Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Gündem > Türkiye ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü (Moderatör: mendakka5) > İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar

Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 54 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar  (Okunma Sayısı 54 defa)
01 Aralık 2008, 20:12:28
Deneyimli Üye
*
Üye No: 1495
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.000
Teşekkür Sayısı: 180

WWW
Offline
« :»




İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, ”Bizim sendikanın 500 milyon doları, TOBB’un (Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nin) 5 milyar dolar fonu var. Bu fonlar üye şirketlere dağıtılabilir” diyor. (Hürriyet 30 Kasım 2006, N.E. Tosuner’in söyleşisi)

Halit Narin devam ediyor: “Türkiye’nin elinde böyle kullanılmayan fonlardan oluşan 20 milyar dolar var. Bunların önü açılırsa üyelere dağıtma imkânı verilirse şirketler rahatlar. Türkiye ekonomisi üç ay içinde krizden çıkar.”

Sayın okuyucularım, bu kriz rüzgârında en ciddi sorun, “işsizliğin artması”dır... İşsizlik genelde çok kötü bir şey ama daha da kötüsü, “bir işi olanın, beklenmedik bir zamanda işini kaybetmesi”dir... İş bulamayan da kötü durumda ama, işi olan ve tüm yaşamını her ay düzenli olarak aldığı ücrete bağlayan bir kişinin işinden olması, onun ve ona bağlı olanların hayatını söndürüyor.

Kriz rüzgârı eserken “tuzları kuru olduğu halde, fırsat bu fırsat diyerek işçi çıkaranlar”ı kınıyoruz. Ayıplıyoruz. Onlara söyleyecek sözümüz yok.

Amma ve lakin, talep azaldığı ve de üretim durduğu için, içine girilen finans darboğazı sonucu, ücret ödeyemeyen durumuna düşen işyerlerinin zorunluluktan işçi çıkarmalarına çare aramak zorundayız.

İşçi çıkarmadan yapılacaklar var

Çare, bu tür işletmelerin kriz rüzgârı dinene kadar (üretimin düşmesine, durmasına rağmen) işçilerini çıkarmamalarına yardımcı olacak finans desteğini sağlamaktır. Bu geçici dönemi, işçi çıkarmadan atlatmalarını sağlamaktır. Bu olağan dışı dönem ancak kamu ile işveren ve işçi örgütlerinin her birinin kendi imkânlarını zorlamasıyla aşılabilir.

(1) İşsizlik Sigortası Fonu’na kimse göz dikmeyecek. Bu fon işsiz kalanların ve kalacakların güvencesi.

(2) İşveren ve işçi örgütleri başka kaynak aramaya çıkmadan önce kendi kaynaklarını değerlendirecek.

(3) Sonra da hükümet işçinin işverene yükünü (bu olağan dışı dönem süresince) hafifletmek için acil tedbirler alacak.

İşveren ve işçi sendikalarımızın, TOBB ile büyük sanayi ve ticaret odalarımızın önemli birikimleri olduğu biliniyor. Ama bu birikimlerde “şeffaflık yok”...

Şeffaflık olmadığı için işçinin ve işverenin cebinden çıkan paralarla oluşan bu birikimler ilgisiz biçimde harcandıkça kamu vicdanında yaralar açılıyor. Bu birikimlerle gereksiz toplantılar, seyahatler yapılıyor. Formula 1 pisti inşa ediliyor. Oteller, üniversiteler açılıyor. İlgisiz yerlere bağışlar yapılıyor. Yüksek temsil ödeneklerine, yolluklara paralar akıtılıyor.

20 milyar dolarlık fon

Bu kesimlerin yıllardır içinde olan Halit Narin, aşırı israfa rağmen işveren ve işçi kuruluşlarının birikimlerinin hâlâ 20 milyar dolar olduğunu söylüyor.

İşçisi ile işvereniyle aynı gemideyiz. Gemi batarken, işçiler işinden olurken işçi sendikası “Bana ne” diyemez.
İşçi primleriyle oluşan fonları, başka amaçlara harcamak için işçisinden saklayamaz. İşveren sendikaları ve işveren meslek örgütleri, işverenlerin primleriyle oluşan fonlarını bu olağan dışı dönemde üyelerinden saklayarak, İşsizlik Sigorta Fonu’ndan, bütçeden para arayışına çıkamaz.

Sendikalar da meslek kuruluşları da, hükümetten yardım arayışına girmeden parmaklarını taşın altına koymaya, kendi imkanlarını (şeffaf olarak) kamuoyuna açıkladıkdan sonra bu imkânlarla neler yapacaklarını üyelerine duyurmaya mecburdur.

Bize fırça değil, tedbir lazım

AKP Başkanı olarak Sayın Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da yapılan partisinin 13. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılış konuşmasında krizi değerlendirdi. Sayın Erdoğan, krizin Türkiye’yi etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Yağmurda yürüyüp ıslanmamak mümkün değil” dedi.

Sermaye akımının yavaşladığını, faiz ve döviz kuru üzerinde baskı oluştuğunu, reel sektörün bu süreçten etkilendiğini kaydeden Sayın Erdoğan, “Küresel krizi çok büyük ihtiyat ve dikkatle izliyoruz” dedi.

Küresel kriz nedeniyle “paket” bekleyişinde olanları, “İlla ambalajlı paket mi olacak?” sözleri ile azarladıktan sonra “Biz uygulamaya başladık bile” diyerek devam etti: “Hükümet niçin reform paketini açıklamıyor diyorlar. Biz uygulamaya başladık bile, sen bunun farkında değilsin. Ben ne yapayım?”

Sayın Erdoğan’ın toplantıda yaptığı konuşmada IMF ile ilişkiler, bankalar konusunda söyledikleri de dikkat çekicidir.

Yanlış bilgilendirme var

Sayın Erdoğan dedi ki:
IMF ile masadayız. Konuşuyoruz. Karşılıklı çıkar esasına dayalı bir protokol oluşursa imza atarız.

Kredileri geri çağıran bankalar var. Fırsatçıların işbaşında olduğunu görüyoruz. Siz de işler değişince bankaları kapıda bekletin.

Sayın Erdoğan’ın danışmanlarının, onu yanlış veya eksik bilgilendirdikleri anlaşılıyor. Sayın Erdoğan da bu yanlış bilgilendirmelerin sonucu olarak kriz rüzgârını dindirecek yerde körükleyecek söylemler yapıyor.

1) Kriz rüzgârını dindirecek tedbirlerin bütünlük taşıması gerekir. Aksi halde, en iyi tedbirler bile birbiriyle çelişerek yarar yerine zarar getirir. Bu tedbirler bütünlüğüne “paket” adı verilir. Paketin hem moral hem de reel olarak “şok” etkisi yapması önem taşır.

İşte onun için Batı ülkelerinde, abartılı rakamlar içeren paketler açıklanıyor. Bu paketler hemen harcanmıyor. Ama paketi hazırlayanların niyetleri, ciddiyetleri kriz rüzgârının yavaşlamasına yardım ediyor.

Bir başka önemli nokta da zamanlamadır. Zamanında alınmayan en doğru en güçlü tedbirler bile işe yaramaz. Sayın Erdoğan’ın “Biz uygulamaya başladık bile...” söylemi hatalıdır.

Kamuoyunun, işçinin, işverenin, sade vatandaşın farkına varamadığı, ne olduğundan haberi olamadığı tedbir hiçbir işe yaramayan tedbirdir. Ülke halkı ile işçisi ile, işvereni ile kurumları ile azarlanarak değil, “moral verilerek” krizden çıkarılabilir. Morali bozulan, güvenini yitiren halk ne yapılırsa yapılsın, krizin kötümserliğinden kurtarılamaz.

Öde öde bitmedi...

2) IMF bize muhtaç değildir. Biz IMF’ye muhtacız. IMF’in bizim ile anlaşma yapmasında bir çıkarı yoktur. Bizim IMF ile anlaşma yapmakta çıkarımız var.

IMF ile “koyun pazarlığı” yapmıyoruz ki fiyatında anlaşalım. O nedenle Sayın Erdoğan’ın “IMF ile karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı protokol arayışında olduğumuzu belirten” söylemi hatalıdır.

Sayın Erdoğan yanlış bilgilendirilmese idi ve de biz IMF ile anlaşmayı daha başlangıçta yenilese idik veya kriz başladığında anlaşmayı imzalasaydık, bugün kriz rüzgârını daha az hissederdik.

3) Türkiye’de talebi ve üretimi harekete geçirecek, işsizliği dindirecek kuruluşlar bankalardır. Bankalar sağlıklı olmaz, sistem gücünü koruyamaz ise, hükümet ne yaparsa yapsın ekonomi canlanamaz.

Sayın Erdoğan bankalarla ilgili olarak yanlış bilgilendiriliyor. Evet, bankaların bazıları kredileri erken çağırıyorlar ama, bunları “keyiflerinden değil mecburiyetten” yapıyorlar.

Tabii ki bazı kötü örnekler var. Ama bunlar genellenerek, Allahın günü bankalara fırça atılır, banka sistemi kötülenir ise, sistem güven yitirir. Durumu sarsılacak bankalar olur, YTL hareketi ve döviz girişi kilitlenir.

Sayın Erdoğan’ın bu konularda doğru bilgilendirilmesinde zorunluluk var. Sonunda faturayı sadece ekonomi değil, bu ülkede yaşayanların tamamı ödeyecek. (Bundan önceki faturayı hâlâ ödüyoruz. Öde öde bitmedi.)


Güngör Uras - Milliyet
Logged
SIR' Adlı Üyenin İmzası

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum.
Bizse nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş yaşamayı öldürüyoruz.
.....MERHAMET.....
Alem bu temel üzerinde...
Eğer toprağa,tohuma hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu..?
Rengi merhamet sesi merhamet, pırıltılı şırıltılı su...
Ne duruyorsunuz !!!
Sökün sahte su borularını; ev ev merhamet şebekesi kurun...
Tepemizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin...
O zaman göreceksiniz ki;
Acı su borularından tatlı su akacak ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek...
-Necip Fazıl Kısakürek-



Bağlantılar

Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14.053


View Profile
Re: İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar
« Posted on: 09 Ocak 2009, 04:59:55 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
İşveren örgütlerinin kasası dolu, onlar işsizin fonuna bakıyorlar

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
bilgisayar kasası nasıl yapılır bakalım.. Komik şeyler / Eglence/Mizah/Geyik sakinsu 2 223 Son Mesaj 10 Haziran 2007, 20:19:48
Gönderen: ressamsema
bilgisayar kasası yazıları:)) Her Telden sema42 2 173 Son Mesaj 18 Eylül 2007, 18:02:31
Gönderen: sakinsu
NEDEN KİLİSELER BOŞ CAMİLER DOLU Her Telden sema42 6 309 Son Mesaj 17 Ağustos 2008, 22:34:56
Gönderen: fındıkbeyinli
Bilgisayar Kasası Ne Ne için! Püf Noktası Wolt 1 447 Son Mesaj 22 Nisan 2008, 07:42:22
Gönderen: fearlesknight
ONLAR HANİ Derin Konular-Felsefe-Parapsikoloji must 0 167 Son Mesaj 10 Aralık 2007, 19:19:15
Gönderen: must
Onlar Türk'ün Adını Dağlara Kazıdılar Tarih ve Strateji conan10 1 195 Son Mesaj 23 Temmuz 2008, 07:12:04
Gönderen: ***ß!r!c!k***
|Site Haritası|Site Haritası | Arşiv | Wap | Arsiv | Wap2 | Wap Forum | XML |
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
sitemap


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco
Yasal Uyarı: Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibinle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine tüm dosyaları kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez İletişim


BİRLİKTE FORUM
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat