“Git şunların ensesine birer tokat patlat”,demiş.
“Aman hocam, nasıl olur?”
“Ben ne diyorsam onu yap sen, git birer tokat patlat enselerine…”.
Talebe kalkmış, birincisinin ensesine tokat patlatmış.
Tokadı yiyen de aynı anda çömeze bir tokat patlatmış.
Talebe, ikinci adamın ensesine indirmiş şamarı.
Ancak tokadı yiyen ikincisi, başını çevirip şöyle bir bakmakla yetinmiş talebeye.. Başka bir şey yapmamış.
Ve tokat üçüncüsünün ensesinde patlatmış.
Hiçbirşey yokmuş gibi devam etmiş abdest almaya..
Talebe hocasının yanına dönünce,
Hoca:
”Bak, demiş.İlk tokadı vurduğun şeriattı. O da döndü sana vurdu.
İkinci vurduğun tarikattı. Tokadın ’tan geldiğini biliyordu, ama ikinci kimi aracı ettiğini merak ettiğinden dönüp baktı sana.
Üçüncü vurduğun ise hakikatti.O, aracıyı dahi merak etmdeden, sillayi hayatın bir cilvesi gibi kabul ederek devam etti abdest almaya…
------
bu konuyla alakalı bir kıssa daha var hatırladığım kadarıyla yazacağım... çok hoşuma gidiyor...
bir hakikat ehli arkadaşına hakikat yolunda yapılması gerekeni anlatıyor...
Herşeyin Allah'tan geldiğini..bu nedenle kabullenmek gerektiğini falan...
bunları duyan arkadaşı hakikat ehli arkasını döndüğünde kalkıp bir tane tokat atıyor...
tokadı yiyen dönüp sadece bakıyor...
tokadı atan ise neden dönüp baktın Allah'tan geliyor diyor...
hakikat ehlinin cevabı çok harika

"Allah'tan geldiğini biliyorum ama hangi itin(afedersiniz) eliyle yaptırdığını merak ettim"
----
son yazdığım kıssayı eklesemmi eklemesemmi diye düşündüm ama sonra dedim ekleyeyim
iyimi yaptım bilmiyorum...










Logged


















