Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat & Tarih > Tarih ve Strateji > Kurtuluş Savaşı - Çanakkale > 

24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIM GÜNÜ MÜDÜR?


Konu Bilgileri
Konu BaşlıgıKonu: 24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIM GÜNÜ MÜDÜR?
Cevap SayısıCevap Sayısı: 26 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 2133 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 İleri  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIM GÜNÜ MÜDÜR?  (Okunma Sayısı 2133 defa)
26 Nisan 2009, 08:20:30
Aktif Üye
*
Üye No: 10610
Mesaj Sayısı: 910
Teşekkür Sayısı: 659

Offline
« :»




                                        24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIM GÜNÜ MÜDÜR?

       1890’dan sonra başlayan onlarca isyan ve hemen ardından gelen Ermeni katliamları karşısında Osmanlı hükümeti, Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri, komiteler ve Ermeni cemaatinin önde gelenlerine yeni karışıklıklar çıkması durumunda "ülke savunmasını sağlamak amacıyla sert önlemler almak zorunda" kalınacağı anlatılmıştır. Osmanlı Hükümeti’nin bu gayretleri belgeleriyle sabittir.



     Osmanlı’nın bütün iyi niyetli ikazlarına rağmen, daha savaş başlamadan önce her türlü isyan hazırlığına girişmiş olan Ermeniler, savaş başlar başlamaz toplu bir isyana yönelmemişlerdir. Osmanlı orduları cephede savaşırken, Ermenilerin eylemleri, "Ermeni bağımsızlığı için, müttefik davasına hizmet gayesiyle" hazırlanan plana uygun yürütülmüştür. Ancak, Ermeni çetelerinin cephe gerisindeki faaliyetlerinin, devletler hukukuna göre hıyanet sayıldığı gerçeği göz ardı edilmiştir.



      Ermeni isyanları özellikle Doğu Anadolu'dan başlayarak diğer vilayetlere yayılmıştır. Erzurum ve çevresinde Rus işgalinin genişlemesiyle Ermeniler, "halkın kanını kendilerine mubah" görmüşler ve bir Alman generalinin ifadesiyle, "Bu bölgedeki Müslüman halkı silip süpürmeye başlamışlar”dır.



     Ermeni çetelerinin bu tür zulüm ve eylemleri sürerken, güvenlik kuvvetleri tarafından Ermenilerin yaşadıkları bölgelerde yapılan aramalarda pek çok silâh ve cephane ele geçirilmiştir. Artık devletin varlığını ağır bir şekilde yaralayan bu durum, biraz daha hoşgörü gösterildiğinde, telafisi mümkün olmayan sonuçlara sürükleneceğini göstermektedir.



      Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesinden ve özellikle Kafkas Cephesindeki bozgundan sonra, Ermenilerin Müslüman halka karşı baskıları, askerden firarları, asker ve jandarmaya saldırıları, silahlı ve mühimmatla yakalanmaları, Fransızca, Rusça ve Ermenice şifre gruplarının ele geçirilmesi gibi gelişmeler, ülke çapında bir karışıklık çıkaracaklarını gösteren en önemli kanıtlar olmuştur. Enver Paşa, bu nazik durum sebebiyle 25 Şubat 1915'te ilgili birimlere dikkatli olunmasını bildirmiştir.



     Ancak sınırlı bir bölgede gerçekleştirilen bu uygulamanın genelleştirilmesi fikrini pekiştiren olay, Van Ermenilerin isyanı olmuştur. Çevredeki Ermenilerin, Osmanlı Devleti'nin savaşa girdiği tarihlerde Van'da toplandıkları ve silahlanarak Rusların iyice yaklaşmasını bekledikleri resmi belgelere yansımıştır. 17 Nisan 1915'de başlayan isyan, bütün vilayeti sarmış ve 20 Nisan'da da Van şehri ve köylerindeki Ermeniler ile Çölemerik Nasturileri ayaklanmışlardır. Ermeni Katogikosu V. Kevork, 10.000 silahlı çetecinin bu isyana katıldığını bildirmiştir.



     Bunun üzerine Ermeni komiteleri 24 Nisan 1915 tarihinde kapatılarak, yöneticilerinden 2345 kişi devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmıştır. Dışarıdaki Ermenilerin her yıl "Ermeni soykırımının yıldönümü" diye andıkları 24 Nisan, işte bu 2345 komitecinin tutuklandığı tarihtir ve tehcirle alakalı değildir.



     Ancak, asılsız olayları bile abartarak propaganda malzemesi yapan komiteci Ermeniler, söz konusu tutuklamaları da bir propaganda konusu yapmak için derhal harekete geçmişlerdir. Nitekim, Eçmiyazin Katagikosu Kevork, ABD Cumhurbaşkanı’na şu telgrafı göndermiştir:



     "Sayın Başkan, Türk Ermenistan’ından aldığımız son haberlere göre, orada katliam başlamış ve organize bir tedhiş Ermeni halkının mevcudiyetini tehlikeye sokmuştur. Bu nazik anda Ekselanslarının ve büyük Amerikan Milletinin asil hislerine hitap ediyor, insaniyet ve Hıristiyanlık inancı adına, büyük Cumhuriyetinizin diplomatik temsilcilikleri vasıtasıyla derhal müdahale ederek, Türk fanatizminin şiddetine terkedilmiş Türkiye'deki halkımın korunmasını rica ediyorum.



    Kevork, Başpiskopos ve bütün Ermenilerin Katogikosu."



    Başpiskopos Kevork'un telgrafını, Rusya'nın Washington Büyükelçisi'nin ABD'deki temasları izlemiş, böylece yasadışı işler yapan Ermeni komitecilerinin tutuklandığı gün olan 24 Nisan, “Türkler’in Ermenileri soykırıma tabi tuttuğu gün” olarak dünya kamuoyuna propaganda edilmiştir.



KAYNAK:
Gürün, Kamuran-; Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, Ankara 1983, s. 210-211
 

Logged
hasmetvu' Adlı Üyenin İmzası

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
Tarih 'i tekerrür diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
 
                                Mehmet Akif

26 Nisan 2009, 11:53:17
Birlikte Üyesi
*
Üye No: 22004
Mesaj Sayısı: 307
Teşekkür Sayısı: 613

Offline
« Yanıtla #1 :»

   Başka bilgilerde ben eklemek isterim.Balkan seferlerini kaybetmemiz ve Rusların trabzona kadar gelmesi Osmanlının ermenileri göç etmeye mecbur kılmıştır.Göç etmeye zorlanan alan ise doğu bloku ülkeleri yani Lübnan Suriye  v.s.Buralarda Osmanlı toprakları nitekim,yani osmanlı karışıklığın bitmesi için barışçıl bir yol seyretmiş.Üstelik ermeni soykırımı diye saçma sapan adledilen bir olayda ölen ermeniler açlık,salgın hastalık ve yokluktan ölmüştür ki bir okadarda müslüman ölmüştür o yıllarda.O yıllarda ölen ermenilerin 1,5milyon olduğu ermeni sempatizanları tarafından yazılıp çizilse bile kaynaklara göre ermeni nüfusu Osmanlıda 1 milyon bile değildir.O yıllarda soykırımın olduğunu iddia eden se rus komutanları tamamen ermeni sempatizanıdır.Eklemek istedim güzel ve güncel bir konu teşekkürler..
Logged
KüMe' Adlı Üyenin İmzası

DÜNYA DÜZDÜR
İNEKLER UÇAR
NÜKLEER ZARARSIZDIR...
26 Nisan 2009, 12:35:32
Aktif Üye
*
Üye No: 10610
Mesaj Sayısı: 910
Teşekkür Sayısı: 659

Offline
« Yanıtla #2 :»

       Tarihte olduğu gibi günümüzde de Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde sözde soykırımı tanımaya yönelik kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında kabul edilmektedir.

       Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular, siyasetçilerin elinde çıkar aracı haline dönüştürülmektedir.
Ermeni sorununun ortaya çıkışından bugüne kadar, katliamı ve katletmeyi meslek edinen Ermeni terörünün amacı; tarihi gerçekleri tamamen görmezlikten gelerek, sözde Ermeni soykırımı iddialarını ve Ermenilerin taleplerini dünya kamuoyuna duyurmaktır. Ulaşmak istediği son ise, "Büyük Ermenistan" rüyasıdır.

       Ermeniler ve destekçileri, Büyük Ermenistan rüyasını gerçekleştirmek amacıyla, Ermenilerin göç ettirilmesini soykırım şeklinde istismar eden “Dört T Planı”nı uygulamaya koymuşlardır. Bu plan, Ermeni iddialarının dünyaya “tanıtılması”nı, Türkiye tarafından “tanınması”nı, Türkiye’den “tazminat” alınmasını ve nihayet “Batı Ermenistan” olarak adlandırılan “toprak” parçasının Türkiye’den koparılmasını amaçlamaktadır.

       Ermeni sorunu, Osmanlı devletini parçalayarak çıkarlarına ulaşmayı amaçlayan ülkelerce ortaya çıkarılmış, bugün ise isimleri değişmekle birlikte aynı çıkar çevrelerinin Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için sıcak tuttukları temelsiz, yapay ve maksatlı bir sorundur.

       Bu temelsiz iddia ve iftiralarla çıkar elde edenler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kendi örf-adetlerini ve dinlerini özgürce yaşayan Ermeni asıllı Türk vatandaşları değil; açlıkla karşı karşıya bulunan Ermenistan topraklarından fiziken ve ruhen çok uzakta bulunan diaspora Ermenileri ve oy avcılığı yaparak halkını boş ve tehlikeli emeller uğruna peşinden sürükleyen fırsatçı politikacılardır. Bu fırsatçıların, tarihi gerçekleri hiçe sayarak tamamen politik ve ekonomik çıkarlar amacıyla Türkiye’ye yaptıkları haksızlıklara son verilmelidir.

        Her nisan ayında “Avrupa diplomasisi” yeniden hareketlenir ve Ermeni Meselesi ile ilgili tartışmalar daha bir alevlenir.Tarihi gerçekleri ve haklı davamızı dünya kamuoyuna anlatmak, her Türk vatandaşının, özellikle de devlet idarecilerimiz, bilim adamlarımız ve basın-yayın organlarımızın vazgeçilmez görevidir.

alıntı

http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/ozet/index.html
« Son Düzenleme: 26 Nisan 2009, 14:06:55 Gönderen: hasmetvu » Logged


26 Nisan 2009, 19:55:24
Üye
*
Üye No: 12952
Mesaj Sayısı: 86
Nerden: hem çok uzak hem çok yakın
Teşekkür Sayısı: 42

Offline
« Yanıtla #3 :»

çok değil bi seksen doksan yıl öncesi biz istiklal savaşını verirken topraklarımızda yaşayan milleti sadıka sıfatını taşıyan ermaniler kalleşliğin tam manasını verecek eylemler sergilediler...benim temennim ve ricam bu zalimliklerin tarih sayfalarında kaybolmaması..tüm gençlerin tarihi araştırmalarını ve okullarda bile örtbas edinilmek istenen(ki bu büyük planın bi parçası) ecdadımızın neler yaşadıklarını öğrenmelerini canı gönülden arzulamaktayım...lütfen içi boş , anlık zevklere programlaşmış biri sürü haline gelmeyelim(içim dolmuş .. Tongue :Psizinle paylaşmak isedim)bu arada hasmetvuyada teşekkür ederim..
Logged
tarantula' Adlı Üyenin İmzası

çıktığın yolu , taşıyacağın yükü iyi bil....
28 Nisan 2009, 13:34:13
Aktif Üye
*
Üye No: 10610
Mesaj Sayısı: 910
Teşekkür Sayısı: 659

Offline
« Yanıtla #4 :»

                              Halaçoğlu'ndan Obama'ya Tepki: "Siz Küba ile Sınırlarınızı Açın"

     Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'yi Ziyaret Eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Obama'nın "Tarihinizle Yüzleşin" İfadesine, "Obama Kendi Tarihi ile Yüzleşsin" Diyerek Cevap Verdi. Halaçoğlu, Türkiye'ye 'Ermenistan ile Sınırlarınızı Açın' Çağrısında Bulunan Obama'ya "Siz Küba ile Sınırlarınızı Açın" Dedi.


     Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'yi ziyaret eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Obama'nın "Tarihinizle yüzleşin" ifadesine, "Obama kendi tarihi ile yüzleşsin" diyerek cevap verdi. Halaçoğlu, Türkiye'ye 'Ermenistan ile sınırlarınızı açın' çağrısında bulunan Obama'ya "Siz Küba ile sınırlarınızı açın" dedi.

     Türk Eğitim Sen İzmir 3. No'lu Şube tarafından Özel Fatih Koleji'nde "Ermeni Soykırımı Yalanı ve Tarihi Gerçekler" konulu konferans düzenlendi. Konferansa, Türk Eğitim Sen 3. No'lu Şube Başkanı Adnan Sarısayın, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Faruk Altınkılıç, Türk Eğitim Sen İzmir İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol ve sendika başkanları ve üyeler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, bazı belgeler eşliğinde, 1. Dünya Savaşı sırasında Fransa, İngiltere ve Rusya ordularında Ermeniler'in gönüllü biçimde savaştıklarını anlattı. Türkler'in en başından beri insana değer verdiğini belirten Halaçoğlu, "Dinimizde de yaratılan her şey kutsaldır. Bunların içerisinde en büyük değer sahibi canlı ise insandır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra Ayasofya'yı cami haline getiriyor. Bir vakıf kuruyor. Bu vakfın ilk cümlesi şöyle geçiyor: 'Kainatın özü insandır bu vakfım insanlar içindir'. Dolayısıyla bizim dünyaya bakış açımız farklıdır. 130 sene Cezayir'de kalan Fransa bütün Cezayirliler'in ana dilini değiştirip Fransızca yapmıştır. Nüfus cüzdanlarından İslam kelimesini çıkarmıştır. Halbuki orda 300 seneden fazla Osmanlı Türkleri kalmıştır. Hiç kimse dinini değiştirmemiştir. Kültürünü değiştirmemeştir. Bırakın onu, 520 seneden fazla kaldığı Balkanlarda Türkler hangi milletin dinini kültürünü değiştirmiştir. Hiçbiri değişmemiştir." diye konuştu.

      ABD Başkanı Barack Obama'nın, Türkiye ziyareti sırasında İstanbul'da gençlerle bir araya geldiğini ve bu buluşma sırasında saatine bakarak 'ezan saati geldi' demesini eleştiren Halaçoğlu, "Ben söylemem onu. Yani bir devlet adamının aklına gelir mi ezan şu saatte okunacak şu kadar zamanımız kaldı diye. Bunların hepsi kurgulanmıştır. Bunu birileri çok iyi yetiştirmiş, bize mesaj veriyor" dedi. ABD'nin 50 yıl sonrasını planladığının altını çizen Halaçoğlu, "Obama'nın iktidara gelişi de planlanmıştır. Bundan sonraki dönemde de bir kadın ABD Başkanı olacaktır. Ancak ne olursa olsun, kim gelirse gelsin ABD'nin çizmiş olduğu yol haritasında bir değişiklik olmaz. Türkiye'ye 'Ermenistan ile sınırlarınızı açın' çağrısında bulunan Obama'ya, 'Küba ile sınırlarınızı açın bakalım. Küba ile ilişkilerinizi düzeltin' Bizim devlet adamlarımız bunu söylese ya. Obama önce kendi tarihi ile yüzleşsin" diyerek ABD politikalarını eleştirdi.

      Osmanlılar'ın hiçbir neden yokken Ermeniler'i tehcir ettiğini öne sürdüklerini vurgulan Halaçoğlu, "Eğer Osmanlı Ermenileri, Fransa'ya 'Sizin yanınızda savaşıyoruz' diyorsa, o zaman zaten ihanet ediyorlar demektir. Uluslararası hukuka göre ihanetin cezası sürgündür. Herkes önce bunu düşünsün. Bunu Türkiye Cumhuriyeti'ndeki liberal kesim ve özür dileme imzası verenler düşünsün. Çeşitli sebeplerle bilim adamı adı altında Türkler'in soykırım yaptığını söyleyenler düşünsünler. Osmanlı Devleti, Rusya ile mücadele ederken, Musul'da İngilizler ile mücadele ederken, Suriye'de Fransız ve İngilizler ile mücadele ederken, Çanakkale'de ölüm kalım mücadelesi verirken, Ermeniler Osmanlı Devleti'ni sırtından vurarak ihanet etmiştir." dedi.

alıntı


     Hocamız bizim için çok değerlidir, kıymetlidir, sözü itibar görür.

     Başarılar diliyorum çalışmalarında, her daim yolu açık olsun.

     Bu yoruma ise diyecek söz bulamıyorum, işte Halaçoğlu

« Son Düzenleme: 28 Nisan 2009, 13:35:08 Gönderen: hasmetvu » Logged


30 Nisan 2009, 20:19:02
Aktif Üye
*
Üye No: 10610
Mesaj Sayısı: 910
Teşekkür Sayısı: 659

Offline
« Yanıtla #5 :»

   Tarihin en önemli özelliği belgelere dayandırılmasıdır.Belgesi kanıtı olmayan olaylar gerçek değildir.Türk tarihçilerimiz ermeni soykırımının yapılmadığına dair bir çok kaynak gösterirken,ermeniler asılsız iddialarda bulunmaktadırlar.
  “Soykırım” iddiasını bir Osmanlı politikasına bağlamaya heveslenen Ermeni propagandası, bir de bu yönde alınmış bir karar olduğunu kanıtlamak zorundadır.


TALAT PAŞA’NIN SOYKIRIMI EMREDEN GİZLİ TELGRAFI VAR MIDIR?
     

        Bunun için de bir formül bulunmuş ve Talat Paşa’ya atfedilen ve General Allenby komutasındaki kuvvetlerce Halep’te ele geçildiği ileri sürülen bir takım telgraf örnekleri ortaya çıkarılmıştır. Bu telgrafların Naim Bey adlı bir Osmanlı memurunda bulunduğu ve İngiliz işgalinin öngörülenden daha kısa sürede gerçekleşmesi nedeniyle Osmanlılarca imha edilemediği iddia olunmaktadır.
     Aram Andonian adlı bir Ermeni yazar bu telgrafların örneklerini 1920’de yayınlamış(1), ayrıca Talat Paşa’yı Berlin’de katleden Tehlirian’ı yargılayan mahkemeye de verilmiştir. Mahkemede bunlardan 5’i söz konusu edilmiş, ancak delil olarak kabul edilmedikleri gibi, otantik olup olmadıkları da herhangi bir karara bağlanmamıştır.
    Diğer Ermeni iddiaları gibi, bu iddianın da gerçekle bir ilgisi yoktur. Şöyle ki;
a.   Bu telgraflar 1922’de İngiltere’de Daily Telegraph gazetesinde yayınlanmıştır(2). İngiliz Dışişleri Bakanlığı bunun üzerine durumu işgal komutanlığından soruşturmuş ve sonunda bu belgelerin Allenby kuvvetlerince bulunmadığı, Paris’teki bir Ermeni gurubunca icat edildiği anlaşılmıştır.
b.   Telgrafların kaleme alınış şekli ve yazıldıkları kağıtlar Osmanlı belgeleri olmadıklarını açıkça göstermektedir.
c.   İngilizler ve Fransızlar İstanbul’un işgalinden sonra Ermenilere karşı girişilen “katliamın” sorumlularını cezalandırmak amacıyla tutuklamalara girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümeti, İttihat ve Terakki Partisi ve yöneticilerine olan düşmanlığı nedeniyle işgal kuvvetlerine bu hususta elinden gelen her türlü yardımı yapmıştır. Tutuklananlardan bir kısmı İstanbul’da yargılanmış, bir kısmı ise Malta’ya sürülmüştür.

    İstanbul’daki mahkeme İttihat ve Terakki’nin firardaki 4 yöneticisini gıyaplarında idama mahkum etmiş, ayrıca 3 kişiyi daha idam cezasına çarptırmıştır. Bu son idam cezalarının yalancı tanıkların ifadelerine dayanarak verildiği daha sonra açığa çıkmıştır.

    İngilizler Malta’ya sürdükleri sanıklar aleyhine her yerde belge ve tanık aramaya girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümetinin de yardımlarına rağmen hiçbir belge bulamamış, bunun üzerine ABD arşivlerine müracaat edilmiştir. Bu arşivlerde de katliam iddialarını kanıtlayacak belge bulunamamıştır.

    Washington’daki İngiliz Büyükelçiliği bu konuda İngiliz Dışişlerine şu cevabı göndermiştir:

    “Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum. Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir somut vakıa mevcut değildir. Söz konusu raporlar, hiçbir suretle, Türkler hakkında Majesteleri Hükümetinin halen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yaralı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görünmemektedir. (3)”

    İngiliz Dışişleri bu cevap karşısında ne yapılması gerekeceğini İngiliz Kraliyet Savcılığına sormuştur. Savcılığın yanıtı şöyledir:

   “Şimdiye kadar hiçbir şahitten,tutuklular hakkında yapılan suçlamaların doğruluğunu kanıtlayabilen bir ifade alınmış değildir. Esasen herhangi bir şahit bulunup bulunmayacağı da belli değildir...(4)”

    Sonuç olarak, Malta’daki tutuklular, kendilerine hiçbir suçlama dahi yöneltilmeden ve duruşma yapılmaksızın 1921 sonlarında serbest bırakılmışlardır.


Devam edeceğim bu başlığa.
Görelim hainlikte bir sınır var mı?
Görelim yalancılıkta nasıl bir menfaat umuluyor?
« Son Düzenleme: 01 Mayıs 2009, 09:51:43 Gönderen: hasmetvu » Logged


Sayfa: [1] 2 3 4 5 İleri  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  

BirlikteForum Etiketler
24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIM GÜNÜ MÜDÜR?

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular - Bu Konularda İlginizi Çekebilir
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ALIŞVERİŞLERİMİZDE BELGE ALMANIN ÖNEMİ NEDİR ??? Ekonomi reisbey 4 358 Son Mesaj 03 Mart 2010, 10:51:51
Gönderen: beria
Bir Çiçek Aldım... Şiir yasmin 1 182 Son Mesaj 11 Mart 2009, 00:04:24
Gönderen: nesir
neyin imzası atıldı? karşılığında ne olucak veya ne olmayacak? Siyaset Meydanı musa44 2 90 Son Mesaj 14 Ekim 2009, 19:19:03
Gönderen: musa44
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Genel Forum Hakkında Yasal Uyarı

Birlikteforum Rayo Yayını | Birlikteforum_Portal |

Kuruluş : 28 Aralık 2006
BirlikteForum.Com Her Hakkı Saklıdır
Sitede bulunan linklerin tamamı kopya olup,site ve host sahibiyle ilişkili değildir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır ve site bünyesinde hiçbir dosya bulunmamaktadır.Dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Dosyalar tanıtım amaçlı olduğundan hak sahibi şahıs veya şirketin bize bildirmesi halinde,isteği üzerine haksahibine ait tüm dosyalar kaldırılır. Site genelinde yayınlanan yazı, şiir vs. kaynak belirtilmek zorundadır. Haksahibinin talebi üzerine alıntı yazı, şiir vs. siteden kaldırılır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. web sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmez.
Web sitemiz Google ve Live arama motorlarında, Birlikteforum kelimesinde öncülük etmektedir. İletişim


BirlikteForum. Kültürel Bilgi Paylaşım Platformu Çöl Atesi v3 by rallyproco