:34:37
Aktif Üye
*
Üye No: 13028
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 411
Nerden: Kayseri - Ankara
Teşekkür Sayısı: 271
Hiç bu kadar kahpe olmamıştı zaman...

Offline
« Yanıtla #2 :»

         Biraz beyin jimnastiği yaparsak, ABD'ye son zamanlarda karşı çıkan, özellikle sınır ihlallerine karşı gerçekten sert tepki gösteren bir Pakistan var önümüzde. Türkiye ile yüzyıllardır ayrısı gayrısı olmayan insanlar var orada. Deprem de bile "Allah bize büyük bir felaket verdi, üzgünüz; ama Allah'a binlerce kez şükrediyoruz ki Türk gibi bir dost verdi, bunda da çok mutluyuz" diyen bir Türkiye'ye bakış var.

         Dikkat edin tüm dünya da ki bölünmeler savaşlar hep bizim çevremizde oluyor. Bu forumda da gerek Bolkar gerek Savtegin hocalarımız ve diğerleri de ifade etmişlerdi. Hedef Türkiye'dir, Türkiye'nin eşi dostu arkadaşı, sempatizanı vs. kim varsa insan kılığında ki yaratıkların hedefi konumundadır. Pakistanı zayıflatmak ve bölmek istiyorlar. Maalesef Pakistanda da buna yardımcı olan gafil ve hainler var, biz de ki gibi.

          Hindistan ile Türkiye'nin arasında bazı gelişmeler oluyordu. Hatta başbakanın dönüşünden kısa bir süre sonra olması bence bir taşla birkaç kuş vurmaktır. Hindistana Türkiye ile fazla yakın ilişki içine girmemesi gerektiği uyarısı yapıldı, Ayrıca Pakistan ve Hindistan arasında tekrar bir savaş isteniyor. İki taraf birbirini kıracak bu işten yine birileri kâr edecek.

           Aslında çevremizi sarıyorlar yavaş yavaş, Allah uyandırsın bizim milleti...
Logged
Stj. Av. Lütfi' Adlı Üyenin İmzası

Hiç bu kadar kahpe olmamıştı zaman. Hiç bu kadar namussuzu bir arada ve elele görmemişti bu memleket...

Ölsekte Ravzanı Ruhumuz Bekler, Can Verir Cananı Veremez Türkler (1918 Medine)
06 Aralık 2008, 13:12:24
sellahadin eyyubi
Birlikte Üyesi
*
Üye No: 11775
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 249
Nerden: MALATYA
Teşekkür Sayısı: 79

WWW
Offline
« Yanıtla #3 :»

pakistanda ki sorunlar ortada.bence pakistan tamam kardeş ülke felan demişsiniz ama bizim için bence önemli olan orda oluşan sorunları ülkemize tasımamamız.bunuda yapabilmiş değiliz.görünen köy klavuz istemez hesabı bizim önce görünen köy ü kurtarmamız lazım.
Logged
sellahatineyübi' Adlı Üyenin İmzası

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
.gif]C:\Users\MEOS\Desktop\154wttt[1].gif
06 Aralık 2008, 14:57:10
Aktif Üye
*
Üye No: 4477
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 284
Teşekkür Sayısı: 88

Offline
« Yanıtla #4 :»

Geçtiğimiz 20. yüzyılda dünyanın en kanlı, en karmaşalı ve en husursuz bölgelerinden ikisi Balkan Yarımadası ile Ortadoğu oldu. Her iki bölge de büyük savaşlar, iç savaşlar, işgaller, gerilla hareketleri, etnik temizlikler, sürgünler, mülteciler gördü. Özellikle etnik ve dini farklılıklara dayanan çatışmalar, her iki bölgeyi de kan ve gözyaşı ile suladı.

Dahası, yüzyılın bitimine iki yıl kala, sözkonusu iki bölge de bu özelliklerini aynen koruyorlar. Her iki ülkede de zoraki bir barış rüzgarı estiriliyor, ama çatışmalara neden olan taraflar hala ayaktalar ve ilk fırsatta birbirlerine girmek için hazır bekliyorlar.

Oysa hem Balkan yarımadası hem de Ortadoğu bir zamanlar böyle değildi. Aksine, her iki bölge de asırlar süren bir istikrar, barış ve huzur dönemi yaşamıştı. Balkanlar'da 19. yüzyıla, Ortadoğu'da ise 20. yüzyıla kadar süren bu istikrarın nedeni ise, bu bölgelerdeki Osmanlı hakimiyetiydi                                                                                                                              Ancak osmanlının getirdiği bu nizam 18.yy aşamalı olarak bozuldu.20yy.başlarında tümüyle ortadan kalktı Osmanlı'yı bu bölgeden sürmek ve kendi egemenliklerini bölgeye yaymak isteyen güçler ise,  İngiltere ve Fransa'ydı. Özellikle de Ortadoğu'nun dünyanın en zengin petrol yataklarını barındırdığının farkedilmesiyle birlikte, bu iki güç Ortadoğu'yu paylaşma yarışına giriştiler. Bölge üzerinde benzeri hayalleri olan Almanya ve Rusya'yı I. Dünya Savaşı ile diskalifiye ettikten sonra da, bölgeyi gerçekten paylaştılar.

20. yüzyılda bölgeye üçüncü bir güç daha girdi: Siyonizm, yani Filistin'de bir Yahudi Devleti kurma hedefindeki Yahudi milliyetçiliği... Siyonistler Ortadoğu'ya henüz Sultan Abdülhamid zamanında girmek istemişler, ama Sultan'ın sert tepkisi nedeniyle beklemek zorunda kalmışlardı. Bölgenin Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğinden çıkması, onlar için altın bir fırsat oldu.

Osmanlı, Ortadoğu'yu I. Dünya Savaşı ile birlikte yitirdi. Savaşın ardından da Ortadoğu'da, bölgenin yeni hakimlerinin menfaatlerine uygun bir düzenleme yapıldı. İngiltere ve Fransa, eski Osmanlı vilayetlerinden yapay devletler oluşturdular. Bağdat vilayeti, "Irak" adlı bir devlete dönüştürüldü ve İngiliz egemenliğine bırakıldı. Halep ve Şam vilayetlerinden "Suriye" diye bir devlet çıkarıldı. Öte yandan, tarihsel olarak Suriye'nin bir parçası olan Beyrut ve çevresi, "Lübnan" adıyla ayrı bir devlete dönüştürüldü. Daha güneyde, Ürdün nehrinin batı yakasında ise, o zaman kadar sadece coğrafi bir bölge olan "Filistin" bir devlet haline getirildi. Nehrin doğu yakasında ise "Transjordan" (Ürdünötesi) adlı bir devlet kuruldu. Bir süre sonra sadece "Ürdün" olarak bilinecekti.

Bu devletlerin hiç biri etnik ya da dini bir birliğe dayanmıyordu. Irak denen ülkede, birbirlerinden çok uzak üç ayrı grup vardı; Kürtler, Sünni Araplar ve Şii Araplar. Suriye daha da karışıktı. Sünni Araplar, Alevi Araplar, Dürziler, Kürtler... Hepsi bu yeni devletin çatısı altında yaşıyorlardı. Filistin'de ise Arapların yanında giderek artan ve kendi devletlerini kurmayı hedefleyen bir Yahudi nüfusu vardı. Lübnan ise Hıristiyan Araplar ile Müslüman Arapları barındırıyordu. Ancak bu iki temel kategori de kendi içlerinde mezhep farklılıklarıyla bölünmüşlerdi.

Osmanlı sonrasında oluşan bu karmaşık Ortadoğu'nun bir başka özelliği ise, sınırların tamamen masabaşında ve cetvelle çizilmiş olmasıydı. Sınırlar herhangi bir etnik temel gözetilerek değil, sadece Fransa ve İngiltere'nin çıkarlarının öngördüğü şekilde belirlendiler. Böylece ortaya tam bir mozaik çıktı. Ancak barış ve birarada yaşamaya uygun bir mozaik değil, çatışma ve savaşa uygun bir mozaik. Nitekim Siyonizm, bir devlet haline gelip İsrail'e dönüştükten sonra, bu mozayiği kullanarak Arap devletleri arasındaki çatışmaları ya da devletler içindeki içsavaşları körükleme imkanı elde edecekti.
                                                                                                                                          Ortadoğu'da bir yüzyıldır devam eden, özellikle de İsrail'in kurulmasından bu yana şiddetlenen karmaşanın nedeni, işte bu Osmanlı-sonrası düzenlemeydi.
Logged
Sencer' Adlı Üyenin İmzası

Acizler için zor;Korkaklar için müthiş olan şeyler,Kahramanlar için idealdir...
06 Aralık 2008, 15:33:17
Aktif Üye
*
Üye No: 4477
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 284
Teşekkür Sayısı: 88

Offline
« Yanıtla #5 :»

Osmanlı sonrasında Ortadoğu'da kalıcı bir düzen ve istikrar oluşturulmamasının nedeni, sömürgecilerin bunu yapabilecek bir güce sahip olmamaları değil, bunu yapmak için gerekli olan stratejik anlayışa sahip olmamalarıydı. Osmanlı, ele geçirdiği bölgelere "nizam" götürmeyi İlahi bir görev sayan bir anlayışla yönetiliyordu. Sömürgeciler ise sadece kendi menfaatlerini gözettiler ve bu menfaatler düzensizlik gerektirdiğinde düzensizlik meydana getirdiler.

Bugünün siyasi literatürüyle, Osmanlı İmparatorluğu "moralpolitik" (ahlaki) bir stratejik vizyona sahipti. Sömürgeciler ise "reelpolitik" (katıgerçekçi) bir vizyonla hareket ettiler. Bu nedenle, eğer kısa vadede kendilerine menfaat sağlıyorsa, bir ülkeyi uzun vadede karmaşa ve istikrarsızlığa sürükleyecek politikalar izlemekten çekinmediler.

İngiliz ve Fransız sömürgeciliği hep bu reelpolitik mantıkla hareket etti. Ama bu mantık Ortadoğu'daki halkların nefretini kazanmalarına yol açtı. Bu nedenle İngiltere ve Fransa Ortadoğu'da çok az bir süre kalabildiler. Arap ülkelerinin başına geçirdikleri kukla liderler, II. Dünya Savaşı'nın ardından birer birer devrildi. İngiltere ve Fransa'nın Ortadoğu macerası da böylece sona ermiş oluyordu.

İngiltere ve Fransa'nın ardından gerek Ortadoğu'ya gerekse dünyanın başka bölgelerine egemen olan emperyal güç ise elbette ki ABD oldu. Ancak ABD de aynı reelpolitik vizyonu izledi. Bu nedenle Üçüncü Dünya'nın dört bir yanında kanlı rejimleri destekledi, faşist cuntalarla işbirliği yaptı, terörist gruplara yardım etti. Vietnam'ı bu reelpolitik vizyonla harabeye çevirdi. ABD'nin "nizam" getirme gibi bir amacı yoktu, sadece kendi uluslararası şirketlerinin ve silah endüstrisinin çıkarlarını arıyordu.

ABD'nin Ortadoğu'daki stratejisi de aynı yönde gelişti. ABD'nin Ortadoğu'daki varlığı, Ortadoğu'ya "nizam" getirmedi. Aksine, İsrail saldırganlığını ısrarla destekleyerek bölgedeki kaosun temel nedenlerinden biri oldu. Bugün de hala durum böyledir. ABD'nin zoruyla yürüyen barış süreci, Filistin tarafına getirdiği dayatmalarla, bölgede yeni sıkıntılara yol açacak bir niteliktedir.

ABD'nin eski Osmanlı coğrafyası olan Balkanlar'daki stratejisi de yine bölgeye istikrar ve huzur getirecek nitelikte değildir. Washington'ın Sırp saldırganlığına 1991'den 1995'e kadar dört yıl boyunca hiç bir ciddi tepki göstermemesi bunun bir göstergesiydi. 1995'te imzalanan Dayton Anlaşması ise, Alia İzzetbegoviç'in de belirttiği gibi, bölgeye adalet değil, sadece barış getirdi. Bugün Balkanlarda Osmanlı'nın mirası olan müslüman halklar, hala "otorite boşluğu"nun tehdidi altındadırlar.

Ve tüm bunlar, Türkiye'nin önüne hem stratejik bir fırsat, hem de tarihi bir misyon yüklemektedir.
Logged


06 Aralık 2008, 15:50:03
Aktif Üye
*
Üye No: 4477
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 284
Teşekkür Sayısı: 88

Offline
« Yanıtla #6 :»

Türkiye'nin Osmanlı imparatorluğunun varisi olrak eski osmanlı toprakları üzerinde bir nüfüs elde etme imkanı zaman zaman dile getirilen önemli bir gerçektir.Ancak bundan daha önemli olan,Türkiiyenin balkanlar ve ortadoğuya ''nizam'' getirmiş yegane gücün mirasçısı olmasıdır.                                                                                                                                    Bu mirasın Türkiye'ye ne gibi bir stratejik ufuk kazandırdığına, üç ayrı yönde bakabiliriz. Birinci yön, Balkanlar, ya da bizim eski "Rumeli"dir. Bu bölgedeki ülkelerin hepsi eski Osmanlı vilayetleridirler. Dahası, bu ülkelerin hepsinin içinde Osmanlı'dan kalan bir "Türko-İslami" nüfus vardır ve bu nüfus; Batı Trakya, Bulgaristan Türkleri, Müslüman Pomaklar, Makedonya, Arnavutluk, Sancak, Bosna-Hersek hattında ilerleyen ve Balkanları ortasından ikiye bölen bir "yeşil kuşak" oluştururlar. Bu kuşak, eğer iyi değerlendirilirse, Türkiye için potansiyel bir etki alanıdır. Türkiye bu kuşak üzerindeki Müslüman ve Türk nüfusun haklarını koruyarak bölge siyaseti üzerinde söz sahibi olabilir.

Ortadoğu'ya baktığımızda bu bölgenin de eski Osmanlı vilayetlerinden müteşekkil olduğunu görürüz. Bu durum Türkiye için büyük bir avantajdır. Türkiye bu tarihsel mirası daha etkili bir biçimde sahiplense, Ortadoğu'daki taraflar arasında uzlaştırıcı bir rol oynayabilir, bölgede büyük bir nüfuz elde edebilir. Fransa bile, bölgeye olan uzaklığına rağmen, Suriye ve Lübnan'da geçirdiği bir kaç on yıllık sömürge döneminin hatırasına, Ortadoğu'da nüfuz elde etmeye çalışmaktadır. Hem de bölgeye "nizam" değil, karmaşa getirmiş bir güç olmasına rağmen.

Üçüncü yön olan Kafkaslar/Orta Asya bölgesinde de yine Türkiye için büyük bir potansiyel nüfuz alanı vardır. Kafkaslar, tarih boyunca Rus zulmünden kaçarak Osmanlı'ya sığınmış Müslüman kavimlerin diyarıdır. Orta Asya ise, Osmanlı toprağı olmasa da, Türklük bağıyla Türkiye'ye bağlıdır.
                                                                                                                                          Bu tabloya baktığımızda Türkiye'nin stratejik ufuklarının çok geniş olduğunu görürüz. Türkiye, eğer sahip olduğu Osmanlı mirasını ekonomik ve siyasi güçle desteklerse, gerçekten de 21. yüzyılda çok önemli bir bölgesel güç olabilir. Bu durumda Avrupa ve ABD nezdindeki güç ve prestiji de tahmin edilemeyecek derecede artacaktır. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya/Orta Aysa gibi dünyanın sıcak bölgelerinde söz sahibi olan bir ülkenin gücünün, Amerikalı ve Avrupalı stratejistlerin değerlendirmelerinde önemli yer tutacağı açıktır.

Ancak tüm bu saydığımız stratejik yaklaşım siyasi ve ekonomik güç kadar vizyon da gerektirir. Bu vizyonun temelinde ise Türkiye'nin kendi kimliğini doğru tanıması ve tanımlaması geliyor.         
Logged


06 Aralık 2008, 17:34:35
Aktif Üye
*
Üye No: 13028
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 411
Nerden: Kayseri - Ankara
Teşekkür Sayısı: 271
Hiç bu kadar kahpe olmamıştı zaman...

Offline
« Yanıtla #7 :»

Bugün Pakistan'da bir saldırı olmuş onlarca ölü var...

      Hindistan ile Pakistan'ı birbirine düşürmek isteyen güçler var. Bunun kim olduğunu da zaten biliyoruz ama belli ipuçlarıyla da ortaya koyabiliriz. Gazeteleri okursanız bir CIA ajanının Pakistan ve Hindistana bu saldırılar öncesi gelip birileriyle görüştüğünü, geri döndükten hemen sonra da bombaların patladığını görebilirsiniz. Dahası Obama ne dedi, hatırlayalım. Irak'tan çekilecek askerlerin Afganistan'a gönderileceğini söyledi. Irak güllük gülistanlık oldu da o yüzden mi Afganistan'a geçiyorlar? Pakistan sınırını ihlal eden ABD güçlerinin köyleri vurdukları malumunuz. Pakistan genel kurmay başkanının da "gerekirse kendimizi savunuruz" sözleri ve tüm bunların yanında BOP'ta Pakistan ve İran arasında bir devlet olacağını öngördüklerini, Pakistan'ın da parçalanacağı planını ortaya koyduklarını biliyoruz.

      Pakistan'ın Türkiye'nin gerçekten dost olarak bildiği birkaç ülkeden biri olması burada asıl sorunun bizim için olduğunu gösteriyor. Elinde nükleer güç bulunan, Çin ve Hindistan'ın batısında, Orta Asyanın dibinde bizi "kardeş" gören bir devletin birilerinin amacı doğrultusunda parçalanması en çok bizim zararımızadır. Adam gibi bir dış politika ile Pakistan Hindistan arasında suni bir savaşın oluşturulması ve devletin bölünmesi engellenir.

       Allah sonumuzu hayretsin...
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
Pakistan:Neler Oluyor...

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Vücudumuzda 24 saatte neler oluyor? Sağlıkla İlgili Herşey... Wolt 5 266 Son Mesaj 21 Temmuz 2008, 23:10:03
Gönderen: ünaaall44
Vücudumuzda 24 saatte neler oluyor? Sağlıkla İlgili Herşey... arizona77 1 145 Son Mesaj 19 Ocak 2008, 21:08:18
Gönderen: mendakka5
BAKIN ÜLKEMIZDE NELER OLUYOR DA HABERIMIZ YOK Komik şeyler / Eglence/Mizah/Geyik fearlesknight 2 131 Son Mesaj 29 Nisan 2008, 16:30:57
Gönderen: nickci
Uyurken Beynimizde Neler Oluyor? Bilimsel Çalışmalar bilgi küpü 1 142 Son Mesaj 08 Ağustos 2008, 11:26:40
Gönderen: medcezir
konyada neler oluyor ? Garip olaylar mendakka5 1 220 Son Mesaj 12 Eylül 2008, 20:49:58
Gönderen: SIR
CERN'de neler oluyor? İnternet dünyasından Haberler... freelife 0 149 Son Mesaj 18 Eylül 2008, 03:59:35
Gönderen: freelife
|Site Haritası|Site Haritası | Arşiv | Wap | Arsiv | Wap2 | Wap Forum | XML |
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
sitemap


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco
Yasal Uyarı: Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibinle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine tüm dosyaları kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez İletişim


BİRLİKTE FORUM
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat