Son günlerde artan bir ilgi ile bu kavram her platformda dile getirilmekte.
Çok isabetli bir karar ile adminimiz Wolt'da Türk Tarihi bölümünün adını değiştirerek Devlet-i Ebed Müddet yapmış.
Bu kadar sık kullanılan ve her geçen günde kullanımı artan bu kavramın ilk defa Osmanlı ile kullanılmaya başlandığını görüyoruz.
____Nedendir bilmem(aslında çok iyi biliyorum)Osmanlı Devletine bizim aydın,okur-yazar ve ya eski deyimle müverrih kesimimiz marifetmiş gibi Osmanlı İmparatorluğu der.Oysa bu işle biraz yakından ilgilenen herkes bilir ki;imperialism(emperyalizm- sömürgeci)ile empire(İmparatorluk)aynı kökten gelmektedir ve bu şekilde hitap ederek Osmanlının emperyal bir devlet olduğunu yani sömürgeci olduğunu vurgulamış olursunuz.Tabi Emin Oktayların,Niyazi Akşitlerin,Kemal Karaların kitapları ile yetişen nesillerin bu tür hitapları kullanmaları oldukça normaldir.Çünkü hiç bir şey bilmeyen bu gençler tamamen cahildir.
Osmanlı Devleti kendini tarif ederken ve ya tanıtırken özellikle iki kavramı sıkça kullanmıştır.
Bunlardan birincisi Devlet-i Ali Osman
İkincisi ise Devlet-i Ebed Müddettir.
Ben bunlardan özellikle ikincisi hakkında bildiklerimi burada forum sayfalarında yazılabileceği kadarı ile ifade edeceğim.
Devlet-i Ebed Müddet ilk olarak Osmanlı tarafından kullanılması nedeniyle;ne yazık ki bir çok sağ duyu sahibi bilim adamımız tarafından bile önceleri sadece Osmanlıya has bir tanımlama olarak kullanılmıştır.
Ancak kullanılan bu tanımlamanın içeriğine dikkatlice bakılınca,bunun ilk defa Osmanlı tarafından değil çok daha önceleri Türk devletleri tarafından kendi öz nitelikleri içerisinde ifade edildiğini rahatlıkla görürüz.
Oğuz Kağan Destanında tüm Dünya'nın yurt,Bayrağın ise Güneş olması fikri,Göktürk Kitabelerinde yerin delinmeden,göğün çökmeden Türk'ün ilini ve töresini kimsenin bozamayacağı düşüncesi,Devlet-i Ebed Müddet kavramının içerisinde değerlendirilebilecek önemli delillerdir.
Bilinen tarih olarak neredeyse 2500 yılı bulan araştırmalar sonucu 6000 yıla yaklaşan Dünya'nın en köklü milletler tarihine sahip Türkler tarih boyunca ulaştıkları bu bilinç nedeniyle her dönem en az bir devletle yer yüzünde temsil edilmişlerdir.
Bu temsilde en büyük pay Devlet-i Ebed Müddet kavramıdır.
Asırlar boyu bu fikrin temsilcileri Türk dünyasında olmuştur.
Bunlar Türk milletinin bekası adına kimi zaman,Türk-Cihan hakimiyeti,kimi zaman Kızıl Elma ve İslamı kabulün ardından Cihad adını verdikleri fetih siyaseti ile yer yüzünde nam salmışlardı.
Hiç bir zaman başka bir milletin ve ya topluluğun hakimiyetine girmeyi kabul etmeyen bu unsurlar;asırlar boyunca getirdikleri
"Ya devlet başa,ya kuzgun leşe"gibi deyimleri en son büyük savaşları olan Kurtuluş Savaşında "Ya istiklal,ya ölüm"olarak vaz geçilmez bir parolaya dönüştürmüşlerdi.
Bilinen tarih itibari ile Mete Han ile başlayan bu süreç Atilla ile Avrupa'ya tanıtılırken,Bilge,Kültegin,Tonyukuk üçlemesinin yaptırdığı kitabelerle tüm Dünya'ya ilan ediliyordu.
Bu ilanın ardından Karahanlıların ölümsüz başbuğu ve ilk Müslüman Türk devletinin kahraman hakanı Abdul Kerim Satuk Buğra Han tarafından İslam ile taçlandırılıyordu.
Gazneli Mahmut'la o günün şartları içerisinde en inançsız topluluklardan olan Hindistan'ın ta en ücra köşelerine kadar götürülürken;Hindistan'da ki bırakın inançsızları,putlarına kadar önünde diz çöktürüyordu.
Ondan bu kutlu davayı,bu varoluş davasını devralan Tuğrul,Çağrı ve Nizam'ül Mülk üçlüsü o dönem mazlumun en büyük
kabusu olan Bizans'ın taaaa beyninin en ücra köşesine kadar Müslüman Türk'ün ve Devlet-i Ebed Müddetin adını kazıyordu.O gün Ermeni tarihcilerin ifadesi ile uzun saçlı ve rüzgar gibi hareket eden bu yiğitlerin tek amacı;Devlet-i Ebed Müddetin bekasını sağlamak ve Milletin azat kabul etmeyen köleleri olarak bağımsızlıklarını korumaktı.
Sultan Alparslan o kutlu cuma sabahı beyazlar içerisinde atından inip;bu elbise eğer bu gün bu meydanda kalırsam benim kefenimdir derken ve secde edip Yaradanın önünde toprağa yüz sürerken aklında sadece Devlet-i Ebed Müddet vardı.
Sultan I.Kılıçarslan'ı haçlıların karşısında sarp bir dağ haline getiren 600.000 kişilik Haçlı ordusundan Anadolu'dan çıkarken 50.000 kişi bıraktıran bu düşünceydi.
I.Gıyaseddin Keyhüsrev'e savaş meydanında kelle bıraktıran bu inançtı.
Selahaddin'i Kudüs Önlerinde bekleten,her gece en sevgilinin önünde inim inim inleten...
Büyüklerimize,atalarımıza Nizamiye Medreselerini,Sahn-ı Semanları,Süleymaniye medreselesini açtıran...
İmam-ı Gazali'yi,Mevlana'yı,Bahaddin-i Rumi'yi bir fikrin etrafında semah yaptıran...
Osman Beyi yetiştiren,Ede Balı'yı,Ahi Evran'ı,Dursun Fakih'i,Orhan'ı,Fatih'i,Yavuz'u,Abdulhamid'i...
Osmanlının son büyüğü Vahdeddin'i ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk büyüğü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü...
Yetiştirenin hep bu düşünce olduğunu;Devlet-i Ebed Müddetin bizim için yıkılmaz bir felsefe olduğunu,hem okur hemde yaşantılarımızla görürüz.
Tüm bunlardan yola çıkarak Türk Tarihi Bölümümüzün adı;burda elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağımız devletlerimiz ve abide şahsiyetlerimiz nedeniyle DEVLET-İ EBED MÜDDET olarak değiştirilmiştir.
Saygılarımla...
Savtegin...











Logged















