ÖRNEK OLAY: Kahramanlar: Bir baba ve 16 yaşındaki lise öğrencisi oğlu (Mete) Mete birgün babasının yanına gelir ve: “Baba, bizim sınıfta Ayça isminde bir kız var. Ben ondan çok hoşlanıyorum. O çok çalışkan bir kız. Derslerinde çok başarılı. Ben de onunla birlikte çalışıyorum artık. Biz birlikte iyi birer üniversite kazanıp, iyi bir iş sahibi olunca evlenmek istiyoruz . Bu yüzden boş zamanlarımızda ders çalışıyoruz. Zaten öğretmenlerimiz de notlarımızdaki yükselmenin farkında.Ayrıca Ayça’nın babası da durumumuzu biliyor. Derslerimizde başarılı olduğumuz sürece karışmayacak bize. Zaten onlara gittiğimde bana çok sıcak davranıyorlar. Biz de Ayça’yla sınavlara hazırlanıyoruz. Baba bu konuda sen ne düşünüyorsun?”
Anket sorusu: Bu durumda baba siz olsaydınız tavrınız ne olurdu?
« Son Düzenleme: 16 Kasım 2008, 15:24:51 Gönderen: Anketör »
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
BENCEDE OKUL BİTMEDEN BÖYLE BİŞEY DÜŞÜNÜLMEMELİ AMA BAKSANIZA ÇOCUK HALİNDEN GAYET MEMNUN E DERSLERİNİDE OLUMLU YÖNDE ETKİLİYOR.O ZAMAN SORUN YOK. FAKAT BU AMANDA OKULLA AŞKI BİRARADA YÜRÜTENLERİN ÇOĞUNUN DURUMU OLUMLU YÖNDEMİ SİZCE? BEN ÖYLE SANMIYORUM.
hayatta her şey ders değildir... kesinlikle sonuna kadar yanında olurdum; arkasında demedim dikkatinizi çekerim... zaman zaman, ilerde karşılaşabilecekleri sorunları " mı acaba" şeklinde hatırlatırdım... zaten geleceği de düşünmüşler: okul öncelik olmuş...bunu ya ebeveynlere sus payı olsun diye ortaya atmışlar yada gerçekten ufak bi'gelecek planı... özetle beraberce büyürdük ... oğlumla, ailemle... ayça ve onun ailesiyle geleceğe beraber yürürdük...
Ne sevgilisi, evlenmeyecekse bana niye diyor? Evlenecekse de gidip isteriz olur biter. Ters iş biraz bunlar, oğlum da olsa vakti saati değil. Benden olumlu bir tepki beklemesin kısaca.
Ne sevgilisi, evlenmeyecekse bana niye diyor? Evlenecekse de gidip isteriz olur biter. Ters iş biraz bunlar, oğlum da olsa vakti saati değil. Benden olumlu bir tepki beklemesin kısaca.
Sayın Stj. Av. Lütfi: Oğlunuz "Saçmalama baba, hangi devirde yaşıyorsun. Ben hemen evlenirim ama babası Ayça'yı verir mi sanıyorsun. Ayça daha 15 yaşında. Hapislerde çürürüz valla" dese ne dersiniz? Ayrıca hangi tür bir yaklaşımla bu ilişkiyi sonlandırabilirsiniz?
« Son Düzenleme: 17 Kasım 2008, 10:22:06 Gönderen: Anketör »
baksanıza derslerinde de olumlu artış var zaten.. Yani ben engel olmak yerine destek verirdim. Ama ona evliliğin ciddi bir şey olduğunu acele karar vermemesi gerektiğini izah etmeye çalışırım.. Zaten %90 Üniversiteyi kazandıktan sonra ilişkileride bir müddet sonra bitecektir. Sık görüşme tez ayrılık getirir..
O yüzden biraz olumlu bakmak lazım...
Hayatta dersten sınavdan daha önemli şeyler var sevgi gibi arkadaşlık dostluk gibi.
Mutlu olamazsan hiç bir şey yapamazsın zaten ne ders ne okul nede üniversite hayal olur.
Sayın Stj. Av. Lütfi: Oğlunuz "Saçmalama baba, hangi devirde yaşıyorsun. Ben hemen evlenirim ama babası Ayça'yı verir mi sanıyorsun. Ayça daha 15 yaşında. Hapislerde çürürüz valla" dese ne dersiniz? Ayrıca hangi tür bir yaklaşımla bu ilişkiyi sonlandırabilirsiniz?
Bana "saçmalama baba" diyecek?
Hangi devirde olduğuyla ilgilenmiyorum ben. 18'ine kadar benim devrimde. Ayrıca ilk mesajınızda böyle bir konuyu açmanız ilginç geldi. Sizin oğlunuzla bir sorununuz mu var bu konuyla ilgili? yoksa bir anda bulunmuş bir fikir mi?
Kusura bakmayın ama ben "modern" amerikalı baba karakterini taşımıyorum. Herkesin tüm sorununun sanki bitmiş gibi beynini başından aşağılara yerleştirmesine, o işi de adam gibi değil de en kişiliksiz şekliyle yaptıklarının her türlüsünü gördüm. Tüm tv dizilerinde de sizin bu ankette sorduğunuz sorunun uygulamalı göstermesi oluyor. Sonra 12-13 yaşında tecavüzcülerimiz çıkınca demediğimiz kalmıyor. Daha neyin ne olduğunu bilmeyen bir insana sizin verdiğiniz kadar büyük özerklik vermek saçmalamasına neden olur. Adı üstünde bunlar daha çocuk. Maddi gelişimleriyle manevi, kişilik gelişimleri birbirine tam oturmuyor zaten. Hoşlanma, aşk meşk duygularını değil, arkadaşlık duygusunu bilebilirler ancak.
« Son Düzenleme: 17 Kasım 2008, 12:52:39 Gönderen: Stj. Av. Lütfi »
Sertlikten kastınız evde sıkıyönetim ilan etmek falan mıdır acaba? Jandarmalık yaparak Ayça'dan ayrılmasını sağlamak mıdır? Ya da pataklamak mıdır?
Sertliği biraz açmanız mümkün mü?
pataklamak demiyorum...sadece ayça ile değil kendi başına ders çalışmasını öğrensin diyorum... 16 yaşındaki bir insanın evlilik kararı alacak kadar büyük olduğunu düşünmüyorum...Ve bu kararının yanlış olduğunu belirtirim...
Tüm insanlarda ve tüm babalarada saçmalama potansiyeli vardır. Ayrıca velev ki saçmalamasalar da bir çok genç babasının "saçmaladığını" düşünür. Onlara sopa smileyi göstermek yerine "özgür iradeleri" ile söylediklerinin anlaşılmasına çalışılmalı bence.
Ayrıca ilk mesajınızda böyle bir konuyu açmanız ilginç geldi. Sizin oğlunuzla bir sorununuz mu var bu konuyla ilgili? yoksa bir anda bulunmuş bir fikir mi?
Ne sorun yaşadığım bir oğlum var, ne de bu anket konusu bir anda bulunmuş fikir. Yarın ya da bu gece açacağım 2. anket konusu ile taşların yerine oturacağını düşünüyorum.
"Oğlunuz"demeniz,sanırım anketin şekilinde ve bu ankete verilen cevaplarda değişiklğe sebep olmuş görünüyor.
Aynı soruyu karışmam diyenlere birde "Ayça'nın"babasının yerinde olarak cevaplayın diyin bakalım nasıl bir şey ortaya çıkacak.
Gelelim arkadaşlarımızın yaptığı yorumlara getirdiğiniz eleştirilere ve bu nedenle sanki bir tarafa sizi meyilli gösteren yorumlarınıza.
Sayın Anketör;
Babalar evlerde ki bal kabakları değildir.
İstediğiniz zaman onları haşlayıp tatlı niyetine yiyemezsiniz.
Ya da babaların görevi"Noter Baş Katipliği'de"değildir.
Eşlerinin ve çocuklarının kendilerine sunduklarını mutlaka kabul etmelileri,hem de bakın dersleri ne kadar güzel gidiyor,üstelik"Ayça'nın"babası hiç bir şey demiyormuş gibi bir yaklaşım düşünülemez bile.
Böyle bir durumda yetkiyi,Ayça'nın babasına verip hadi sende sesini çıkartma demek namusun sadece "kadın"için olduğu sonucuna ulaştırır bizleri.
Oysa ki böyle bir ilişki hem "Ayça"hem de oğul için sakıncalıdır.
Tüm bunlara ek olarak,kişinin oğlu böyle bir kararı alıp,sonrada referans olarak "Ayça'nın"babasını gösteriyorsa bu bile babaya karşı yapılmış bir haksızlık ve onu yok saymadan başka bir şey değildir.
Babaların görevi payanda olmak ve ya arkadaş olmak değildir.
Babaların görevi öncelikle doğruya ulaşan yolda evladına rehber olmaktır.
"Ayça'nın"babasının meşrebinin geniş olması,erker evlat sahibi babanın da bu meşrepten beslenmesini gerektirmez.
Gelelim bana ben ne yaparım?
Öncelikle böyle bir şeye zaten muhattap olmam.Olayı o boyuta kimse zaten getiremez.
Ama var sayalım ki geldi.
Bu durumda öncelikle evladıma namusun sadece kız için olmadığını anlatırım.
Bu durumun kesinlikle başarı getirmeyeceğini anlatırım.
"Ayça"ve babasını ise usulü dairesinde uyarırım.
Anlamazda devam ederlerse;tabiri caizse önce "Ayça'nın"haddini bildirir,ardından da babasını baştan başa boyarım.
Benim gibi düşünenlerin varlık sebepleri çocuklarıdır.
Onların üzerinde bu tür bir kumarı ne ben oynarım ne de bir başkasına oynatırım.