Diyanet İşleri Başkanlığına mail ile BAŞÖRTÜSÜNÜN İSLAMDAKİ HÜKMÜ NEDİR? diye sordum... Kendileri sağolsunlar mail ile cevap verme nezaketinde bulundular.
Diyanet İşleri Başkanlığımıza bu güzel davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum.
Başörtüsünün İslamdaki hükmü ile ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığından aldığım maili sizlerle paylaşmak istiyorum.
Saygılarımla.
*****
Sayın .....
İslam Dininde kadının kıyafeti ile ilgili olarak zaman zaman sorulan sorular dolayısıyla konu Kurulumuzca ele alınıp incelendi:
Nur Suresinin 30. Ayetinde, mü'min erkeklerin harama bakmamaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sora 31. Ayetinde kadınlarla ilgili olarak mealen: "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (bakmaları haram olan şeylerden) çevirsinler, edep yerlerini korusunlar-kendiliğinden görünen müstesna-zinetlerini açmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" buyrulmakta ve ayetin devamında kadınların kendiliğinden görünmeyen zinet yerlerini, kimlerin yanında açabilecekleri belirtilmektedir.
1-HARAMA BAKMAMAK VE İFFETİ KORUMAK
Görüldüğü gibi bu iki ayette hem erkeklerin hem de kadınların harama bakmamaları, edep yerlerini iyice örtülü tutup, iffet ve namuslarını zina fuhuş ve onlara sebep olabilecek durumlardan korumaları emredilmektedir.
Hz. Peygamber (S.A:V) de; "...Gözlerin zinası şehvetle bakmaktır..."buyurarak harama bakmayı, göz zinası olarak nitelemiştir.
Ancak, gözün harama tesadüfen ilişmesinin, kasıtlı bakmak hükmünde olmadığı da hadisi şeriflerde belirtilmiştir.
İslam alimleri, yukarıda mealleri yazılı ayetlere ve konuyla ilgili hadislere dayanarak, erkeklerin ve kadınların, nikahlı eşleri dışında herhangi bir kimseye şehvetle bakmalarının haram olduğu üzerinde müttefiktirler. Tedavi, şahitlik ve evlenme maksadı gibi, zaruret veya ihtiyaç halinde bakmalara, fıkıhta belirtilen şartlar ve ölçüler dahilinde müsaade edilmiştir.
Fitne tehlikesi ve şehvet korkusu olmamak kaydı ile, gerek erkeklerin ve gerekse kadınların, kendi yakınlarından ve yabancılardan kimselere ve nerelerine bakıp bakamayacaklarına dair hükümler, delilleri ile birlikte fıkıh kitaplarında mevcuttur.
2- ÖRTÜNME
Nur Suresinin 31. Ayetinde zikredilen bu emirlerden sonra kadınların örtünmesi ile ilgili olarak da, kendiliğinden görünenler müstesna zinetlerini, zinet yerlerini açmamaları ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emredilmiştir.
Cahiliyye devrinde başını örten kadınlar, başörtülerini enselerine bağlar veya arkaya salıverirlerdi. Allahu Teâlâ, bu ayetle, İslamdan önceki bu adeti kesinlikle yasaklayarak Mü'min kadınların -kendiliğinden görünen hariç zinetlerini, zinet yerlerini açmamalarını ve başörtülerini, saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun, gerdan ve göğüslerini iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmalarını emretmiştir.
Hz. Aişe (R.A): "Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye, Yüce Allah: "Mümin kadınların başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler." der.
Yine Hz. Aişe (R.A) bir gün Ensar kadınlarından sitayişle bahsederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.
3-ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLMAYAN KISIMLAR
Örtülmesi emredilen, zinetten istisna edilen ve mücmel olarak geçen "kendiliğinden görünen" ifadesi; Ashabtan Hz. Ali, İbni Abbas, İbni Ömer, Enes, Tabiilerden Said b. Cübeyr, Ata, Mücahid, Dahhak, Müctehid İmamlardan Ebu Hanife, Malik ve Evzai (R.A) nin de dahil olduğu İslam alimlerinin çoğunluğu tarafından ; "Yüz ve bileklere kadar eller" olarak tefsir edilmiştir.
4- ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLAN KISIMLAR
Ayetteki "kendiliğinden görünen" mücmel ifadeyi -az da olsa-farklı tefsir eden alimler, kadınların, istisna dışında kalan zinetleri ve zinet yerleri olan saç, baş, boyun, kulak, gerdan, göğüs, kol ve bacakların örtülmesi olarak anlamışlar ve herhangi birini açmalarının caiz olmadığı hükmünde ittifak etmişlerdir. Kadınların, bu zinet yerlerini kimlerin yanlarında açabilecekleri ise ayetin devamında bildirilmektedir.
Bu ayeti kerime nazil olunca, yukarıda rivayet edilen hadislerle de sabit olduğu üzere, Ensar ve muhacir kadınların, eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örtmeye acele etmeleri, Hz. Aişe (R.A) nin ablası Esma (R.A) nın ince bir elbise ile Hz. Peygamber (a.s) ın huzuruna çıktığı zaman, Hz. Peygamber'in "Ergenlik çağına gelen bir kadının elleri ve yüzü dışında kalan yerlerini göstermesinin caiz olmadığını" bildirmesi, yine Hz. Peygamberin bileklerin dört parmak yukarısını işaret ederek "Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, ergenlik çağına gelince yüzü ve şuraya kadar elleri hariç, herhangi bir yerini açması caiz değildir. "buyurması; söz konusu ayetteki emirlerin vücub için olduğuna, kadınların yukarıda sayılan zinet yerlerini örtmekle yükümlü olduklarına delalet etmektedir.
3-ÖRTÜNMENİN GAYESİ
Dinimizin emrettiği örtünmeden maksat, kadının zinetini ve zinet yerlerini eşi veya mahremi olmayan erkeklere göstermesi ve yabancı erkekler tarafından görülmesine meydan vermemesidir. Bu itibarla örtünün; saçın, ten renginin ve zinetlerin görülmesine engel olacak kalınlıkta, vucut hatlarını göstermeyecek nitelikte olması gerekir. Bu konuda yukarıda meali zikredilen hadisi şerifler dışında daha pek çok hadisi şerif bulunmaktadır.
Ahzab Suresinin 60. Ayetinde ; "Ey Peygamber! eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: (Evden çıkarlarken) üstlerine vücutlarını iyice örten dış elbiselerini giysinler. Bu, onların iffetli bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar" buyrulmaktadır.
Bu ayette müslüman hanımların evlerinden çıkarken, üstlerine vücut hatlarını belli etmeyecek bir dış elbise almaları, ev kıyafeti ile sokağa çıkmamaları emredilmektedir.
Nur Surenin 60. Ayetinde ise, yaşlanmış kadınların, 31. Ayette örtülmesi emredilen zinet ve zinet yerlerini örtmek kaydıyla (manto, pardesü, çarşaf gibi) dış elbiselerini üstlerine almadan dışarı çıkabilecekleri belirtilerek şöyle buyrulmaktadır: "Bir nikah ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini, (yabancı erkeklere) göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında, kendilerine bir vebal yoktur. Yine de dış elbiseli olmaları, kendileri için hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir."
NETİCE
1.Gerek erkeklerin ve gerekse kadınların gözlerini haramdan korumaları.
2.Kadınların, vücudun el, yüz ve ayakları dışında kalan kısımlarını aralarında dinen evlilik caiz olan erkekler yanında, vücut hatlarını ve rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise (örtü) ile örtmeleri.
3.Başörtülerini, saçlarını, başlarını boyun ve gerdanlarını iyice örtecek şekilde yakaların üzerine salmaları, dinimizin Kitap, Sünnet ve İslam alimlerinin ittifakı ile sabit olan kesin emridir. Müslümanların bu emirlere uymaları dini vecibedir.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI"
***
Cenabı Hak yolundan ayırmasın...Emirlerine, kurallarına uyan, rızasını kazananlardan eylesin.
Amin.









Logged





