Birlikteforum Kültürel Bilgi Paylaşım

Reklamlar
Fark AkademiFark Akademi

Domuz eti niçin haramdır ?

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı aslanbey

  • ****
  • Cinsiyet: Bay
Domuz eti niçin haramdır ?
« : 17 Şubat 2007, 18:26:30 »
Fark Akademi

DOMUZ ETİ NİÇİN HARAMDIR?
Prof. Dr. Selâhattin SALİMOĞLU
İmtihanın Gereği

Bir şeyin helal veya haram olması, ALLAH'ın emrine tabidir. ALLAH bir şeye "helal" derse helal, "haram" derse haram olur. Ya¬ni din bir imtihandır, insanlara yapılan bir tekliftir.
Cenâb-ı Hak, cennete layık bir duruma getirmek için, insan¬ları imtihana tabi tutuyor. Bu sebeple, bazı emir ve yasaklar koymuştur. Esas olan da bu emir ve yasaklara uymaktır.
Bu prensiplerin gerek insanın şahsî hayatına, gerekse cemi¬yet hayatına pek çok faydaları vardır. Dolayısıyla bunlar, o emir ve yasağa daha şuurlu olarak riayet etmemizi sağlıyor.
Dinimizin yasakladığı hususlardan birisi de, domuz etidir. Bu yasaklamanın, pek çok hikmeti vardır. Biz, burada sadece birka¬çına işaret etmeğe çalışacağız.
Zehirli Maddeler
Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde, bu yağ kana ge¬çer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ; atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalp enfarktüsüne sebep olur.
Ayrıca, domuz yağı içerisinde "sutoksin" denilen zehirli mad¬deler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atıl¬ması için, lenf bezlerinin fazla çalışmaları icap eder. Bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu has¬talığa "domuz hastalığı" (skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerle¬mesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlenerek şişer. Ateş yük¬selir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.
Fazla Miktarda Kükürt
Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktar¬da kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar.
Domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesi¬nin yerini, domuzdan geçen sümüksü bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar mey¬dana gelir.
Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve az ha¬reketli olur. Bazı futbolcular bu sebeple mesleklerinden (!) ol¬muşlardır.

Aşırı Büyüme
Domuzda, büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu za¬man birkaç yüz gram olan domuz yavrusu, altı ayda yüz kiloya erişir. Bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir.
Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücut¬ta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir şekilde büyümesine ve vücu¬dun yağlanmasına sebep olur.
Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzların belli bir yaştan sonra mutlaka kansere yaka¬landıklarını ifade ederler.

Deri Hastalıkları
Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen mad¬deler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Egzama, dermatit, nöroder-matit gibi iltihabı deri hastalıklarına zemin hazırlar.
Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları has¬talıkları, toplar damar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihti¬malini artırır. Bu sebeple doktorlar, kalp hastalarına kesinlikle domuz eti yememelerini tavsiye ederler.
Bir Hâtıra
Alman hekimi Prof. Reckevveg, "Domuz Eti ve insan Sağlığı" adlı eserinde bir hatırasını şöyle anlatır:
"Tedavi maksadıyla, bir çiftçi ailesinin biraz sapa yörede bulunan çiftliğine gitmiştim. Babada, müzmin antroz (dejeneratif eklem hastalığı) ve kalça eklemi iltihabı vardı. Ayrıca, karaciğe¬rinden de rahatsız idi. Annenin, bacaklarında varis ve eziyet ve¬rici kaşıntısı olan egzama vardı. Ailenin kızları ise, kalp yetmez¬liği ve romatizmadan şikâyetçi idi. En sağlıklıları görünmesine rağmen oğullan da, anjin sonrası kalp yetmezliğinden ve kan çı¬banından müşteki idi. Evin öbür kızı ise, müzmin bronşitten muzdarip idi, Oğullarından bir diğeri de, domuz kıllanması ve müzmin plörite yakalanmış olup, devamlı tekrar eden fistül ifra¬zatından şikâyet etmekte idi.
Yukarıda sakinlerin hastalıklarından uzun uzadıya bahsetti¬ğim çiftlik içinde, muayene sırasında garip bir olaya şahit oldum. Ailenin arasında, iri cüsseli bir domuz hiç istifini bozmadan, aşa¬ğı doğru sarkan kalın bir ağaç dalına abanarak sırtını kaşıyordu.
Hastalara, "Oradaki domuzu görüyor musunuz? Onun kaşın¬masına ve iltihaplara yol açan maddeleri, etiyle beraber siz de yiyorsunuz. İşte bu maddeler, sizdeki hastalıkların yegane se¬bebidir" dedim.
Yukarıda kendilerinden bahsettiğim, Kara Ormanlar.havali¬sinde oturan benzeri çiftlik sahiplerinden verdiğim nasihati dinle¬yenler, domuz eti yemekten vazgeçerek hastalıklarının çoğun¬dan kurtuldular. Şimdi o çiftliklerin etrafındaki otlaklarda, İslâm ülkelerinde olduğu gibi küçük koyun sürüler yayılıyor."
Domuz Eti ve Trişin
Domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de, trişin hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı, trişinli fare yemek veya trişinli domuz eti ile beslenmekle alırlar. Fakat trişin, do¬muzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Halbuki insanlarda, çok tehli¬keli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir.
Domuz etiyle alınan trişin kurtçuklar, mide-barsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçuk¬ları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerin¬de felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir te¬davi şeklinin olmamasıdır.
Trişin hastalığı, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, İsveç, İngiltere ve Polonya’da trişin salgınları görülmektedir.
Yurdumuzdaysa, yerli hıristiyanların dışında hiç bir Müslüman’da trişin hastalığı görülmemiştir. Çünkü, ülkemizde hıristiyanlar dışında kimse domuz eti yememektedir.
Gıdalar ve İnsan Mizacı
İnsan ve hayvanlar, yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalır¬lar. Meselâ kedi, köpek, aslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarınsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur.
Bu durum, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tespit edilmiştir.
Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumu¬ra uğradığı gözlenmiştir.
Fransız filozoflarından Savorin de beslenmenin mizaç üzerindeki bu tesirine çok önem vererek, "Bana ne yediğini söyle, senin ne olduğunu haber vereyim" demiştir.

Helâller, İhtiyaca Yeter
Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında, bazı zararlı şeylerin yenilip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına, taşıyamayacakları yükleri yüklememiştir. Emir ve yasaklan, insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir. Acaba insan İçki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?
Yapan Bilir
Bir makinenin mühendisi, o makinenin hangi şartlarda ve nasıl çalışacağını da belirtmiştir. Meselâ katalogunda, bir makinenin 220 voltta çalışabileceği yazıyor. Bizse, daha iyi çalışabileceğini düşünerek, 500 volta takmış olalım. Bir anda, makinenin ne hale geleceği malumdur...
İşte insan vücudu da, Cenâb-ı Hak’ın yarattığı mükemmel bir motor ve harika bir makinedir. Bu makinenin en iyi nasıl çalışacağını da, elbette yapan bilecektir. Madem ki ALLAH'ımız do¬muz etini haram kılmıştır, öyleyse yememiz mahzurludur...

Çevrimdışı nadide

  • *****
  • Cinsiyet: Bayan
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #1 : 21 Ocak 2008, 18:11:20 »
çok güzel bi konuydu tebrikler vede
teşekkürler (+rep) emeğine sağlık

Çevrimdışı murvet

  • *****
  • Cinsiyet: Bayan
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #2 : 21 Ocak 2008, 18:26:05 »
teşekkürler

Çevrimdışı raikkonen

  • ****
  • Cinsiyet: Bayan
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #3 : 21 Ocak 2008, 19:43:23 »
teşekkürler.

Çevrimdışı ali_ozkan88

  • ****
  • Cinsiyet: Bay
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #4 : 21 Ocak 2008, 23:32:32 »
teşekkürler.güzel bir paylaşım.

Çevrimdışı KILÇIK

  • *
  • Cinsiyet: Bay
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #5 : 29 Aralık 2008, 14:57:43 »
   Kesin emirlerin bilimsel verilerle "test" edilmesine karşıyım...

   Bilim bugün başka şey söyler yarın başka şey... Emri bilimle ispata kalkarsan yarın o bilimsel tez çürüyünce ayeti dayandırdığın duvar da yıkılmış olur... İşte o zaman müslümanlara "tutarsız" damgası vurulur...

   Emir kesinse ispata gerek yoktur... Hele ki tüm Avrupa'nın tükettiği bir gıda ile ilgili "iğrendirici" açıklamalar yapmak "akıla" terstir... Bu iş iman işidir...

   Misal son bilimsel veriler günde bir kadeh şarabın damarları açtığını söylüyor... Hadi bir damla da olsa "içki yasağını" da bilimsel yollarla açıklayın o zaman...

Çevrimdışı conan10

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #6 : 29 Aralık 2008, 15:05:44 »
Domuz etinin haram kılınmasının nedenlerini sadece insan sağlığına zararlı olduğu için haramdır diyerek bağlamamak gerekir.

Bugünlerde tıp çok ilerledi.. Örneğin; domuzun yağında sutoksin denilen zehirli maddeler mevcut. Bu zehirli maddeler alınırsa yada diğer zararlı olunacak yağlar vs. tedavi edlirse yani domuz etini yiyince insan sağlığına zararı dokunmayacak biçime getirlirse bu sefer haram sayılmayacak mı?

Yani Pr. Dr. Selahaddin Salimoğlu'nun ''bir şeyin helal veya haram olması, ALLAH'ın emrine tabidir. ALLAH bir şeye "helal" derse helal, "haram" derse haram olur.'' sözü yetecektir. Sadece insan sağlığına bağlamamak gerekir.
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2008, 15:07:29 Gönderen: conan10 »

Çevrimdışı mutekit

  • *****
  • Cinsiyet: Bay
Domuz eti niçin haramdır ?
« Yanıtla #7 : 29 Aralık 2008, 18:10:39 »
   Kesin emirlerin bilimsel verilerle "test" edilmesine karşıyım...

   Bilim bugün başka şey söyler yarın başka şey... Emri bilimle ispata kalkarsan yarın o bilimsel tez çürüyünce ayeti dayandırdığın duvar da yıkılmış olur... İşte o zaman müslümanlara "tutarsız" damgası vurulur...

   Emir kesinse ispata gerek yoktur... Hele ki tüm Avrupa'nın tükettiği bir gıda ile ilgili "iğrendirici" açıklamalar yapmak "akıla" terstir... Bu iş iman işidir...

   Misal son bilimsel veriler günde bir kadeh şarabın damarları açtığını söylüyor... Hadi bir damla da olsa "içki yasağını" da bilimsel yollarla açıklayın o zaman...

         fikrinize aynen katılıyorum. İllaki bir ispat kaygısı duymanın mantığını anlamak zor gerçekten. Birşeyi bugün ispatlasanız da belki yarın bir başkası bilimsel yönden başka bir ispat koyar geçersiz kılar iddianızı. Zaten iman denen olgunun elle tutulur gözle görülür kanıta ihtiyacı yoktur. ALLAH'ı görmeden iman ederiz, söylediklerine de aynı şekilde. Araştırmak zararlı değil; ama imanın kanıtı olarak sunmak imanın bir ayağını topallatıyor bana göre...

          Saygılarımla...