
Anlatılmak, yani verilmek istenen cevap ölümden korkuyoruz değil, bu dünyada yaptıklarımız, mahşer gününde hesaba çekileceğinden korkuyoruz. Dünyadaki hakkını yediğin kulların karşısında hesaplaşacağın için korkuyorsun, annemize ve babamıza ''of'' demenin hesabını, modernleşmenin(!) yada TV karşısında bikinili mankenleri izlemenin hesabını nasıl vereceğin seni düşündürüyor.
Ama bana ölümden korkuyorum demeyin. Bende diyorum ki sırf bunlar (günahların) için ölümden korkuyorsanız bu daha da acı birşey.
Bir örnek verelim mi, belki daha da anlarsınız;
Okulda, Edebiyat dersindesin ve konu,... atıyorum ''Edebi türler.''(Sadece örnektir).
Edebiyat öğretmenin anlattığı konuyu deftere geçirmen gerekirken sen geç kaldın ve o konuyu ''daha sonra arkadaşımdan alırım'' diyerek sen yarına bıraktın. Ama aslında yarına bırakmayacaksın. Çünkü yarın o konudan, beklenmedik biranda öğretmen seni sözlü yapacak. Hazırlıksız yakalandın.

Benzer bir örnek;
Dünyada, Allah (c.c.)'ın sana verdiği Hayat dersindesin ve konu,... atıyorum ''Allah (c.c.)'a ibadet.''
Bugün kılman gereken namazı, sıradan bir bahane üreterek yarına bıraktın. Ama aslında yarına bırakmayacaksın. Çünkü yarın Allah-u teala seni ''sözlü'' yapacak. Hazırlıksız yakalandın.
Yani ölümden korkmamak için hiçbirşeyi yarına bırakmayın, yarına bırakırsanız, şeytana bırakmış olursunuz işinizi. Ölüm ne zaman gelirse gelsin, senin için çok erken sayılır.
Tamam kabul, hiçbir insan ''ben cennete girerim'' diyemez.
O insan daha önce ne kadar günah işlediyse Allah (c.c.)'a tövbe ederek bundan sonra gerçek bir kul gibi olacak, yaptığı günahları unutacak. Hesap yapmayacak, işte o zaman yaptığı ibadetiyle birlikte huzurlu bir hayat yaşar. Böylece cennete girmesini garanti olarak görmese de yaptığı ibadetini bildiği için ölümden korkmaz.
Sizde tövbe edin, şükredin huzurlu bir şekilde ölüme hazırlıklı olun. Unutmayın, ölüm hep gölgeniz olur.










Logged






